bugün
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı11
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın9
- yemek yapmayı bilmeyen kadın8
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- manuel vites araba kullanan kadın4
- sözlük yazarlarını evlendirmek12
- kadınların erkeklerde çok fazla kriter araması8
- mekke anlaşması7
- sevgilisinin regl gunlerini hesaplayan erkek8
- devalüasyon yakın mı9
- kadınlar kötü araba kullanmaz diyen erkek2
- kotor6
- sözlükte kavga olacak hissi2
- günlük tutan erkek9
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- fenerbahçe de romelu lukaku gelişmesi3
- iki pedal olan bir arabada yanlış pedala basmak2
- düğün dernekle evlenir kimseye duyurmadan boşanır11
- velvet hanım çay içelim mi6
- yavrum diye hitap eden erkek7
- anın görüntüsü10
- kadın kocasının hizmetkarıdır4
- filtreli fotoğraf paylaşan erkek8
- efesle tuborgu karıştırıp içmek8
- israil3
- hurdacılık2
- eğitiyorum ayağına işkence eden sensei4
- ülkücüleri ciddiye almak3
- mesajlara hızlı cevap vermek9
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı2
- bir günde 100 bayana merhaba demek3
- ümmetçilerin azerbaycan düşmanlığı2
- ortega sedat3
- burunla blok flüt çalabilmek6
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması13
- kadın yazar çekme başlıkları6
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim5
- cedicader'i gsli yapıyoruz kampanyası2
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor10
- cersei lannister'in dincileri patlatması3
- sezgin tanrıkulu2
- sözlüğü anı defteri gibi kullanmak6
- artı oy veren kişinin erkek yazar olması3
- geldimgittim5
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron5
- mohamed salah ghaly14
- trafikte hanımının yanında artistlik yapsalar6
- sevgilim popomun arasından kredi kartı çekti3
- dar kot pantolon ile uyumak3
- sözlük yazarlarından aforizmalar3
Bekir Coşkun un 17 Mart 2007 tarihli yazısının adıdır. okunması şarttır.
--spoiler--
Urfa küncüsü...
BiZLER, o dar taş sokakta oynayan çocuklar, bir avuç küncü (susam) gibiydik.
Yazgının eli, bizi bir boz tarlaya savurdu.
Kimimiz yeşermeden yem olduk kuşlara.
Kimimiz çok şanssızdık, topraksız kayalıklara düştük, filizlenip kök salmadan yandık.
Kimimizi öldürdü güneşsizlik.
Kimimiz uzaklara sürüklendik yel aldı, daha geçen gün gazetede vardı:
"Alaska'da bir Urfalı... "
Kimimiz postallar altında ezilip hayallerimizden ve sevdalarımızdan çok çok erken ayrıldık.
Bizim kuşağımız da tıpkı öbür kuşaklar gibi, bir avuç küncüydü, bir boz tarlaya savrulduk.
*
Benim şansım vardı.
Bir yağmur tanesine denk geldim.
Gövdesiz, gölgesiz, cılız, sadece bir mevsimlik bir küncü otu gibi olsam da, Urfa küncüsüyüm ben.
O toprak, o hava, o tarla...
Ama en çok da şimdi dar taş sokaklarda oynayan o minik küncü taneleri benimdir.
Elbette yarım asır öncenin dahi Urfa'sını yerinde bulamadığımda... Bir büyük medeniyetin yerini ortaçağ görüntülerinin aldığını gördüğümde... Su geldikçe kültürün kuruduğunun, ışık geldikçe yaşamın karardığının farkına vardığımda...
Söylenirim, canım sıkılır.
Yobazlar kızsa da, kızmasa da...
*
Alınan Urfalılar benim geceleri başımı yastığıma koyduğumda, Sumeydanı'ndaki o dar taş sokakta, kızların tıkır tıkır takunya sesleri arasında, telden arabamı hálá sürdüğümü nereden bilecekler.
Kimi zaman yaklaşan bir çıngırak sesi gelir, tel arabamı kapıp kaçarım çöpçü katırının önünden.
Kimi zaman saklanırım, korktuğum Deli Emine'den.
Kimi zaman köşedeki fırıncının densiz çırağıyla kavga ederim, ben peltek, o şaşı.
Kimi zaman dondurmacının, kimi zaman pamuklu helva satıcısının sesini duyarım.
Kimi zaman bir de bakarım ki özlemişim taşını-toprağını, ıslanır gözüm.
Ne yapabilirim?
Ben Urfa küncüsüyüm.
--spoiler--
--spoiler--
Urfa küncüsü...
BiZLER, o dar taş sokakta oynayan çocuklar, bir avuç küncü (susam) gibiydik.
Yazgının eli, bizi bir boz tarlaya savurdu.
Kimimiz yeşermeden yem olduk kuşlara.
Kimimiz çok şanssızdık, topraksız kayalıklara düştük, filizlenip kök salmadan yandık.
Kimimizi öldürdü güneşsizlik.
Kimimiz uzaklara sürüklendik yel aldı, daha geçen gün gazetede vardı:
"Alaska'da bir Urfalı... "
Kimimiz postallar altında ezilip hayallerimizden ve sevdalarımızdan çok çok erken ayrıldık.
Bizim kuşağımız da tıpkı öbür kuşaklar gibi, bir avuç küncüydü, bir boz tarlaya savrulduk.
*
Benim şansım vardı.
Bir yağmur tanesine denk geldim.
Gövdesiz, gölgesiz, cılız, sadece bir mevsimlik bir küncü otu gibi olsam da, Urfa küncüsüyüm ben.
O toprak, o hava, o tarla...
Ama en çok da şimdi dar taş sokaklarda oynayan o minik küncü taneleri benimdir.
Elbette yarım asır öncenin dahi Urfa'sını yerinde bulamadığımda... Bir büyük medeniyetin yerini ortaçağ görüntülerinin aldığını gördüğümde... Su geldikçe kültürün kuruduğunun, ışık geldikçe yaşamın karardığının farkına vardığımda...
Söylenirim, canım sıkılır.
Yobazlar kızsa da, kızmasa da...
*
Alınan Urfalılar benim geceleri başımı yastığıma koyduğumda, Sumeydanı'ndaki o dar taş sokakta, kızların tıkır tıkır takunya sesleri arasında, telden arabamı hálá sürdüğümü nereden bilecekler.
Kimi zaman yaklaşan bir çıngırak sesi gelir, tel arabamı kapıp kaçarım çöpçü katırının önünden.
Kimi zaman saklanırım, korktuğum Deli Emine'den.
Kimi zaman köşedeki fırıncının densiz çırağıyla kavga ederim, ben peltek, o şaşı.
Kimi zaman dondurmacının, kimi zaman pamuklu helva satıcısının sesini duyarım.
Kimi zaman bir de bakarım ki özlemişim taşını-toprağını, ıslanır gözüm.
Ne yapabilirim?
Ben Urfa küncüsüyüm.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar