bugün
- herkesle iyi anlaşan insan9
- başbakanımız bizim için adeta ikinci peygamberdir4
- 5 vakit namaz kılan erkeklere bayılmak4
- ilişkiye bir süre ara vermek10
- 19 yaşında kızla yatmak12
- giresun da otobüs durağında bekleyen turist kız12
- kucaklaşma günü3
- hala israil'e taraf olacak kadar sığır olmak2
- ankara nın en güzel yanı6
- abd'nin iran'ı sıfırlaması4
- kemalist dünya26
- deniz göktaş'ın 3 günde 4 milyon izlenmesi7
- unutulmayan sadakat örnekleri4
- ilgi manyağı5
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik yazar3
- elon musk2
- tamar tanrıyar4
- su içmek2
- ilkin aydın2
- tamar tanrıyar'ın berat albayrak'ı tehdit etmesi6
- mola4
- anın görüntüsü23
- akepe neden kültürel hegemonyayı ele geçiremedi19
- üniversitelerin gereksiz olması17
- fait bey birader diamond biraderdir hedesi3
- dünyaya artık gök taşı çarpmaması4
- 1 temmuz kabotaj bayramı5
- genç olmanın en güzel yanı6
- tüm çıplaklığımla burdayım3
- ankara3
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet19
- kadir inanır22
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı31
- ona bir şey söyle11
- eski eşle tekrar evlenmek5
- içtim şarabı13
- genç görünmeye çalışmak7
- 28 haziran 2026 hırvatistan gana maçı5
- sözlükteki gizli düşmanım10
- 28 haziran 2026 demokratik kongo özbekistan maçı4
- özgürlük ve zorunlu eğitim paradoksu5
- insanın geçmişinin karanlık olması9
- velvet28
- bisikletlilerin trafikteki meşruiyeti sorunsalı2
- true'nun çaylak olması16
- 28 haziran 2026 panama ingiltere maçı4
- sözlük kızlarını harika yapan detaylar9
- gitme diye yalvarmak6
- bir şeyler söyle4
- sözlüğe kız girince telefona bildirim gelmesi5
ejderha mızrağı serisinin, yarım elf kahramanı. annesi elf, babası ise annesine tecavüz edip onu hamile bırakan bir insandır. tip olarak insanı andırır ama elflerin ömrüne sahiptir.
yarı elf dragonlance karakteri. elf tarafı laurana ya insan tarafı kitiaraya asık olan, bunun gibi bir cok kafa karısıklıgı ve celiskileri olan ama lider vasıfları on planda olan ve kitaptada bu yetenegiyle sturm brightblade i bile bastırabilen karakterdir.
ejderha mızrağı serisinde yer alan, yarı elf yarı insan soyundan olan karakterdir... lider vasfı olduğu kadar; düşünceli, tutkulu bir o kadar entrikalarla boğuşan bir karakterdir... tas adlı kender ve flint adlı cüce onun başlıca tatlı belalarındandır.
yol arkadaslarinin lideridir. tamamen mantigi ile haraket eder. en yakin dostu flint fireforge tur. bir insan kiza (bkz: kitiara uth matar) ve elf kizina (bkz: laurana) asiktir ki bu ask onu cogu zaman zor durumda birakmistir.
gözlemlediğim kadarıyla ergen psikolojisine sahip bir yarım-elf. verdiği kararlardaki 'ego' tutumu, aradığı sebep ve sonuçlar ve aşk kargaşasındaki tutumları bana tipik bir ergeni hatırlatıyor. ama yine de severim, karakterli ve doğru kararlara imza atmış, şerefli bir dragonlance karakteri.
bir insan aynı anda 2 kişiyi sevebilir mi?
bu ejderha mızrağı karakteri bize bunu göstermekte.
kitiara'ya karşı çekildiğinin farkındaydı hep tanis. fakat laurana, onun hem ruhuna, hem beynine hitap etmekteydi. işte bu yüzden flotsam'da kaçtı kitiara'dan.
raistlin'in popülaritesine asla ulaşamamış ve ulaşamayacak olan tanis yarımelf, uzun adıyla thantalasa halfelven, ejderhamızrağı serisindeki en ilgi çekici karakterlerdendir.
popüler kültürün dışına taşmak gerekirse, tanis belki de raistlin'den sonra serinin en önemli karakteridir.
bilgeliğiyle, çabuk karar verebilmesiyle ve bitmek tükenmek bilmeyen mantığıyla, mızrak kahramanlarını bir arada tutan kemik gibi bir şeydir tanis.
bu ejderha mızrağı karakteri bize bunu göstermekte.
kitiara'ya karşı çekildiğinin farkındaydı hep tanis. fakat laurana, onun hem ruhuna, hem beynine hitap etmekteydi. işte bu yüzden flotsam'da kaçtı kitiara'dan.
raistlin'in popülaritesine asla ulaşamamış ve ulaşamayacak olan tanis yarımelf, uzun adıyla thantalasa halfelven, ejderhamızrağı serisindeki en ilgi çekici karakterlerdendir.
popüler kültürün dışına taşmak gerekirse, tanis belki de raistlin'den sonra serinin en önemli karakteridir.
bilgeliğiyle, çabuk karar verebilmesiyle ve bitmek tükenmek bilmeyen mantığıyla, mızrak kahramanlarını bir arada tutan kemik gibi bir şeydir tanis.
ejderha mızrağı serisinin en saf karakteri gibi. Fazla iyilik budalası. Sakalları sebebiyle de, arkadaşlık geçici olarak dağılınca ahmet hoca tarikatı arasına dahil olduğunu anlıyoruz.
mızrak savaşlarının bitiminde kazandıkları zaferden dolayı tüm yol arkadaşları ile birlikte "majere" sıfatına sahip olan yarımelf arası ketçap karışımlı insan. iyi bi abidir. ayrıca grubun başıdır.
sen yetkili bi abiye benziyorsun diyesi geliyor insanın.
sen yetkili bi abiye benziyorsun diyesi geliyor insanın.
(#9717661)
daha önce böyle bir şey yazmışım. kendime cevap verip, ya da eksik yerlerimi tamamlayıp tanis'i biraz daha canlandırmaya çalışacağım.
şimdi, öncelikle aynı anda 2 insanı sevmek-ki bunlardan birisi elftir- konusu okunduğu gibi kolay değil. tanis'i biraz da bulunduğu ortamda değerlendirmek lazım.
bir piç olarak doğması, hayatı boyunca yakasını bırakmayacak bir ayrıntıydı aslında tanis için. dahası solostran tarafından "evlatlık" edilmesi dahi hayatını değiştiremedi. sadece asillere yaraşır bir biçimde yetiştirildi. bana sorarsanız zaten kendisi bir asildi. kanda olmasa da, ruhta asildi tanis. yaşantısını etkileyen bir diğer ayrıntı ise "yarım"elf olmasıydı. ve kendisinin en büyük dezavantajı elf tarafının değil, insan tarafının daha ağır basmış olmasıydı hareketlerinde, düşüncelerinde. bir elfin güzel suratına, elfin yeteneğine ve gözlerine sahipti. ama aynı zamanda insan babasından miras kalan tezcanlılık, kavgacı ruh ve çirkin sakalına** da sahipti.
bana kalırsa, tanis her şeyin bilincindeydi. laurana onun için her daim bir rüyaydı. gilthanasla olan dostlukları samimiydi ama o bile lauranaya bir şeyler hissettiğini duyunca ona sırt dönmüştü. laurana güzeldi, çok güzeldi. ama bir o kadar da çocuktu. aslında elf toplumunda yadırganmayacak derecede çocuktu. bilmiyorum, tanis'in çekip gitme kararını hiçbir zaman tam olarak anlayamadım, sanırım insan tarafındaki maceracı ruhu ağır basıyordu fazlasıyla gençliğinde. çabuk sıkılan tanis için elf "oyun"larına katlanmak bir işkenceydi. tabii ki bunları biraz da hayal ederek empati kurarak söylüyorum.
çekip gittikten sonra bile laurana'yı unuttuğunu zannetmiyorum. hatta kitiara'yla bileyken bile.
doğru, bence de tanis kitiara'ya aşık oldu. tıpkı laurana'ya aşık olduğu gibi. eğer bir elf olsaydı, kitiara ona itici ve fazla çiğ gelebilirdi. fakat daha önce de belirttiğim gibi, tanis tek bir ruh değil, iki ruh taşıyordu; bir insan ve bir elf ruhu.
en basit açıklama olarak bunu gösterebilirim sanırım "2 insana aşık olmak" konusunda.
fakat zannedildiği üzere laurana ile kitiara'nın karakterlerinin çok zıt olmadıklarını düşünüyorum. aksine belirli bir mizacları var. sadece iyilik ve kötülük yönlerine yönelmelerinden dolayı bu kadar belirgin farkların ortaya çıkmış olması da muhtemel. yalnız, kitiara'nın çok daha küstah olduğunu kabul etmeliyim.
bence tanis, kitiara'da hiç tatmadığı, tadamadığı şeyleri buldu. tutkuyu, heyecanı, şehveti. ama tıpkı raistlin gibi, o da içindeki o boşluğun farkındaydı. doğru, flotsam'da kitiara'nın yanına koşa koşa gitti, bu ona olan zaafındaydı. ama tanis mantığını da devreye soktu ve işler bir anda tersine döndü.
dostlarından birisi bile suçlamadı tanis'i, kitiara'nın yanına gittiği için. çünkü onlar anlıyorlardı. laurana'da vazgeçmedi aşkından. çünkü o da anlayacaktı, "altın kumandan" olup olgunlaştıktan sonra. laurana ile evlendiklerinde kimse yadırgamadı, çünkü tanis için doğru olan buydu..
daha önce böyle bir şey yazmışım. kendime cevap verip, ya da eksik yerlerimi tamamlayıp tanis'i biraz daha canlandırmaya çalışacağım.
şimdi, öncelikle aynı anda 2 insanı sevmek-ki bunlardan birisi elftir- konusu okunduğu gibi kolay değil. tanis'i biraz da bulunduğu ortamda değerlendirmek lazım.
bir piç olarak doğması, hayatı boyunca yakasını bırakmayacak bir ayrıntıydı aslında tanis için. dahası solostran tarafından "evlatlık" edilmesi dahi hayatını değiştiremedi. sadece asillere yaraşır bir biçimde yetiştirildi. bana sorarsanız zaten kendisi bir asildi. kanda olmasa da, ruhta asildi tanis. yaşantısını etkileyen bir diğer ayrıntı ise "yarım"elf olmasıydı. ve kendisinin en büyük dezavantajı elf tarafının değil, insan tarafının daha ağır basmış olmasıydı hareketlerinde, düşüncelerinde. bir elfin güzel suratına, elfin yeteneğine ve gözlerine sahipti. ama aynı zamanda insan babasından miras kalan tezcanlılık, kavgacı ruh ve çirkin sakalına** da sahipti.
bana kalırsa, tanis her şeyin bilincindeydi. laurana onun için her daim bir rüyaydı. gilthanasla olan dostlukları samimiydi ama o bile lauranaya bir şeyler hissettiğini duyunca ona sırt dönmüştü. laurana güzeldi, çok güzeldi. ama bir o kadar da çocuktu. aslında elf toplumunda yadırganmayacak derecede çocuktu. bilmiyorum, tanis'in çekip gitme kararını hiçbir zaman tam olarak anlayamadım, sanırım insan tarafındaki maceracı ruhu ağır basıyordu fazlasıyla gençliğinde. çabuk sıkılan tanis için elf "oyun"larına katlanmak bir işkenceydi. tabii ki bunları biraz da hayal ederek empati kurarak söylüyorum.
çekip gittikten sonra bile laurana'yı unuttuğunu zannetmiyorum. hatta kitiara'yla bileyken bile.
doğru, bence de tanis kitiara'ya aşık oldu. tıpkı laurana'ya aşık olduğu gibi. eğer bir elf olsaydı, kitiara ona itici ve fazla çiğ gelebilirdi. fakat daha önce de belirttiğim gibi, tanis tek bir ruh değil, iki ruh taşıyordu; bir insan ve bir elf ruhu.
en basit açıklama olarak bunu gösterebilirim sanırım "2 insana aşık olmak" konusunda.
fakat zannedildiği üzere laurana ile kitiara'nın karakterlerinin çok zıt olmadıklarını düşünüyorum. aksine belirli bir mizacları var. sadece iyilik ve kötülük yönlerine yönelmelerinden dolayı bu kadar belirgin farkların ortaya çıkmış olması da muhtemel. yalnız, kitiara'nın çok daha küstah olduğunu kabul etmeliyim.
bence tanis, kitiara'da hiç tatmadığı, tadamadığı şeyleri buldu. tutkuyu, heyecanı, şehveti. ama tıpkı raistlin gibi, o da içindeki o boşluğun farkındaydı. doğru, flotsam'da kitiara'nın yanına koşa koşa gitti, bu ona olan zaafındaydı. ama tanis mantığını da devreye soktu ve işler bir anda tersine döndü.
dostlarından birisi bile suçlamadı tanis'i, kitiara'nın yanına gittiği için. çünkü onlar anlıyorlardı. laurana'da vazgeçmedi aşkından. çünkü o da anlayacaktı, "altın kumandan" olup olgunlaştıktan sonra. laurana ile evlendiklerinde kimse yadırgamadı, çünkü tanis için doğru olan buydu..
Gündemdeki Haberler