bugün
- osuruktan şiirler22
- sarı torba5
- nasıl birisiniz5
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı10
- bir yazarı savunmak7
- arkadaşlar biraz beşiktaş'ı övebilir misiniz5
- çalışmadan para kazanmak6
- üsteki yazar ne düşünüyor tahmin et4
- bebek katili öcalan2
- serfoş yuzır3
- amedspor7
- nasıl zengin olunur4
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- sözlüğe her yeni gelen erko yazara yürümek6
- saygıyı mı yoksa sevgiyi mi istersin6
- velvet27
- mutlu ama uzak olsun5
- özlediniz mi beni7
- seri gizli artı oy veren melek7
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım9
- porno entelektüelliği2
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- bazı olaylarda zall'ın sözlüğe intikal etmesi5
- alttaki yazara motto ver2
- karı kıza para yedirir misiniz5
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- sözlükte kavga oldu hissi5
- 16 ağustos 2026 amedspor erzurumspor maçı6
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- sözlük çok bozuldu monşer2
- fosur fosur osurmak2
- erkeklerin gözdesi olan erkek3
- as maca'nın kızların gözdesi olması3
- yatarken surata telefonu düşürmek2
- acı gerçekler3
- ye yağlıyı iç suyu dondurursa dondursun5
- ütopyalar güzeldir2
- mor semsiyeli yabanci8
- yazarlarda bana laf sokuldu mu paranoyası3
- evliliğin anlamı13
- ağzı sarımsak kokan biriyle öpüşmek5
- buddy dude4
- kedi4
- pizza yemek2
- anın görüntüsü34
- o kızdan uzak dur diyen erkek4
- nil karaibrahimgil2
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- sen hep tedbirler aldın ben gözü karaydım2
- uludağ itiraf2
terfilerde genel kabul görmüş bir kriter yok. özel sektörde daha çok amca/dayı, üstlerle ilişkiler ekseninde şekillenirken, kamu sektöründe kıdem bazlı kartına hamil olacak yakınlar ve özel sektörde saydığımız ilişkiler bazında şekilleniyor.
kurumsal düzeye ulaşmış şirketler aile şirketi olmaktan çıktıklarından, profesyonel yöneticiler tarafından idare ediliyorlar. patronun direkt etkisi ortadan kalkınca para-harcayan matrisindeki en dezavantajlı durum ortaya çıkıyor. burada profesyonel yöneticinin, patronun tavsiye ettiği, hatırlı kişilere ulaşabilme yetisine sahip, kendisine iyi davranan (bir dediğini iki etmeyen / evet efendimci), göze hitap eden kişileri (ben olsam ben de ucube görünümlü bir dahi yerine ahu gözlü şapşal bir fıstıkla çalışmayı yeğlerim) seçmesini anlayabiliriz. çünkü yönetici kendini idare edebilecek kar marjını kafi görür. bu kar marjına ulaşmanın da piyasa koşulları ve kendi şahsi becerisi çerçevesinde mümkün olabileceğine inanır. sonuç olarak normal şartlarda hiçbir yönetici yeni fikirlerle statükoyu bozmaya yeltenecek, sivrilip kendi yeteneklerinin sorgulanmasına sebep olacak kişilerin terfi etmesini istemez.
kamuda ise terfilerde, kanuni olarak, liyakat esastır. yalnız liyakat somut bir kavram olmadığından belirli süreler belirlenip terfiler ona göre kotarılmaya çalışılır. belli bir görevde belli bir süre görev yapanlar bir sınava alınıp başarılı olanlar mevcut boş kadrolar doğrultusunda terfi ettirilir. burada da sorun sınavı kazananların (sınav varsa) boş kadrolardan fazla olması durumunda ortaya çıkar. şüphesiz ki kamu sektöründeki yönetici statükoyu muhafaza edecek elemanları özel sektördekinden çok daha fazla tercih edecktir.
bütün bu süreçlerin sonucunda; iktidara tapmak en belirgin özelliği olan kifayetsiz muhterisler daha hızlı bir şekilde yükselip yönetim kademelerine geçerler. bir defa bu kademeleri eline geçirmiş kişilerin sonraki terfilerde kendilerine benzer kişileri seçecekleri düşünüldüğünde kısır döngü sağlanmış olur.
üstleri tarafından ihtiras eksikliği, kurum kültürünü benimseyememe gibi özelliklerle nitelenen, yaygara yapmak yerine iş yapmayı tercih eden mütevazi elemanlar ise sistemin kendilerine müsade ettiği yere kadar yükselip, yaptıkları işe ve kendilerine yabancılaşarak kariyerlerine devam ederler. bu yetenek israfının ekonomiye olan zararını hesaplamaya yeltenen olmuşmudur bilemiyorum. lakin mümkün olsa karşımıza çıkacak meblağın hepimizin dudağını uçuklatacağından eminim.
kurumsal düzeye ulaşmış şirketler aile şirketi olmaktan çıktıklarından, profesyonel yöneticiler tarafından idare ediliyorlar. patronun direkt etkisi ortadan kalkınca para-harcayan matrisindeki en dezavantajlı durum ortaya çıkıyor. burada profesyonel yöneticinin, patronun tavsiye ettiği, hatırlı kişilere ulaşabilme yetisine sahip, kendisine iyi davranan (bir dediğini iki etmeyen / evet efendimci), göze hitap eden kişileri (ben olsam ben de ucube görünümlü bir dahi yerine ahu gözlü şapşal bir fıstıkla çalışmayı yeğlerim) seçmesini anlayabiliriz. çünkü yönetici kendini idare edebilecek kar marjını kafi görür. bu kar marjına ulaşmanın da piyasa koşulları ve kendi şahsi becerisi çerçevesinde mümkün olabileceğine inanır. sonuç olarak normal şartlarda hiçbir yönetici yeni fikirlerle statükoyu bozmaya yeltenecek, sivrilip kendi yeteneklerinin sorgulanmasına sebep olacak kişilerin terfi etmesini istemez.
kamuda ise terfilerde, kanuni olarak, liyakat esastır. yalnız liyakat somut bir kavram olmadığından belirli süreler belirlenip terfiler ona göre kotarılmaya çalışılır. belli bir görevde belli bir süre görev yapanlar bir sınava alınıp başarılı olanlar mevcut boş kadrolar doğrultusunda terfi ettirilir. burada da sorun sınavı kazananların (sınav varsa) boş kadrolardan fazla olması durumunda ortaya çıkar. şüphesiz ki kamu sektöründeki yönetici statükoyu muhafaza edecek elemanları özel sektördekinden çok daha fazla tercih edecktir.
bütün bu süreçlerin sonucunda; iktidara tapmak en belirgin özelliği olan kifayetsiz muhterisler daha hızlı bir şekilde yükselip yönetim kademelerine geçerler. bir defa bu kademeleri eline geçirmiş kişilerin sonraki terfilerde kendilerine benzer kişileri seçecekleri düşünüldüğünde kısır döngü sağlanmış olur.
üstleri tarafından ihtiras eksikliği, kurum kültürünü benimseyememe gibi özelliklerle nitelenen, yaygara yapmak yerine iş yapmayı tercih eden mütevazi elemanlar ise sistemin kendilerine müsade ettiği yere kadar yükselip, yaptıkları işe ve kendilerine yabancılaşarak kariyerlerine devam ederler. bu yetenek israfının ekonomiye olan zararını hesaplamaya yeltenen olmuşmudur bilemiyorum. lakin mümkün olsa karşımıza çıkacak meblağın hepimizin dudağını uçuklatacağından eminim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar