bugün

hayatta teoman depresyonu diye bi olay var.
bu adam mırıl mırıl mırıldanırken siz o an kendinizi sikmek istersiniz,
çünkü bu adamla aşık olmuşsunuzdur sevgilinize ve bu adamla terkedilmişsinizdir.
çünkü bu adam hep hayatınızda hep bi yerden fırlıyor.
ilk görüşten sonra
bana öyle bakma diye anlayacaklar
ikimize karşı bu dünya bizi anlamıcaklar
bana öyle yaklaşma
bana öyle dokunma
(bkz: bana öyle bakma)
`
ilişki heyacanlı haldeyken`
son defaymış gibi kaybederken kendimi en ucuz şaraplarda
son defaymış gibi kaybederken kendimi sırılsıklam vücudunda
(bkz: duş)

ilişki biterken
yalan söyleme bak gözlerime bitmiş olamaz
yokla ceplerini aşk kırıntıları kalmış olmalı biraz
(bkz: aşk kırıntıları)

ilişki bittikten sonra
daha kaç vücut gerekli benim seni unutmama
senden önce senden sonra (bkz: senden önce senden sonra)

herkes ilişki sonrası depresyonu yaşar biz teoman depresyonu.
31 çekerken
kimin kimin bu sessiz eller
(bkz: sessiz eller)

oldu mu olmadı mı şimdi?
arka fonunda deri koltuk, efes tombul şişe ve akustik gitar vardır. bu kadar gerçeklikten uzak bir hüzün olamaz amk.
iki birayla geçecek depresyondur.
yatakta çıplak sıkı bir kadın poposu, ucuz bir akustik gitar(onca paraya rağmen), ahşap döşemeler, karanlık bir oda, duvarda tablo tabi ki yamuk duruyor ve pencereden görünen gri azgın deniz de bu hüzün resmini tamamlamaktadır.
© copyright 2005 - 2026