bugün
- düğün dernekle evlenir kimseye duyurmadan boşanır6
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi11
- ama kent uzlaşısı6
- çerçeve yasa teklifinin meclis'e sunulması6
- theodor herzl e devlet madalyası vermek4
- midilli adası5
- ülkücü bir babanın oğluna vereceği isim2
- ülkücü vs pkklı3
- meal kuran değildir26
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi14
- stack overflow kopyala yapıştır4
- duş almak vs duş yapmak6
- online kumar4
- insanlar sizi nasıl tanımlar7
- erkek gibi konuşan kız7
- 05 08 2026 ankara daki yoğun osuruk kokusu2
- pforzheim şu an 21 derece3
- geceye güzel bir söz bırak6
- 2026 ağustos ayının serin geçmesi3
- euro'nun 55 tl olması2
- bayan kelimesi neden rahatsız edici28
- gecenin film sahnesi5
- 5 ağustos 20263
- dinamo zagreb'in kauno zalgiris'i 5 0 yenmesi3
- aslan abilerim sözlüğe geri dönsün kampanyası7
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
- iremga12
- afrika nasıl kalkınabilir15
- dürüm yerken uzaklara dalmak3
- çoğu yazarları donuzlamış olmam7
- 40 hadis3
- imamoğlu'nun tutukluluğunun 100 günü16
- bella hadid5
- velvet almanyaya gel5
- mohamed salah ghaly5
- kendini anlatamamak6
- trabzonspor harbiden salah'ı almış4
- kız arkadaş kiralamak7
- lionel messi2
- polonya2
- velvet14
- arkadaşlar bakar mısınız9
- fakir olduğu halde bir erkeğe aşık olmak3
- ıban at4
- yazarlara sözlüğü zehir zıkkım etmek4
- sözlükte erkek yazar istemiyoruz kampanyası4
- kahve falı3
- birinin size söylediği en kırıcı şey nedir6
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- gürkan uygun3
Ayşe Gül Altınay ve Fethiye Çetin tarafından yazılan, müslümanlaştırılarak Anadolu' da kalmış ermeni çocuklarının hikayelerini torunlarının ağzından anlatan kitap.
--spoiler--
Bugün Türkiye'de yaşayanlar kendi hikâyelerini ne kadar biliyor, nelerin üstü örtülüyor, bu sırlar bizi nasıl etkiliyor? Neredeyse yüz yıl sonra 1915'te yaşananlar "torunlar" için ne ifade ediyor? Burada hikâyesini okuyacağınız kişiler bizi kendimizle, ailemizle, komşularımızla, arkadaşlarımızla tanışmaya, birbirimizin hikâyelerine kulak kabartmaya davet ediyorlar. Yalanlardan, gerçek korkusundan kurtulup geçmişimizle yüzleşmeden barışçıl bir geleceğe varamayacağımızı hatırlatıyorlar bize...
--spoiler--
--spoiler--
Bugün Türkiye'de yaşayanlar kendi hikâyelerini ne kadar biliyor, nelerin üstü örtülüyor, bu sırlar bizi nasıl etkiliyor? Neredeyse yüz yıl sonra 1915'te yaşananlar "torunlar" için ne ifade ediyor? Burada hikâyesini okuyacağınız kişiler bizi kendimizle, ailemizle, komşularımızla, arkadaşlarımızla tanışmaya, birbirimizin hikâyelerine kulak kabartmaya davet ediyorlar. Yalanlardan, gerçek korkusundan kurtulup geçmişimizle yüzleşmeden barışçıl bir geleceğe varamayacağımızı hatırlatıyorlar bize...
--spoiler--
Ermeni dedeleri, nineleri 1915'te ya da öncesinde müslümanlaştırılmış ya da asimile edilmeye çalışılmış torunların hikayeleri. Geçmişimizle yüzleşmeden barışçıl bir geleceğe varamayacağımızı hatırlatan anılar. Metis Yayınları'ndan çıktı.
Not : Ne kötüymüşüz biz ya... Yapmadığımız halt kalmamış. Şu dünya üzerinde bizimle uğraşıldığı kadar hangi ülke ile uğraşıldı merak ediyorum. Tamam, geçmişimizle barışalım. Ermenilere soykırım yapmadık ama asimile etmeye çalıştık diyelim. Yaptık belki de bunu. Osmanlı da benzerini yapmıştı. Peki ama bizim yazarlarımız neden yüzlerce yıldır beraber yaşadığımız insanların bize birden bire düşman olduğunu, kadın çoluk çocuk demeden öldürdüğünü anlatmaz. Türk milletinin anıların ermenilerinkinden daha mı önemsiz, daha az mı inandırıcı. Kendi insanını öven, kendi insanının da acısını paylaşan güçlü bir yazarımız neden olmaz. Ayıp mıdır merak ediyorum yoksa günah mı? Nedir yazarlarımızı erzurum'da köyleri yakan, insanları yakan, ermeniler kaçırıp ırzına geçmesin diye kendi kızını vuran insanlarımızın öykülerini anlatmamaya iten. Görmedik ve duymadık, dolayısı ile okumadık da 15 Mayıs 1919 günü izmir'e ayak basan Yunan askerlerinin o gün kaç insanı öldürdüğünü. Türk'üz ya biz. Allah belamızı versin, her şey müstahak bize. Kendi uyruklarından utanıyorlar sanki. Peki ya antepte, urfa'da, Maraş'ta olanlar... Bu 3 ilimiz de kendiliğinden mi adının önüne o sıfatları aldılar. Çok iyi davrandı Fransız ve Ermeniler de "Ulan biz bu kadar iyi davranılmayı haketmiyoruz" diye mi alayına isyan ettiler. Yazsana kendi insanının da yaşadığı acıları.
Herşey aleyhimize... Kendi yazarımız bile... Bu edebiyat fedaileri bir kez de kızılderililerin acılarını anlatsınlar, cezayir'de yaşananların. Kendi güncellerine baksalar. Gazze'de, filistin'de ve Irak'ta ne acılar oluyor. Yazsana sevgili yazar bunları da. 30 milyon kızılderili yaşadığı tahmin ediliyor 1500'lü yıllarda Amerika kıtası'nda... Bugün 100 bin kişi bile yoklar. Kitle imha silahları bile olmadan nasıl öldü bu insanlar anlatsana... Bir kere de biz okuyalım.
sıkıldım artık. Kendi bahçesinde dal olmayanlar girmiş bahçemize ağaçlık taslıyor.
Not 2: ermeni vatandaşlarımızla hiç bir sorunum da yoktur. Bu tip açıklamalar yapmak da adetten oldu ya. Vatanseveriz ya, ırkçı ya da faşist olmadığımızı da belli edeceğiz illa ki. Ayıp çünkü vatanını sevmek, hakkını korumak.
Not : Ne kötüymüşüz biz ya... Yapmadığımız halt kalmamış. Şu dünya üzerinde bizimle uğraşıldığı kadar hangi ülke ile uğraşıldı merak ediyorum. Tamam, geçmişimizle barışalım. Ermenilere soykırım yapmadık ama asimile etmeye çalıştık diyelim. Yaptık belki de bunu. Osmanlı da benzerini yapmıştı. Peki ama bizim yazarlarımız neden yüzlerce yıldır beraber yaşadığımız insanların bize birden bire düşman olduğunu, kadın çoluk çocuk demeden öldürdüğünü anlatmaz. Türk milletinin anıların ermenilerinkinden daha mı önemsiz, daha az mı inandırıcı. Kendi insanını öven, kendi insanının da acısını paylaşan güçlü bir yazarımız neden olmaz. Ayıp mıdır merak ediyorum yoksa günah mı? Nedir yazarlarımızı erzurum'da köyleri yakan, insanları yakan, ermeniler kaçırıp ırzına geçmesin diye kendi kızını vuran insanlarımızın öykülerini anlatmamaya iten. Görmedik ve duymadık, dolayısı ile okumadık da 15 Mayıs 1919 günü izmir'e ayak basan Yunan askerlerinin o gün kaç insanı öldürdüğünü. Türk'üz ya biz. Allah belamızı versin, her şey müstahak bize. Kendi uyruklarından utanıyorlar sanki. Peki ya antepte, urfa'da, Maraş'ta olanlar... Bu 3 ilimiz de kendiliğinden mi adının önüne o sıfatları aldılar. Çok iyi davrandı Fransız ve Ermeniler de "Ulan biz bu kadar iyi davranılmayı haketmiyoruz" diye mi alayına isyan ettiler. Yazsana kendi insanının da yaşadığı acıları.
Herşey aleyhimize... Kendi yazarımız bile... Bu edebiyat fedaileri bir kez de kızılderililerin acılarını anlatsınlar, cezayir'de yaşananların. Kendi güncellerine baksalar. Gazze'de, filistin'de ve Irak'ta ne acılar oluyor. Yazsana sevgili yazar bunları da. 30 milyon kızılderili yaşadığı tahmin ediliyor 1500'lü yıllarda Amerika kıtası'nda... Bugün 100 bin kişi bile yoklar. Kitle imha silahları bile olmadan nasıl öldü bu insanlar anlatsana... Bir kere de biz okuyalım.
sıkıldım artık. Kendi bahçesinde dal olmayanlar girmiş bahçemize ağaçlık taslıyor.
Not 2: ermeni vatandaşlarımızla hiç bir sorunum da yoktur. Bu tip açıklamalar yapmak da adetten oldu ya. Vatanseveriz ya, ırkçı ya da faşist olmadığımızı da belli edeceğiz illa ki. Ayıp çünkü vatanını sevmek, hakkını korumak.
askerlikte beklenilen devredir..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar