bugün
- kan sırası4
- robot moderatör3
- atatürk düşmanı it sürüsü5
- gece sokakta koşarak 31 çeken kolsuz cüce görmek6
- ak parti merkez yürütme kurulu toplantısı5
- çok konuşan kedi2
- almanlarin orduya guvensizligi3
- habire1275
- habire12 adamdır37
- izmirli kızların verici olması34
- ofisi havaya uçurmak2
- mutsuzluğun en büyük nedeni15
- bilgi içerikli başlık açmamanın sebepleri9
- sssilvermist21
- fil8
- kaplan7
- ben geldim naneler13
- kartal6
- timsah5
- aslan8
- hiyeroglif dilleri3
- zebra4
- claudian clouds kadındır12
- insan kaynakları4
- cilgincapkin13
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- iş bulamamak4
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- aldığınız en ilginç iltifat3
- anın görüntüsü18
- sansürsüz tarih2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- deccal'in sozluge gelmesi10
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- nickten isim tahmini yapmak25
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası19
- messi'yi savunan adamla ahbaplık etmem5
- kafa dağıtmalık şarkı önerileri5
- yazarların almak istediği hediyeler4
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- yorgun mermi13
- ben senin yerinde olsam5
- yeni parti46
- tas kafa traşlı hırt sorunu3
- sözlükteki kavganın amacı5
- gece denize girmek12
- arap gel oğlum5
Aravind adiga'nın 2008 man booker ödülünü kazanmış kitabı.
Daha önce okuduğum postkolonyal ve anglohint yazarlar bir yana bu istisnai bir kitaptı. Salman rushdie, amitav ghosh, seth, chandra gibileri sihirli gerçekçilik ve jeneolojiyle "ilgilenmeye çalışırken" adiga daha çok sosyal realizme yakın. Bir bakıma da demagojik ve Buna rağmen zaman zaman zorluyor. Ve yine bu kadar "leş duygusallığa" rağmen eğlenmeyi, hepimizin paylaştığı bazı gerçeklere de değinmeyi de ihmal etmemiş. Zaten adiga'nın sosyal kaygıları kitabın daha ilk paragrafından açıkça görünüyor:
"entrepreneurs are made from half-baked clay."
O kadar övdüm lakin artık benim için hemen hemen tüm sürükleyici -bir nevi zorlamayan- kitaplar, okuma alışkanlığı kazandırabilecek kitaplar olmaktan öteye gidemez. Başlık dursun bakalım.
Daha önce okuduğum postkolonyal ve anglohint yazarlar bir yana bu istisnai bir kitaptı. Salman rushdie, amitav ghosh, seth, chandra gibileri sihirli gerçekçilik ve jeneolojiyle "ilgilenmeye çalışırken" adiga daha çok sosyal realizme yakın. Bir bakıma da demagojik ve Buna rağmen zaman zaman zorluyor. Ve yine bu kadar "leş duygusallığa" rağmen eğlenmeyi, hepimizin paylaştığı bazı gerçeklere de değinmeyi de ihmal etmemiş. Zaten adiga'nın sosyal kaygıları kitabın daha ilk paragrafından açıkça görünüyor:
"entrepreneurs are made from half-baked clay."
O kadar övdüm lakin artık benim için hemen hemen tüm sürükleyici -bir nevi zorlamayan- kitaplar, okuma alışkanlığı kazandırabilecek kitaplar olmaktan öteye gidemez. Başlık dursun bakalım.
Film fena değil. Hint filmlerini seven birisi olarak sevimsiz başrol biraz bünyemi sarstı. Yine de boş vakit değerlendirecek bir film.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar