bugün
- yazarların dünya kupasında desteklediği takım10
- avrupalıların götlerini yıkamadığı gerçeği5
- buddy dude ile ip atlamak4
- arkadaşlar bakar mısınız9
- vize vermiyorlar ühü ühü2
- fren lukasın siyasetten anlamadığı gerçeği2
- küpe takan erkek erkek midir sorunsalı4
- hoslanilan kizin neden cekiniyorsun ki demesi6
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- olası israil türkiye savaşı6
- babam hiç dövmezdi insanı11
- ipini koparan sözlüğe geliyor3
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- sözlüğün aptalları sıralı tam liste5
- gocu'nun kendini alen delon sanması8
- evlen baskısı4
- fusya semsiyeli yabanci2
- pandela27
- işe yeni başlayan kıza sineklenen erkekler4
- sözlük yaşlıların fotoğrafları6
- sıkıldım ulan sıkıldım anlıyor musun sıkıldım2
- kezoya varis çorabı giydirmek2
- azgın bir boğa gibi çiftleşmek istiyorum4
- nasılsınız6
- ajvar2
- ilk otuzbir2
- yaş pasta alınan evdeki mutluluk3
- şırnak üniversitesi rektörü abdürrahim alkış6
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
- evagreenin sürekli haklı olması4
- spor yapmayan erkek9
- yarak yemenin nesi kötü anlamadım diyen kız3
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası14
- türklerin soykırımdaki ustalığı19
- mustafa destici3
- sizi enflasyona ezdirmedik3
- evlilik2
- true namussuzdur5
- domuz gibi olan yazarlar3
- bal arısı3
- şeriatçıların ateist apo yu sevmesi3
- true neden sevilmiyor5
- günün şiiri11
- fakirler neden isyan edip silahlanmıyor4
- queen feristah6
- eşyaların isyanı2
- kolu alçılı kezonun kçını yıkar mısın4
- 2026 dünya kupası37
- zaman baba4
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
terfilerde genel kabul görmüş bir kriter yok. özel sektörde daha çok amca/dayı, üstlerle ilişkiler ekseninde şekillenirken, kamu sektöründe kıdem bazlı kartına hamil olacak yakınlar ve özel sektörde saydığımız ilişkiler bazında şekilleniyor.
kurumsal düzeye ulaşmış şirketler aile şirketi olmaktan çıktıklarından, profesyonel yöneticiler tarafından idare ediliyorlar. patronun direkt etkisi ortadan kalkınca para-harcayan matrisindeki en dezavantajlı durum ortaya çıkıyor. burada profesyonel yöneticinin, patronun tavsiye ettiği, hatırlı kişilere ulaşabilme yetisine sahip, kendisine iyi davranan (bir dediğini iki etmeyen / evet efendimci), göze hitap eden kişileri (ben olsam ben de ucube görünümlü bir dahi yerine ahu gözlü şapşal bir fıstıkla çalışmayı yeğlerim) seçmesini anlayabiliriz. çünkü yönetici kendini idare edebilecek kar marjını kafi görür. bu kar marjına ulaşmanın da piyasa koşulları ve kendi şahsi becerisi çerçevesinde mümkün olabileceğine inanır. sonuç olarak normal şartlarda hiçbir yönetici yeni fikirlerle statükoyu bozmaya yeltenecek, sivrilip kendi yeteneklerinin sorgulanmasına sebep olacak kişilerin terfi etmesini istemez.
kamuda ise terfilerde, kanuni olarak, liyakat esastır. yalnız liyakat somut bir kavram olmadığından belirli süreler belirlenip terfiler ona göre kotarılmaya çalışılır. belli bir görevde belli bir süre görev yapanlar bir sınava alınıp başarılı olanlar mevcut boş kadrolar doğrultusunda terfi ettirilir. burada da sorun sınavı kazananların (sınav varsa) boş kadrolardan fazla olması durumunda ortaya çıkar. şüphesiz ki kamu sektöründeki yönetici statükoyu muhafaza edecek elemanları özel sektördekinden çok daha fazla tercih edecktir.
bütün bu süreçlerin sonucunda; iktidara tapmak en belirgin özelliği olan kifayetsiz muhterisler daha hızlı bir şekilde yükselip yönetim kademelerine geçerler. bir defa bu kademeleri eline geçirmiş kişilerin sonraki terfilerde kendilerine benzer kişileri seçecekleri düşünüldüğünde kısır döngü sağlanmış olur.
üstleri tarafından ihtiras eksikliği, kurum kültürünü benimseyememe gibi özelliklerle nitelenen, yaygara yapmak yerine iş yapmayı tercih eden mütevazi elemanlar ise sistemin kendilerine müsade ettiği yere kadar yükselip, yaptıkları işe ve kendilerine yabancılaşarak kariyerlerine devam ederler. bu yetenek israfının ekonomiye olan zararını hesaplamaya yeltenen olmuşmudur bilemiyorum. lakin mümkün olsa karşımıza çıkacak meblağın hepimizin dudağını uçuklatacağından eminim.
kurumsal düzeye ulaşmış şirketler aile şirketi olmaktan çıktıklarından, profesyonel yöneticiler tarafından idare ediliyorlar. patronun direkt etkisi ortadan kalkınca para-harcayan matrisindeki en dezavantajlı durum ortaya çıkıyor. burada profesyonel yöneticinin, patronun tavsiye ettiği, hatırlı kişilere ulaşabilme yetisine sahip, kendisine iyi davranan (bir dediğini iki etmeyen / evet efendimci), göze hitap eden kişileri (ben olsam ben de ucube görünümlü bir dahi yerine ahu gözlü şapşal bir fıstıkla çalışmayı yeğlerim) seçmesini anlayabiliriz. çünkü yönetici kendini idare edebilecek kar marjını kafi görür. bu kar marjına ulaşmanın da piyasa koşulları ve kendi şahsi becerisi çerçevesinde mümkün olabileceğine inanır. sonuç olarak normal şartlarda hiçbir yönetici yeni fikirlerle statükoyu bozmaya yeltenecek, sivrilip kendi yeteneklerinin sorgulanmasına sebep olacak kişilerin terfi etmesini istemez.
kamuda ise terfilerde, kanuni olarak, liyakat esastır. yalnız liyakat somut bir kavram olmadığından belirli süreler belirlenip terfiler ona göre kotarılmaya çalışılır. belli bir görevde belli bir süre görev yapanlar bir sınava alınıp başarılı olanlar mevcut boş kadrolar doğrultusunda terfi ettirilir. burada da sorun sınavı kazananların (sınav varsa) boş kadrolardan fazla olması durumunda ortaya çıkar. şüphesiz ki kamu sektöründeki yönetici statükoyu muhafaza edecek elemanları özel sektördekinden çok daha fazla tercih edecktir.
bütün bu süreçlerin sonucunda; iktidara tapmak en belirgin özelliği olan kifayetsiz muhterisler daha hızlı bir şekilde yükselip yönetim kademelerine geçerler. bir defa bu kademeleri eline geçirmiş kişilerin sonraki terfilerde kendilerine benzer kişileri seçecekleri düşünüldüğünde kısır döngü sağlanmış olur.
üstleri tarafından ihtiras eksikliği, kurum kültürünü benimseyememe gibi özelliklerle nitelenen, yaygara yapmak yerine iş yapmayı tercih eden mütevazi elemanlar ise sistemin kendilerine müsade ettiği yere kadar yükselip, yaptıkları işe ve kendilerine yabancılaşarak kariyerlerine devam ederler. bu yetenek israfının ekonomiye olan zararını hesaplamaya yeltenen olmuşmudur bilemiyorum. lakin mümkün olsa karşımıza çıkacak meblağın hepimizin dudağını uçuklatacağından eminim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar