bugün
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı10
- bir yazarı savunmak7
- arkadaşlar biraz beşiktaş'ı övebilir misiniz5
- nasıl zengin olunur4
- çalışmadan para kazanmak6
- amedspor7
- seri gizli artı oy veren melek7
- mutlu ama uzak olsun5
- sözlüğe her yeni gelen erko yazara yürümek6
- saygıyı mı yoksa sevgiyi mi istersin6
- yatarken surata telefonu düşürmek2
- özlediniz mi beni7
- velvet27
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- ütopyalar güzeldir2
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım9
- bazı olaylarda zall'ın sözlüğe intikal etmesi5
- erkeklerin gözdesi olan erkek3
- karı kıza para yedirir misiniz5
- pizza yemek2
- sözlükte kavga oldu hissi5
- kedi4
- as maca'nın kızların gözdesi olması3
- acı gerçekler3
- 16 ağustos 2026 amedspor erzurumspor maçı6
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- yazarlarda bana laf sokuldu mu paranoyası3
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- nil karaibrahimgil2
- ye yağlıyı iç suyu dondurursa dondursun5
- sen hep tedbirler aldın ben gözü karaydım2
- ağzı sarımsak kokan biriyle öpüşmek5
- şeker ezmek2
- mor semsiyeli yabanci8
- o kızdan uzak dur diyen erkek4
- evliliğin anlamı13
- 16 ağustos 2026 amed erzurumspor maçı6
- türklere vize serbestisi4
- anın görüntüsü34
- duygulandıran ingilizce şarkılar3
- bir kadın için yapılabilecek en büyük fedakarlık2
- rüyada deprem olduğunu görmek2
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- evlilik balonunun patlaması3
- yoğurt mayalamasını bilen erkek6
- alihan kuriş9
- kürtsüz türkiye11
- kendini değersizleştiren insan4
- çay yapacak hatunun olmaması3
terfilerde genel kabul görmüş bir kriter yok. özel sektörde daha çok amca/dayı, üstlerle ilişkiler ekseninde şekillenirken, kamu sektöründe kıdem bazlı kartına hamil olacak yakınlar ve özel sektörde saydığımız ilişkiler bazında şekilleniyor.
kurumsal düzeye ulaşmış şirketler aile şirketi olmaktan çıktıklarından, profesyonel yöneticiler tarafından idare ediliyorlar. patronun direkt etkisi ortadan kalkınca para-harcayan matrisindeki en dezavantajlı durum ortaya çıkıyor. burada profesyonel yöneticinin, patronun tavsiye ettiği, hatırlı kişilere ulaşabilme yetisine sahip, kendisine iyi davranan (bir dediğini iki etmeyen / evet efendimci), göze hitap eden kişileri (ben olsam ben de ucube görünümlü bir dahi yerine ahu gözlü şapşal bir fıstıkla çalışmayı yeğlerim) seçmesini anlayabiliriz. çünkü yönetici kendini idare edebilecek kar marjını kafi görür. bu kar marjına ulaşmanın da piyasa koşulları ve kendi şahsi becerisi çerçevesinde mümkün olabileceğine inanır. sonuç olarak normal şartlarda hiçbir yönetici yeni fikirlerle statükoyu bozmaya yeltenecek, sivrilip kendi yeteneklerinin sorgulanmasına sebep olacak kişilerin terfi etmesini istemez.
kamuda ise terfilerde, kanuni olarak, liyakat esastır. yalnız liyakat somut bir kavram olmadığından belirli süreler belirlenip terfiler ona göre kotarılmaya çalışılır. belli bir görevde belli bir süre görev yapanlar bir sınava alınıp başarılı olanlar mevcut boş kadrolar doğrultusunda terfi ettirilir. burada da sorun sınavı kazananların (sınav varsa) boş kadrolardan fazla olması durumunda ortaya çıkar. şüphesiz ki kamu sektöründeki yönetici statükoyu muhafaza edecek elemanları özel sektördekinden çok daha fazla tercih edecktir.
bütün bu süreçlerin sonucunda; iktidara tapmak en belirgin özelliği olan kifayetsiz muhterisler daha hızlı bir şekilde yükselip yönetim kademelerine geçerler. bir defa bu kademeleri eline geçirmiş kişilerin sonraki terfilerde kendilerine benzer kişileri seçecekleri düşünüldüğünde kısır döngü sağlanmış olur.
üstleri tarafından ihtiras eksikliği, kurum kültürünü benimseyememe gibi özelliklerle nitelenen, yaygara yapmak yerine iş yapmayı tercih eden mütevazi elemanlar ise sistemin kendilerine müsade ettiği yere kadar yükselip, yaptıkları işe ve kendilerine yabancılaşarak kariyerlerine devam ederler. bu yetenek israfının ekonomiye olan zararını hesaplamaya yeltenen olmuşmudur bilemiyorum. lakin mümkün olsa karşımıza çıkacak meblağın hepimizin dudağını uçuklatacağından eminim.
kurumsal düzeye ulaşmış şirketler aile şirketi olmaktan çıktıklarından, profesyonel yöneticiler tarafından idare ediliyorlar. patronun direkt etkisi ortadan kalkınca para-harcayan matrisindeki en dezavantajlı durum ortaya çıkıyor. burada profesyonel yöneticinin, patronun tavsiye ettiği, hatırlı kişilere ulaşabilme yetisine sahip, kendisine iyi davranan (bir dediğini iki etmeyen / evet efendimci), göze hitap eden kişileri (ben olsam ben de ucube görünümlü bir dahi yerine ahu gözlü şapşal bir fıstıkla çalışmayı yeğlerim) seçmesini anlayabiliriz. çünkü yönetici kendini idare edebilecek kar marjını kafi görür. bu kar marjına ulaşmanın da piyasa koşulları ve kendi şahsi becerisi çerçevesinde mümkün olabileceğine inanır. sonuç olarak normal şartlarda hiçbir yönetici yeni fikirlerle statükoyu bozmaya yeltenecek, sivrilip kendi yeteneklerinin sorgulanmasına sebep olacak kişilerin terfi etmesini istemez.
kamuda ise terfilerde, kanuni olarak, liyakat esastır. yalnız liyakat somut bir kavram olmadığından belirli süreler belirlenip terfiler ona göre kotarılmaya çalışılır. belli bir görevde belli bir süre görev yapanlar bir sınava alınıp başarılı olanlar mevcut boş kadrolar doğrultusunda terfi ettirilir. burada da sorun sınavı kazananların (sınav varsa) boş kadrolardan fazla olması durumunda ortaya çıkar. şüphesiz ki kamu sektöründeki yönetici statükoyu muhafaza edecek elemanları özel sektördekinden çok daha fazla tercih edecktir.
bütün bu süreçlerin sonucunda; iktidara tapmak en belirgin özelliği olan kifayetsiz muhterisler daha hızlı bir şekilde yükselip yönetim kademelerine geçerler. bir defa bu kademeleri eline geçirmiş kişilerin sonraki terfilerde kendilerine benzer kişileri seçecekleri düşünüldüğünde kısır döngü sağlanmış olur.
üstleri tarafından ihtiras eksikliği, kurum kültürünü benimseyememe gibi özelliklerle nitelenen, yaygara yapmak yerine iş yapmayı tercih eden mütevazi elemanlar ise sistemin kendilerine müsade ettiği yere kadar yükselip, yaptıkları işe ve kendilerine yabancılaşarak kariyerlerine devam ederler. bu yetenek israfının ekonomiye olan zararını hesaplamaya yeltenen olmuşmudur bilemiyorum. lakin mümkün olsa karşımıza çıkacak meblağın hepimizin dudağını uçuklatacağından eminim.
makam bakımından yükselme.
Pek bişey değişmiyor sen aynı sen. Maaşa biraz zam kapıdaki ünvanının değişiyor. eşşek yine bizim eşşek diyor kapital.
Ama kamu kurumunda nasıldır bilemem.
Ama kamu kurumunda nasıldır bilemem.
rütbece yükselmek.
çalışanlar veya beyaz yakalılara verilen bir ata nasıl kamçı atılır daha hızlı gitmesini istediğin için insanoğlu patronları tarafından vurulmuş bir kırbaçdır.
5 yıldır çalıştığınız iş yerinizde halen daha bu sürece giremiyorsanız o iş yerinde çalışmaktan vazgeçin felsefesi yüzünden kıdem yapamaz hale geldim. Yada ben beceriksizim de öz eleştiri yapamadım. Öyle bir süreç.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar