bugün
- yunanistan19
- irmik helvası vs un helvası18
- katates ve mermi'nin sözlükten kovulması6
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak28
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- eve girer girmez sütyenini çıkaran erkek3
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti15
- ilk buluşmaya bugatti veyron ile gelen kız7
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı9
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- inek sütü içmemize rağmen inek olmamamız4
- melamin tabak5
- gammazcı geldi gammazcııı hani'ya gammazcı2
- mal mısın2
- dekolteye bakar mısınız9
- pembeyavuz'un pespembe olması2
- japonya23
- ekşi bir yazar kaybetti uludağ bir yazar kazandı5
- türk kahvesi7
- neden namaz kılmıyorsun7
- tez yazmak7
- sözlüğe yeni bir hava ve dinamizm getirmek4
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket10
- aykolik mehdi olsun kampanyası3
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması11
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek8
- ketçap aromalı ruffles10
- gammaz çetesi çökertildi8
- keşke küçükken sanayiye verselerdi2
- gavs darbesi5
- feleğin çemberinden geçmek3
- adanalı ateist10
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- iklim mühendisliği2
- türkiye nin en soğuk ili3
- merminin mutfağına konuk olmak4
- bir insanı unutamamak3
- yalnız yaşamak istediğine aileyi ikna etmek2
- sözlük kızının mutfağına konuk olmak istemiyoruz4
- gürcistan26
- hiç porno izlememiş erkek9
- yan flüt3
- bik bikle yemek yapmak9
- eye of the tiger dinleyerek yapılabilecek şeyler2
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor3
- üşüyen erkek12
- islamcilara sorulmasi gereken sorular9
- a'dan c'ye erken boşalma hakkında bilgiler2
- kahvenin kiraz olması saçmalığı3
- toksik insanlar3
babasına şöyle bir mektup yazmıştır;
"bir çocuk iki yaşındayken babası ölmüşse, onunla ilgili anıları varlığıyla değil, yokluğuyla ilgili oluyor. yine de iki tane anı parçacığı kalmış bende. birinde, ben gece yarısı uyanmışım, sen koşup kucağına alıyorsun beni; diğerindeyse, salonda hazırlanmış bir yatakta bitkin yatıyor ve sürekli öksürüyorsun. ikişer saniyelik iki hatıra... anı niyetine kalan birkaç kitap var yine de. ve bir de; almaya başladığın meydan larousse fasikülleri. büyüyünce çok işime yarayacağını söylemişsin anneme. senden sonra biz biriktirdik, 12 cilt oldular. evde bıraktığın hüzün, senin nasıl biri olduğunu sormaktan alıkoyduğu için beni, ben de onları okudum ilkokula başlar başlamaz. bergman'ın "yedinci mühür"ü, goethe'nin "faust"u, senin yüzünden yedi yaşımda girdiler hayatıma. anladığımı sanmıyorum o yaşta; ama amaç seni tanımaktı nasılsa. bir de resimlerine baktım hep. şimdi benim boylarımda -aynı boydaymışız zaten- esmer, zayıf, güleç, zarif bir adam. evde senden bahsedildiği ve ağlanıldığı zamanlarda içeriye kaçtıysam da bir kulağım orada oldu hep. onları da kattım tasvirine. mavi gömlekleri sevdiğini, günde iki kere tıraş olduğunu, inatçılığını, zekiliğini ve nasıl tüm ailenin göz bebeği olduğunu öğrendim yan odadan. ve ölümüne yakın, bana ayakkabı almak için mağazaya girdiğinde yürüyecek gücün olmadığından, nasıl bir koltuğa çöküp tezgâhtarlardan tüm çocuk ayakkabılarını ona getirmelerini rica edişini...
adımı koyarken de zorlanmışsın. türk dil kurumuna gidip günlerce isim aramışsın bana. hatta adım önce alper'miş, nüfus cüzdanımı çıkarttıktan sonra teoman ismini çok beğenip değiştirmişsin ismimi. adımı çok sevişim ondan.
büyüyünce öğrendim bazı detayları da. azıcık kalan paranızla halam yemek almaya çalışırken, 'n'olur sigara alalım' deyişini, yatılı okuldan çıktığın cumartesi günleri gezmek yerine yeğenini alıp cerrahpaşa'da yatan yahya kemal beyatlı'yı ziyaret edişini, âşık veysel'le tanışmak için giresun'dan sivas'a gidişini, sonradan öğrendim. aynı sana çekmişim, böylece anladım. ama çok kızdım sana ve tanrıya küçükken. 'niye ben?' diye sordum ona. sana da kendine dikkat etmediğin için kızdım. şimdi, senden yaşlıyım. öldüğün yaşı çoktan geçtim. sana ve ona kırgınlığım da çoktan geçti zaten. annem geçenlerde, sakladığı bir yerden benim büyüyüşümü kaydetmek için aldığın 8 mm kamerayı verdi bana. yepyeni. içinde kullanılmamış ham filmler bile var. 38 yıldır öylece beklemişler. ölüyor olduğun için vaktin olmamış kullanmaya.
bir şey daha söylemek isterim. seni tanıyan herkesin, geçen onca yıla karşın adını söylerken sesleri titriyor ve gözlerinde hep bir sevgi ve buğu var. azıcık zamanda herkesin kalbine girmiş ve çıkmamışsın. ölerek beni çok üzdün; ama böyle bir adam olduğun için hep gurur duydum seninle. beni tanısan, sen de gurur duyardın, eminim.
varlığınla ve yokluğunla beni var ettiğin için teşekkürler. nur içinde yat..
"bir çocuk iki yaşındayken babası ölmüşse, onunla ilgili anıları varlığıyla değil, yokluğuyla ilgili oluyor. yine de iki tane anı parçacığı kalmış bende. birinde, ben gece yarısı uyanmışım, sen koşup kucağına alıyorsun beni; diğerindeyse, salonda hazırlanmış bir yatakta bitkin yatıyor ve sürekli öksürüyorsun. ikişer saniyelik iki hatıra... anı niyetine kalan birkaç kitap var yine de. ve bir de; almaya başladığın meydan larousse fasikülleri. büyüyünce çok işime yarayacağını söylemişsin anneme. senden sonra biz biriktirdik, 12 cilt oldular. evde bıraktığın hüzün, senin nasıl biri olduğunu sormaktan alıkoyduğu için beni, ben de onları okudum ilkokula başlar başlamaz. bergman'ın "yedinci mühür"ü, goethe'nin "faust"u, senin yüzünden yedi yaşımda girdiler hayatıma. anladığımı sanmıyorum o yaşta; ama amaç seni tanımaktı nasılsa. bir de resimlerine baktım hep. şimdi benim boylarımda -aynı boydaymışız zaten- esmer, zayıf, güleç, zarif bir adam. evde senden bahsedildiği ve ağlanıldığı zamanlarda içeriye kaçtıysam da bir kulağım orada oldu hep. onları da kattım tasvirine. mavi gömlekleri sevdiğini, günde iki kere tıraş olduğunu, inatçılığını, zekiliğini ve nasıl tüm ailenin göz bebeği olduğunu öğrendim yan odadan. ve ölümüne yakın, bana ayakkabı almak için mağazaya girdiğinde yürüyecek gücün olmadığından, nasıl bir koltuğa çöküp tezgâhtarlardan tüm çocuk ayakkabılarını ona getirmelerini rica edişini...
adımı koyarken de zorlanmışsın. türk dil kurumuna gidip günlerce isim aramışsın bana. hatta adım önce alper'miş, nüfus cüzdanımı çıkarttıktan sonra teoman ismini çok beğenip değiştirmişsin ismimi. adımı çok sevişim ondan.
büyüyünce öğrendim bazı detayları da. azıcık kalan paranızla halam yemek almaya çalışırken, 'n'olur sigara alalım' deyişini, yatılı okuldan çıktığın cumartesi günleri gezmek yerine yeğenini alıp cerrahpaşa'da yatan yahya kemal beyatlı'yı ziyaret edişini, âşık veysel'le tanışmak için giresun'dan sivas'a gidişini, sonradan öğrendim. aynı sana çekmişim, böylece anladım. ama çok kızdım sana ve tanrıya küçükken. 'niye ben?' diye sordum ona. sana da kendine dikkat etmediğin için kızdım. şimdi, senden yaşlıyım. öldüğün yaşı çoktan geçtim. sana ve ona kırgınlığım da çoktan geçti zaten. annem geçenlerde, sakladığı bir yerden benim büyüyüşümü kaydetmek için aldığın 8 mm kamerayı verdi bana. yepyeni. içinde kullanılmamış ham filmler bile var. 38 yıldır öylece beklemişler. ölüyor olduğun için vaktin olmamış kullanmaya.
bir şey daha söylemek isterim. seni tanıyan herkesin, geçen onca yıla karşın adını söylerken sesleri titriyor ve gözlerinde hep bir sevgi ve buğu var. azıcık zamanda herkesin kalbine girmiş ve çıkmamışsın. ölerek beni çok üzdün; ama böyle bir adam olduğun için hep gurur duydum seninle. beni tanısan, sen de gurur duyardın, eminim.
varlığınla ve yokluğunla beni var ettiğin için teşekkürler. nur içinde yat..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar