bugün
- 186 boyundaki erkek19
- kabak yemeği vs hamburger9
- bursalı erkekler9
- istanbullu erkekler5
- sözlük yönetimine bir teşekkür2
- seat leon fr3
- kürt erkek5
- şehir şehir dolaşıp koca arayan tip3
- sivaslı yiğidolar6
- alevi erkek5
- cezayir erkekği4
- erzincanlı erkekler5
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- gün içinde uyuduğu için gece uykusu gelmeyen insan2
- sözlük kızlarının artık yemek pişirmemesi sorunu4
- adıyamanlı erkekler5
- ahmet sezer bey9
- tavuk döner ısmarlayan erkek5
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır9
- 32 yaşına girmek12
- din tartışması7
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma7
- izmirli kızlar4
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- antalyalı erkekler4
- nervio'ya aşık olmak5
- g'i l d'e d l'i l y20
- gocu27
- geceye bir tavsiye bırak3
- ben uyuyorum arkadaşlar sevdiğim yazar uyudu da2
- zengin olsanız ne yapardınız9
- ben ahbap derneğine güveniyorum4
- kadının kadından hoşlanması3
- nervionun merak ettiği yazar19
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- büyük bir pipiye sahip olmak4
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- terlik giyen erkek5
- abla deme lazım olur3
- erdoğan ın dünya lideri olması3
- en büyük korkunuz4
- norveçte bok olsam9
- sinirli kadını sakinleştirmek17
- ideal erkek boyunun 1 84 olması3
- tek celsede 40 midye dolma yiyemeyen kız2
- doların düşmesi3
- avrupalıları sevmemek2
- hayatın öğrettiği şeyler2
- türkiye de üniversite diplomasının değersizleşmesi5
- ölüm2
hotbird uydusundan yayın yapan garip bir kanal.
başa bela olan,kendilerinde her türlü şımarıklık hakkı olduğu düşüncesini barındıran insanlar topluluğu.
iki ayda bir yayınlanan ulusal çapta yayın yapan magazin dergisi. tirajı da 10 bin sınırında bulunmaktadır.
reha muhtar ın köşe yazısında türkçe çevirisini çök ve çük olarak yaptığı, çoğunlukla çük olarak kullandığı kısaltma.
küçük bir değişiklikle türkçemize 'çöp' olarak geçirebileceğimiz kısaltma.
vip:very importnat person
çöp:çok önemli personel
vip:very importnat person
çöp:çok önemli personel
bekir coşkun'un anlatımına göre türkçe açılımı "çok üstün kişi" olan ve dolayısıyla da türkçe kısaltması "çük" olan kavramdır.
vazoaktif intestinal polipeptid hormonunun kısaltması.
bim de satılan bir hazır kahve markası.
çok ünlü kişi anlamına gelir. 'çük'
öğrenci evlerinde bulunan bim malı kahve.
anlamsız bir kısaltmadır.
15 kuruş değerindeki bim kahvesi.
üzerinde kahve yazmasına rağmen en ufak bir kahve aroması kokusu, tadı almıyorsunuz, ne ilginç değil mi? içtikten sonra midemden 50 kere özür diledim, umarım kabul etmiştir, bozulmaz.
haa bir de; görüntüsü, üstüne su katınca betona dönecekmiş hissi veriyor.
üzerinde kahve yazmasına rağmen en ufak bir kahve aroması kokusu, tadı almıyorsunuz, ne ilginç değil mi? içtikten sonra midemden 50 kere özür diledim, umarım kabul etmiştir, bozulmaz.
haa bir de; görüntüsü, üstüne su katınca betona dönecekmiş hissi veriyor.
very important person anlamına gelebilen kısaltma. ama günümüzde farklı yakıştırmalarla kullanılmaktadır.
very important person anlamına gelebilen kısaltma. ama günümüzde farklı yakıştırmalarla kullanılmaktadır.
bim'den alınabilen kahve markasıdır. içeni öldürebilecek derecede keskindir tadı.
konserlerdeki ayrıcalıklı kesimin biletinde ya da konser alanına girdiği kapıda dana kadar yazan ibare.
Rolling Stone'da geçen hafta yayınlanan makaleye göre bunun bir kapitalist sistem kandırmacası olduğu ileri sürülüyor.
Kendisini bir seferlik bile olsa ayrıcalıklı olmak isteyenler büyük birkaç saat için binlerce lira veriyor.
Oysa konserin aurası en arkadakini bile sarıyor. Üstelik konserde sınıfsal ayrılıklar yaşanması bana kalırsa çok adice.
Geçen hafta %100 fest için göt kadar küçük çiftlik park normal-golden-diamond olarak üçe bölündü. komik "müsade" de vardı.
diamond üç bölüme girebiliyor, golden kendi alanı ve normallerin bölümüne girebiliyorken normaller olduğu yerde kalıyor.
kaiser chief'in solisti ricky bu durumu görünce koşarak normal denilen kısma giderek sitem etti ve 20 dakika orada şarkı söyledi.yakışıklı piç. öhm neyse...
sevgili çok önemli insanlar sadece dolandırılıyorsunuz demek istiyorum, o kadar.
Rolling Stone'da geçen hafta yayınlanan makaleye göre bunun bir kapitalist sistem kandırmacası olduğu ileri sürülüyor.
Kendisini bir seferlik bile olsa ayrıcalıklı olmak isteyenler büyük birkaç saat için binlerce lira veriyor.
Oysa konserin aurası en arkadakini bile sarıyor. Üstelik konserde sınıfsal ayrılıklar yaşanması bana kalırsa çok adice.
Geçen hafta %100 fest için göt kadar küçük çiftlik park normal-golden-diamond olarak üçe bölündü. komik "müsade" de vardı.
diamond üç bölüme girebiliyor, golden kendi alanı ve normallerin bölümüne girebiliyorken normaller olduğu yerde kalıyor.
kaiser chief'in solisti ricky bu durumu görünce koşarak normal denilen kısma giderek sitem etti ve 20 dakika orada şarkı söyledi.yakışıklı piç. öhm neyse...
sevgili çok önemli insanlar sadece dolandırılıyorsunuz demek istiyorum, o kadar.
bazı online oyunlarda (moviestarplanet stardoll sanalika gibi) daha çok ürün çeşidini yeni özellikleri kazandıran paralı üyelik sistemi.
1) "çok önemli kişi" anlamına gelen ingilizce vip kısaltması.
2) bir turizm acentasının ismi.
3) bim hedesinde -nedendir bilinmez- kakalanmaya -pardon satılmaya- çalışılan sözüm ona hazır kahve markası.
2) bir turizm acentasının ismi.
3) bim hedesinde -nedendir bilinmez- kakalanmaya -pardon satılmaya- çalışılan sözüm ona hazır kahve markası.
uludağ sözlük yazarı olmak.
Önemli şey. Evet.
ben havaalanlarının o özel salonlarını hiç sevmem. iki fincan beleş kahve ve de iki lokma domatesli peynir ekmek uğruna hiç tanımadığım insanlarla ayaküstü memleket meselelerini tartışmaktan hoşlanmadığım için... kaldı ki işim gereği patronumla oraya buraya gitmek zorunda kalıyoruz sık sık ve kendisi bir nevi "sonradan görme" olduğu için (sözde burjuva da diyebilirsiniz) ya vip olacak ya da o uçağa asla binmez...
çevresi geniş bir adam. ee tabi tanıdıklarıyla ben de tanışıyorum, sonra başka bir gün tekrar falan... Birileri tarafından, hem de genellikle sabahın köründe "esir alınmayı" sevmiyorum üstelik.
Salonuna girmem ama uçakta paraya kıyıp "önde" gitmek konforlu, beleş ikramlar uğruna değil, yanım yörem boş olsun da rahat edeyim diye. götüm büyük değil ama konforuma düşkünüm...
O beleş kahve uğruna sekiz takla atanlar vardır. O salonda "görünmek" için dokuz takla atanlar vardır. Böylece "varolduklarını" ve diğer insanlardan üstün olduklarını hissederler.
VIP... Very important person... Ya da CIP... Commercially important person... Nereden çok önemli kişi oluyorsun birader, bu sene bilmemkaç milyon lira ciro yaptın diye mi?
"Devlet büyükleri" bu kapsamda. Bir de "devlet sanatçıları"...
neyse konu o değil de aklıma eski bir haber geldi... türkan Şoray ile alakalı. türkan Hanım uçağa geç kalmış, VIP kapısına yönelmiş, geçirmemişler.
"Ben devlet sanatçısıyım" demiş, "nereden bilelim" diye bir cevap almış.
Türkan Şoray da devlet sanatçısıymış meğer. (Devlete büyük hizmetleri dokunmuş olmalı.)
Sinirlenmiş, çantasında "devlet sanatçısı kimliği" varmış, inadına göstermemiş. (o nasıl bir şey gerçekten bilmiyorum)
Türkan Şoray bu devlet sanatçılığı saçmalığına razı olduysa otuz sene evvel, "ayrıcalıklı muamele" istemekte haklıdır. Fakat adı yetmeli, bir de kart göstermek zorunda bırakılmamalıydı.
türkan hanım'ı çok iyi anlıyorum. Ama devlet sanatçısı kimliğine sığınmamalıydı, "benim adım Türkan Şoray, bu ülkede yaşıyor ve tanımıyorsan senin öküzlüğün" diyebilmeliydi.
Öyle ya, Gülriz Sururi için "o kadın vaktiyle tiyatrocuymuş, doğru mu" diye sorabilen pırıl pırıl beyinsizlerin yaşadığı bir ülkede... Devlet sanatçıları devlete mi hizmet etmişlerdir? Hadi Devlet Tiyatroları'ndan emekli olanı anlayalım da...
Sanata hizmet etmişlerdir, topluma hizmet etmişlerdir, insanlara hizmet etmişlerdir, insanlığa hizmet etmişlerdir, devlet nereden çıkıyor?
1971 yılında, faşist cunta döneminde, faşizme uşaklık eden bürokratlar tarafından icat edilmiş bir "bürokrasi ödülüdür" bu. Devletle bir sorun yaşamamış, suya sabuna dokunmayan, yerleşik düzene çıkıntılık, aykırılık etmeyen, yani "solcu molcu olmayan", bir zamanlar çok güldüğümüz bir deyimle "pasaport alabilen" sanatçılar böylece maaşa da bağlanmışlar, daha da ehlileştirilmişlerdi.
Sanatçı olsaydım, "devlet sanatçısı" ünvanını reddederdim. Belki ağzımı da bozardım.
Tıpkı koca bir sanat anıtı olan Ara Güler'in vakti zamanında yapmış olduğu gibi.
"Ancak komünist ülkelerde devletin sanatçısı olur" demişti...
çevresi geniş bir adam. ee tabi tanıdıklarıyla ben de tanışıyorum, sonra başka bir gün tekrar falan... Birileri tarafından, hem de genellikle sabahın köründe "esir alınmayı" sevmiyorum üstelik.
Salonuna girmem ama uçakta paraya kıyıp "önde" gitmek konforlu, beleş ikramlar uğruna değil, yanım yörem boş olsun da rahat edeyim diye. götüm büyük değil ama konforuma düşkünüm...
O beleş kahve uğruna sekiz takla atanlar vardır. O salonda "görünmek" için dokuz takla atanlar vardır. Böylece "varolduklarını" ve diğer insanlardan üstün olduklarını hissederler.
VIP... Very important person... Ya da CIP... Commercially important person... Nereden çok önemli kişi oluyorsun birader, bu sene bilmemkaç milyon lira ciro yaptın diye mi?
"Devlet büyükleri" bu kapsamda. Bir de "devlet sanatçıları"...
neyse konu o değil de aklıma eski bir haber geldi... türkan Şoray ile alakalı. türkan Hanım uçağa geç kalmış, VIP kapısına yönelmiş, geçirmemişler.
"Ben devlet sanatçısıyım" demiş, "nereden bilelim" diye bir cevap almış.
Türkan Şoray da devlet sanatçısıymış meğer. (Devlete büyük hizmetleri dokunmuş olmalı.)
Sinirlenmiş, çantasında "devlet sanatçısı kimliği" varmış, inadına göstermemiş. (o nasıl bir şey gerçekten bilmiyorum)
Türkan Şoray bu devlet sanatçılığı saçmalığına razı olduysa otuz sene evvel, "ayrıcalıklı muamele" istemekte haklıdır. Fakat adı yetmeli, bir de kart göstermek zorunda bırakılmamalıydı.
türkan hanım'ı çok iyi anlıyorum. Ama devlet sanatçısı kimliğine sığınmamalıydı, "benim adım Türkan Şoray, bu ülkede yaşıyor ve tanımıyorsan senin öküzlüğün" diyebilmeliydi.
Öyle ya, Gülriz Sururi için "o kadın vaktiyle tiyatrocuymuş, doğru mu" diye sorabilen pırıl pırıl beyinsizlerin yaşadığı bir ülkede... Devlet sanatçıları devlete mi hizmet etmişlerdir? Hadi Devlet Tiyatroları'ndan emekli olanı anlayalım da...
Sanata hizmet etmişlerdir, topluma hizmet etmişlerdir, insanlara hizmet etmişlerdir, insanlığa hizmet etmişlerdir, devlet nereden çıkıyor?
1971 yılında, faşist cunta döneminde, faşizme uşaklık eden bürokratlar tarafından icat edilmiş bir "bürokrasi ödülüdür" bu. Devletle bir sorun yaşamamış, suya sabuna dokunmayan, yerleşik düzene çıkıntılık, aykırılık etmeyen, yani "solcu molcu olmayan", bir zamanlar çok güldüğümüz bir deyimle "pasaport alabilen" sanatçılar böylece maaşa da bağlanmışlar, daha da ehlileştirilmişlerdi.
Sanatçı olsaydım, "devlet sanatçısı" ünvanını reddederdim. Belki ağzımı da bozardım.
Tıpkı koca bir sanat anıtı olan Ara Güler'in vakti zamanında yapmış olduğu gibi.
"Ancak komünist ülkelerde devletin sanatçısı olur" demişti...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar