bugün
- şu anda ne yapıyorsun12
- 30 lu yaşlar11
- üstteki yazarın nicki ile akrostiş yaz8
- erkeklerin kadınsılaşması9
- yeni insanlarla tanışmak istememek6
- sözlükte altın günü yapmak11
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum15
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı6
- 24 yaşında erkek 18 yaşında kız ilişkisi4
- arda güler egosu2
- insanların gözlem yapmaması7
- kız olarak doğmanın muazzam avantajı4
- kamp yapmayı seven kadın2
- trumpın savaşı eline yüzüne bulaştırması4
- sigara içen erkek karizması3
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan7
- eşek sucuğu16
- ayağına kaldırım taşı bağlanan caretta caretta2
- insanın bu hayattaki amacı17
- karılara kösnül bakışlar atmak3
- üşenirken yapılan saçmalıklar7
- bir kezonun elinden zehir olsa yemek5
- insanların gözleme yapmaması4
- tuborg kırmızı seven kız4
- yirmili yaşlar2
- maldivler6
- iran'a saldiri var ameri kan pornosuna hayir2
- kimseyi memnun edememek12
- aşık yorguni10
- dengesiz biri olmak2
- yarın iş olması4
- sosyalleşmekten kaçan insan4
- şirinevler8
- dünyanın en güzel omleti5
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması12
- ankastre bozukluğu4
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi11
- kızartma yağından sabun yapmak8
- allah6
- flört edinmek7
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle9
- uludağ sözlüğün cenaze namazı6
- biraderleri üst üste koymak7
- üstteki yazar ne yapıyor5
- hakan taşıyan2
- şeytan5
- eşe mi pahalı hediye alınır metrese mi sorunsalı6
- kendini feda etmek2
- cem yılmaz'ın kent d range grey içmesi2
- kadınların o güzel ayak tabanları2
Vedûd : Seven, bütün mahlukatın hayrını isteyen, onlara ihsan eden.
Al-Wadud : The Loving One who loves good servants, and bestows its compassion upon them.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O'na tevbe edin. Muhakkak ki Rabbim çok merhametlidir, çok sever" (1)
"O, çok bağışlayan ve çok sevendir." (2)
* Kur'an-ı Kerimde Yüce Allah kendini iki yerde Vedûd olarak tanıtır. Vedûd kelimesi iki anlama gelmektedir. Nimetleri gereği kullarını sevendir. Çünkü O, kendisine tevbe eden ve yönelen kimseyi sever. Yine O, sevilendir .
* Kul Allah'ın gayretiyle Rabbi'ni sevince, Allah'ta onu bir başkasının sevgisiyle mükafatlandırır. işte bu, gerçekte tam bir ihsandır. Çünkü sebep de O'dur, müsebbeb de O'dur. Bundan maksat karşılıklı sevgi değildir. Bu ancak kullarından şükredenleri ve şükürleri sebebiyle Allah'ın onları sevmesidir. Bunların hepsi kulun maslahatı ve iyiliği içindir. Sevgiye yaratan ve onu müminlerin kalbine yerleştiren yüce Allah çok mübarektir. Daha sonra O, bu sevgiyi dostlarının kallbinde öyle bir noktaya ulaştırır ki, artık bu noktada diğer bütün sevgiler çok küçük ve değersiz bir hale gelir ve onların bağından kurtulurlar, bela ve musibetler onlara hafif gelir, ibadet ve taatlerin zorlukları onlara zevk verir ve sonunda sevgilerin en yücesi olan Allah sevgisini, Allah rızasını elde etme ve Allah'a yakın olma gibi çeşitli kerametlerden dilediğini elde eder. (3)
* Allah insanları Kendisine kulluk etmeleri için yaratmıştır. Fakat buna rağmen kimisi Allah'ı inkar eder, kimisi de ölene kadar içten bir samimiyetle O'na sadık kalır. Allah, Kendisine vefa gösteren kullarına çok yakındır, dua ettikleri zaman onları işitir ve icabet eder, bir zorlukla karşılaştıklarında daima onların yanındadır. Allah iman edenleri hayatlarının her döneminde yardımıyla destekler. Bir insanın dünya hayatında kazanabileceği en büyük nimetlerden biri olan Allah'ın dostluğudur. Allah'ın sevdiği kulları son derece şerefli ve seçkin bir yaşantı sürdürürler. Böyle insanlar her zaman hayranlık ve takdir kazanabilecek üstün bir ahlaka sahip olurlar. Allah sevgili kullarını Kendi rahmeti içine sokar, onların cennete girmelerine izin verir. Peygamberler ve salih müminler Allah'ın sevgisini kazanmış çok değerli insanlardır. Onlar da Allah'ı çok severler ve yalnızca O'nun hoşnutluğunu kazanmak için yaşamlarının sürdürürler. Şüphesiz Allah'ın bir insanı sevmesi ve onu dost edinmesi insana verilebilecek en büyük nimetlerden biridir. (4)
* Allah'ın Vedûd ismini bilen her müslüman, insanlarla sevgi ve muhabete dayalı ilişkiler kurmalı, itaat ve ibadetlerle Allah'ın sevgisini kazanmaya çalışmalıdır.
* Tenbih : Kullardan bu isme ve vasfa layık olan o kişidir ki, Allah'ın mahlukatına karşı daima iyilik murad eder. Kendisi için arzuladığını onlar için de arzular. Hatta onların menfaatlerini kendi menfaatlerine tercih eder. (5)
Bu ulvi duygu ancak, zor anlarda, insanların kin ve öfkeleri ile karşılaşıldığı hallerde ortaya çıkar. Onların kötülükleri, onlara karşı iyilik istenmesine mani olmaz.
* iki kişi arasında bir ihtilaf meydana gelirse bir yemek üzerine "Yâ Vedûd" ismini 1000 kere okuyup sonra o yemeği o muhalefet eden kimseye verirse ve yedirirse aradaki anlaşmazlık ortadan kalkar. (6)
* Bu ismin 20 defa okunması insanların kalblerinin ona muhabet beslemesine, her yerde hurmet ve kabul görmesine, aradaki buğz ve düşmanlığın kalkmasına, birbirlerini sevmelerine ve dost olmalarına neden olur. (Allahulalem)
Kaynaklar:
1) Hud, 90
2) Buruc, Buruj, 14
3) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
4) Allah'ın isimleri, Harun Yahya, Vural Yayınları, 2000
5) Esma'ül Hüsna Şerhi imam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005
6) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001
7) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985
8) Islam City
Al-Wadud : The Loving One who loves good servants, and bestows its compassion upon them.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O'na tevbe edin. Muhakkak ki Rabbim çok merhametlidir, çok sever" (1)
"O, çok bağışlayan ve çok sevendir." (2)
* Kur'an-ı Kerimde Yüce Allah kendini iki yerde Vedûd olarak tanıtır. Vedûd kelimesi iki anlama gelmektedir. Nimetleri gereği kullarını sevendir. Çünkü O, kendisine tevbe eden ve yönelen kimseyi sever. Yine O, sevilendir .
* Kul Allah'ın gayretiyle Rabbi'ni sevince, Allah'ta onu bir başkasının sevgisiyle mükafatlandırır. işte bu, gerçekte tam bir ihsandır. Çünkü sebep de O'dur, müsebbeb de O'dur. Bundan maksat karşılıklı sevgi değildir. Bu ancak kullarından şükredenleri ve şükürleri sebebiyle Allah'ın onları sevmesidir. Bunların hepsi kulun maslahatı ve iyiliği içindir. Sevgiye yaratan ve onu müminlerin kalbine yerleştiren yüce Allah çok mübarektir. Daha sonra O, bu sevgiyi dostlarının kallbinde öyle bir noktaya ulaştırır ki, artık bu noktada diğer bütün sevgiler çok küçük ve değersiz bir hale gelir ve onların bağından kurtulurlar, bela ve musibetler onlara hafif gelir, ibadet ve taatlerin zorlukları onlara zevk verir ve sonunda sevgilerin en yücesi olan Allah sevgisini, Allah rızasını elde etme ve Allah'a yakın olma gibi çeşitli kerametlerden dilediğini elde eder. (3)
* Allah insanları Kendisine kulluk etmeleri için yaratmıştır. Fakat buna rağmen kimisi Allah'ı inkar eder, kimisi de ölene kadar içten bir samimiyetle O'na sadık kalır. Allah, Kendisine vefa gösteren kullarına çok yakındır, dua ettikleri zaman onları işitir ve icabet eder, bir zorlukla karşılaştıklarında daima onların yanındadır. Allah iman edenleri hayatlarının her döneminde yardımıyla destekler. Bir insanın dünya hayatında kazanabileceği en büyük nimetlerden biri olan Allah'ın dostluğudur. Allah'ın sevdiği kulları son derece şerefli ve seçkin bir yaşantı sürdürürler. Böyle insanlar her zaman hayranlık ve takdir kazanabilecek üstün bir ahlaka sahip olurlar. Allah sevgili kullarını Kendi rahmeti içine sokar, onların cennete girmelerine izin verir. Peygamberler ve salih müminler Allah'ın sevgisini kazanmış çok değerli insanlardır. Onlar da Allah'ı çok severler ve yalnızca O'nun hoşnutluğunu kazanmak için yaşamlarının sürdürürler. Şüphesiz Allah'ın bir insanı sevmesi ve onu dost edinmesi insana verilebilecek en büyük nimetlerden biridir. (4)
* Allah'ın Vedûd ismini bilen her müslüman, insanlarla sevgi ve muhabete dayalı ilişkiler kurmalı, itaat ve ibadetlerle Allah'ın sevgisini kazanmaya çalışmalıdır.
* Tenbih : Kullardan bu isme ve vasfa layık olan o kişidir ki, Allah'ın mahlukatına karşı daima iyilik murad eder. Kendisi için arzuladığını onlar için de arzular. Hatta onların menfaatlerini kendi menfaatlerine tercih eder. (5)
Bu ulvi duygu ancak, zor anlarda, insanların kin ve öfkeleri ile karşılaşıldığı hallerde ortaya çıkar. Onların kötülükleri, onlara karşı iyilik istenmesine mani olmaz.
* iki kişi arasında bir ihtilaf meydana gelirse bir yemek üzerine "Yâ Vedûd" ismini 1000 kere okuyup sonra o yemeği o muhalefet eden kimseye verirse ve yedirirse aradaki anlaşmazlık ortadan kalkar. (6)
* Bu ismin 20 defa okunması insanların kalblerinin ona muhabet beslemesine, her yerde hurmet ve kabul görmesine, aradaki buğz ve düşmanlığın kalkmasına, birbirlerini sevmelerine ve dost olmalarına neden olur. (Allahulalem)
Kaynaklar:
1) Hud, 90
2) Buruc, Buruj, 14
3) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
4) Allah'ın isimleri, Harun Yahya, Vural Yayınları, 2000
5) Esma'ül Hüsna Şerhi imam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005
6) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001
7) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985
8) Islam City
bazı kimselerin Allahın bu ismi üzerine yaratıldıgına inanılır.
seven ve sevilen anlamlarını ifade edewr.
seven ve sevilen anlamlarını ifade edewr.
iyi kullarını seven; onları rahmet ve rızasına erdiren; sevilmeye ve dostluğu kazanılmaya en çok layık olan.
afrika'da yardım kuruluşlarının verdiği bir tas pirinç pilavını, dibinde kalan en son pirinç tanesine kadar yemesine rağmen halen aç olan karnı şişmiş siyahi çocukların telaffuz etmekte zorlandığı kelime.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar