bugün
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- siyah saçlı beyaz tenli kız7
- kolye142
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak6
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir5
- bu saatte yemek yemek3
- nervionun mavi gözleri11
- ofis pornosu7
- 186 boyundaki erkek7
- ilişkiye ara vermek4
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- teselli vermek6
- hayatın acı gerçekleri2
- yazarların telefon numaraları3
- kaybolan çorabın teki2
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- uçan arabalar neden çıkmadı5
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- marka giyinmek4
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- sabah giyeceği kıyafeti geceden hazır eden insan2
- diksiyon4
- kadın istihdamı2
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- etek tıraşı4
- bana isminizi bahşeder misiniz4
- bir insanı değiştirebileceğini sanmak3
- sözlüğün en sevilen yazarları2
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi5
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek3
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- yer yön hafızası sıfır olan insan3
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak4
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- sexting3
- cep telefonu22
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- hem tipi hem fiziği iyi olan kadın3
- bik bik'in kraliçe olması10
- nokia20
- from gold from dust5
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- kahve içmeden ayılamam terör örgütü4
- engineer284
- fransa11
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- sarı tekerin yazar olamaması8
ejderha mızrağı serisinin, yarım elf kahramanı. annesi elf, babası ise annesine tecavüz edip onu hamile bırakan bir insandır. tip olarak insanı andırır ama elflerin ömrüne sahiptir.
yarı elf dragonlance karakteri. elf tarafı laurana ya insan tarafı kitiaraya asık olan, bunun gibi bir cok kafa karısıklıgı ve celiskileri olan ama lider vasıfları on planda olan ve kitaptada bu yetenegiyle sturm brightblade i bile bastırabilen karakterdir.
ejderha mızrağı serisinde yer alan, yarı elf yarı insan soyundan olan karakterdir... lider vasfı olduğu kadar; düşünceli, tutkulu bir o kadar entrikalarla boğuşan bir karakterdir... tas adlı kender ve flint adlı cüce onun başlıca tatlı belalarındandır.
yol arkadaslarinin lideridir. tamamen mantigi ile haraket eder. en yakin dostu flint fireforge tur. bir insan kiza (bkz: kitiara uth matar) ve elf kizina (bkz: laurana) asiktir ki bu ask onu cogu zaman zor durumda birakmistir.
gözlemlediğim kadarıyla ergen psikolojisine sahip bir yarım-elf. verdiği kararlardaki 'ego' tutumu, aradığı sebep ve sonuçlar ve aşk kargaşasındaki tutumları bana tipik bir ergeni hatırlatıyor. ama yine de severim, karakterli ve doğru kararlara imza atmış, şerefli bir dragonlance karakteri.
bir insan aynı anda 2 kişiyi sevebilir mi?
bu ejderha mızrağı karakteri bize bunu göstermekte.
kitiara'ya karşı çekildiğinin farkındaydı hep tanis. fakat laurana, onun hem ruhuna, hem beynine hitap etmekteydi. işte bu yüzden flotsam'da kaçtı kitiara'dan.
raistlin'in popülaritesine asla ulaşamamış ve ulaşamayacak olan tanis yarımelf, uzun adıyla thantalasa halfelven, ejderhamızrağı serisindeki en ilgi çekici karakterlerdendir.
popüler kültürün dışına taşmak gerekirse, tanis belki de raistlin'den sonra serinin en önemli karakteridir.
bilgeliğiyle, çabuk karar verebilmesiyle ve bitmek tükenmek bilmeyen mantığıyla, mızrak kahramanlarını bir arada tutan kemik gibi bir şeydir tanis.
bu ejderha mızrağı karakteri bize bunu göstermekte.
kitiara'ya karşı çekildiğinin farkındaydı hep tanis. fakat laurana, onun hem ruhuna, hem beynine hitap etmekteydi. işte bu yüzden flotsam'da kaçtı kitiara'dan.
raistlin'in popülaritesine asla ulaşamamış ve ulaşamayacak olan tanis yarımelf, uzun adıyla thantalasa halfelven, ejderhamızrağı serisindeki en ilgi çekici karakterlerdendir.
popüler kültürün dışına taşmak gerekirse, tanis belki de raistlin'den sonra serinin en önemli karakteridir.
bilgeliğiyle, çabuk karar verebilmesiyle ve bitmek tükenmek bilmeyen mantığıyla, mızrak kahramanlarını bir arada tutan kemik gibi bir şeydir tanis.
ejderha mızrağı serisinin en saf karakteri gibi. Fazla iyilik budalası. Sakalları sebebiyle de, arkadaşlık geçici olarak dağılınca ahmet hoca tarikatı arasına dahil olduğunu anlıyoruz.
mızrak savaşlarının bitiminde kazandıkları zaferden dolayı tüm yol arkadaşları ile birlikte "majere" sıfatına sahip olan yarımelf arası ketçap karışımlı insan. iyi bi abidir. ayrıca grubun başıdır.
sen yetkili bi abiye benziyorsun diyesi geliyor insanın.
sen yetkili bi abiye benziyorsun diyesi geliyor insanın.
(#9717661)
daha önce böyle bir şey yazmışım. kendime cevap verip, ya da eksik yerlerimi tamamlayıp tanis'i biraz daha canlandırmaya çalışacağım.
şimdi, öncelikle aynı anda 2 insanı sevmek-ki bunlardan birisi elftir- konusu okunduğu gibi kolay değil. tanis'i biraz da bulunduğu ortamda değerlendirmek lazım.
bir piç olarak doğması, hayatı boyunca yakasını bırakmayacak bir ayrıntıydı aslında tanis için. dahası solostran tarafından "evlatlık" edilmesi dahi hayatını değiştiremedi. sadece asillere yaraşır bir biçimde yetiştirildi. bana sorarsanız zaten kendisi bir asildi. kanda olmasa da, ruhta asildi tanis. yaşantısını etkileyen bir diğer ayrıntı ise "yarım"elf olmasıydı. ve kendisinin en büyük dezavantajı elf tarafının değil, insan tarafının daha ağır basmış olmasıydı hareketlerinde, düşüncelerinde. bir elfin güzel suratına, elfin yeteneğine ve gözlerine sahipti. ama aynı zamanda insan babasından miras kalan tezcanlılık, kavgacı ruh ve çirkin sakalına** da sahipti.
bana kalırsa, tanis her şeyin bilincindeydi. laurana onun için her daim bir rüyaydı. gilthanasla olan dostlukları samimiydi ama o bile lauranaya bir şeyler hissettiğini duyunca ona sırt dönmüştü. laurana güzeldi, çok güzeldi. ama bir o kadar da çocuktu. aslında elf toplumunda yadırganmayacak derecede çocuktu. bilmiyorum, tanis'in çekip gitme kararını hiçbir zaman tam olarak anlayamadım, sanırım insan tarafındaki maceracı ruhu ağır basıyordu fazlasıyla gençliğinde. çabuk sıkılan tanis için elf "oyun"larına katlanmak bir işkenceydi. tabii ki bunları biraz da hayal ederek empati kurarak söylüyorum.
çekip gittikten sonra bile laurana'yı unuttuğunu zannetmiyorum. hatta kitiara'yla bileyken bile.
doğru, bence de tanis kitiara'ya aşık oldu. tıpkı laurana'ya aşık olduğu gibi. eğer bir elf olsaydı, kitiara ona itici ve fazla çiğ gelebilirdi. fakat daha önce de belirttiğim gibi, tanis tek bir ruh değil, iki ruh taşıyordu; bir insan ve bir elf ruhu.
en basit açıklama olarak bunu gösterebilirim sanırım "2 insana aşık olmak" konusunda.
fakat zannedildiği üzere laurana ile kitiara'nın karakterlerinin çok zıt olmadıklarını düşünüyorum. aksine belirli bir mizacları var. sadece iyilik ve kötülük yönlerine yönelmelerinden dolayı bu kadar belirgin farkların ortaya çıkmış olması da muhtemel. yalnız, kitiara'nın çok daha küstah olduğunu kabul etmeliyim.
bence tanis, kitiara'da hiç tatmadığı, tadamadığı şeyleri buldu. tutkuyu, heyecanı, şehveti. ama tıpkı raistlin gibi, o da içindeki o boşluğun farkındaydı. doğru, flotsam'da kitiara'nın yanına koşa koşa gitti, bu ona olan zaafındaydı. ama tanis mantığını da devreye soktu ve işler bir anda tersine döndü.
dostlarından birisi bile suçlamadı tanis'i, kitiara'nın yanına gittiği için. çünkü onlar anlıyorlardı. laurana'da vazgeçmedi aşkından. çünkü o da anlayacaktı, "altın kumandan" olup olgunlaştıktan sonra. laurana ile evlendiklerinde kimse yadırgamadı, çünkü tanis için doğru olan buydu..
daha önce böyle bir şey yazmışım. kendime cevap verip, ya da eksik yerlerimi tamamlayıp tanis'i biraz daha canlandırmaya çalışacağım.
şimdi, öncelikle aynı anda 2 insanı sevmek-ki bunlardan birisi elftir- konusu okunduğu gibi kolay değil. tanis'i biraz da bulunduğu ortamda değerlendirmek lazım.
bir piç olarak doğması, hayatı boyunca yakasını bırakmayacak bir ayrıntıydı aslında tanis için. dahası solostran tarafından "evlatlık" edilmesi dahi hayatını değiştiremedi. sadece asillere yaraşır bir biçimde yetiştirildi. bana sorarsanız zaten kendisi bir asildi. kanda olmasa da, ruhta asildi tanis. yaşantısını etkileyen bir diğer ayrıntı ise "yarım"elf olmasıydı. ve kendisinin en büyük dezavantajı elf tarafının değil, insan tarafının daha ağır basmış olmasıydı hareketlerinde, düşüncelerinde. bir elfin güzel suratına, elfin yeteneğine ve gözlerine sahipti. ama aynı zamanda insan babasından miras kalan tezcanlılık, kavgacı ruh ve çirkin sakalına** da sahipti.
bana kalırsa, tanis her şeyin bilincindeydi. laurana onun için her daim bir rüyaydı. gilthanasla olan dostlukları samimiydi ama o bile lauranaya bir şeyler hissettiğini duyunca ona sırt dönmüştü. laurana güzeldi, çok güzeldi. ama bir o kadar da çocuktu. aslında elf toplumunda yadırganmayacak derecede çocuktu. bilmiyorum, tanis'in çekip gitme kararını hiçbir zaman tam olarak anlayamadım, sanırım insan tarafındaki maceracı ruhu ağır basıyordu fazlasıyla gençliğinde. çabuk sıkılan tanis için elf "oyun"larına katlanmak bir işkenceydi. tabii ki bunları biraz da hayal ederek empati kurarak söylüyorum.
çekip gittikten sonra bile laurana'yı unuttuğunu zannetmiyorum. hatta kitiara'yla bileyken bile.
doğru, bence de tanis kitiara'ya aşık oldu. tıpkı laurana'ya aşık olduğu gibi. eğer bir elf olsaydı, kitiara ona itici ve fazla çiğ gelebilirdi. fakat daha önce de belirttiğim gibi, tanis tek bir ruh değil, iki ruh taşıyordu; bir insan ve bir elf ruhu.
en basit açıklama olarak bunu gösterebilirim sanırım "2 insana aşık olmak" konusunda.
fakat zannedildiği üzere laurana ile kitiara'nın karakterlerinin çok zıt olmadıklarını düşünüyorum. aksine belirli bir mizacları var. sadece iyilik ve kötülük yönlerine yönelmelerinden dolayı bu kadar belirgin farkların ortaya çıkmış olması da muhtemel. yalnız, kitiara'nın çok daha küstah olduğunu kabul etmeliyim.
bence tanis, kitiara'da hiç tatmadığı, tadamadığı şeyleri buldu. tutkuyu, heyecanı, şehveti. ama tıpkı raistlin gibi, o da içindeki o boşluğun farkındaydı. doğru, flotsam'da kitiara'nın yanına koşa koşa gitti, bu ona olan zaafındaydı. ama tanis mantığını da devreye soktu ve işler bir anda tersine döndü.
dostlarından birisi bile suçlamadı tanis'i, kitiara'nın yanına gittiği için. çünkü onlar anlıyorlardı. laurana'da vazgeçmedi aşkından. çünkü o da anlayacaktı, "altın kumandan" olup olgunlaştıktan sonra. laurana ile evlendiklerinde kimse yadırgamadı, çünkü tanis için doğru olan buydu..
Gündemdeki Haberler