bugün
- gece 23'ten sonra sözlüğe giren erkek10
- eski uludağ sözlük ortamı6
- meme mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı15
- kadıköydeki tuhaf tipler5
- burç saçmalığı6
- erkek erkeğe açık oylaşmak6
- lip balm kullanan erkek5
- erkek aldatabilir ama kadın aldatamaz14
- falıma bakmak isteyen var mı4
- ben abaza değilim testosteronum yüksek diyen erkek6
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle27
- online yazarlar8
- kültür mantarı ve değişen mantar algısı3
- kadınlar neden aldatır17
- klimasız arabayla uzun yol gitmek2
- dont fuck with me tony4
- cut the crap4
- dating app kültürü ve değişen cinsellik algısı5
- nofap6
- 23 haziran 2026 portekiz özbekistan maçı12
- sözlükteki üstü kapalı erkek nefreti11
- para mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı16
- vivaldi'ye gıygıy diyen kezo2
- 0 0 74
- sedat pekmez18
- tarot falına inanan salak8
- erkekle seviştikten sonra öldürmek3
- özel okul öğretmenleri açlık grevinde6
- anın görüntüsü16
- tekerlek kaşar4
- 23 haziran 2026 ingiltere gana maçı2
- devşirmelik makamı13
- araba sürerken dinlenmemesi gereken şarkılar2
- abd'yi yenmemiz dünya sıralamasına etkisi olur mu3
- gay pornosu izlerken oğlunu gören baba9
- diamond bosphoruss denen yazar8
- gecenin kafa şişirmeyen şarkısı2
- 2026 dünya kupası15
- aldım kabul ettim4
- futbol8
- arkadaşlar çok güzelsiniz3
- cristiano ronaldo'nun 6 dünya kupası nda gol atmas2
- lionel messi11
- yeni temaya bir türlü alışamamak2
- biz arap değiliz biz türk üz8
- günün şiiri5
- yapay zeka ile flörtleşme denemeleri3
- tr dışında neden hiçbir devlet kktc'yi tanımıyor4
- özbekistan2
- portekiz2
Bekir Coşkun un 17 Mart 2007 tarihli yazısının adıdır. okunması şarttır.
--spoiler--
Urfa küncüsü...
BiZLER, o dar taş sokakta oynayan çocuklar, bir avuç küncü (susam) gibiydik.
Yazgının eli, bizi bir boz tarlaya savurdu.
Kimimiz yeşermeden yem olduk kuşlara.
Kimimiz çok şanssızdık, topraksız kayalıklara düştük, filizlenip kök salmadan yandık.
Kimimizi öldürdü güneşsizlik.
Kimimiz uzaklara sürüklendik yel aldı, daha geçen gün gazetede vardı:
"Alaska'da bir Urfalı... "
Kimimiz postallar altında ezilip hayallerimizden ve sevdalarımızdan çok çok erken ayrıldık.
Bizim kuşağımız da tıpkı öbür kuşaklar gibi, bir avuç küncüydü, bir boz tarlaya savrulduk.
*
Benim şansım vardı.
Bir yağmur tanesine denk geldim.
Gövdesiz, gölgesiz, cılız, sadece bir mevsimlik bir küncü otu gibi olsam da, Urfa küncüsüyüm ben.
O toprak, o hava, o tarla...
Ama en çok da şimdi dar taş sokaklarda oynayan o minik küncü taneleri benimdir.
Elbette yarım asır öncenin dahi Urfa'sını yerinde bulamadığımda... Bir büyük medeniyetin yerini ortaçağ görüntülerinin aldığını gördüğümde... Su geldikçe kültürün kuruduğunun, ışık geldikçe yaşamın karardığının farkına vardığımda...
Söylenirim, canım sıkılır.
Yobazlar kızsa da, kızmasa da...
*
Alınan Urfalılar benim geceleri başımı yastığıma koyduğumda, Sumeydanı'ndaki o dar taş sokakta, kızların tıkır tıkır takunya sesleri arasında, telden arabamı hálá sürdüğümü nereden bilecekler.
Kimi zaman yaklaşan bir çıngırak sesi gelir, tel arabamı kapıp kaçarım çöpçü katırının önünden.
Kimi zaman saklanırım, korktuğum Deli Emine'den.
Kimi zaman köşedeki fırıncının densiz çırağıyla kavga ederim, ben peltek, o şaşı.
Kimi zaman dondurmacının, kimi zaman pamuklu helva satıcısının sesini duyarım.
Kimi zaman bir de bakarım ki özlemişim taşını-toprağını, ıslanır gözüm.
Ne yapabilirim?
Ben Urfa küncüsüyüm.
--spoiler--
--spoiler--
Urfa küncüsü...
BiZLER, o dar taş sokakta oynayan çocuklar, bir avuç küncü (susam) gibiydik.
Yazgının eli, bizi bir boz tarlaya savurdu.
Kimimiz yeşermeden yem olduk kuşlara.
Kimimiz çok şanssızdık, topraksız kayalıklara düştük, filizlenip kök salmadan yandık.
Kimimizi öldürdü güneşsizlik.
Kimimiz uzaklara sürüklendik yel aldı, daha geçen gün gazetede vardı:
"Alaska'da bir Urfalı... "
Kimimiz postallar altında ezilip hayallerimizden ve sevdalarımızdan çok çok erken ayrıldık.
Bizim kuşağımız da tıpkı öbür kuşaklar gibi, bir avuç küncüydü, bir boz tarlaya savrulduk.
*
Benim şansım vardı.
Bir yağmur tanesine denk geldim.
Gövdesiz, gölgesiz, cılız, sadece bir mevsimlik bir küncü otu gibi olsam da, Urfa küncüsüyüm ben.
O toprak, o hava, o tarla...
Ama en çok da şimdi dar taş sokaklarda oynayan o minik küncü taneleri benimdir.
Elbette yarım asır öncenin dahi Urfa'sını yerinde bulamadığımda... Bir büyük medeniyetin yerini ortaçağ görüntülerinin aldığını gördüğümde... Su geldikçe kültürün kuruduğunun, ışık geldikçe yaşamın karardığının farkına vardığımda...
Söylenirim, canım sıkılır.
Yobazlar kızsa da, kızmasa da...
*
Alınan Urfalılar benim geceleri başımı yastığıma koyduğumda, Sumeydanı'ndaki o dar taş sokakta, kızların tıkır tıkır takunya sesleri arasında, telden arabamı hálá sürdüğümü nereden bilecekler.
Kimi zaman yaklaşan bir çıngırak sesi gelir, tel arabamı kapıp kaçarım çöpçü katırının önünden.
Kimi zaman saklanırım, korktuğum Deli Emine'den.
Kimi zaman köşedeki fırıncının densiz çırağıyla kavga ederim, ben peltek, o şaşı.
Kimi zaman dondurmacının, kimi zaman pamuklu helva satıcısının sesini duyarım.
Kimi zaman bir de bakarım ki özlemişim taşını-toprağını, ıslanır gözüm.
Ne yapabilirim?
Ben Urfa küncüsüyüm.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar