bugün
- sözlükteki ayaksever karşıtı blok8
- uludağın ekşi sözlük gibi populer olamaması16
- ekşi sözlükten başlık araklamak4
- dinler tarihinin en önemli olayı7
- götümü de açsam bakmayacaksınız4
- askere gitmenin sanılanın aksine keyifli olması9
- biraderlere laf edenler8
- manifest grubu vs pkk3
- geniş omuzlu kadınlar9
- pazar gününü sözlükte geçiren ezik insan9
- erkeklerde testosteronun 50 azalması5
- lindsey graham5
- manifest ne amk2
- balkonda kahvalti yapmak4
- porno film replikleri4
- iyi bir insanın acımasız bir insana dönüşmesi2
- dünya kupası neden 4 yılda bir defa5
- kaliteli insanı belli eden detaylar5
- ayak fetişizmi6
- apartmanda tadilat yapan komşu terbiyesizliği6
- fusya semsiyeli yabanci20
- karısının ayaklarını sözlükte paylaşan yazar2
- ya böyle olsaydı2
- liseli otuzbircinin gündüz düşleri2
- anın görüntüsü18
- lionel messi5
- hizmet sektöründe çalışanlara eziyet eden kişimsi3
- lindsey graham'ın ölümü3
- 12 temmuz 2026 tayland türkiye vnl maçı2
- bir şey söyle3
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı23
- binance angels2
- aylık 436 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- peppino di capri2
- herzevekil19
- giorgia meloni'ye ayak masajı yapmak2
- ilginç tespitler2
- yalnız insanın karpuz yiyememesi sorunsalı3
- doğu dizi2
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek2
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak15
- bir şeyler söyle3
- basit yaşama günü2
- asansöre binen tuhaf insan2
- trump torunu olmak nasil bir duygudur acaba2
- kadınlar futbol maçı2
- geri zekalı demek hakaret mi21
- türk kızlarının keko adam sevmesi20
- chrome eklentisi sözlükte troll başlıkları gizleme2
- üstteki yazarı öv7
uzun zamandır çaylak olmam sebebi ile bu yazı gündemden biraz geri kaldı, eleştirilemez denen orduya ithafen...
Bütün planlarının temelinde güçsüzparçalı bir meclis yatıyor. Bütün darbeler, muhtıralar, müdahaleler bize temel amaçlarının güçsüz, dolayısıyla büyük adımlar atamayacak bir meclis oluşturmaya yönelik olduğunu gösteriyor.
Halkın seçtiği başbakanı asan ordu, gerek yasal, gerek yasadışı binbir çeşit müdahale imkanı ile her zaman Türkiye'de siyaseti anayasayı değiştiremeyecek bir meclis yapısına göre dizayn etmeyi hedefledi. Ve her seferinde bunu başardı. Geldiler... Kendi amaçlarına göre bölerek yeniden dizayn ettiler... Ve geri çekildiler...
Ne ilginçtir, her müdahale on yıllık bir süreyi kazandırıyor. On yıl sonra işler yeniden eski haline dönüp yeniden müdahale ortamı meydana geliyor. Ve bu kısır döngü Türkiye'yi olduğu yerde saydırıyor!
27 Mayıs'tan en son teknomuhtıraya kadar, aradakiler de dahil hepsinin amacı siyasetin, halkın oylarına dayalı siyasetin ülkeyi istediği gibi yönetmesine engel olmaktı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, askerin yaptığı anayasayı değiştirebilecek çoğunlukta bir fikri beraberliğe ulaşmasına yol açacak gelişmelerin önü alınarak, kurulu düzenin devamını sağlamak temel hedef. Bunu bazen emir komuta dışında yaptılar. Bazen de NATO çerçevesinde emir komuta içinde. En son yaptıklarında olduğu gibi bazen de hukuku amuda kaldırarak... Bir NATO ordusunun ABD'den bağımsız harekat kabiliyeti olduğunu düşünüyorsanız size "yanılıyorsunuz" denilir. Onun için bugünlerde ortaya çıkan ve anti Amerikan olduklarını höyküren emekli paşalara ve onlara destek olan bir kısım medyanın anti Amerikanlığına inanmamanızı öneririm. Tersten vuruyorlar! Gelip, kendi amaçlarına göre bölüyorlar da niçin devam etmeyip geri çekiliyorlar?
işte işin püf noktası burada. Türk ordusu, diğer üçüncü dünya orduları gibi darbe yaptıktan sonra neden işbaşında kalmıyor da kışlasına dönüyor sorusu "amacına ulaşmakla" ilgili. Dönüyorlar, çünkü amaçlarına ulaşacak mekanizmaları gerek yasal, gerek yasadışı biçimde belirliyorlar. Bütün bunları yaptıktan sonra niçin bir de ülke yönetmek gibi dünyanın en zor işinin altına girsinler ki!
Amaç hasıl olduktan sonra meydanı kendilerini ülkeyi yöneten ve iktidar olduğunu sanan siyasi partilere bırakıyorlar. Onlar uğraşıyorlar iMF ile Dünya Bankası ile... Her yıl silahlanmaya harcanacak 8-10 milyar dolar kaynağı bulmakla...
Kenan Evren 12 Eylül'den sonra siyaseti yeniden dizayn ederken amaçlarının üç partili bir meclis olduğunu açıklamıştı zaten. Sağ güçlü olduğu için sağda iki parti ve solda da tek parti...
28 Şubat'tan beri işler istedikleri gibi gitmiyor. istedikleri şekilde dizayn edemiyorlar. Hemen bir seçim sonra halk o dizaynı işlemez hale getiriyor. Dikkat ederseniz en son müdahale meclisin yeknesak bir şekilde cumhurbaşkanı seçmesini engelledi.
Türkiye bu kısır döngüyü kıramadıktan sonra asla büyüyemez ve çağdaş dünyada yerini alamaz. Atatürk'ün gösterdiği hedefin kıyısına yöresine bile yaklaşamaz. ilginç olan da bu zaten, ordunun Atatürk'ün hedeflerinden sapıldığı iddiası ile müdahale etmesi... Komik çok komik! Her şey çok belli değil mi? Azıcık saksıyı çalıştırın anlayacaksınız!
Bütün planlarının temelinde güçsüzparçalı bir meclis yatıyor. Bütün darbeler, muhtıralar, müdahaleler bize temel amaçlarının güçsüz, dolayısıyla büyük adımlar atamayacak bir meclis oluşturmaya yönelik olduğunu gösteriyor.
Halkın seçtiği başbakanı asan ordu, gerek yasal, gerek yasadışı binbir çeşit müdahale imkanı ile her zaman Türkiye'de siyaseti anayasayı değiştiremeyecek bir meclis yapısına göre dizayn etmeyi hedefledi. Ve her seferinde bunu başardı. Geldiler... Kendi amaçlarına göre bölerek yeniden dizayn ettiler... Ve geri çekildiler...
Ne ilginçtir, her müdahale on yıllık bir süreyi kazandırıyor. On yıl sonra işler yeniden eski haline dönüp yeniden müdahale ortamı meydana geliyor. Ve bu kısır döngü Türkiye'yi olduğu yerde saydırıyor!
27 Mayıs'tan en son teknomuhtıraya kadar, aradakiler de dahil hepsinin amacı siyasetin, halkın oylarına dayalı siyasetin ülkeyi istediği gibi yönetmesine engel olmaktı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, askerin yaptığı anayasayı değiştirebilecek çoğunlukta bir fikri beraberliğe ulaşmasına yol açacak gelişmelerin önü alınarak, kurulu düzenin devamını sağlamak temel hedef. Bunu bazen emir komuta dışında yaptılar. Bazen de NATO çerçevesinde emir komuta içinde. En son yaptıklarında olduğu gibi bazen de hukuku amuda kaldırarak... Bir NATO ordusunun ABD'den bağımsız harekat kabiliyeti olduğunu düşünüyorsanız size "yanılıyorsunuz" denilir. Onun için bugünlerde ortaya çıkan ve anti Amerikan olduklarını höyküren emekli paşalara ve onlara destek olan bir kısım medyanın anti Amerikanlığına inanmamanızı öneririm. Tersten vuruyorlar! Gelip, kendi amaçlarına göre bölüyorlar da niçin devam etmeyip geri çekiliyorlar?
işte işin püf noktası burada. Türk ordusu, diğer üçüncü dünya orduları gibi darbe yaptıktan sonra neden işbaşında kalmıyor da kışlasına dönüyor sorusu "amacına ulaşmakla" ilgili. Dönüyorlar, çünkü amaçlarına ulaşacak mekanizmaları gerek yasal, gerek yasadışı biçimde belirliyorlar. Bütün bunları yaptıktan sonra niçin bir de ülke yönetmek gibi dünyanın en zor işinin altına girsinler ki!
Amaç hasıl olduktan sonra meydanı kendilerini ülkeyi yöneten ve iktidar olduğunu sanan siyasi partilere bırakıyorlar. Onlar uğraşıyorlar iMF ile Dünya Bankası ile... Her yıl silahlanmaya harcanacak 8-10 milyar dolar kaynağı bulmakla...
Kenan Evren 12 Eylül'den sonra siyaseti yeniden dizayn ederken amaçlarının üç partili bir meclis olduğunu açıklamıştı zaten. Sağ güçlü olduğu için sağda iki parti ve solda da tek parti...
28 Şubat'tan beri işler istedikleri gibi gitmiyor. istedikleri şekilde dizayn edemiyorlar. Hemen bir seçim sonra halk o dizaynı işlemez hale getiriyor. Dikkat ederseniz en son müdahale meclisin yeknesak bir şekilde cumhurbaşkanı seçmesini engelledi.
Türkiye bu kısır döngüyü kıramadıktan sonra asla büyüyemez ve çağdaş dünyada yerini alamaz. Atatürk'ün gösterdiği hedefin kıyısına yöresine bile yaklaşamaz. ilginç olan da bu zaten, ordunun Atatürk'ün hedeflerinden sapıldığı iddiası ile müdahale etmesi... Komik çok komik! Her şey çok belli değil mi? Azıcık saksıyı çalıştırın anlayacaksınız!
(bkz: adaletin bu mu baro)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar