bugün
- istanbul un çok pahalı olması12
- the merich13
- acıktım ben3
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- cips olsa da yesek5
- manifest grubu2
- matbaanın gecikmesine sebep5
- horoz hayası çorbası5
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- 50 tl ile rolling yapmak5
- nothing more never less2
- yarın iş olduğu gerçeği3
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- okulda felsefe dersinin gereksizliği tartışması2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- gemici düğümü2
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- sözlük kızlarının kombinleri20
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- deuce2
- erzurum hassiko halayı2
- velvet vs nervio19
- kadim kültürler4
- insan olmaya ceyrek kala13
- velvet13
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- fifa'dan dünya kupası finali soruşturması2
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- kane2
- bira cips6
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- gocusuz sözlük4
- laptop5
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- kalpte velvele yaratan güzel yazar4
- kafanızdaki ses4
- aga be şarkılar5
- sözlük kızlarının burunları3
- age of empire 23
- cabrio mercedes süren kadının arabasına atlamak2
- slavko vincic15
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- ömer hayyam3
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- kaçak elektrik kullann bölgelern elektriğin kesmek4
şu hayatta en kendimi en başarılı bulduğum konu. dünya üzerinde en zevk alınası oyunlardan biri.
Tavla, kırda, kahvede oynanabilmesi bakımından basit bir halk oyunu olarak bilinmesine rağmen satranç gibi stratejik bir savaş oyunu olup en az onun kadar, hatta araya şans faktörünün de girmesi ile ondan daha zor bir oyundur. Sonraki hamleleri düşünmeyi zorlaştıracak şans faktörü oyuna eğlenceli bir yan katar. Oyunu kazandığınızda bunu kabiliyetinize yorarken, kaybettiğinizde de kötü şansınızı suçlayabilirsiniz. Ancak tavla şampiyonları şansın yanında oyunda, ihtimaller hesabını, tahayyül ve sezgi yeteneklerini hatta psikolojik faktörleri bile kullanırlar. Günümüzde bilgisayarda, internet aracılığıyla dünyanın öbür ucundaki kişilerle tavla oynanabiliyor. Bilgisayarla karşılıklı tavla oynayabileceğiniz çok güzel programlar var. Ne var ki bu programlar amatör bir seviyeden öteye geçemiyorlar. Satrançta olduğu gibi dünya şampiyonlarını bile yenebilecek programlar üretilemiyor. Bir bilgisayarın herhangi bir oyunu bir insan kadar veya daha iyi oynayabilmesi için ya insandan daha akıllı olması yahut da belirli bir sürede insandan daha çok iş yapabilmesi gerekir. Oyun programlarında genel strateji akıl üzerine kurulamaz. Program bir insanın yapamayacağı kadar kısa bir sürede, ilerde yapılabilecek hamleleri ve karşı oyunları hesaplayabilecek şekilde hazırlanır. Satranç oyununda her bir oyuncunun bir hamlede yapabileceği 20-30 değişik hareket vardır. Tavlada ise her iki zarı attığınızda, zaten 21 tane değişik pozisyon gelme olasılığı vardır. Bu her bir pozisyon da en az 4-6 değişik şekilde oynanabileceği, bir de çift atıldığında 4 kere oynanabileceği faktörlerini de hesaba katarsak, sadece bir kerede tavlada kaç değişik oyun oynama olasılığı olduğu ortaya çıkar. işte bu durum tavla oyununun herhangi bir anında çok ileriye bakmayı, sonraki hamleleri görebilmeyi ve tedbir almayı zorlaştırır. En basit bir hesapta bile görülebilir ki tavlada 3 kere zarları atışta oynanabilecek pozisyon sayısı 250 milyona ulaşır. Bunun analizini yapabilmek bilgisayar için bile zordur. Satranç gibi oyunlarda, bir kerede yapılabilecek hamleler hesaplanırken en mantıksız ve yapılmaması gereken hamleler çıkarıldığında geriye oynanması mümkün 5 bilemediniz 10 hareket kalır. Halbuki tavlada her seferinde atılan zara bağlı olarak 21 değişik seçenek vardır. işte bu nedenle programlamada arka arkaya olabilecekler için bir fonksiyon türetip, yazılım yapabilmek içinden çıkılmaz bir hale gelir. Tavlada bir başka faktör de zamandır. Oyunun herhangi bir kademesindeki durumu kavramada geçen zaman açısından insan, bilgisayardan hala üstündür. Tabii bu arada pulları kırma, kritik yerlerde kapı alarak rakibin zarı ne gelirse gelsin onu oynatmama, gele atma gibi durumlar da göz önüne alınırsa, bilgisayarın tavla oyununda niçin çok başarılı olamadığı ortaya çıkar.
alıntıdır.
alıntıdır.
oyuna ilk başladığında zarlar arasında 2 fark olmadığı sürece kapı olmaz.
oynaması zevkli kısmen şans oyunu.
iyi oynadigim oyundur.
tonlama farkıyla değişik anlamlara gelebilecek sözcük.
gelen zarların isimlerini bilemediğim ama keyifle oynadığım oyundur. sosyal ayrımcılığın oldu ata hatta ana sporudur. bayan versiyonunun olduğu aşikar olan meşgale.
oynaması son derece keyifli olan oyun. gecenin bu sıkıcılığından kurtulmak isteyenler ışığımı yakabilirler.
rakibiniz yenilmeyi hazmedemiyorsa daha keyifli olan bir oyun. ama acemiyken aldığınız keyfi hiç bir zaman alamazsınız.
ne olursa olsun, abiyle oynanmayacak oyundur. hazmedemezler çirkefleşirler.
istanbul'da kızlarla, trabzon'da lazlarla, ısparta'da kazlarla oynanan oyundur.
aslında biraz araştırınca sadece basit bir kıraathane eğlencesi olmadığı öğrenilen oyun. tavlanın satrançtan ayıran nokta -hayatımızda da olan- şans faktörünü de zar ile oyuna dahil etmesidir.
severim, yıllardır oynarım. yine bir gün sultanahmet'de kuzenimle birlikte halı mağazasının önünde açtık, tabureleri koyduk oynuyoruz. hem dükkan boş olduğunda eğlence, esnaf muhabbeti hem de gelen geçen turistin de dikkatini çekip dükkana müşteri çekme durumu oluyor. *
boş olan 3. tabureye yaşlı bir amca geldi, selam verip oturdu. oyunu izlemeye başladı. izledi... izledi... konuşmaya başlayınca azeri olduğunu, biraz daha konuşunca azerbeycan'da tavla turnuvalarında hakemlik bile yaptığını öğrendik. amcanın dolu bir adam olduğu belliydi muhabbetinden.
-"tavlanın ehemmiyetini biler misiniz?" dedi. bilmiyoruz dememizle hikayesini * anlatmaya başladı; *
- zamanında orduda yaralanan asker cephede bırakılır, savaşa devam edilir, gerekli ehemmiyet verilmezmiş. mete han ordusunu toplayıp içlerinden tavlayı en iyi oynayan 2 kişi çıkartmış. önlerine bir tavla koyup oynamalarını istemiş. askerler oynamışlar, kazananı yanına çağırıp sormuş; "bu oyunun amacı neydi, ne öğrendin?". asker cevap verememiş. daha sonra 2 kişi daha çağırıp tavla oynamalarını istemiş. kazanana yine sormuş, yine cevap yok. tekrar tekrar aynı döngü sürmüş, kimse bilememiş. sonra mete orduyu toplayıp anlatmış.
"bu oyun bir savaş, her pul bir askerdir. beraberce hareket edilir. eğer bir pulunuzu rakip kırarsa; yani bir arkadaşınız cephede yaralanırsa onu alıp güvenli bir yere koymadan hareket edemez, diğer pulları hareket ettiremezsiniz. bundan sonra savaşta yaralanan arkadaşlarını bırakıp devam etmeyin." demiş ve o günden sonra yaralananlar cephede bırakılmamaya başlanmış.
ayrıca ilk olarak amcadan duyduğum, sözlüğe bakınca öğrendiğim özellikleri de varmış tavlanın.
15 açık-15 koyu pul- 1 ay olan 30 günün yarısının gece, yarısının gündüz olduğunu,
karşılıklı 12 hane toplam 24- 1 gün 24 saattir
karşılıklı 6 hane toplamda 12- 1 yıl 12 aydır
toplam 4 bölme vardır- 1 yılda 4 mevsim vardır.
-amcanın yalancısıyım-
severim, yıllardır oynarım. yine bir gün sultanahmet'de kuzenimle birlikte halı mağazasının önünde açtık, tabureleri koyduk oynuyoruz. hem dükkan boş olduğunda eğlence, esnaf muhabbeti hem de gelen geçen turistin de dikkatini çekip dükkana müşteri çekme durumu oluyor. *
boş olan 3. tabureye yaşlı bir amca geldi, selam verip oturdu. oyunu izlemeye başladı. izledi... izledi... konuşmaya başlayınca azeri olduğunu, biraz daha konuşunca azerbeycan'da tavla turnuvalarında hakemlik bile yaptığını öğrendik. amcanın dolu bir adam olduğu belliydi muhabbetinden.
-"tavlanın ehemmiyetini biler misiniz?" dedi. bilmiyoruz dememizle hikayesini * anlatmaya başladı; *
- zamanında orduda yaralanan asker cephede bırakılır, savaşa devam edilir, gerekli ehemmiyet verilmezmiş. mete han ordusunu toplayıp içlerinden tavlayı en iyi oynayan 2 kişi çıkartmış. önlerine bir tavla koyup oynamalarını istemiş. askerler oynamışlar, kazananı yanına çağırıp sormuş; "bu oyunun amacı neydi, ne öğrendin?". asker cevap verememiş. daha sonra 2 kişi daha çağırıp tavla oynamalarını istemiş. kazanana yine sormuş, yine cevap yok. tekrar tekrar aynı döngü sürmüş, kimse bilememiş. sonra mete orduyu toplayıp anlatmış.
"bu oyun bir savaş, her pul bir askerdir. beraberce hareket edilir. eğer bir pulunuzu rakip kırarsa; yani bir arkadaşınız cephede yaralanırsa onu alıp güvenli bir yere koymadan hareket edemez, diğer pulları hareket ettiremezsiniz. bundan sonra savaşta yaralanan arkadaşlarını bırakıp devam etmeyin." demiş ve o günden sonra yaralananlar cephede bırakılmamaya başlanmış.
ayrıca ilk olarak amcadan duyduğum, sözlüğe bakınca öğrendiğim özellikleri de varmış tavlanın.
15 açık-15 koyu pul- 1 ay olan 30 günün yarısının gece, yarısının gündüz olduğunu,
karşılıklı 12 hane toplam 24- 1 gün 24 saattir
karşılıklı 6 hane toplamda 12- 1 yıl 12 aydır
toplam 4 bölme vardır- 1 yılda 4 mevsim vardır.
-amcanın yalancısıyım-
ustasıyla oynayınca çok zevkli olan oyun.
şimdi benim kank bu oyunu çok deli hızlı ve iyi oynuyor bir türlü de yenemem kendisini. bir cafeye gittik oynuyoruz dedim ben 1 kez kazanınca bitirelim o kadar ümitsizim. oyun başladı yapmadığım mars çeşidi kalmadı acayip farkla yendim. mütevaziliğin meyvesi bu olsa gerek. sonra başka alanlarda öcünü aldı o ayrı...
özetle güzel bir oyun.
özetle güzel bir oyun.
babama gel oynayalım dediğimde beni duymazlıktan geldiği oyun. iyi oynuyor ya beyefendi iplemiyor beni.
şu saatte oynadığım oyundur. tabii internet oynuyorum. elimde zar çeviremiyorum. rakibimi mars ettiğimde koltuğunun arasına tavlayı sıkıştıramıyorum. zarların seslerinin aşinalığını hissedemiyorum.
Şu saate kadar oynayıp da şansımın yaver gitmediği oyundur. hırs yaptım, yaptıkça daha da battım. siz siz olun evinizde denemeyin.*
sanırım hiçbir zaman dişime göre rakip bulamayacağım oyun.
top markasidir. 90larin en meshurudur.
zihinsel özürlülerin zevkle oynaması için tasarlanmış oyun. bir diğeri okeydir. zeka özürlü hastaları eğitmektir asıl amaçları.
mirkelam'ın bir şarkısında emir kipinde söylediği cümle.
tavla tavla beni tavla.
tavla tavla beni tavla.
ilk etapta öğrenilmesi karışık görünen fakat öğrenildikten sonra bağımlılık yapan güzel bir oyun.
iq seviyesi düşük olup da öğrenemeyenler buna zihinsel özürlü oyunu derler lakin sorun kendilerindedir onu bilmezler.
iq seviyesi düşük olup da öğrenemeyenler buna zihinsel özürlü oyunu derler lakin sorun kendilerindedir onu bilmezler.
genelde rakibin koltuk altında gördüğüm oyun.
kültürdür, güzeldir.
kültürdür, güzeldir.
Bir Mirkelam şarkısı
Gözlerinle mahvettin
Kapılarınla hapsettin
Seninim al tamam
Şeytanın ahı tutmuş
Şarkılar aşka gelmiş
Durumum el yaman
Bu oyun hep çileli
Bana zarlar hileli
Kaderin bitmek bilmeyen
Oyunu mu bu
Şeşiçar ve pencüse
Severim güzeli gencüse
Kader uslanmaz
Kandım işte
Tavla tavla beni tavla
Salla pulları zarları
Salla salla beni salla
Vallahi geldim oyuna
Gecenin şarkısıdır kendisi, tebrikler.*
Gözlerinle mahvettin
Kapılarınla hapsettin
Seninim al tamam
Şeytanın ahı tutmuş
Şarkılar aşka gelmiş
Durumum el yaman
Bu oyun hep çileli
Bana zarlar hileli
Kaderin bitmek bilmeyen
Oyunu mu bu
Şeşiçar ve pencüse
Severim güzeli gencüse
Kader uslanmaz
Kandım işte
Tavla tavla beni tavla
Salla pulları zarları
Salla salla beni salla
Vallahi geldim oyuna
Gecenin şarkısıdır kendisi, tebrikler.*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar