bugün
- arkadaşlar size bi soru sorucam57
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı74
- herkesin tavsiye verdiği insan10
- silvermist11
- erkeği karizmatik gösteren şeyler21
- herkes istediği yazarı yazsın20
- beni neden sevmediniz13
- çok azdım porno izliyorum3
- kendin hakkında bir gerçek bırak7
- cadılar bayramında ne olacaksınız16
- kedi öldürmek suçsa sinek öldürmek de suçtur3
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası43
- sözlükteki galatasaraylılar8
- 24 yaşına kadar hiç kız arkadaşı olmamış insan15
- kısa boylu olmak6
- keşke benim olsa denilen yazarlar10
- bekar erkeklerin en büyük neşesi8
- kendini sevmek5
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok28
- arkadaşlar ben nişanlanıyorum12
- ne kadar paranız var9
- simko332
- israil5
- ilham aliyev28
- galatasaray9
- sevgiliye saat hediye etmek5
- farklılıkları olan insanların varoluş mücadelesi2
- sözlük erkeklerine bir hediye bırak7
- 2027 de neler olsun8
- yavuz sultan selim16
- victor osimhen7
- ofsaytımsı vol 220
- gece 3 00 da içilen demli çay2
- sevmek bir başkasını geliştirmektir4
- trump'ın erdoğan'dan yemen için asker istemesi3
- çok film izleyen insandan zarar gelmez29
- türkiye'nin ab vize muafiyeti hamlesi2
- marksizm bu topraklarda biterse dünyada biter4
- baloncan çakır5
- sevgilinin bisepsinden sushi yemek6
- youtube shorts6
- aston villanın fener'e döşeyeceği boru2
- çorba8
- bastırılmış üzüntü3
- öldürmek kastı olmadan 58 kere bıçaklamak2
- 12 eylül kemalizm'in reddidir3
- ortadoğuda kartlar dağıtılıyor4
- meksika açmazı macerası14
- sözlükteki ilişki skandalı39
- sözlük kızlarının kombinleri43
uzun zamandır çaylak olmam sebebi ile bu yazı gündemden biraz geri kaldı, eleştirilemez denen orduya ithafen...
Bütün planlarının temelinde güçsüzparçalı bir meclis yatıyor. Bütün darbeler, muhtıralar, müdahaleler bize temel amaçlarının güçsüz, dolayısıyla büyük adımlar atamayacak bir meclis oluşturmaya yönelik olduğunu gösteriyor.
Halkın seçtiği başbakanı asan ordu, gerek yasal, gerek yasadışı binbir çeşit müdahale imkanı ile her zaman Türkiye'de siyaseti anayasayı değiştiremeyecek bir meclis yapısına göre dizayn etmeyi hedefledi. Ve her seferinde bunu başardı. Geldiler... Kendi amaçlarına göre bölerek yeniden dizayn ettiler... Ve geri çekildiler...
Ne ilginçtir, her müdahale on yıllık bir süreyi kazandırıyor. On yıl sonra işler yeniden eski haline dönüp yeniden müdahale ortamı meydana geliyor. Ve bu kısır döngü Türkiye'yi olduğu yerde saydırıyor!
27 Mayıs'tan en son teknomuhtıraya kadar, aradakiler de dahil hepsinin amacı siyasetin, halkın oylarına dayalı siyasetin ülkeyi istediği gibi yönetmesine engel olmaktı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, askerin yaptığı anayasayı değiştirebilecek çoğunlukta bir fikri beraberliğe ulaşmasına yol açacak gelişmelerin önü alınarak, kurulu düzenin devamını sağlamak temel hedef. Bunu bazen emir komuta dışında yaptılar. Bazen de NATO çerçevesinde emir komuta içinde. En son yaptıklarında olduğu gibi bazen de hukuku amuda kaldırarak... Bir NATO ordusunun ABD'den bağımsız harekat kabiliyeti olduğunu düşünüyorsanız size "yanılıyorsunuz" denilir. Onun için bugünlerde ortaya çıkan ve anti Amerikan olduklarını höyküren emekli paşalara ve onlara destek olan bir kısım medyanın anti Amerikanlığına inanmamanızı öneririm. Tersten vuruyorlar! Gelip, kendi amaçlarına göre bölüyorlar da niçin devam etmeyip geri çekiliyorlar?
işte işin püf noktası burada. Türk ordusu, diğer üçüncü dünya orduları gibi darbe yaptıktan sonra neden işbaşında kalmıyor da kışlasına dönüyor sorusu "amacına ulaşmakla" ilgili. Dönüyorlar, çünkü amaçlarına ulaşacak mekanizmaları gerek yasal, gerek yasadışı biçimde belirliyorlar. Bütün bunları yaptıktan sonra niçin bir de ülke yönetmek gibi dünyanın en zor işinin altına girsinler ki!
Amaç hasıl olduktan sonra meydanı kendilerini ülkeyi yöneten ve iktidar olduğunu sanan siyasi partilere bırakıyorlar. Onlar uğraşıyorlar iMF ile Dünya Bankası ile... Her yıl silahlanmaya harcanacak 8-10 milyar dolar kaynağı bulmakla...
Kenan Evren 12 Eylül'den sonra siyaseti yeniden dizayn ederken amaçlarının üç partili bir meclis olduğunu açıklamıştı zaten. Sağ güçlü olduğu için sağda iki parti ve solda da tek parti...
28 Şubat'tan beri işler istedikleri gibi gitmiyor. istedikleri şekilde dizayn edemiyorlar. Hemen bir seçim sonra halk o dizaynı işlemez hale getiriyor. Dikkat ederseniz en son müdahale meclisin yeknesak bir şekilde cumhurbaşkanı seçmesini engelledi.
Türkiye bu kısır döngüyü kıramadıktan sonra asla büyüyemez ve çağdaş dünyada yerini alamaz. Atatürk'ün gösterdiği hedefin kıyısına yöresine bile yaklaşamaz. ilginç olan da bu zaten, ordunun Atatürk'ün hedeflerinden sapıldığı iddiası ile müdahale etmesi... Komik çok komik! Her şey çok belli değil mi? Azıcık saksıyı çalıştırın anlayacaksınız!
Bütün planlarının temelinde güçsüzparçalı bir meclis yatıyor. Bütün darbeler, muhtıralar, müdahaleler bize temel amaçlarının güçsüz, dolayısıyla büyük adımlar atamayacak bir meclis oluşturmaya yönelik olduğunu gösteriyor.
Halkın seçtiği başbakanı asan ordu, gerek yasal, gerek yasadışı binbir çeşit müdahale imkanı ile her zaman Türkiye'de siyaseti anayasayı değiştiremeyecek bir meclis yapısına göre dizayn etmeyi hedefledi. Ve her seferinde bunu başardı. Geldiler... Kendi amaçlarına göre bölerek yeniden dizayn ettiler... Ve geri çekildiler...
Ne ilginçtir, her müdahale on yıllık bir süreyi kazandırıyor. On yıl sonra işler yeniden eski haline dönüp yeniden müdahale ortamı meydana geliyor. Ve bu kısır döngü Türkiye'yi olduğu yerde saydırıyor!
27 Mayıs'tan en son teknomuhtıraya kadar, aradakiler de dahil hepsinin amacı siyasetin, halkın oylarına dayalı siyasetin ülkeyi istediği gibi yönetmesine engel olmaktı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, askerin yaptığı anayasayı değiştirebilecek çoğunlukta bir fikri beraberliğe ulaşmasına yol açacak gelişmelerin önü alınarak, kurulu düzenin devamını sağlamak temel hedef. Bunu bazen emir komuta dışında yaptılar. Bazen de NATO çerçevesinde emir komuta içinde. En son yaptıklarında olduğu gibi bazen de hukuku amuda kaldırarak... Bir NATO ordusunun ABD'den bağımsız harekat kabiliyeti olduğunu düşünüyorsanız size "yanılıyorsunuz" denilir. Onun için bugünlerde ortaya çıkan ve anti Amerikan olduklarını höyküren emekli paşalara ve onlara destek olan bir kısım medyanın anti Amerikanlığına inanmamanızı öneririm. Tersten vuruyorlar! Gelip, kendi amaçlarına göre bölüyorlar da niçin devam etmeyip geri çekiliyorlar?
işte işin püf noktası burada. Türk ordusu, diğer üçüncü dünya orduları gibi darbe yaptıktan sonra neden işbaşında kalmıyor da kışlasına dönüyor sorusu "amacına ulaşmakla" ilgili. Dönüyorlar, çünkü amaçlarına ulaşacak mekanizmaları gerek yasal, gerek yasadışı biçimde belirliyorlar. Bütün bunları yaptıktan sonra niçin bir de ülke yönetmek gibi dünyanın en zor işinin altına girsinler ki!
Amaç hasıl olduktan sonra meydanı kendilerini ülkeyi yöneten ve iktidar olduğunu sanan siyasi partilere bırakıyorlar. Onlar uğraşıyorlar iMF ile Dünya Bankası ile... Her yıl silahlanmaya harcanacak 8-10 milyar dolar kaynağı bulmakla...
Kenan Evren 12 Eylül'den sonra siyaseti yeniden dizayn ederken amaçlarının üç partili bir meclis olduğunu açıklamıştı zaten. Sağ güçlü olduğu için sağda iki parti ve solda da tek parti...
28 Şubat'tan beri işler istedikleri gibi gitmiyor. istedikleri şekilde dizayn edemiyorlar. Hemen bir seçim sonra halk o dizaynı işlemez hale getiriyor. Dikkat ederseniz en son müdahale meclisin yeknesak bir şekilde cumhurbaşkanı seçmesini engelledi.
Türkiye bu kısır döngüyü kıramadıktan sonra asla büyüyemez ve çağdaş dünyada yerini alamaz. Atatürk'ün gösterdiği hedefin kıyısına yöresine bile yaklaşamaz. ilginç olan da bu zaten, ordunun Atatürk'ün hedeflerinden sapıldığı iddiası ile müdahale etmesi... Komik çok komik! Her şey çok belli değil mi? Azıcık saksıyı çalıştırın anlayacaksınız!
(bkz: adaletin bu mu baro)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar