bugün
- para mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı11
- lionel messi11
- erkek aldatabilir ama kadın aldatamaz8
- kadınlar neden aldatır15
- ak parti'nin yüzde 37 38 oy oranı6
- biz arap değiliz biz türk üz8
- devşirmelik makamı13
- meme mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı3
- kızları övmeyince yüz vermemesi3
- işsizliğin muazzam bir şey olması6
- her türk kızını türbanlı zanneden gavur8
- kabullenince huzur veren gerçekler9
- askerlik9
- kadında güzellik aramayan erkek6
- ağlama duvarını yıksak ne olur sorunsalı4
- uzun zamandır kimsenin dut yememesi5
- uludağ sözlük'ün kokusu4
- profiline kendi resmini koyan yazarın asıl amacı8
- şakk ı kamer2
- gay pornosu izlerken oğlunu gören baba7
- kimyon4
- süper lig tarihinin en iyi frikikçisi3
- türk siyasetçiliği yapan araplar7
- kıskançlık5
- sürekli esnemek6
- sözlükteki üstü kapalı erkek nefreti9
- 23 haziran 2026 portekiz özbekistan maçı3
- ismail kartal16
- sözlük erkekleri aranıyor mu8
- selahattin demirtaş övücüsü halk tv6
- spora vakit ayıramayan erkek oje sürsün7
- eski sevgilinin 1 haftada yeni sevgili yapması8
- cebinde parası olmayan fakir erkek5
- donald trump5
- diamond bosphoruss denen yazar3
- the god himself3
- demirtaş'ın kılıçdaroğlu ile görüşmeyi reddetmesi4
- sözlükteki zengin yazarlar4
- allah bu yahudilerin belası versin2
- insan ne yaparsa kendisi icin yapar2
- tuncay güney2
- hiç ölmeyecek gibi yaşamak4
- içinizdeki trafik canavarını durdurun2
- ne yapıyorsunuz yakışıklı ve güzel dostlarım6
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması19
- yazın yapılabilecek işler2
- kazıklı maria3
- nady bondar2
- gocu yla bilek güreşi yapmak6
- erectovanga2
Bekir Coşkun un 17 Mart 2007 tarihli yazısının adıdır. okunması şarttır.
--spoiler--
Urfa küncüsü...
BiZLER, o dar taş sokakta oynayan çocuklar, bir avuç küncü (susam) gibiydik.
Yazgının eli, bizi bir boz tarlaya savurdu.
Kimimiz yeşermeden yem olduk kuşlara.
Kimimiz çok şanssızdık, topraksız kayalıklara düştük, filizlenip kök salmadan yandık.
Kimimizi öldürdü güneşsizlik.
Kimimiz uzaklara sürüklendik yel aldı, daha geçen gün gazetede vardı:
"Alaska'da bir Urfalı... "
Kimimiz postallar altında ezilip hayallerimizden ve sevdalarımızdan çok çok erken ayrıldık.
Bizim kuşağımız da tıpkı öbür kuşaklar gibi, bir avuç küncüydü, bir boz tarlaya savrulduk.
*
Benim şansım vardı.
Bir yağmur tanesine denk geldim.
Gövdesiz, gölgesiz, cılız, sadece bir mevsimlik bir küncü otu gibi olsam da, Urfa küncüsüyüm ben.
O toprak, o hava, o tarla...
Ama en çok da şimdi dar taş sokaklarda oynayan o minik küncü taneleri benimdir.
Elbette yarım asır öncenin dahi Urfa'sını yerinde bulamadığımda... Bir büyük medeniyetin yerini ortaçağ görüntülerinin aldığını gördüğümde... Su geldikçe kültürün kuruduğunun, ışık geldikçe yaşamın karardığının farkına vardığımda...
Söylenirim, canım sıkılır.
Yobazlar kızsa da, kızmasa da...
*
Alınan Urfalılar benim geceleri başımı yastığıma koyduğumda, Sumeydanı'ndaki o dar taş sokakta, kızların tıkır tıkır takunya sesleri arasında, telden arabamı hálá sürdüğümü nereden bilecekler.
Kimi zaman yaklaşan bir çıngırak sesi gelir, tel arabamı kapıp kaçarım çöpçü katırının önünden.
Kimi zaman saklanırım, korktuğum Deli Emine'den.
Kimi zaman köşedeki fırıncının densiz çırağıyla kavga ederim, ben peltek, o şaşı.
Kimi zaman dondurmacının, kimi zaman pamuklu helva satıcısının sesini duyarım.
Kimi zaman bir de bakarım ki özlemişim taşını-toprağını, ıslanır gözüm.
Ne yapabilirim?
Ben Urfa küncüsüyüm.
--spoiler--
--spoiler--
Urfa küncüsü...
BiZLER, o dar taş sokakta oynayan çocuklar, bir avuç küncü (susam) gibiydik.
Yazgının eli, bizi bir boz tarlaya savurdu.
Kimimiz yeşermeden yem olduk kuşlara.
Kimimiz çok şanssızdık, topraksız kayalıklara düştük, filizlenip kök salmadan yandık.
Kimimizi öldürdü güneşsizlik.
Kimimiz uzaklara sürüklendik yel aldı, daha geçen gün gazetede vardı:
"Alaska'da bir Urfalı... "
Kimimiz postallar altında ezilip hayallerimizden ve sevdalarımızdan çok çok erken ayrıldık.
Bizim kuşağımız da tıpkı öbür kuşaklar gibi, bir avuç küncüydü, bir boz tarlaya savrulduk.
*
Benim şansım vardı.
Bir yağmur tanesine denk geldim.
Gövdesiz, gölgesiz, cılız, sadece bir mevsimlik bir küncü otu gibi olsam da, Urfa küncüsüyüm ben.
O toprak, o hava, o tarla...
Ama en çok da şimdi dar taş sokaklarda oynayan o minik küncü taneleri benimdir.
Elbette yarım asır öncenin dahi Urfa'sını yerinde bulamadığımda... Bir büyük medeniyetin yerini ortaçağ görüntülerinin aldığını gördüğümde... Su geldikçe kültürün kuruduğunun, ışık geldikçe yaşamın karardığının farkına vardığımda...
Söylenirim, canım sıkılır.
Yobazlar kızsa da, kızmasa da...
*
Alınan Urfalılar benim geceleri başımı yastığıma koyduğumda, Sumeydanı'ndaki o dar taş sokakta, kızların tıkır tıkır takunya sesleri arasında, telden arabamı hálá sürdüğümü nereden bilecekler.
Kimi zaman yaklaşan bir çıngırak sesi gelir, tel arabamı kapıp kaçarım çöpçü katırının önünden.
Kimi zaman saklanırım, korktuğum Deli Emine'den.
Kimi zaman köşedeki fırıncının densiz çırağıyla kavga ederim, ben peltek, o şaşı.
Kimi zaman dondurmacının, kimi zaman pamuklu helva satıcısının sesini duyarım.
Kimi zaman bir de bakarım ki özlemişim taşını-toprağını, ıslanır gözüm.
Ne yapabilirim?
Ben Urfa küncüsüyüm.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar