bugün
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması9
- dekolteye bakar mısınız4
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası7
- gelecek partisi'nin kapanması11
- üşüyen erkek10
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı8
- yaz yavaştan bitiyor eylül geliyor 20263
- sözlük yazarlarının kombinleri4
- japonya20
- ketçap aromalı ruffles5
- sağa sinyal verip sola dönmek7
- vergicilerin kıl olduğu mal beyanı2
- mal varlıklarınız nelerdir5
- battal gazi5
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması7
- asla yapmam denilen şeyler5
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı2
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- ahmet davutoğlu6
- arkadaşlar görüşürüz ben gidiyom2
- stackoverflow da geçen saatler2
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin14
- gürcistan25
- ctrlx22
- ağlamamak için kendini tutmak12
- klima çarpması4
- kırgızistan8
- sabahın köründe entry giren işsizler3
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması7
- silah çekildiği zaman patlar3
- prensesler gibi uyanmak3
- kuran da namaz yok21
- hewal ebo18
- aslan gibi adam2
- günaydın sözlük uyanın artık2
- geceniz nasıl geçiyor7
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- latin atasözleri6
- çin8
- lahmacunu elle yiyen kız14
- geceye bir şarkı bırak17
- ilgi isteyen kız16
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- sabaha bir şiir bırak2
- sözlüğün aniden sessizleşmesi5
- yazarlara gelen son mesaj2
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- hikayeyi devam ettir52
"...Yakın zamanlara kadar daha çok bir güvenlik sorunu olarak incelenen ve Soğuk Savaşın gölgesinde gelişen terörizm, öneminin artmaya başlamasından önce devletler ve uluslararası sisteme yönelik yalnızca sınırlı bir tehdit olarak algılanmıştır. Terörün uluslararası istikrar açısından öneminin Soğuk Savaş döneminde anlaşılması ile birlikte; terörizm akademik çalışma, kitap ve makalelerin konusu haline gelmiştir.
Terör kelimesi Latinceden gelmektedir. Kelime anlamı; korkudan titreme veya titremeye sebep olmadır. Fransızca Petit Robert sözlüğünün kelimeye, bir toplumda bir grubun halkın direnişini kırmak için yarattığı ortak korku anlamını verdiği görülmektedir.
Terör kelimesinin bugünkü anlamında, ilk defa Fransada, Fransız Devriminden sonra kullanıldığında herkes hem fikirdir. Devrimden sonra 1793 Martında 1794 Temmuzuna kadar süren dönem terör rejimi veya terör dönemi (reign of terror-regime de le terreur) olarak adlandırılmıştır.
Literatürde terör kelimesi bazen şiddet (violence), siyasal şiddet (political violence), hatta anarşi (anarchy) kelimeyle eş anlamla olarak kullanılmaktadır.
Türkiyede yıllarca teröre karşılık olarak sadece anarşi kelimesi kullanılmış, son yıllarda bu kelime terk edilerek terör denilmeye başlamıştı. Terör kavramının Türkçedeki karşılığı yıldırma,korkutmadır(6). Terör ve tedhiş kelimeleri aynı anlama gelmektedir; ancak tedhiş Arapçadan geldiğine göre onun Türkçe karşılığı yılgı olur (Türk Dil Kurumu).
Terörizmi her yönüyle inceleyen bir makalede S. Dönmezer tarafından yapılan tanımlama da şu şekildedir...şiddetin, sosyal, ulusal, ırkı, dinsel, fesat çıkarıcı ve benzer diğer maksatlarla ve sosyal sınıflar arasında çatışma, savaş tahrik etmek üzere planlı ve hukuk dışı olarak kullanılmasıdır. Terör kavramını hemen tüm unsurları ile ele alan bu tanımda şiddetin araç olduğu ortaya konulmaktadır. Keleş-Ünsal ise, müştereken yaptıkları bir tanımlamada; ...başlıca amacı siyasal iktidarı ele geçirmek isteyen güçlerin onu yıpratmak ve bu arada, sindirdikleri yığınları da sahipsiz kaldıkları inancına yöneltmek için,şiddet eylemlerinden yararlanmaktır demektedirler. Tanımlardan da anlaşıldığı gibi terör kavramının içinde şiddet ve dehşet halleri söz konusu olmaktadır..."
"...Terörizm konusunda karşılaşan en önemli sorun terörizmin uluslararası bir tanımının yapılamamasıdır. Aynı kişinin aynı fiilden dolayı bir devlette özgürlük savaşçısı diğer bir devlette ise en affedilemez suçları işleyen bir hain olarak nitelendiriliyor olması terörizmin ortadan kaldırılmasının önündeki en büyük engeldir.
Terörizm bütün dünya devletleri tarafından ya da en azından etkili olduğu kabul edilebilecek çoğunluk tarafından onaylanmış bir tanımı yoktur. Aksine herkesin kendine göre başka bir terörizm tanımı vardır.
Doğrudan siyasal güçleri çok az olan ya da hiç olmayan guruplar, terörizme baş vurarak toplumda sahip oldukları siyasal ve sayısal güçleri ile hiçte orantılı olmayacak ölçüde geniş etkiler yaratmışlardı. Terörizm yaygın endişe ve korku doğurarak kamuoyu yaratıp, bazı hükümetlerin toplumdaki küçük gurupların isteklerini kabul etmelerini sağlamıştır. Bu durum, küçük fakat örgütlü çabalarda büyük sonuçların elde edilebildiği terörizmi, bazı siyasal guruplar için çekici bir seçenek durumuna getirmiştir.
Ulusal terörizmin önlenmesi doğrultusunda yaptıkları çalışmalarda ortak bir terörizm tanımında uzlaşamayan devletler, yaptıkları terörizmin önlenmesi amaçlı sözleşmelerde, bazı fiilleri konu alarak bu fiilleri ulusal hukuk sistemlerinde suç olarak düzenleme, bu suçu işleyenleri siyasal suçlu sayılmasına ve bunlara sığınma hakkı tanımayarak yargılama ya da iade etme yükümlülükleri üstlenme yoluna gitmişlerdir..."
Belirtilenlerden yola çıkarak, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1.maddesine göre; Terörizm, Türkiye'de; "Cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasî, hukukî, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir" şeklinde tanımlanmıştır.
Terör kelimesi Latinceden gelmektedir. Kelime anlamı; korkudan titreme veya titremeye sebep olmadır. Fransızca Petit Robert sözlüğünün kelimeye, bir toplumda bir grubun halkın direnişini kırmak için yarattığı ortak korku anlamını verdiği görülmektedir.
Terör kelimesinin bugünkü anlamında, ilk defa Fransada, Fransız Devriminden sonra kullanıldığında herkes hem fikirdir. Devrimden sonra 1793 Martında 1794 Temmuzuna kadar süren dönem terör rejimi veya terör dönemi (reign of terror-regime de le terreur) olarak adlandırılmıştır.
Literatürde terör kelimesi bazen şiddet (violence), siyasal şiddet (political violence), hatta anarşi (anarchy) kelimeyle eş anlamla olarak kullanılmaktadır.
Türkiyede yıllarca teröre karşılık olarak sadece anarşi kelimesi kullanılmış, son yıllarda bu kelime terk edilerek terör denilmeye başlamıştı. Terör kavramının Türkçedeki karşılığı yıldırma,korkutmadır(6). Terör ve tedhiş kelimeleri aynı anlama gelmektedir; ancak tedhiş Arapçadan geldiğine göre onun Türkçe karşılığı yılgı olur (Türk Dil Kurumu).
Terörizmi her yönüyle inceleyen bir makalede S. Dönmezer tarafından yapılan tanımlama da şu şekildedir...şiddetin, sosyal, ulusal, ırkı, dinsel, fesat çıkarıcı ve benzer diğer maksatlarla ve sosyal sınıflar arasında çatışma, savaş tahrik etmek üzere planlı ve hukuk dışı olarak kullanılmasıdır. Terör kavramını hemen tüm unsurları ile ele alan bu tanımda şiddetin araç olduğu ortaya konulmaktadır. Keleş-Ünsal ise, müştereken yaptıkları bir tanımlamada; ...başlıca amacı siyasal iktidarı ele geçirmek isteyen güçlerin onu yıpratmak ve bu arada, sindirdikleri yığınları da sahipsiz kaldıkları inancına yöneltmek için,şiddet eylemlerinden yararlanmaktır demektedirler. Tanımlardan da anlaşıldığı gibi terör kavramının içinde şiddet ve dehşet halleri söz konusu olmaktadır..."
"...Terörizm konusunda karşılaşan en önemli sorun terörizmin uluslararası bir tanımının yapılamamasıdır. Aynı kişinin aynı fiilden dolayı bir devlette özgürlük savaşçısı diğer bir devlette ise en affedilemez suçları işleyen bir hain olarak nitelendiriliyor olması terörizmin ortadan kaldırılmasının önündeki en büyük engeldir.
Terörizm bütün dünya devletleri tarafından ya da en azından etkili olduğu kabul edilebilecek çoğunluk tarafından onaylanmış bir tanımı yoktur. Aksine herkesin kendine göre başka bir terörizm tanımı vardır.
Doğrudan siyasal güçleri çok az olan ya da hiç olmayan guruplar, terörizme baş vurarak toplumda sahip oldukları siyasal ve sayısal güçleri ile hiçte orantılı olmayacak ölçüde geniş etkiler yaratmışlardı. Terörizm yaygın endişe ve korku doğurarak kamuoyu yaratıp, bazı hükümetlerin toplumdaki küçük gurupların isteklerini kabul etmelerini sağlamıştır. Bu durum, küçük fakat örgütlü çabalarda büyük sonuçların elde edilebildiği terörizmi, bazı siyasal guruplar için çekici bir seçenek durumuna getirmiştir.
Ulusal terörizmin önlenmesi doğrultusunda yaptıkları çalışmalarda ortak bir terörizm tanımında uzlaşamayan devletler, yaptıkları terörizmin önlenmesi amaçlı sözleşmelerde, bazı fiilleri konu alarak bu fiilleri ulusal hukuk sistemlerinde suç olarak düzenleme, bu suçu işleyenleri siyasal suçlu sayılmasına ve bunlara sığınma hakkı tanımayarak yargılama ya da iade etme yükümlülükleri üstlenme yoluna gitmişlerdir..."
Belirtilenlerden yola çıkarak, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1.maddesine göre; Terörizm, Türkiye'de; "Cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasî, hukukî, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir" şeklinde tanımlanmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar