bugün

engin turgut'un en sevdiğim $iiridir..

tenini çok bekletmi$ bir rüya meleği olmalısınız
bütün sokaklarınızdan geçiyorum sessizliğinizin
bir tas ı$ık sunuyorsunuz bana, içiyorum ı$ığınızı
gül sofrasından hayal lokmaları dü$üyor ruhuma

ısırdım gecenin alevden ağzını, yandı dilim
sırrınızı üfleyin, dağılsın hüznümdeki mavi ilahi
üzgün bakıyor solgun bir $ehrin ıslak gözleri
yalnızlık sofrasından bir ta$ ölüsü dü$üyor alnıma

anıların sesine devrilmi$ şu incecik boynunuz
güz yağmurlarıyla yıkanmı$ yüzünüzdeki gece
sırtınızdan nemli bir temmuz akıyor bahçelerime
yağmur sofrasından bir serçe konuyor avuçlarıma

gurbet sancısı asi ve ürkek bir $arkı olmalısınız
çocuk yanınızdan geçiyorum masum ve mahcup
bir dilim güne$ ve kokunuz sızıyor renklerinizden
a$k sofrasından kül yağıyor kırılmı$ hayatlarıma
susmak bir lekedir kalbimizde kalan
içinde herdaim ikrarı barındıran..
(bkz: başlıktan çok etkilenmek)
kalp ki yıldızlara devşirmiş yükünü, ışık diye dert salmışlar gökyüzünden, susmuşsun, susamaktan ibaretken tüm bildiğin, bir harf eksiltmişsin ömründen her gece... sonra alev almış düşlerin, düş(l)erken kelimeler aklına, yok saymışsın her bir hücreni. ama olmamış. ne yaparsan yap olmamış. hesap sormuşlar senden tek tek , sessizliğini bağır diye diye seni çalmışlar bağrından. sonra alevin külleri uçuşmuş, kalbinden kalan boşluğu doldurmuş göğüs kafesinde, nefes diye aldığın , o küllerin savruluşuymuş yalnızca. Kutupyıldızının pencereden göz kırpması sana kalan lekeymiş. Meğer...
© copyright 2005 - 2026