bugün
- cedidacer tarzı entry girmek6
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor16
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi20
- türk solu6
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız8
- insan doğuştan iyi midir16
- sinem dedetaş11
- pazartesi görünümlü cuma3
- baba olmak3
- onaya ihtiyaç duymadan değerli hissedebilmek8
- aykut kocaman3
- dabbet ul arz geldiğinde bilimin sıçacak olması3
- üçler yediler kırklar6
- bm deposunun israil saldırısında hasar görmesi4
- amedspor12
- istanbul da chp'li başkanlara soruşturma3
- mahmud abbas4
- hamid abim olsaydı bunlar başımıza gelmezdi2
- aleksey batrakov3
- türkiyeliyim ve mutluyum7
- ölüm haberi almak2
- fon vurgunu17
- ösym gözetmenlerinin tavan yapan egosu2
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak10
- parayı kaldırıp ortadan kaybolmak4
- oğlak burcu2
- sözlüğün içler acısı hali ve zavallı yazarlar6
- ekşi sözlük toplu yazar alımı9
- nervio'nun başkalarının fotoğrafını paylaşması12
- katalonya özerk bölgesi5
- 29 ekim cumhuriyet bayramı17
- hiç şişman kadınlar sevişmemiş erkek3
- hoyrat gecelerde bazen anüs koklamak istersin8
- papatya çayı içen erkek7
- anın görüntüsü14
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı62
- sözlükte 1 63 den uzun hanımefendi yazar olmaması7
- ismet inönü6
- gecenin şarkısı12
- ince çorap giyip üşümüyorum ama diyen bayan5
- ölmüş birinin fotoğraflarına bakmak5
- cumhuriyet bayramı14
- kapadokya da çökme sonucu iki kişinin ölmesi6
- escort taş mı yesin11
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
- kapadokyada peri bacası çöktü7
- bir adaya düşsek6
- her gece onun fotoğrafına baktıktan sonra yatmak4
- sözlük at hırsızlarının fotoğrafları6
- yaşasın cumhuriyet7
bir zamanlar uğruna kavga ettiğimiz, cips satan marketleri zengin ettiğimiz ama bir o kadar da heyecanla oynadığımız plastik parçası. ayrıca koleksiyonculuk gibi ayrı bir boyutu da vardı bunun.
(bkz: ne günlerdi be)
(bkz: ne günlerdi be)
muhabbetinden çok ekmek yediğimiz, yemeye de devam edeceğimiz doksanlar oyunlarındandır.
(bkz: keptim)
(bkz: keptim)
insana küçük yaşta, avrupa ülkelerini gezme hayali aşılayan bir dönemin efsanesi.
yüzlerce tasom vardı. üzerlerinde de farklı farklı ülkelerin resimleri. o zamanlardan beri merak ederim fransa'yı, avustralya'yı, amerika'yı, almanya'yı...
yüzlerce tasom vardı. üzerlerinde de farklı farklı ülkelerin resimleri. o zamanlardan beri merak ederim fransa'yı, avustralya'yı, amerika'yı, almanya'yı...
bir zamanlar çocukların en büyük hazinesi olan plastik.
bir insana kepmek ve kepilmek gibi ilginç isimlere sahip deneyimler yaşatan son derece absürd oyun.
kendine has bir jübilesi olan bir dönemin efsanesi.
bizim zamanımızda tasolarla oynamayı bırakanlar evlerindeki pencereden tasoları aşağıdaki çocukları atardı ve yeşil sahalara veda ederdi. bunun adı da kapıştırmaydı.
bizim zamanımızda tasolarla oynamayı bırakanlar evlerindeki pencereden tasoları aşağıdaki çocukları atardı ve yeşil sahalara veda ederdi. bunun adı da kapıştırmaydı.
taşıdığım göbeğin temelini atmıştır. param olmadığı zamanlar boş yok olan cipslerden alamaz, ucuz olan cipsleri sıktıra sıktıra taso arardım. bakkala yakalanma durumunda ilk uyarıda elinizi çekmez, devam ederseniz cipsleri mıncıklamaya bakkal amca üstünüze yürüyebilir. neticede taso bir dönemin unutamayacağı şahane bir şeydir efenim.
internet ve bilgisayarın esiri olmayarak son çocukluğunu çocukluk gibi yaşamış biri olarak hem sevindiğim hem üzüldüğüm günleri bana hatırlatan şeydir taso. artık sokakta çocuk göremiyoruz efendim internet yüzünden bu iyi bir şey mi kötü bir şey mi insanın kendisine kalmış bir düşünce ama bence kötü.
hey gidi günler hey. taso elimde çay tepsisiyle satmaya çalıştığım ve çocuklar tarafından büyük ilgi gören yuvarlak şeydi efendim. çeşit çeşit... kimisi bembeyaz olmuştu yere patlatmaktan.
pokemon sayesinde tanıstığım plastik daireler. koleksiyonuna sahip olmamla birlikte 500 kadardır.
eski zaman oyuncağı. 25 kuruşluk cipslerde taso var mı diye poşeti mıncıklayıp az aramadık. ayrıca kökmek diye bir ifade vardır ki insanın yüzünde tebessüm uyandırır. şimdilerde bulmak çok güç. olsa da oynasak diye düşündüren oyuncak.
çocukluk yıllarımda sabahtan akşama kadar bıkmadan usanmadan oynadığım ve elde avuçta kalmaması halinde bi tane borç vermesi için arkadaşa başvurduğum yuvarlak cisim.
90'lı yıllara damgasını vurmuş oyuncak.küçük ve safsan gıcır gıcır biriktirip oynadığın tasoları eskilere karşı kaybedebilirisin.
pokemonu falanı filanı bilmem, speedy gonzales'i tazmanya canavarı vardı bizim zamanımızda...
oynayanlar bilir o zamanlar da jilet çekmek yasaktı...*
oynayanlar bilir o zamanlar da jilet çekmek yasaktı...*
özlemdir , oyunları akla getiren kelimedir, çocukluğuna indirir seni.
bin küsür tane pokemon tasolarım vardı.. milleti üterdim onun karşılığından tanesi 10 kuruşa satardım.. Ahh ahh ne günlerdi.
bir gün şansım dönmüştü ve eve köktüğüm 100 adet tasoyla gitmiştim. o kadar mutluydum ki, öyle büyük bir zafer kazanmış gibi hissediyordum ki anlatamam. ancak evde karşılaştığım manzara benim tüm taso kariyerimin içine sıçmıştı. annem tasoları görüp, ''eğer o tasoları atmazsan seni evlatlıktan reddedicem'' dedi. hemen koştura koştura tasoları millete dağıtıp geldim. annemin tekrar evladı olmuş gibi mutluydum. şimdi annemle konuşuyorum da o yılları, harbiden çok komikti diyor.. ben ise tasolarıma yanıyorum..
çocukken bütün harçlığımı yatırdığım, bir zamanlar aylıkla beraber en büyük eğlencem olan plastik plak.cipsin içinde çıkar.yaşlı dedeler in ''kumar o kumar, atın onları çöpe'' sözlerini dinlemeden oynanırdı.okulda öğretmen gördümü bunları nedense alır, kırar, ve çöpe atardı.dünyamız yıkılırdı o an.sokak sokak gezilir tekrar kökmek suretiyle biriktirilirdi.bir zamanlar fakir ama gururlu bir çocuk vardı edasıyla birikmiş tasolar rakibi tehdit edercesine gösterilirdi.çıt yoktu oynarken.buydu taso.
onları yere atmaktan aşınırdı hangi pokemon olduğunu anlıyamazdık.olum bembeyaz tasom vardı benim böyle inci gibi.
(bkz: hey gidi günler)
(bkz: hey gidi günler)
bir zamanlar bende kutu kutu olan oyuncaklar.
sol frame de görmemle birlikte duygulandığım başlık. inanır mısın bu entry yi yazarken ağlıyorum. bence inanmazsın lan. ben olsam inanmazdım. neyse sokaklarda "üttüm olm seniiii ya da nası üttüm ama ehheh" diye dolaşırdık deli danalar gibi. ha şimdi eşşek kadar oldum halı sahada yendiğim takımın oyuncularına soyunma odasında "siktik olm siziii ya da nası siktik ama ehehe ve hatta olm bidaha biz 7 siz 11 kişi oynayın böle çok pis sikiyoz lan" diye pöykürmüyom mu? evet. ne değişti. ha ne değişti. üttüm yerine siktik geldi çocukluğun o masumiyeti kaçtı. çok hüzünledim şu an. inanırmısın şu an ağlıyorum. bence buna da inanmazsın lan.
misketten sonra bulunmuş en değerli oyuncaktı benim için. hepsinin sezonu vardı. son baharda misket oynanırdı bizim mahallede, yazın taso ve futbolcu kartları. en çok taso sezonu açılınca sevinirdim lan.
(bkz: sabaha kadar taso oynuyoruz zirvesi)
(bkz: sabaha kadar taso oynuyoruz zirvesi)
zamanında mahalledeki bütün erkek çocuklarının ellerinden teker teker alıp birkaç gün sonra hepsinden dayak yememe neden olan minik plastik nesne.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar