bugün
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı7
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık12
- hırvatistan9
- beni özleyenler elime mum diksin15
- ılımlı islam5
- ayak bileğine dövme yaptıran erkek4
- sümer dili6
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri5
- osmanlıcılar2
- o kaç gram2
- küçük çocukların sizi kahraman olarak görmesi2
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması8
- koç üniversitesi2
- kız kardeş2
- karamürsel2
- anın görüntüsü14
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor13
- şanssız bir insan olmak4
- ortadoğu yerine batı asya demek2
- mutlu kalmak için öneriler2
- diyetteyken kitap okumak3
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım8
- aylık 505 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- yunanistan29
- yuzır ismet gurbuzi hazretleri4
- iq testi4
- kadir mısıroğlu3
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek5
- bey biraderler beydirler3
- 2026 ağustos ayı nasıl geçecek3
- ak parti2
- arkadaşlar naber ya4
- türk ateisti7
- inşaat gürültüsü4
- slip mayo giyen erkek4
- en son aldığınız iltifat14
- arkadaşlar yeni ağırlıklarım nasıl3
- en köylü özelliğiniz4
- yanık akrep dumanı çekmek5
- almanya11
- nervio ile travertenlere gitmek4
- her gördüğünü jandarmaya ihbar eden köylü3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- belçika4
- beynin dopamin salgılamaması3
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- zorunlu eğitim7
- la diyen kadın3
- ioçk'nın müziği4
- sevişirken video çekmek10
Bekir Coşkun un 17 Mart 2007 tarihli yazısının adıdır. okunması şarttır.
--spoiler--
Urfa küncüsü...
BiZLER, o dar taş sokakta oynayan çocuklar, bir avuç küncü (susam) gibiydik.
Yazgının eli, bizi bir boz tarlaya savurdu.
Kimimiz yeşermeden yem olduk kuşlara.
Kimimiz çok şanssızdık, topraksız kayalıklara düştük, filizlenip kök salmadan yandık.
Kimimizi öldürdü güneşsizlik.
Kimimiz uzaklara sürüklendik yel aldı, daha geçen gün gazetede vardı:
"Alaska'da bir Urfalı... "
Kimimiz postallar altında ezilip hayallerimizden ve sevdalarımızdan çok çok erken ayrıldık.
Bizim kuşağımız da tıpkı öbür kuşaklar gibi, bir avuç küncüydü, bir boz tarlaya savrulduk.
*
Benim şansım vardı.
Bir yağmur tanesine denk geldim.
Gövdesiz, gölgesiz, cılız, sadece bir mevsimlik bir küncü otu gibi olsam da, Urfa küncüsüyüm ben.
O toprak, o hava, o tarla...
Ama en çok da şimdi dar taş sokaklarda oynayan o minik küncü taneleri benimdir.
Elbette yarım asır öncenin dahi Urfa'sını yerinde bulamadığımda... Bir büyük medeniyetin yerini ortaçağ görüntülerinin aldığını gördüğümde... Su geldikçe kültürün kuruduğunun, ışık geldikçe yaşamın karardığının farkına vardığımda...
Söylenirim, canım sıkılır.
Yobazlar kızsa da, kızmasa da...
*
Alınan Urfalılar benim geceleri başımı yastığıma koyduğumda, Sumeydanı'ndaki o dar taş sokakta, kızların tıkır tıkır takunya sesleri arasında, telden arabamı hálá sürdüğümü nereden bilecekler.
Kimi zaman yaklaşan bir çıngırak sesi gelir, tel arabamı kapıp kaçarım çöpçü katırının önünden.
Kimi zaman saklanırım, korktuğum Deli Emine'den.
Kimi zaman köşedeki fırıncının densiz çırağıyla kavga ederim, ben peltek, o şaşı.
Kimi zaman dondurmacının, kimi zaman pamuklu helva satıcısının sesini duyarım.
Kimi zaman bir de bakarım ki özlemişim taşını-toprağını, ıslanır gözüm.
Ne yapabilirim?
Ben Urfa küncüsüyüm.
--spoiler--
--spoiler--
Urfa küncüsü...
BiZLER, o dar taş sokakta oynayan çocuklar, bir avuç küncü (susam) gibiydik.
Yazgının eli, bizi bir boz tarlaya savurdu.
Kimimiz yeşermeden yem olduk kuşlara.
Kimimiz çok şanssızdık, topraksız kayalıklara düştük, filizlenip kök salmadan yandık.
Kimimizi öldürdü güneşsizlik.
Kimimiz uzaklara sürüklendik yel aldı, daha geçen gün gazetede vardı:
"Alaska'da bir Urfalı... "
Kimimiz postallar altında ezilip hayallerimizden ve sevdalarımızdan çok çok erken ayrıldık.
Bizim kuşağımız da tıpkı öbür kuşaklar gibi, bir avuç küncüydü, bir boz tarlaya savrulduk.
*
Benim şansım vardı.
Bir yağmur tanesine denk geldim.
Gövdesiz, gölgesiz, cılız, sadece bir mevsimlik bir küncü otu gibi olsam da, Urfa küncüsüyüm ben.
O toprak, o hava, o tarla...
Ama en çok da şimdi dar taş sokaklarda oynayan o minik küncü taneleri benimdir.
Elbette yarım asır öncenin dahi Urfa'sını yerinde bulamadığımda... Bir büyük medeniyetin yerini ortaçağ görüntülerinin aldığını gördüğümde... Su geldikçe kültürün kuruduğunun, ışık geldikçe yaşamın karardığının farkına vardığımda...
Söylenirim, canım sıkılır.
Yobazlar kızsa da, kızmasa da...
*
Alınan Urfalılar benim geceleri başımı yastığıma koyduğumda, Sumeydanı'ndaki o dar taş sokakta, kızların tıkır tıkır takunya sesleri arasında, telden arabamı hálá sürdüğümü nereden bilecekler.
Kimi zaman yaklaşan bir çıngırak sesi gelir, tel arabamı kapıp kaçarım çöpçü katırının önünden.
Kimi zaman saklanırım, korktuğum Deli Emine'den.
Kimi zaman köşedeki fırıncının densiz çırağıyla kavga ederim, ben peltek, o şaşı.
Kimi zaman dondurmacının, kimi zaman pamuklu helva satıcısının sesini duyarım.
Kimi zaman bir de bakarım ki özlemişim taşını-toprağını, ıslanır gözüm.
Ne yapabilirim?
Ben Urfa küncüsüyüm.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar