bugün
- ölümlü bir erkekle evlenmek7
- sürekli güler yüzle dolaşan tip5
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- türkler barbar ve köpektir7
- yeni parti39
- arkadaşlar bakar mısınız bi7
- bursalı erkeklere vurulan ibne damgası5
- psikopat erkek seven kızlar3
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- bacağım ağrıyor yağmur yağacak2
- avokado tadı3
- kadınlardan ilgi göremeyince erkeklere yönelmek2
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- enayimiknatisii10
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- tas kafalı hırt istilası3
- yazarların acı eşiği5
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- güne bir şarkı bırak14
- topluma nasıl faydalı olunur7
- ahmet vehbi bakırlıoğlu2
- alparslan türkeş sonrası mhp5
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor2
- en güzel sevişme13
- iştahın kapanması5
- franklyfourfingers2
- ciguli kral ve velvet erdoğan'a oy verir mi4
- sony ericsson t1002
- feminizm2
- ipkis2
- zeynep sude oktay6
- şahane pazar2
- eye of tiger dinlerken saçı başı yırtmak6
- bay turnike2
- zaman baba4
- susam sokağı2
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması10
- akciğerden gelen cikleme sesleri7
- kitap yerine pdf okumak5
- nervio35
- yeni parti'nin logosu5
- bu koyden olsam ne olacak18
- gelmiş geçmiş en büyük kemalist4
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı12
- kendini üç kelime ile tanımla2
- sigmund freud vs carl gustav jung6
- masterchef de kerhane tatlısı yapmak2
- 2 zamanlı motosiklet sesi3
"...Yakın zamanlara kadar daha çok bir güvenlik sorunu olarak incelenen ve Soğuk Savaşın gölgesinde gelişen terörizm, öneminin artmaya başlamasından önce devletler ve uluslararası sisteme yönelik yalnızca sınırlı bir tehdit olarak algılanmıştır. Terörün uluslararası istikrar açısından öneminin Soğuk Savaş döneminde anlaşılması ile birlikte; terörizm akademik çalışma, kitap ve makalelerin konusu haline gelmiştir.
Terör kelimesi Latinceden gelmektedir. Kelime anlamı; korkudan titreme veya titremeye sebep olmadır. Fransızca Petit Robert sözlüğünün kelimeye, bir toplumda bir grubun halkın direnişini kırmak için yarattığı ortak korku anlamını verdiği görülmektedir.
Terör kelimesinin bugünkü anlamında, ilk defa Fransada, Fransız Devriminden sonra kullanıldığında herkes hem fikirdir. Devrimden sonra 1793 Martında 1794 Temmuzuna kadar süren dönem terör rejimi veya terör dönemi (reign of terror-regime de le terreur) olarak adlandırılmıştır.
Literatürde terör kelimesi bazen şiddet (violence), siyasal şiddet (political violence), hatta anarşi (anarchy) kelimeyle eş anlamla olarak kullanılmaktadır.
Türkiyede yıllarca teröre karşılık olarak sadece anarşi kelimesi kullanılmış, son yıllarda bu kelime terk edilerek terör denilmeye başlamıştı. Terör kavramının Türkçedeki karşılığı yıldırma,korkutmadır(6). Terör ve tedhiş kelimeleri aynı anlama gelmektedir; ancak tedhiş Arapçadan geldiğine göre onun Türkçe karşılığı yılgı olur (Türk Dil Kurumu).
Terörizmi her yönüyle inceleyen bir makalede S. Dönmezer tarafından yapılan tanımlama da şu şekildedir...şiddetin, sosyal, ulusal, ırkı, dinsel, fesat çıkarıcı ve benzer diğer maksatlarla ve sosyal sınıflar arasında çatışma, savaş tahrik etmek üzere planlı ve hukuk dışı olarak kullanılmasıdır. Terör kavramını hemen tüm unsurları ile ele alan bu tanımda şiddetin araç olduğu ortaya konulmaktadır. Keleş-Ünsal ise, müştereken yaptıkları bir tanımlamada; ...başlıca amacı siyasal iktidarı ele geçirmek isteyen güçlerin onu yıpratmak ve bu arada, sindirdikleri yığınları da sahipsiz kaldıkları inancına yöneltmek için,şiddet eylemlerinden yararlanmaktır demektedirler. Tanımlardan da anlaşıldığı gibi terör kavramının içinde şiddet ve dehşet halleri söz konusu olmaktadır..."
"...Terörizm konusunda karşılaşan en önemli sorun terörizmin uluslararası bir tanımının yapılamamasıdır. Aynı kişinin aynı fiilden dolayı bir devlette özgürlük savaşçısı diğer bir devlette ise en affedilemez suçları işleyen bir hain olarak nitelendiriliyor olması terörizmin ortadan kaldırılmasının önündeki en büyük engeldir.
Terörizm bütün dünya devletleri tarafından ya da en azından etkili olduğu kabul edilebilecek çoğunluk tarafından onaylanmış bir tanımı yoktur. Aksine herkesin kendine göre başka bir terörizm tanımı vardır.
Doğrudan siyasal güçleri çok az olan ya da hiç olmayan guruplar, terörizme baş vurarak toplumda sahip oldukları siyasal ve sayısal güçleri ile hiçte orantılı olmayacak ölçüde geniş etkiler yaratmışlardı. Terörizm yaygın endişe ve korku doğurarak kamuoyu yaratıp, bazı hükümetlerin toplumdaki küçük gurupların isteklerini kabul etmelerini sağlamıştır. Bu durum, küçük fakat örgütlü çabalarda büyük sonuçların elde edilebildiği terörizmi, bazı siyasal guruplar için çekici bir seçenek durumuna getirmiştir.
Ulusal terörizmin önlenmesi doğrultusunda yaptıkları çalışmalarda ortak bir terörizm tanımında uzlaşamayan devletler, yaptıkları terörizmin önlenmesi amaçlı sözleşmelerde, bazı fiilleri konu alarak bu fiilleri ulusal hukuk sistemlerinde suç olarak düzenleme, bu suçu işleyenleri siyasal suçlu sayılmasına ve bunlara sığınma hakkı tanımayarak yargılama ya da iade etme yükümlülükleri üstlenme yoluna gitmişlerdir..."
Belirtilenlerden yola çıkarak, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1.maddesine göre; Terörizm, Türkiye'de; "Cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasî, hukukî, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir" şeklinde tanımlanmıştır.
Terör kelimesi Latinceden gelmektedir. Kelime anlamı; korkudan titreme veya titremeye sebep olmadır. Fransızca Petit Robert sözlüğünün kelimeye, bir toplumda bir grubun halkın direnişini kırmak için yarattığı ortak korku anlamını verdiği görülmektedir.
Terör kelimesinin bugünkü anlamında, ilk defa Fransada, Fransız Devriminden sonra kullanıldığında herkes hem fikirdir. Devrimden sonra 1793 Martında 1794 Temmuzuna kadar süren dönem terör rejimi veya terör dönemi (reign of terror-regime de le terreur) olarak adlandırılmıştır.
Literatürde terör kelimesi bazen şiddet (violence), siyasal şiddet (political violence), hatta anarşi (anarchy) kelimeyle eş anlamla olarak kullanılmaktadır.
Türkiyede yıllarca teröre karşılık olarak sadece anarşi kelimesi kullanılmış, son yıllarda bu kelime terk edilerek terör denilmeye başlamıştı. Terör kavramının Türkçedeki karşılığı yıldırma,korkutmadır(6). Terör ve tedhiş kelimeleri aynı anlama gelmektedir; ancak tedhiş Arapçadan geldiğine göre onun Türkçe karşılığı yılgı olur (Türk Dil Kurumu).
Terörizmi her yönüyle inceleyen bir makalede S. Dönmezer tarafından yapılan tanımlama da şu şekildedir...şiddetin, sosyal, ulusal, ırkı, dinsel, fesat çıkarıcı ve benzer diğer maksatlarla ve sosyal sınıflar arasında çatışma, savaş tahrik etmek üzere planlı ve hukuk dışı olarak kullanılmasıdır. Terör kavramını hemen tüm unsurları ile ele alan bu tanımda şiddetin araç olduğu ortaya konulmaktadır. Keleş-Ünsal ise, müştereken yaptıkları bir tanımlamada; ...başlıca amacı siyasal iktidarı ele geçirmek isteyen güçlerin onu yıpratmak ve bu arada, sindirdikleri yığınları da sahipsiz kaldıkları inancına yöneltmek için,şiddet eylemlerinden yararlanmaktır demektedirler. Tanımlardan da anlaşıldığı gibi terör kavramının içinde şiddet ve dehşet halleri söz konusu olmaktadır..."
"...Terörizm konusunda karşılaşan en önemli sorun terörizmin uluslararası bir tanımının yapılamamasıdır. Aynı kişinin aynı fiilden dolayı bir devlette özgürlük savaşçısı diğer bir devlette ise en affedilemez suçları işleyen bir hain olarak nitelendiriliyor olması terörizmin ortadan kaldırılmasının önündeki en büyük engeldir.
Terörizm bütün dünya devletleri tarafından ya da en azından etkili olduğu kabul edilebilecek çoğunluk tarafından onaylanmış bir tanımı yoktur. Aksine herkesin kendine göre başka bir terörizm tanımı vardır.
Doğrudan siyasal güçleri çok az olan ya da hiç olmayan guruplar, terörizme baş vurarak toplumda sahip oldukları siyasal ve sayısal güçleri ile hiçte orantılı olmayacak ölçüde geniş etkiler yaratmışlardı. Terörizm yaygın endişe ve korku doğurarak kamuoyu yaratıp, bazı hükümetlerin toplumdaki küçük gurupların isteklerini kabul etmelerini sağlamıştır. Bu durum, küçük fakat örgütlü çabalarda büyük sonuçların elde edilebildiği terörizmi, bazı siyasal guruplar için çekici bir seçenek durumuna getirmiştir.
Ulusal terörizmin önlenmesi doğrultusunda yaptıkları çalışmalarda ortak bir terörizm tanımında uzlaşamayan devletler, yaptıkları terörizmin önlenmesi amaçlı sözleşmelerde, bazı fiilleri konu alarak bu fiilleri ulusal hukuk sistemlerinde suç olarak düzenleme, bu suçu işleyenleri siyasal suçlu sayılmasına ve bunlara sığınma hakkı tanımayarak yargılama ya da iade etme yükümlülükleri üstlenme yoluna gitmişlerdir..."
Belirtilenlerden yola çıkarak, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1.maddesine göre; Terörizm, Türkiye'de; "Cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasî, hukukî, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir" şeklinde tanımlanmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar