bugün
- gençler iş beğenmiyor12
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak10
- seni onaracağım diyen kadın16
- sevgilinin sevgilisi ile sevismek4
- israil basınından türkiye itirafı5
- geri zekalı demek hakaret mi21
- bu devirde herkes deli gibi vajina arıyor6
- yakışıklı olduğunun farkında olan erkek4
- evlenilecek insanın önce ailesine bakmak9
- herkes ronaldinho'nun yarrağını yesin6
- döner6
- işi gücü kadın ve erkek organı olan yazarlar4
- türk kızlarının keko adam sevmesi20
- kilo vermek2
- bir kadının ensemi okşaması9
- youtube'dan izlenerek halledilen en son iş3
- köyden kente göçün görünen etkileri5
- ilişkilerde belirsizlik sevenlerin çoğalması2
- bence her evde bir vibratör olmalı3
- her şeye sarımsak koyan insan12
- asla dolandırılmayan insanların sırrı15
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi18
- olacak o kadar4
- penis boyu takıntısı14
- çabuk sinirlenen insanların daha merhametli olması4
- şişman kızla sevgili olan erkek16
- sözlükte sizi kim tanıyor27
- aşk aşısı2
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız29
- arjantin milli futbol takımı9
- hayat kalitesini düşüren şeyler12
- yeşilçamın acı kaderi2
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler14
- fenerbahçeden mauri icardi bombesi4
- uysaljakoben8
- 11 temmuz 2026 fenerbahçe pogon szczecin maçı2
- sevgilinin sürekli eski sevgiliyi anlatması7
- tek suçu kur an'ı uygurcaya tercüme etmekti2
- marmaris datça yolu10
- kadına göbeğin yakıştığı gerçeği7
- evlenmek için para biriktirmek8
- amarika'ya gidip pornolarda oynamak6
- şarjlı diş fırçası4
- çankaya belediyesi ne operasyon7
- seks'in icadı6
- zeynep sude oktay2
- cevabı bilinmeyen sorular12
- pazara gidip kiraz çilek kayısı almak7
- kocan böyle sikebiliyo mu sorusuna verilecek cevap7
- çomarların osmanlıya özlem duyma sebebi3
uzun zamandır çaylak olmam sebebi ile bu yazı gündemden biraz geri kaldı, eleştirilemez denen orduya ithafen...
Bütün planlarının temelinde güçsüzparçalı bir meclis yatıyor. Bütün darbeler, muhtıralar, müdahaleler bize temel amaçlarının güçsüz, dolayısıyla büyük adımlar atamayacak bir meclis oluşturmaya yönelik olduğunu gösteriyor.
Halkın seçtiği başbakanı asan ordu, gerek yasal, gerek yasadışı binbir çeşit müdahale imkanı ile her zaman Türkiye'de siyaseti anayasayı değiştiremeyecek bir meclis yapısına göre dizayn etmeyi hedefledi. Ve her seferinde bunu başardı. Geldiler... Kendi amaçlarına göre bölerek yeniden dizayn ettiler... Ve geri çekildiler...
Ne ilginçtir, her müdahale on yıllık bir süreyi kazandırıyor. On yıl sonra işler yeniden eski haline dönüp yeniden müdahale ortamı meydana geliyor. Ve bu kısır döngü Türkiye'yi olduğu yerde saydırıyor!
27 Mayıs'tan en son teknomuhtıraya kadar, aradakiler de dahil hepsinin amacı siyasetin, halkın oylarına dayalı siyasetin ülkeyi istediği gibi yönetmesine engel olmaktı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, askerin yaptığı anayasayı değiştirebilecek çoğunlukta bir fikri beraberliğe ulaşmasına yol açacak gelişmelerin önü alınarak, kurulu düzenin devamını sağlamak temel hedef. Bunu bazen emir komuta dışında yaptılar. Bazen de NATO çerçevesinde emir komuta içinde. En son yaptıklarında olduğu gibi bazen de hukuku amuda kaldırarak... Bir NATO ordusunun ABD'den bağımsız harekat kabiliyeti olduğunu düşünüyorsanız size "yanılıyorsunuz" denilir. Onun için bugünlerde ortaya çıkan ve anti Amerikan olduklarını höyküren emekli paşalara ve onlara destek olan bir kısım medyanın anti Amerikanlığına inanmamanızı öneririm. Tersten vuruyorlar! Gelip, kendi amaçlarına göre bölüyorlar da niçin devam etmeyip geri çekiliyorlar?
işte işin püf noktası burada. Türk ordusu, diğer üçüncü dünya orduları gibi darbe yaptıktan sonra neden işbaşında kalmıyor da kışlasına dönüyor sorusu "amacına ulaşmakla" ilgili. Dönüyorlar, çünkü amaçlarına ulaşacak mekanizmaları gerek yasal, gerek yasadışı biçimde belirliyorlar. Bütün bunları yaptıktan sonra niçin bir de ülke yönetmek gibi dünyanın en zor işinin altına girsinler ki!
Amaç hasıl olduktan sonra meydanı kendilerini ülkeyi yöneten ve iktidar olduğunu sanan siyasi partilere bırakıyorlar. Onlar uğraşıyorlar iMF ile Dünya Bankası ile... Her yıl silahlanmaya harcanacak 8-10 milyar dolar kaynağı bulmakla...
Kenan Evren 12 Eylül'den sonra siyaseti yeniden dizayn ederken amaçlarının üç partili bir meclis olduğunu açıklamıştı zaten. Sağ güçlü olduğu için sağda iki parti ve solda da tek parti...
28 Şubat'tan beri işler istedikleri gibi gitmiyor. istedikleri şekilde dizayn edemiyorlar. Hemen bir seçim sonra halk o dizaynı işlemez hale getiriyor. Dikkat ederseniz en son müdahale meclisin yeknesak bir şekilde cumhurbaşkanı seçmesini engelledi.
Türkiye bu kısır döngüyü kıramadıktan sonra asla büyüyemez ve çağdaş dünyada yerini alamaz. Atatürk'ün gösterdiği hedefin kıyısına yöresine bile yaklaşamaz. ilginç olan da bu zaten, ordunun Atatürk'ün hedeflerinden sapıldığı iddiası ile müdahale etmesi... Komik çok komik! Her şey çok belli değil mi? Azıcık saksıyı çalıştırın anlayacaksınız!
Bütün planlarının temelinde güçsüzparçalı bir meclis yatıyor. Bütün darbeler, muhtıralar, müdahaleler bize temel amaçlarının güçsüz, dolayısıyla büyük adımlar atamayacak bir meclis oluşturmaya yönelik olduğunu gösteriyor.
Halkın seçtiği başbakanı asan ordu, gerek yasal, gerek yasadışı binbir çeşit müdahale imkanı ile her zaman Türkiye'de siyaseti anayasayı değiştiremeyecek bir meclis yapısına göre dizayn etmeyi hedefledi. Ve her seferinde bunu başardı. Geldiler... Kendi amaçlarına göre bölerek yeniden dizayn ettiler... Ve geri çekildiler...
Ne ilginçtir, her müdahale on yıllık bir süreyi kazandırıyor. On yıl sonra işler yeniden eski haline dönüp yeniden müdahale ortamı meydana geliyor. Ve bu kısır döngü Türkiye'yi olduğu yerde saydırıyor!
27 Mayıs'tan en son teknomuhtıraya kadar, aradakiler de dahil hepsinin amacı siyasetin, halkın oylarına dayalı siyasetin ülkeyi istediği gibi yönetmesine engel olmaktı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, askerin yaptığı anayasayı değiştirebilecek çoğunlukta bir fikri beraberliğe ulaşmasına yol açacak gelişmelerin önü alınarak, kurulu düzenin devamını sağlamak temel hedef. Bunu bazen emir komuta dışında yaptılar. Bazen de NATO çerçevesinde emir komuta içinde. En son yaptıklarında olduğu gibi bazen de hukuku amuda kaldırarak... Bir NATO ordusunun ABD'den bağımsız harekat kabiliyeti olduğunu düşünüyorsanız size "yanılıyorsunuz" denilir. Onun için bugünlerde ortaya çıkan ve anti Amerikan olduklarını höyküren emekli paşalara ve onlara destek olan bir kısım medyanın anti Amerikanlığına inanmamanızı öneririm. Tersten vuruyorlar! Gelip, kendi amaçlarına göre bölüyorlar da niçin devam etmeyip geri çekiliyorlar?
işte işin püf noktası burada. Türk ordusu, diğer üçüncü dünya orduları gibi darbe yaptıktan sonra neden işbaşında kalmıyor da kışlasına dönüyor sorusu "amacına ulaşmakla" ilgili. Dönüyorlar, çünkü amaçlarına ulaşacak mekanizmaları gerek yasal, gerek yasadışı biçimde belirliyorlar. Bütün bunları yaptıktan sonra niçin bir de ülke yönetmek gibi dünyanın en zor işinin altına girsinler ki!
Amaç hasıl olduktan sonra meydanı kendilerini ülkeyi yöneten ve iktidar olduğunu sanan siyasi partilere bırakıyorlar. Onlar uğraşıyorlar iMF ile Dünya Bankası ile... Her yıl silahlanmaya harcanacak 8-10 milyar dolar kaynağı bulmakla...
Kenan Evren 12 Eylül'den sonra siyaseti yeniden dizayn ederken amaçlarının üç partili bir meclis olduğunu açıklamıştı zaten. Sağ güçlü olduğu için sağda iki parti ve solda da tek parti...
28 Şubat'tan beri işler istedikleri gibi gitmiyor. istedikleri şekilde dizayn edemiyorlar. Hemen bir seçim sonra halk o dizaynı işlemez hale getiriyor. Dikkat ederseniz en son müdahale meclisin yeknesak bir şekilde cumhurbaşkanı seçmesini engelledi.
Türkiye bu kısır döngüyü kıramadıktan sonra asla büyüyemez ve çağdaş dünyada yerini alamaz. Atatürk'ün gösterdiği hedefin kıyısına yöresine bile yaklaşamaz. ilginç olan da bu zaten, ordunun Atatürk'ün hedeflerinden sapıldığı iddiası ile müdahale etmesi... Komik çok komik! Her şey çok belli değil mi? Azıcık saksıyı çalıştırın anlayacaksınız!
(bkz: adaletin bu mu baro)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar