bugün
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak7
- herkes ronaldinho'nun yarrağını yesin5
- bir kadının ensemi okşaması9
- türk kızlarının keko adam sevmesi20
- çabuk sinirlenen insanların daha merhametli olması3
- gençler iş beğenmiyor7
- her şeye sarımsak koyan insan12
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi18
- asla dolandırılmayan insanların sırrı15
- geri zekalı demek hakaret mi19
- fenerbahçeden mauri icardi bombesi4
- sözlükte sizi kim tanıyor28
- arjantin milli futbol takımı9
- penis boyu takıntısı14
- olacak o kadar3
- şişman kızla sevgili olan erkek16
- çomarların osmanlıya özlem duyma sebebi3
- seni onaracağım diyen kadın11
- şarjlı diş fırçası4
- marmaris datça yolu11
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız29
- kadına göbeğin yakıştığı gerçeği7
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler14
- mason greenwood mason mudur sorunsalı3
- hayat kalitesini düşüren şeyler12
- köyden kente göçün görünen etkileri3
- sevgilinin sürekli eski sevgiliyi anlatması7
- evlenmek için para biriktirmek8
- amarika'ya gidip pornolarda oynamak6
- seks'in icadı6
- çankaya belediyesi ne operasyon7
- ben geldim4
- cevabı bilinmeyen sorular12
- pazara gidip kiraz çilek kayısı almak7
- kocan böyle sikebiliyo mu sorusuna verilecek cevap7
- anın görüntüsü15
- evlenilecek insanın önce ailesine bakmak7
- sözlükte grup yapmak5
- bu devirde evlenen enayi erkek5
- ağırlık çalışmak6
- hazret ktc6
- ingiltere milli futbol takımı4
- arkadaşlar sapık mısınız5
- parliament4
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası6
- 11 temmuz 2026 gümrük vergisi artışları2
- game of thrones'un tek cümlelik özeti3
- sevgili5
- karşılıklı artılaşmak4
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek2
uzun zamandır çaylak olmam sebebi ile bu yazı gündemden biraz geri kaldı, eleştirilemez denen orduya ithafen...
Bütün planlarının temelinde güçsüzparçalı bir meclis yatıyor. Bütün darbeler, muhtıralar, müdahaleler bize temel amaçlarının güçsüz, dolayısıyla büyük adımlar atamayacak bir meclis oluşturmaya yönelik olduğunu gösteriyor.
Halkın seçtiği başbakanı asan ordu, gerek yasal, gerek yasadışı binbir çeşit müdahale imkanı ile her zaman Türkiye'de siyaseti anayasayı değiştiremeyecek bir meclis yapısına göre dizayn etmeyi hedefledi. Ve her seferinde bunu başardı. Geldiler... Kendi amaçlarına göre bölerek yeniden dizayn ettiler... Ve geri çekildiler...
Ne ilginçtir, her müdahale on yıllık bir süreyi kazandırıyor. On yıl sonra işler yeniden eski haline dönüp yeniden müdahale ortamı meydana geliyor. Ve bu kısır döngü Türkiye'yi olduğu yerde saydırıyor!
27 Mayıs'tan en son teknomuhtıraya kadar, aradakiler de dahil hepsinin amacı siyasetin, halkın oylarına dayalı siyasetin ülkeyi istediği gibi yönetmesine engel olmaktı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, askerin yaptığı anayasayı değiştirebilecek çoğunlukta bir fikri beraberliğe ulaşmasına yol açacak gelişmelerin önü alınarak, kurulu düzenin devamını sağlamak temel hedef. Bunu bazen emir komuta dışında yaptılar. Bazen de NATO çerçevesinde emir komuta içinde. En son yaptıklarında olduğu gibi bazen de hukuku amuda kaldırarak... Bir NATO ordusunun ABD'den bağımsız harekat kabiliyeti olduğunu düşünüyorsanız size "yanılıyorsunuz" denilir. Onun için bugünlerde ortaya çıkan ve anti Amerikan olduklarını höyküren emekli paşalara ve onlara destek olan bir kısım medyanın anti Amerikanlığına inanmamanızı öneririm. Tersten vuruyorlar! Gelip, kendi amaçlarına göre bölüyorlar da niçin devam etmeyip geri çekiliyorlar?
işte işin püf noktası burada. Türk ordusu, diğer üçüncü dünya orduları gibi darbe yaptıktan sonra neden işbaşında kalmıyor da kışlasına dönüyor sorusu "amacına ulaşmakla" ilgili. Dönüyorlar, çünkü amaçlarına ulaşacak mekanizmaları gerek yasal, gerek yasadışı biçimde belirliyorlar. Bütün bunları yaptıktan sonra niçin bir de ülke yönetmek gibi dünyanın en zor işinin altına girsinler ki!
Amaç hasıl olduktan sonra meydanı kendilerini ülkeyi yöneten ve iktidar olduğunu sanan siyasi partilere bırakıyorlar. Onlar uğraşıyorlar iMF ile Dünya Bankası ile... Her yıl silahlanmaya harcanacak 8-10 milyar dolar kaynağı bulmakla...
Kenan Evren 12 Eylül'den sonra siyaseti yeniden dizayn ederken amaçlarının üç partili bir meclis olduğunu açıklamıştı zaten. Sağ güçlü olduğu için sağda iki parti ve solda da tek parti...
28 Şubat'tan beri işler istedikleri gibi gitmiyor. istedikleri şekilde dizayn edemiyorlar. Hemen bir seçim sonra halk o dizaynı işlemez hale getiriyor. Dikkat ederseniz en son müdahale meclisin yeknesak bir şekilde cumhurbaşkanı seçmesini engelledi.
Türkiye bu kısır döngüyü kıramadıktan sonra asla büyüyemez ve çağdaş dünyada yerini alamaz. Atatürk'ün gösterdiği hedefin kıyısına yöresine bile yaklaşamaz. ilginç olan da bu zaten, ordunun Atatürk'ün hedeflerinden sapıldığı iddiası ile müdahale etmesi... Komik çok komik! Her şey çok belli değil mi? Azıcık saksıyı çalıştırın anlayacaksınız!
Bütün planlarının temelinde güçsüzparçalı bir meclis yatıyor. Bütün darbeler, muhtıralar, müdahaleler bize temel amaçlarının güçsüz, dolayısıyla büyük adımlar atamayacak bir meclis oluşturmaya yönelik olduğunu gösteriyor.
Halkın seçtiği başbakanı asan ordu, gerek yasal, gerek yasadışı binbir çeşit müdahale imkanı ile her zaman Türkiye'de siyaseti anayasayı değiştiremeyecek bir meclis yapısına göre dizayn etmeyi hedefledi. Ve her seferinde bunu başardı. Geldiler... Kendi amaçlarına göre bölerek yeniden dizayn ettiler... Ve geri çekildiler...
Ne ilginçtir, her müdahale on yıllık bir süreyi kazandırıyor. On yıl sonra işler yeniden eski haline dönüp yeniden müdahale ortamı meydana geliyor. Ve bu kısır döngü Türkiye'yi olduğu yerde saydırıyor!
27 Mayıs'tan en son teknomuhtıraya kadar, aradakiler de dahil hepsinin amacı siyasetin, halkın oylarına dayalı siyasetin ülkeyi istediği gibi yönetmesine engel olmaktı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, askerin yaptığı anayasayı değiştirebilecek çoğunlukta bir fikri beraberliğe ulaşmasına yol açacak gelişmelerin önü alınarak, kurulu düzenin devamını sağlamak temel hedef. Bunu bazen emir komuta dışında yaptılar. Bazen de NATO çerçevesinde emir komuta içinde. En son yaptıklarında olduğu gibi bazen de hukuku amuda kaldırarak... Bir NATO ordusunun ABD'den bağımsız harekat kabiliyeti olduğunu düşünüyorsanız size "yanılıyorsunuz" denilir. Onun için bugünlerde ortaya çıkan ve anti Amerikan olduklarını höyküren emekli paşalara ve onlara destek olan bir kısım medyanın anti Amerikanlığına inanmamanızı öneririm. Tersten vuruyorlar! Gelip, kendi amaçlarına göre bölüyorlar da niçin devam etmeyip geri çekiliyorlar?
işte işin püf noktası burada. Türk ordusu, diğer üçüncü dünya orduları gibi darbe yaptıktan sonra neden işbaşında kalmıyor da kışlasına dönüyor sorusu "amacına ulaşmakla" ilgili. Dönüyorlar, çünkü amaçlarına ulaşacak mekanizmaları gerek yasal, gerek yasadışı biçimde belirliyorlar. Bütün bunları yaptıktan sonra niçin bir de ülke yönetmek gibi dünyanın en zor işinin altına girsinler ki!
Amaç hasıl olduktan sonra meydanı kendilerini ülkeyi yöneten ve iktidar olduğunu sanan siyasi partilere bırakıyorlar. Onlar uğraşıyorlar iMF ile Dünya Bankası ile... Her yıl silahlanmaya harcanacak 8-10 milyar dolar kaynağı bulmakla...
Kenan Evren 12 Eylül'den sonra siyaseti yeniden dizayn ederken amaçlarının üç partili bir meclis olduğunu açıklamıştı zaten. Sağ güçlü olduğu için sağda iki parti ve solda da tek parti...
28 Şubat'tan beri işler istedikleri gibi gitmiyor. istedikleri şekilde dizayn edemiyorlar. Hemen bir seçim sonra halk o dizaynı işlemez hale getiriyor. Dikkat ederseniz en son müdahale meclisin yeknesak bir şekilde cumhurbaşkanı seçmesini engelledi.
Türkiye bu kısır döngüyü kıramadıktan sonra asla büyüyemez ve çağdaş dünyada yerini alamaz. Atatürk'ün gösterdiği hedefin kıyısına yöresine bile yaklaşamaz. ilginç olan da bu zaten, ordunun Atatürk'ün hedeflerinden sapıldığı iddiası ile müdahale etmesi... Komik çok komik! Her şey çok belli değil mi? Azıcık saksıyı çalıştırın anlayacaksınız!
(bkz: adaletin bu mu baro)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar