bugün
- pkk'ya küfür edince sinirlenen ülkücü8
- sözlük yazarları neli kahve içiyor7
- alttaki yazara motto ver16
- bebek katili öcalan11
- claudian clouds12
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı13
- ülkü ocaklarına gidip apoya küfür etmek3
- bir kadın için ağlayan erkek3
- amedspor9
- uludağ sözlüğün havasının temiz olması3
- porno entelektüelliği8
- mansur yavaş3
- yaprak dökümü ali rıza bey in felç geçirmesi2
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi3
- sözlüğe sütyensiz giren yazarlar3
- zorunlu eğitim zulmü3
- hayatın kuralları14
- batının ahlaksızlığı2
- uludağ sözlük kızları mericini seçiyor3
- sagopa kajmer aforizmaları2
- osuruktan şiirler22
- üsteki yazara güzel bir şey söyle4
- 20122
- iyi parti2
- bu havada gidilmez3
- devletin eğitim tekelinin meşruiyeti3
- türkiye'nin ab vize muafiyeti için son 6 kriteri2
- bacak uzun gözüksün diye kiçi açıkta birakmak3
- güzel kızların çaylaklığını merici çeksin2
- avrupa yakası aslı5
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- kendini değersizleştiren insan5
- rap dinleyen insanların kendini zeki sanması2
- erzincan da yolcu otobüsü ile suv çarpışması3
- günün sözü2
- velvet27
- sarı torba8
- çalışmadan para kazanmak6
- israil'in lübnan da çatışmalara hazırlanması2
- türker ertürk hakkında soruşturma başlatılması2
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler25
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- uludağ itiraf3
- bir yazarı savunmak7
- anın görüntüsü33
- evliliğin anlamı13
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım9
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- anın fotoğrafı4
terfilerde genel kabul görmüş bir kriter yok. özel sektörde daha çok amca/dayı, üstlerle ilişkiler ekseninde şekillenirken, kamu sektöründe kıdem bazlı kartına hamil olacak yakınlar ve özel sektörde saydığımız ilişkiler bazında şekilleniyor.
kurumsal düzeye ulaşmış şirketler aile şirketi olmaktan çıktıklarından, profesyonel yöneticiler tarafından idare ediliyorlar. patronun direkt etkisi ortadan kalkınca para-harcayan matrisindeki en dezavantajlı durum ortaya çıkıyor. burada profesyonel yöneticinin, patronun tavsiye ettiği, hatırlı kişilere ulaşabilme yetisine sahip, kendisine iyi davranan (bir dediğini iki etmeyen / evet efendimci), göze hitap eden kişileri (ben olsam ben de ucube görünümlü bir dahi yerine ahu gözlü şapşal bir fıstıkla çalışmayı yeğlerim) seçmesini anlayabiliriz. çünkü yönetici kendini idare edebilecek kar marjını kafi görür. bu kar marjına ulaşmanın da piyasa koşulları ve kendi şahsi becerisi çerçevesinde mümkün olabileceğine inanır. sonuç olarak normal şartlarda hiçbir yönetici yeni fikirlerle statükoyu bozmaya yeltenecek, sivrilip kendi yeteneklerinin sorgulanmasına sebep olacak kişilerin terfi etmesini istemez.
kamuda ise terfilerde, kanuni olarak, liyakat esastır. yalnız liyakat somut bir kavram olmadığından belirli süreler belirlenip terfiler ona göre kotarılmaya çalışılır. belli bir görevde belli bir süre görev yapanlar bir sınava alınıp başarılı olanlar mevcut boş kadrolar doğrultusunda terfi ettirilir. burada da sorun sınavı kazananların (sınav varsa) boş kadrolardan fazla olması durumunda ortaya çıkar. şüphesiz ki kamu sektöründeki yönetici statükoyu muhafaza edecek elemanları özel sektördekinden çok daha fazla tercih edecktir.
bütün bu süreçlerin sonucunda; iktidara tapmak en belirgin özelliği olan kifayetsiz muhterisler daha hızlı bir şekilde yükselip yönetim kademelerine geçerler. bir defa bu kademeleri eline geçirmiş kişilerin sonraki terfilerde kendilerine benzer kişileri seçecekleri düşünüldüğünde kısır döngü sağlanmış olur.
üstleri tarafından ihtiras eksikliği, kurum kültürünü benimseyememe gibi özelliklerle nitelenen, yaygara yapmak yerine iş yapmayı tercih eden mütevazi elemanlar ise sistemin kendilerine müsade ettiği yere kadar yükselip, yaptıkları işe ve kendilerine yabancılaşarak kariyerlerine devam ederler. bu yetenek israfının ekonomiye olan zararını hesaplamaya yeltenen olmuşmudur bilemiyorum. lakin mümkün olsa karşımıza çıkacak meblağın hepimizin dudağını uçuklatacağından eminim.
kurumsal düzeye ulaşmış şirketler aile şirketi olmaktan çıktıklarından, profesyonel yöneticiler tarafından idare ediliyorlar. patronun direkt etkisi ortadan kalkınca para-harcayan matrisindeki en dezavantajlı durum ortaya çıkıyor. burada profesyonel yöneticinin, patronun tavsiye ettiği, hatırlı kişilere ulaşabilme yetisine sahip, kendisine iyi davranan (bir dediğini iki etmeyen / evet efendimci), göze hitap eden kişileri (ben olsam ben de ucube görünümlü bir dahi yerine ahu gözlü şapşal bir fıstıkla çalışmayı yeğlerim) seçmesini anlayabiliriz. çünkü yönetici kendini idare edebilecek kar marjını kafi görür. bu kar marjına ulaşmanın da piyasa koşulları ve kendi şahsi becerisi çerçevesinde mümkün olabileceğine inanır. sonuç olarak normal şartlarda hiçbir yönetici yeni fikirlerle statükoyu bozmaya yeltenecek, sivrilip kendi yeteneklerinin sorgulanmasına sebep olacak kişilerin terfi etmesini istemez.
kamuda ise terfilerde, kanuni olarak, liyakat esastır. yalnız liyakat somut bir kavram olmadığından belirli süreler belirlenip terfiler ona göre kotarılmaya çalışılır. belli bir görevde belli bir süre görev yapanlar bir sınava alınıp başarılı olanlar mevcut boş kadrolar doğrultusunda terfi ettirilir. burada da sorun sınavı kazananların (sınav varsa) boş kadrolardan fazla olması durumunda ortaya çıkar. şüphesiz ki kamu sektöründeki yönetici statükoyu muhafaza edecek elemanları özel sektördekinden çok daha fazla tercih edecktir.
bütün bu süreçlerin sonucunda; iktidara tapmak en belirgin özelliği olan kifayetsiz muhterisler daha hızlı bir şekilde yükselip yönetim kademelerine geçerler. bir defa bu kademeleri eline geçirmiş kişilerin sonraki terfilerde kendilerine benzer kişileri seçecekleri düşünüldüğünde kısır döngü sağlanmış olur.
üstleri tarafından ihtiras eksikliği, kurum kültürünü benimseyememe gibi özelliklerle nitelenen, yaygara yapmak yerine iş yapmayı tercih eden mütevazi elemanlar ise sistemin kendilerine müsade ettiği yere kadar yükselip, yaptıkları işe ve kendilerine yabancılaşarak kariyerlerine devam ederler. bu yetenek israfının ekonomiye olan zararını hesaplamaya yeltenen olmuşmudur bilemiyorum. lakin mümkün olsa karşımıza çıkacak meblağın hepimizin dudağını uçuklatacağından eminim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar