bugün
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz23
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis5
- romanya52
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir18
- albea var mı abi düşük kilometreli2
- karton toplayan çocuk16
- almanya25
- sözlük kızlarının ojeleri17
- flört uygulamasında eşleşme algoritması2
- fatma betül sayan kaya39
- dünya61
- türkiye23
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur33
- vietnam da gençleştirme ameliyatı olan adam9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- sözlüğün tek ve mutlak hakimi4
- sözlükteki ayakçılar9
- otel odası8
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi13
- kadınların sapık olması10
- nick vermeden bir yazara seslen14
- sözlüğün meme platformuna dönmesi4
- stoacılığın kişisel gelişim endüstrisine satılması2
- nikola tesla'nın kürt olması10
- tokayev den askeri reform talimatı2
- haber sitelerinde reklamlardan haber okunmuyor2
- hiçbir şeyin sarmaması10
- yunanistan12
- sedat peker2
- açılı nude5
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri12
- anın görüntüsü31
- bir şey söyle9
- amerika birleşik devletleri31
- güzel memelerin öpülmeye değer olması4
- gilded ile yağan yağmuru izlemek4
- usualsuspect'i tedavi ettirmek8
- meksika açmazı macerası12
- tüm dünyada faşizmin yükselmesi5
- mehdinin en sevdiği balık7
- pencere açık uyumak3
- meme yalarken düşünülen şeyler3
- hentbol5
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı36
- güne bir nostaljik şarkı bırak ulen9
- ermeni rum soykırımını inkar etmek16
- ne yapsam iyi olur9
- 27 eylül 2026 almanya yunanistan maçı7
- zengin akpli kızların çok daha güzel olması17
- butlancıların birbirine girmesi5
Cevap vermesi kolay bir sorudur. Tayyip gidince her şey elbette ki bitmeyecek, bir başka kapitalist düzen partisinin gelmesi işçi ölümlerini azaltmayacak, bir başka düzen partisinin gelmesi insanlara tam anlamıyla düşüncelerini savunma hakkını vermeyecek ya da bu ülkedeki insanları birbirine düşman etmekten vazgeçmeyecek. Tayyip in gitmesi insanlara sadece etmiş oldukları mücadelenin bir kazanımı olduğunu gösterecek ve gerçekten istediklerinde neler yapabildiklerini kanıtlamış olacak, aynı zamanda son yıllarda iyice havaya giren polislerin az da olsa dizginlenmesine yarayacak. Eğer tamamen insanca bir yaşam istiyorsak, sokaklarda öldürülmek istemiyorsak, işsiz kalmak istemiyorsak, halkların birbirine düşman olmasını istemiyorsak, bu düzene karşı savaşmak gerekmektedir.
olayı sadece akp-chp kavgası zanneden şuursuz sorusu. akp'li olamayan herkesi chp'li sanan denyogiller familyasından sıklıkla duyulan sorudur aynı zamanda.
bunların tek sorumlusu odur zaten, giderse biter. baş "kan" lık...
bitecek amk bitecek açın şu gözlerinizi.
bir gitsin görelim önce bir ne anlaşmalar yapmış dolmabahçe'de oslo'da.
bu ülkenin insanı malum şahıs gidince onun gibi birini elbet bulur ve kısır döngü başlar.
ümmet nedir lan siktir git arabistana.
bitmeyecek.
ama çözülecek.
Türkiye'nin tüm siyasetini tayyip üzerinden okumak ve olayı "tayyip'in gitmesi" üzerinden yorumlamak çok ciddi bir hatadır. AKP bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır. Türkiye devleti kurulduğundan beri devletin resmi ideolojisi AKP'ye kadar değişmeden gelmiştir. 12 Eylül ile emperyalizmin tam boyunduruğu altına giren devletin resmi ideolojisinin ve yapısının hem emperyalizmin ortadoğu'daki planları hem de iç sermayenin yeni gelişen neoliberalizme olan sevdasıyla pekte kullanışlı değildi. Sonuç olarak özal ile başlatılan neoliberalizme geçiş süreci akp'yle nihayete ulaştı. Ancak akp sadece ekonomik bir dönüşümü değil aynı zamanda politik, askeri, kültürel ve hukuki bir dönüşümü de istiyordur. ilk iş olarak "statükoyla mücadele" adı altında eski devlet yapısını, devlet kadrolarından tek tek çıkarmaya ve devlet içerisinde mevzilenmeye başladı. Tabi bunları yapana kadar 6 yıl boyunca halkın rızasını almış, avrupa birliği uyum süreci ile de dış dünyaya kendisini "demokratik ılımlı islamın" iyi bir örneği olarak tanıtmıştır. Ancak artık rıza akp'nin istediği denli köklü bir dönüşüm için yeterli olmamış ve akp zor yönetimine başvurmuştur. Dolayısıyla sırasıyla hsyk, polis, ordu ve diğer kamu kurumlarında kadrolaşmıştır. Nihayetinde eski devletin resmi ideolojisi tasfiye edilmiş, akp ile yeni türkiye'nin ve yeni devletin resmi ideolijisi yerini almıştır. "Yeni Türkiye" muhabbeti de buradan gelmektedir zaten. Akp "yeni" bir türkiye'den bahsederken, eski devletin tamamen tasfiyesi ve yerine yenisinin getirilmesinden bahseder. Bunun mihenk taşı olarakta "başkanlık" sistemini hedef gösterir.
Tüm bu süreci detaylı olarak anlatamasamda görüldüğü üzere akp, salt erdoğan üzerine kurulu bir rejim değildir. AKP çok boyutlu iktidar yapısı, devlet yapısını ele geçirmesi ve emperyalist güçlerle sıkı bağlarıyla türk siyasi tarihinin kabuklaşmış bir taşıdır artık. Erdoğan gitse bile, akp'nin resmi ideolojisi yerinde duracaktır. Tüm yasalar, uygulamalar yerinde duracaktır.
Buradaki ciddi hata ise şudur. Bugün geniş bir halk kesimi akp'nin anti-laik, doğayı talan eden, emek karşıtı ve baskıcı politikalarına itiraz etmektedir. Ancak bu itirazı akp'nin ideolojisine ve bütünlüğüne yansıtmak yerine, tepkiyi erdoğan üzerinde yoğunlaştırmaktadır. Dolayısıyla "erdoğan giderse tüm sorunlar çözülür" gibi bir yanılgı ortaya çıkmaktadır.
Bu yanılgıyı farkeden bazı kesimler ise erdoğan'ı göndermeyi ama akp'yi yerinde tutmayı amaçlayan projeler geliştirmektedir. (bkz: abdullah gül)
Ancak tabii ki şu da unutulmamalıdır ki, bugün akp kendisini erdoğan üzerinden şekillendirmektedir. Erdoğan'da bunu "ben gidersem, ülke yıkılır" sözü ile desteklemekte. Erdoğan'ın gitmesinin akp'de bir çözülüşe, akp içinde lider eksikliğini doğuracağı kesin olsa da akp'nin 14 yıllık tüm politikalarının geri döndürülmesi anlamına gelmemektedir.
ama çözülecek.
Türkiye'nin tüm siyasetini tayyip üzerinden okumak ve olayı "tayyip'in gitmesi" üzerinden yorumlamak çok ciddi bir hatadır. AKP bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır. Türkiye devleti kurulduğundan beri devletin resmi ideolojisi AKP'ye kadar değişmeden gelmiştir. 12 Eylül ile emperyalizmin tam boyunduruğu altına giren devletin resmi ideolojisinin ve yapısının hem emperyalizmin ortadoğu'daki planları hem de iç sermayenin yeni gelişen neoliberalizme olan sevdasıyla pekte kullanışlı değildi. Sonuç olarak özal ile başlatılan neoliberalizme geçiş süreci akp'yle nihayete ulaştı. Ancak akp sadece ekonomik bir dönüşümü değil aynı zamanda politik, askeri, kültürel ve hukuki bir dönüşümü de istiyordur. ilk iş olarak "statükoyla mücadele" adı altında eski devlet yapısını, devlet kadrolarından tek tek çıkarmaya ve devlet içerisinde mevzilenmeye başladı. Tabi bunları yapana kadar 6 yıl boyunca halkın rızasını almış, avrupa birliği uyum süreci ile de dış dünyaya kendisini "demokratik ılımlı islamın" iyi bir örneği olarak tanıtmıştır. Ancak artık rıza akp'nin istediği denli köklü bir dönüşüm için yeterli olmamış ve akp zor yönetimine başvurmuştur. Dolayısıyla sırasıyla hsyk, polis, ordu ve diğer kamu kurumlarında kadrolaşmıştır. Nihayetinde eski devletin resmi ideolojisi tasfiye edilmiş, akp ile yeni türkiye'nin ve yeni devletin resmi ideolijisi yerini almıştır. "Yeni Türkiye" muhabbeti de buradan gelmektedir zaten. Akp "yeni" bir türkiye'den bahsederken, eski devletin tamamen tasfiyesi ve yerine yenisinin getirilmesinden bahseder. Bunun mihenk taşı olarakta "başkanlık" sistemini hedef gösterir.
Tüm bu süreci detaylı olarak anlatamasamda görüldüğü üzere akp, salt erdoğan üzerine kurulu bir rejim değildir. AKP çok boyutlu iktidar yapısı, devlet yapısını ele geçirmesi ve emperyalist güçlerle sıkı bağlarıyla türk siyasi tarihinin kabuklaşmış bir taşıdır artık. Erdoğan gitse bile, akp'nin resmi ideolojisi yerinde duracaktır. Tüm yasalar, uygulamalar yerinde duracaktır.
Buradaki ciddi hata ise şudur. Bugün geniş bir halk kesimi akp'nin anti-laik, doğayı talan eden, emek karşıtı ve baskıcı politikalarına itiraz etmektedir. Ancak bu itirazı akp'nin ideolojisine ve bütünlüğüne yansıtmak yerine, tepkiyi erdoğan üzerinde yoğunlaştırmaktadır. Dolayısıyla "erdoğan giderse tüm sorunlar çözülür" gibi bir yanılgı ortaya çıkmaktadır.
Bu yanılgıyı farkeden bazı kesimler ise erdoğan'ı göndermeyi ama akp'yi yerinde tutmayı amaçlayan projeler geliştirmektedir. (bkz: abdullah gül)
Ancak tabii ki şu da unutulmamalıdır ki, bugün akp kendisini erdoğan üzerinden şekillendirmektedir. Erdoğan'da bunu "ben gidersem, ülke yıkılır" sözü ile desteklemekte. Erdoğan'ın gitmesinin akp'de bir çözülüşe, akp içinde lider eksikliğini doğuracağı kesin olsa da akp'nin 14 yıllık tüm politikalarının geri döndürülmesi anlamına gelmemektedir.
bence 10 yil icinde kesin gider ve biter cunku ulkede ic savas cikacak. insanlari sen ben o kavgasi cikararak birbirlerine dusurduler. pkk sorunu surekli buyudu ve hergun insanlar oluyor. milyonlarca suriyeli alindi. laik vs. dinci kavgalari basladi.
atom bombasi atin bitsin amk.
atom bombasi atin bitsin amk.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar