bugün
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı33
- erkeklere en güzel hitap şekilleri17
- parcalandim toparlanamiyorum320
- alttaki yazara bir şey söyle15
- boyun ağrısına iyi gelen şeyler15
- sevgilinin arabasıyla kaza yapmak9
- sözlük yazarlarının beni travesti sanması16
- kamyon sürerken dinlenecek şarkılar10
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- nefret edilen hitap şekilleri11
- ben bu yazıyı hiç kimseye yazmadım5
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak19
- gece mesajlaşırken uyuya kalan erkek9
- cuma akşamı etkinlikleri8
- sözlük çeteleri11
- bi erkek için kütahyadan adanaya gitmek7
- ibrahim erkal saçı3
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri12
- g i l d e d l i l y6
- çaylak olunca yan hesaplarla sözlüğe gelen işsiz10
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz28
- gecenin bir körü prezervatif isteyen komşu8
- cuma akşam eve girip pazartesi sabaha dek çıkmamak9
- kadın önünde çırıl çıplak olsa tecavüz edemezsin4
- maltepe'deki bina faciasında tutuklamalar3
- hilafetin türklere faydası16
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- hangi yazarla çift olursunuz28
- moda faciası olan şeyler7
- aşkım dua lipa mı ben mi diyen sevgili5
- karton toplayan meric8
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler6
- aşık olduğum kızın pornocu çıkması7
- merhaba arkadaşlar beni hatırladınız mı6
- kibarhergele14
- ucan tekme atan hipopotam45
- herkese mavi boncuk dağıtan karaktersiz5
- nejat uygur3
- bana onu sormayin22
- traveler bu akşam niye herkese sallıyor7
- var olmak için popüler yazarlara sataşma taktiği9
- izmirde bok kokusunun kaybolması9
- gece gelen cop arabasi2
- siyah giyen erkeğin asıl amacı3
- insan olmaya ceyrek kala6
- arkadaşlar itiraf edin beni çok seviyorsunuz6
- s'i l v'e r m'i s t8
- fusya şemsiyeli ve hipopotam9
- ağrı bandı4
- yarın lahmacun yiyecek olmak6
Hapiste olan sanatçıların özgür bırakılması ve sansürün yumuşatılması için uğraş vermiş ispanyol şair. 1935'te Ulusal Edebiyat Ödülü'nü, 1977'de Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmıştır. 26 Nisan 1898'de Sevilla'da doğdu, 14 Aralık 1984'te Madrid'te ölmüştür.
1928 senesinde Ámbito adında kulağa hoş gelen bir eser yapmıştır.
..Haydi varlığının anahtarını anlat bana
Bilmek istiyorum bir taşın neden bir tüy olmadığını,
Ya da kalbimin, narin bir ağaç,
iki nehrin damarları arasında ölen şu küçük kız
Neden her gemi denize açılamaz..
Bilmek istiyorum bir taşın neden bir tüy olmadığını,
Ya da kalbimin, narin bir ağaç,
iki nehrin damarları arasında ölen şu küçük kız
Neden her gemi denize açılamaz..
1977 nobel edebiyat ödülü seçici kurulu onu bu ödüle layık görme gerekçesini şu sözlerle ifade etmiştir;
" evrende ve günümüz toplumunda insanların durumunu anlatan, aynı zamanda savaşlar arasında ispanyol şiirinin geleneklerini büyük yenilikler getirerek yaratıcı bir biçimde sunan şiirleri için."
*****
ŞAiR HERKES iÇiN SÖYLER TÜRKÜSÜNÜ
I.
işte herkes orda, bakarsın geçişlerine.
Nasıl can atarsın, aralarına karışmak tanımak için onları.
Yüreğindeki çılgın kasırgadır çıldırtan seni.
Acının depreştirdiği kalabalık,
içine işlemiş susku,
ha deyip karar verirsin. işte, geçiyorlar.
Herkes. Çocuklar ve kadınlar. Durmuş oturmuş erkekler bile.
Acı apaçık bakışlarında.
Ve bir tek kalabalık, tek bir varlık gibi geçer.
Ve sen, daralmış yüreğin, tek başına kalan acının kudurganlığıyla,
son bir çabayla kalabalığa karışırsın.
Kendini bulursun, kendini tanırsın böylece.
Dingin dalgalara bırakıp kendini, ağır ağır açılırsın.
Yumuşak itişlerle gidersin,yumuşacık sallanışlarla.
Ve yoğun bir mırıltı duyarsın, alçak sesle söylenen bir ilahiyi andıran.
Binlerce yürek tek bir yürekte çarpar, sürükler seni.
II.
Seni sürükleyen tek bir yürektir. El etek çeker
kendi acın, daralmış yüreğin ferahlar.
Tek bir yürek olursun, şakaklarında duyarsın atışını,
seni sarar, göğsünü kabartır,
yürüdükçe güç verir kollarına.
Ve eğer dikelirsen, bir an yükseltirsen sesini,
bilirsin ki bir türküdür söylediğin,
karanlık ve uçsuz bucaksız bütün bedenlerin derininden kopup gelen
aydınlıktır bu
ve bedenlerde, ruhlarda senin haykırışınla borcunu ödeyendir,
sana destek olanların sesidir, içinde sen de varsın,
senin sesin, şaşırarak kendini tanıdığın güçlü ve gerçek ses.
Darmadağın olmuş yüreklerin sesidir bu, gırtlağından fışkırıp gökleri
saran ses, sade ve açık.
III.
Herkes için yükselir bu ses, bak bütün insanlığın kulağı sende.
Kendilerini duyarlar, kendilerini bulurlar bir tek seste.
Söylediğin türkünün gücü kuvveti onlardır, bir ırmak gibidirler.
Irmağın dalgalarına karıştın, dağılır gibi, insanları birbirine bağladın.
işte onları sürükleyen ses, titreşir ve bir yol gibi uzar.
insanların adımları üstünden geçer onun, onlar
çiğner ve bedenlerinden izler bırakırlar.
Ses dağılır, verir kendini ve kalabalık akar, akar,
yüreğe ulaşır, bir yoldur bu, bir dağ gibi.
Tepeye kadar varır. Güneşin rengi alınlarda solar.
Herkes türkü söylemeye koyulur aydınlık zirvede.
Sesin onların sesi, ortak ve yüce.
Ve kuvvetin ve gerçeğin maviliği
yankılar insanların sesini. Görkemle.
Vicente Aleixandre
çeviri: aydın hatipoğlu & eray canberk.
" evrende ve günümüz toplumunda insanların durumunu anlatan, aynı zamanda savaşlar arasında ispanyol şiirinin geleneklerini büyük yenilikler getirerek yaratıcı bir biçimde sunan şiirleri için."
*****
ŞAiR HERKES iÇiN SÖYLER TÜRKÜSÜNÜ
I.
işte herkes orda, bakarsın geçişlerine.
Nasıl can atarsın, aralarına karışmak tanımak için onları.
Yüreğindeki çılgın kasırgadır çıldırtan seni.
Acının depreştirdiği kalabalık,
içine işlemiş susku,
ha deyip karar verirsin. işte, geçiyorlar.
Herkes. Çocuklar ve kadınlar. Durmuş oturmuş erkekler bile.
Acı apaçık bakışlarında.
Ve bir tek kalabalık, tek bir varlık gibi geçer.
Ve sen, daralmış yüreğin, tek başına kalan acının kudurganlığıyla,
son bir çabayla kalabalığa karışırsın.
Kendini bulursun, kendini tanırsın böylece.
Dingin dalgalara bırakıp kendini, ağır ağır açılırsın.
Yumuşak itişlerle gidersin,yumuşacık sallanışlarla.
Ve yoğun bir mırıltı duyarsın, alçak sesle söylenen bir ilahiyi andıran.
Binlerce yürek tek bir yürekte çarpar, sürükler seni.
II.
Seni sürükleyen tek bir yürektir. El etek çeker
kendi acın, daralmış yüreğin ferahlar.
Tek bir yürek olursun, şakaklarında duyarsın atışını,
seni sarar, göğsünü kabartır,
yürüdükçe güç verir kollarına.
Ve eğer dikelirsen, bir an yükseltirsen sesini,
bilirsin ki bir türküdür söylediğin,
karanlık ve uçsuz bucaksız bütün bedenlerin derininden kopup gelen
aydınlıktır bu
ve bedenlerde, ruhlarda senin haykırışınla borcunu ödeyendir,
sana destek olanların sesidir, içinde sen de varsın,
senin sesin, şaşırarak kendini tanıdığın güçlü ve gerçek ses.
Darmadağın olmuş yüreklerin sesidir bu, gırtlağından fışkırıp gökleri
saran ses, sade ve açık.
III.
Herkes için yükselir bu ses, bak bütün insanlığın kulağı sende.
Kendilerini duyarlar, kendilerini bulurlar bir tek seste.
Söylediğin türkünün gücü kuvveti onlardır, bir ırmak gibidirler.
Irmağın dalgalarına karıştın, dağılır gibi, insanları birbirine bağladın.
işte onları sürükleyen ses, titreşir ve bir yol gibi uzar.
insanların adımları üstünden geçer onun, onlar
çiğner ve bedenlerinden izler bırakırlar.
Ses dağılır, verir kendini ve kalabalık akar, akar,
yüreğe ulaşır, bir yoldur bu, bir dağ gibi.
Tepeye kadar varır. Güneşin rengi alınlarda solar.
Herkes türkü söylemeye koyulur aydınlık zirvede.
Sesin onların sesi, ortak ve yüce.
Ve kuvvetin ve gerçeğin maviliği
yankılar insanların sesini. Görkemle.
Vicente Aleixandre
çeviri: aydın hatipoğlu & eray canberk.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar