bugün
- bilgi için mi like için mi yazılır6
- menzil terör örgütü metö4
- deli1i7
- evlenmeyi başaramamış kadın17
- kızına eşine bikini giydiren aile reisi7
- bir bölüm daha izleyeyim yatarım3
- siyah carlsberg4
- türkiye avustralya maçı5
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi11
- yem borusu çalmak2
- barış alper yılmaz6
- erkeklere gülmenin yakışmaması2
- güzel kızların isimleri6
- buddy dude23
- halkım yok sayılıyor işte kürt sorunu benim2
- dinlenme tesisinde kadına saldıran başıboş köpek3
- diamond bosphoruss birader4
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı57
- deliliğin tedavisi10
- diamond bosphoruss denen yazar17
- montellanın santrafor oynatmama sebebi3
- nihoş3
- bilecik te motosikletli uyuşturucu operasyonu2
- geçmişi çok fazla düşünmek2
- iranda ne değişti de barış oldu2
- hoşlanılan kızın 550'yi 2'ye bölünce 225 bulması2
- gavatlik testi2
- mantı abartılmış balon bir yemektir8
- aktroller4
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek10
- zeki ve bilge insanların dövme yaptırmaması3
- milli maçı izlemeyen erkek22
- iran milli takımı'na los angeles ta protesto3
- tunus4
- arkadaşını çalmak2
- gocu28
- karşı cinste hayran olunan özellik10
- 1 yıl içinde tanışıp evlenip boşanmak2
- 14 haziran 2026 almanya curaçao maçı10
- ona bir şey söyle15
- yapay zeka asistanlarının samimiyet seviyesi4
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı5
- pazar pazar sabahın köründe yenilmek2
- türkiye a milli futbol takımı4
- antalyada öğretmen cinayeti2
- şenol güneş2
- 15 haziran 2026 isveç tunus maçı2
- kızları etkileme taktikleri4
- deyyus u ekber5
- avustralya10
yarı karanlık bir ortamda tüm dertlerimi anlatarak içimi dökmek istediğim adamdır. böyle bir halde rüyama bile girmiş, beni şiir gibi sözlerle teselli etmiştir.
çok dertliyim be teo !
çok dertliyim be teo !
sesine aşık olduğum adam.
barda kavga çıkartmak , gazeteci dövmek ve ayık gezmemek gibi aktiviteleriyle ünlü müzisyen.
20 Kasım 1967´de Giresun Alucra´da dünyaya gelen Teoman Yakupoğlu, Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun. istanbul Üniversitesi Kadın Araştırmaları bölümünde masterini tamamlayan Teoman, ilk müzik grubu Indians´ı 1986 yılında arkadaşlarıyla birlikte kurdu ve uzun yıllar bu grubun solistliğini yaptı.Bir çok konser ve kayıt çalışmalarının ardından, grubun dağılması ile birlikte çeşitli sanatçıların albümlerinde ve bir çok grupta solist olarak yer aldı.
1996 yılında Roxy´de gerçekleştirilen 'Roxy Müzik Yarışması' nda, ilk solo albümünde de yer alan 'Ne Ekmek ne de Su' ve 'Yollar' isimli parçalarıyla 'en iyi beste' ve 'en iyi grup' ödüllerini aldı. Teoman 1996 yılında ilk albümü 'Teoman'ı istanbul Plak'dan çıkardı. 1998 yılında piyasaya çıkan 'O' isimli ikinci albümünde NR1 Müzik ile çalışmaya başlayan Teoman, üçüncü albümü 'Onyedi' de yine NR1 Müzik etiketini taşıyor. Albümlerinde yer alan şarkıların birçoğunu kendi yazıp besteleyen Teoman, 'O' ve 'Onyedi' isimli albümlerinde Prodüktör olarak Rıza Erekli ile çalıştı.
'O' isimli albümde Orhan Atasoy ve Ercüment Vural´ın unutulmaz bestesi 'Gemiler'i ve üçüncü albümü 'Onyedi' de yer alan Ajda Pekkan´ın klasikleşmiş şarkısı 'Uykusuz her Gece'yi ve Bora Ayanoğlu´nun 'O Yaz' isimli şarkısını yeniden yorumladı ve dinleyicilere tekrar sevdirdi. Teoman, müzik çalışmalarından arta kalan zamanlarında kitap okumayı, sinemaya gitmeyi, yazı yazmayı, arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi ve müzik dinlemeyi seviyor.
1996 yılında Teoman
1998 yılında O
2000 yılında Onyedi
2001 yılında Gönülçelen
2003 yılında Teo Man
2004 yılında En Güzel Hikayem
2006 yılında Renkli Rüyalar Oteli
2007 yılında Bülent Ortaçgil-Teoman Konser
isimli albümleri çıkmış olup
2001 yılında Remixler
2002 yılında istanbul'da Sonbahar Remiksler
2003 yılında Remiksler 1
2004 yılında Duş (Radyo Remiksler)
2005 yılında Balans ve Manevra Soundtrack
adlı remiks ve soundtrack albümleri çıkmıştır...
2004 yılında ise eski plak şirketi tarafından Best of Teoman albümü çıkarılmıştır...
kaynak:anatolianrock
1996 yılında Roxy´de gerçekleştirilen 'Roxy Müzik Yarışması' nda, ilk solo albümünde de yer alan 'Ne Ekmek ne de Su' ve 'Yollar' isimli parçalarıyla 'en iyi beste' ve 'en iyi grup' ödüllerini aldı. Teoman 1996 yılında ilk albümü 'Teoman'ı istanbul Plak'dan çıkardı. 1998 yılında piyasaya çıkan 'O' isimli ikinci albümünde NR1 Müzik ile çalışmaya başlayan Teoman, üçüncü albümü 'Onyedi' de yine NR1 Müzik etiketini taşıyor. Albümlerinde yer alan şarkıların birçoğunu kendi yazıp besteleyen Teoman, 'O' ve 'Onyedi' isimli albümlerinde Prodüktör olarak Rıza Erekli ile çalıştı.
'O' isimli albümde Orhan Atasoy ve Ercüment Vural´ın unutulmaz bestesi 'Gemiler'i ve üçüncü albümü 'Onyedi' de yer alan Ajda Pekkan´ın klasikleşmiş şarkısı 'Uykusuz her Gece'yi ve Bora Ayanoğlu´nun 'O Yaz' isimli şarkısını yeniden yorumladı ve dinleyicilere tekrar sevdirdi. Teoman, müzik çalışmalarından arta kalan zamanlarında kitap okumayı, sinemaya gitmeyi, yazı yazmayı, arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi ve müzik dinlemeyi seviyor.
1996 yılında Teoman
1998 yılında O
2000 yılında Onyedi
2001 yılında Gönülçelen
2003 yılında Teo Man
2004 yılında En Güzel Hikayem
2006 yılında Renkli Rüyalar Oteli
2007 yılında Bülent Ortaçgil-Teoman Konser
isimli albümleri çıkmış olup
2001 yılında Remixler
2002 yılında istanbul'da Sonbahar Remiksler
2003 yılında Remiksler 1
2004 yılında Duş (Radyo Remiksler)
2005 yılında Balans ve Manevra Soundtrack
adlı remiks ve soundtrack albümleri çıkmıştır...
2004 yılında ise eski plak şirketi tarafından Best of Teoman albümü çıkarılmıştır...
kaynak:anatolianrock
bu adamın genişliğini seviyorum. rahat adam, derdi yok tasası yok. o yüzden kankam olsa diyorum keşke. az laf çok icraat.
-teoman sana diyorum
-Zzz...
-kalk siktirgit evinde zıbar olum yaa
-teoman sana diyorum
-Zzz...
-kalk siktirgit evinde zıbar olum yaa
tuncay isimli bir arkadaşın başından geçenler:
bizimki herzamanki dertlerini heybesine koyup çıkmış yola. arana arana, salına salına taksimin ara sokaklarında, sidik kokan bir bara girerek başlamış demlenmeye heybesindekileride kendine meze yaparak.
içtikçe güzelleşmiş, güzelleştikçe daha bi hoyrat bakmaya başlamış dünyaya.
garsonnnnn çek bi bira daha!!!
tam o sırada omzunda bir el.
hönkk...teoo.. teoman... upss!!! abi senmisin yaa???
genç nedir seni bukadar çok efkarlandıran?
bizimki: aşığım be abi seviyorum ama o sevmiyo, zaten gidicem buralardan 1 ay sonra.
ne acı ki nereye gideceğimide bilmiyorum be abi ona bile ben karar veremiyorum.
teo: gençççç şerefeeeeeeee!!!!!!!!!!!!!
birasını içince kaybolur gözden, bizimkinede bu hoş sohpet(!) anı kalır.
ertesi gün olayı anlattığında sorulan ilk soru: olum ne içiyon lan sen???
bizimki herzamanki dertlerini heybesine koyup çıkmış yola. arana arana, salına salına taksimin ara sokaklarında, sidik kokan bir bara girerek başlamış demlenmeye heybesindekileride kendine meze yaparak.
içtikçe güzelleşmiş, güzelleştikçe daha bi hoyrat bakmaya başlamış dünyaya.
garsonnnnn çek bi bira daha!!!
tam o sırada omzunda bir el.
hönkk...teoo.. teoman... upss!!! abi senmisin yaa???
genç nedir seni bukadar çok efkarlandıran?
bizimki: aşığım be abi seviyorum ama o sevmiyo, zaten gidicem buralardan 1 ay sonra.
ne acı ki nereye gideceğimide bilmiyorum be abi ona bile ben karar veremiyorum.
teo: gençççç şerefeeeeeeee!!!!!!!!!!!!!
birasını içince kaybolur gözden, bizimkinede bu hoş sohpet(!) anı kalır.
ertesi gün olayı anlattığında sorulan ilk soru: olum ne içiyon lan sen???
karşıt görüşlülerin en çok sevdiği akp'li.
hayatımın şarkısının sahibi(istanbulda sonbahar)..
"1967 yılında istanbul da doğdu. Karakterini şövalyelik değerleri üzerine oturttu. Kendini Boğaziçi Sosyoloji de sabitledi. Hayatını şarkıcılıktan kazanıyor. Gay-şarkıcı modasından sonra, sosyolog- şarkıcı modasının çıkacağına inancı tam. Bu sayede yırtma hayalleri kuruyor. Zorda kalınca gitar ve armonika da çalıyor. Televizyona bile çıktı.
Amerika da yaptığı röportaj ve araştırmalardan hazırladığı "Sado Mazoşizm" konulu çalışma, en çok yalvaran dergide yer alacak. Bir reklam şirketinde, adına staj demeye utandığı bir süre geçirdi. işi sevdi. Yapacağına da inanıyor. Üç dakikalık şarkıların her birinin kendisine okuldan çok şey verdiğini söylüyor. Soap operalardan "Twin Peaks"i seviyor. Laura Palmer için ise "ölecek kız değildi" diyor.
Biseksüel, katil, kadın yazarlardan Catherine Tremell i seven, iyilerin dostu, fenaların düşmanı kahramanımızın, tüm reklam şirketlerine ortak mesajı var:
"Beni şimdi almazsanız sonra çok yanarsınız. Eylemlerim sürecektir" .
Amerika da yaptığı röportaj ve araştırmalardan hazırladığı "Sado Mazoşizm" konulu çalışma, en çok yalvaran dergide yer alacak. Bir reklam şirketinde, adına staj demeye utandığı bir süre geçirdi. işi sevdi. Yapacağına da inanıyor. Üç dakikalık şarkıların her birinin kendisine okuldan çok şey verdiğini söylüyor. Soap operalardan "Twin Peaks"i seviyor. Laura Palmer için ise "ölecek kız değildi" diyor.
Biseksüel, katil, kadın yazarlardan Catherine Tremell i seven, iyilerin dostu, fenaların düşmanı kahramanımızın, tüm reklam şirketlerine ortak mesajı var:
"Beni şimdi almazsanız sonra çok yanarsınız. Eylemlerim sürecektir" .
Sevmediğim bir şarkısı bile yoktur. Nasıl bir adam lan bu?!
(bkz: jim beam)ile özdeşleştirdiğim kişidir.
yakından görmek isteyen varsa yaz aylarında konser programı yoksa kemer tekirova arasında ki sundance camping te takılır sadece o değil tiyatro ve sinemadan da bir sürü sima mevcuttur.reklam olmasın ama bende balayında arkadaşımın referansıyla gitmiştim hatta teoman yan komşumdu, yakından gördüm sohbet etmedik ancak tv de gördüklerinizden daha karizmatik ve de ayrıca sesi konuşması şarkı söylediği ses tonuyla aynı. iyi bir rock müzisyeni fırlama bir tiptir, zira tailde 2 sarışın hatunla geçirmişti tatilini.gerçi son dönem özellikle bu akepe kampanyalarında evet vericem gibi apolitik olamayan duruşu benim tepkimi çekmiştir.gerçi bu olay teomanın ne kadar s.kindeyse teomanda benim bir o kadar s.kimdedir ...
20 kasım 2010 tarihinde doğum gününü "bursa suare"deki konseriyle kutlayacak olan sanatçıdır.
babasına şöyle bir mektup yazmıştır;
"bir çocuk iki yaşındayken babası ölmüşse, onunla ilgili anıları varlığıyla değil, yokluğuyla ilgili oluyor. yine de iki tane anı parçacığı kalmış bende. birinde, ben gece yarısı uyanmışım, sen koşup kucağına alıyorsun beni; diğerindeyse, salonda hazırlanmış bir yatakta bitkin yatıyor ve sürekli öksürüyorsun. ikişer saniyelik iki hatıra... anı niyetine kalan birkaç kitap var yine de. ve bir de; almaya başladığın meydan larousse fasikülleri. büyüyünce çok işime yarayacağını söylemişsin anneme. senden sonra biz biriktirdik, 12 cilt oldular. evde bıraktığın hüzün, senin nasıl biri olduğunu sormaktan alıkoyduğu için beni, ben de onları okudum ilkokula başlar başlamaz. bergman'ın "yedinci mühür"ü, goethe'nin "faust"u, senin yüzünden yedi yaşımda girdiler hayatıma. anladığımı sanmıyorum o yaşta; ama amaç seni tanımaktı nasılsa. bir de resimlerine baktım hep. şimdi benim boylarımda -aynı boydaymışız zaten- esmer, zayıf, güleç, zarif bir adam. evde senden bahsedildiği ve ağlanıldığı zamanlarda içeriye kaçtıysam da bir kulağım orada oldu hep. onları da kattım tasvirine. mavi gömlekleri sevdiğini, günde iki kere tıraş olduğunu, inatçılığını, zekiliğini ve nasıl tüm ailenin göz bebeği olduğunu öğrendim yan odadan. ve ölümüne yakın, bana ayakkabı almak için mağazaya girdiğinde yürüyecek gücün olmadığından, nasıl bir koltuğa çöküp tezgâhtarlardan tüm çocuk ayakkabılarını ona getirmelerini rica edişini...
adımı koyarken de zorlanmışsın. türk dil kurumuna gidip günlerce isim aramışsın bana. hatta adım önce alper'miş, nüfus cüzdanımı çıkarttıktan sonra teoman ismini çok beğenip değiştirmişsin ismimi. adımı çok sevişim ondan.
büyüyünce öğrendim bazı detayları da. azıcık kalan paranızla halam yemek almaya çalışırken, 'n'olur sigara alalım' deyişini, yatılı okuldan çıktığın cumartesi günleri gezmek yerine yeğenini alıp cerrahpaşa'da yatan yahya kemal beyatlı'yı ziyaret edişini, âşık veysel'le tanışmak için giresun'dan sivas'a gidişini, sonradan öğrendim. aynı sana çekmişim, böylece anladım. ama çok kızdım sana ve tanrıya küçükken. 'niye ben?' diye sordum ona. sana da kendine dikkat etmediğin için kızdım. şimdi, senden yaşlıyım. öldüğün yaşı çoktan geçtim. sana ve ona kırgınlığım da çoktan geçti zaten. annem geçenlerde, sakladığı bir yerden benim büyüyüşümü kaydetmek için aldığın 8 mm kamerayı verdi bana. yepyeni. içinde kullanılmamış ham filmler bile var. 38 yıldır öylece beklemişler. ölüyor olduğun için vaktin olmamış kullanmaya.
bir şey daha söylemek isterim. seni tanıyan herkesin, geçen onca yıla karşın adını söylerken sesleri titriyor ve gözlerinde hep bir sevgi ve buğu var. azıcık zamanda herkesin kalbine girmiş ve çıkmamışsın. ölerek beni çok üzdün; ama böyle bir adam olduğun için hep gurur duydum seninle. beni tanısan, sen de gurur duyardın, eminim.
varlığınla ve yokluğunla beni var ettiğin için teşekkürler. nur içinde yat..
"bir çocuk iki yaşındayken babası ölmüşse, onunla ilgili anıları varlığıyla değil, yokluğuyla ilgili oluyor. yine de iki tane anı parçacığı kalmış bende. birinde, ben gece yarısı uyanmışım, sen koşup kucağına alıyorsun beni; diğerindeyse, salonda hazırlanmış bir yatakta bitkin yatıyor ve sürekli öksürüyorsun. ikişer saniyelik iki hatıra... anı niyetine kalan birkaç kitap var yine de. ve bir de; almaya başladığın meydan larousse fasikülleri. büyüyünce çok işime yarayacağını söylemişsin anneme. senden sonra biz biriktirdik, 12 cilt oldular. evde bıraktığın hüzün, senin nasıl biri olduğunu sormaktan alıkoyduğu için beni, ben de onları okudum ilkokula başlar başlamaz. bergman'ın "yedinci mühür"ü, goethe'nin "faust"u, senin yüzünden yedi yaşımda girdiler hayatıma. anladığımı sanmıyorum o yaşta; ama amaç seni tanımaktı nasılsa. bir de resimlerine baktım hep. şimdi benim boylarımda -aynı boydaymışız zaten- esmer, zayıf, güleç, zarif bir adam. evde senden bahsedildiği ve ağlanıldığı zamanlarda içeriye kaçtıysam da bir kulağım orada oldu hep. onları da kattım tasvirine. mavi gömlekleri sevdiğini, günde iki kere tıraş olduğunu, inatçılığını, zekiliğini ve nasıl tüm ailenin göz bebeği olduğunu öğrendim yan odadan. ve ölümüne yakın, bana ayakkabı almak için mağazaya girdiğinde yürüyecek gücün olmadığından, nasıl bir koltuğa çöküp tezgâhtarlardan tüm çocuk ayakkabılarını ona getirmelerini rica edişini...
adımı koyarken de zorlanmışsın. türk dil kurumuna gidip günlerce isim aramışsın bana. hatta adım önce alper'miş, nüfus cüzdanımı çıkarttıktan sonra teoman ismini çok beğenip değiştirmişsin ismimi. adımı çok sevişim ondan.
büyüyünce öğrendim bazı detayları da. azıcık kalan paranızla halam yemek almaya çalışırken, 'n'olur sigara alalım' deyişini, yatılı okuldan çıktığın cumartesi günleri gezmek yerine yeğenini alıp cerrahpaşa'da yatan yahya kemal beyatlı'yı ziyaret edişini, âşık veysel'le tanışmak için giresun'dan sivas'a gidişini, sonradan öğrendim. aynı sana çekmişim, böylece anladım. ama çok kızdım sana ve tanrıya küçükken. 'niye ben?' diye sordum ona. sana da kendine dikkat etmediğin için kızdım. şimdi, senden yaşlıyım. öldüğün yaşı çoktan geçtim. sana ve ona kırgınlığım da çoktan geçti zaten. annem geçenlerde, sakladığı bir yerden benim büyüyüşümü kaydetmek için aldığın 8 mm kamerayı verdi bana. yepyeni. içinde kullanılmamış ham filmler bile var. 38 yıldır öylece beklemişler. ölüyor olduğun için vaktin olmamış kullanmaya.
bir şey daha söylemek isterim. seni tanıyan herkesin, geçen onca yıla karşın adını söylerken sesleri titriyor ve gözlerinde hep bir sevgi ve buğu var. azıcık zamanda herkesin kalbine girmiş ve çıkmamışsın. ölerek beni çok üzdün; ama böyle bir adam olduğun için hep gurur duydum seninle. beni tanısan, sen de gurur duyardın, eminim.
varlığınla ve yokluğunla beni var ettiğin için teşekkürler. nur içinde yat..
"en güzel hikayem" gibi muhteşem bir parçaya,muhteşem bir klibe,muhteşem bir yoruma,muhteşem bir ..... sahip kişi.
konserinde bira içen tuhafın teki .
arabesk türü bir müziğe kaydı. habire kahpe felek yaptı kelek türü şeyler yapıyor . yada işte tam kopya olmasın diye işi bunalıma kaydırmış.
çoğunluk şarkısında bitmeyen bir bunalım anlatıyor.
candan erçetin gibi çok dinleyince daraltıyor.
arabesk türü bir müziğe kaydı. habire kahpe felek yaptı kelek türü şeyler yapıyor . yada işte tam kopya olmasın diye işi bunalıma kaydırmış.
çoğunluk şarkısında bitmeyen bir bunalım anlatıyor.
candan erçetin gibi çok dinleyince daraltıyor.
bugün onun doğum günü. *
Bir dönem gençliğinin şarkılarıyla büyüdüğü adamdır. Aslında hiç yaşamadığın şeyleri , acıları , aşkları sanki onunla birlikte yaşamaşsın gibi hissettiren şarkıcıdır. Her şarkısı anlamlıdır. Her şarkısı bir hikayedir. Düz adamdır , delikanlı olmak kıro olmak değilse delikanlıdır.
bu akşam bursa suarede yağmur ve saat 03.00 şarkılarını söylemezse çok pis hakaretlerime maruz kalacak sanatçıdır. gerçi siklemez ama olsun. haa bide kıskançlık şarkısını söylemezse şişe fırlatcam :/
parçanın içine ettiği an ortaçgili öne sürerek götü kurtarmaya çalışan rakçı. lakin sevilir çok.
*
*
(bkz: akrep burcu erkeği)
bu arada benimle aynı günde doğan sanatçı kişilikmiş, buradan öğrenmiş oldum. şimdi anlaşıldı neden kızların hasta olduğu.*
bu arada benimle aynı günde doğan sanatçı kişilikmiş, buradan öğrenmiş oldum. şimdi anlaşıldı neden kızların hasta olduğu.*
Babamla yaşıt şarkıcı kişiliği. sokakta görsem abi derim, amca derim. Belli olmaz.
parçalarının sözleri insanın ruhuna hitap eder...renkli rüyalar oteli,gönülçelen gibi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar