bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri18
- coca cola zero gerçekten zararlı mı8
- arkadaşlar uyudunuz mu5
- gece denize girmek20
- z kuşağı3
- içi ve dışı farklı olan insan7
- manifest grubu vs tarkan21
- trakya'nın çok süper bir yer olması2
- luks araba almak6
- bmw3
- araba2
- bir insanın arkasından konuşmak6
- bugün farklı bi gün değil aslında3
- almanya3
- dolunayı seyretmek4
- yoran insanların ortak özellikleri2
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez21
- elmas bey birader yazar2
- mehdiye inanıyor musunuz10
- islam düşmanlarına bir soru9
- duygusal olarak var olan bir babaya sahip olmak3
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı8
- fenerbahçe5
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- 29 temmuz 2026 gornik zarbze fenerbahçe maçı5
- eren kaşıkçı6
- turkiye musluman bir ulkedir musluman kalacaktir3
- adem ile havva'nın siyahi olması3
- yukarı kattan gelen ahh sesi3
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri13
- cherry tiggo4
- gelecek partisi4
- everest e çıkıp leğenle aşağı kaymak11
- yeni parti51
- cennetten düşerken canın yandı mı6
- islamcilara sorulmasi gereken sorular3
- ali vefa3
- zengin olmak3
- ona bir şey söyle9
- basit bir insan olmak2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- norveç2
- hikayeyi devam ettir54
- at6
- sözlük uygulamasında gizli hesapların görünmesi5
- bira diyeti2
- faiz haramdir diyen musluman2
- faiz haram diyen diyanetin faizden para kazanması2
- makine mühendisliği6
ilk sezonu harika ikinci sezonu berbat olan dizi. evet.
bir meczup aşkı tattı,
bir aşıksa aşkına şarkılar yazıp ruhunu maviyle bezedi;
diğeri, kaybolduğu dünyada bir sesin peşine düşerek kendini buldu.
neva, belki de herkesin aşık olduğu bir kadının pür hayaliydi.
hayalet avcısı, kendi ruhunu yakalamaya çalıştı.
zahir ve batın ise, zıtlıkların muhteşem birliğinde denge bulan iki ayrı gücün cisimleşmiş haliydi.
öykü içinde öykü anlatan ihsan oktay anar kitabıdır.
bir aşıksa aşkına şarkılar yazıp ruhunu maviyle bezedi;
diğeri, kaybolduğu dünyada bir sesin peşine düşerek kendini buldu.
neva, belki de herkesin aşık olduğu bir kadının pür hayaliydi.
hayalet avcısı, kendi ruhunu yakalamaya çalıştı.
zahir ve batın ise, zıtlıkların muhteşem birliğinde denge bulan iki ayrı gücün cisimleşmiş haliydi.
öykü içinde öykü anlatan ihsan oktay anar kitabıdır.
ikinci sezonu efsaneyken 3. sezounu sıçmıştır.
dizisi kitabından daha kötüdür.
kitapta yer alan hiçbir olay dizide bizlere gösterilmemiştir.
kitapta yer alan hiçbir olay dizide bizlere gösterilmemiştir.
ilk bölümden insanları bağlayan ve bir sonra ki bölümü merakla beklenen 2 sezon süren bir dizi.
ilk sezonuyla türkiyede nadir görülecek kadar iyi bir diziydi ancak 2.sezonu ilk sezonun iyiliğini bile unutturacak kadar kötüydü ne yazıkki.
bir ihsan oktay anar kitabı.
yeni yetme eflatun'un başına onca gelenden sonra galata mevlevihanesi'ndeki mevlevi şeyhi ibrahim dede ile ilk diyaloğu insanın tüylerini diken diken, boğazını düğüm düğüm ediyor..ki bence bu kitap bu diyalog üzerine oturtulup tamamlanmıştır.
--spoiler--
eflatun: Beni affedin efendim. bir yanlış anlama da olabilir ama, beni siz mi çağırdınız? bana siz mi 'gel' dediniz?
şeyh ibrahim dede: biz insanlara 'gel' diyenlerdeniz. doğru yere geldin.
eflatun: peki beni niye çağırdınız? bir emriniz, bir ihtiyacınız mı var?
gözlerinin içi gülen şeyh, usûl gereği, kalkmadan önce yeri öptü ve "evet" dedi.
"senin temiz kalbine ihtiyacımız var. bazıları var ki buraya gelir ve huzur bulur, yine bazıları var ki buraya gelir ve bizler ondan huzuru buluruz."
"senin buraya gelmenin sebebi sadece bizim 'gel' dememiz değil, ayrıca onların sana 'git' demeleri. hiç kimseye 'kötüdür' deme. aslında onlar, bilmeden iyilik eden insanlardır."
suskunlar, s122-123
--spoiler--
yeni yetme eflatun'un başına onca gelenden sonra galata mevlevihanesi'ndeki mevlevi şeyhi ibrahim dede ile ilk diyaloğu insanın tüylerini diken diken, boğazını düğüm düğüm ediyor..ki bence bu kitap bu diyalog üzerine oturtulup tamamlanmıştır.
--spoiler--
eflatun: Beni affedin efendim. bir yanlış anlama da olabilir ama, beni siz mi çağırdınız? bana siz mi 'gel' dediniz?
şeyh ibrahim dede: biz insanlara 'gel' diyenlerdeniz. doğru yere geldin.
eflatun: peki beni niye çağırdınız? bir emriniz, bir ihtiyacınız mı var?
gözlerinin içi gülen şeyh, usûl gereği, kalkmadan önce yeri öptü ve "evet" dedi.
"senin temiz kalbine ihtiyacımız var. bazıları var ki buraya gelir ve huzur bulur, yine bazıları var ki buraya gelir ve bizler ondan huzuru buluruz."
"senin buraya gelmenin sebebi sadece bizim 'gel' dememiz değil, ayrıca onların sana 'git' demeleri. hiç kimseye 'kötüdür' deme. aslında onlar, bilmeden iyilik eden insanlardır."
suskunlar, s122-123
--spoiler--
sleepers filminden bin kat daha iyi,gelmiş geçmiş en iyi türk dizisi.özellikle 1.sezon.
şanssızlıkğı o dönemde zor günler geçiren show tv de yayınlanmasıydı.
kanal d nin, özellikle star ın elinde olsaydı efsane olmaya adaydı dizi.
yazık oldu.
severek izlenendi.
kanal d nin, özellikle star ın elinde olsaydı efsane olmaya adaydı dizi.
yazık oldu.
severek izlenendi.
ihsan oktay anar'ın yazdığı, herkesin daha önceden de söylediği gibi harika bi kitaptır.
--spoiler--
* ya neva'yı (aşık olduğu kadın) ya da her şeyi isteyecekti. her şeyi, yani ölümsüz olmayı istedi. ama bir daha düşünüp yeni bir seçim yapmak zorunda kalsaydı, değil ölümsüz olmak, neva'nın bir busesi için tüm hayatından vazgeçebilirdi..
* ne var ki, her şeyi bilmek için, belki hiçbir şey bilmemek gerektiğinden, ademoğullarından bazıları, bildikleri her şeyi unutmaya hayatlarını adadı. çünkü onlara göre, ancak hiçbir şey bilmeyen bir masum, gördüğü anda o'nu tanıyabilirdi. bunun için belki de, ölmeden önce ölmek gerekiyordu..
* ama mükemmellikle güzellik aynı şey değildir. işin zor. çirkin bir şeyi güzel yapmak mümkündür ama mükemmel bir şeyi güzel kılmak çok daha zahmetli bir iştir.
* kulak eğer gerçeği anlarsa gözdür.
* kusur benim imzamdır.
* kahin, görebilen tek gözüyle aynaya baktı ve uzun boylu, çekik gözlü o adamı gördü. bunu görmek, kendisi gibi diğerlerinin de içinde yaşadıkları o dünyadaki asıl hakikati görmek demekti. gözün görevinin görmek değil, hakikati görmek olduğunu söyleyen alim aklına geldi. hakikati gören gözün başka hiçbir şey görmesine gerek yoktu. yedikule kahininin yegane gözüne de bu şekilde perde indi. ama kör olmasına rağmen hiçbir şey görmüyor değildi. gözlerinin ona gösterdiği yegane şey, o uçsuz bucaksız karanlıktı. tıpkı sessizliği dinleyen eflatun gibi, kahin de sustu. belki de susmak, gerçeği anlatmanın tek yoluydu...
--spoiler--
bunlar gibi daha birçok mükemmel sözlerin geçtiği kitaptır aynı zamanda. ayrıca eflatun ile ibrahim dede'nin arasında şöyle bir diyalog geçmiştir;
--spoiler--
eflatun: efendim beni siz mi çağırdınız?
ibrahim dede: biz insanlara "gel" diyenleriz, doğru yere geldin.
eflatun: peki beni niye çağırdınız, bir emriniz, bir ihtiyacınız mı var?
ibrahim dede: evet, senin temiz kalbine ihtiyacımız var. bazıları vardır ki, buraya gelip huzur bulur. bazıları da vardır ki, buraya gelince bizler onda huzur buluruz...
senin buraya gelmenin sebebi sadece bizim 'gel' dememiz değil, ayrıca onların sana 'git' demeleri. hiç kimseye 'kötüdür' deme. aslında onlar, bilmeden iyilik eden insanlardır.
--spoiler--
--spoiler--
* ya neva'yı (aşık olduğu kadın) ya da her şeyi isteyecekti. her şeyi, yani ölümsüz olmayı istedi. ama bir daha düşünüp yeni bir seçim yapmak zorunda kalsaydı, değil ölümsüz olmak, neva'nın bir busesi için tüm hayatından vazgeçebilirdi..
* ne var ki, her şeyi bilmek için, belki hiçbir şey bilmemek gerektiğinden, ademoğullarından bazıları, bildikleri her şeyi unutmaya hayatlarını adadı. çünkü onlara göre, ancak hiçbir şey bilmeyen bir masum, gördüğü anda o'nu tanıyabilirdi. bunun için belki de, ölmeden önce ölmek gerekiyordu..
* ama mükemmellikle güzellik aynı şey değildir. işin zor. çirkin bir şeyi güzel yapmak mümkündür ama mükemmel bir şeyi güzel kılmak çok daha zahmetli bir iştir.
* kulak eğer gerçeği anlarsa gözdür.
* kusur benim imzamdır.
* kahin, görebilen tek gözüyle aynaya baktı ve uzun boylu, çekik gözlü o adamı gördü. bunu görmek, kendisi gibi diğerlerinin de içinde yaşadıkları o dünyadaki asıl hakikati görmek demekti. gözün görevinin görmek değil, hakikati görmek olduğunu söyleyen alim aklına geldi. hakikati gören gözün başka hiçbir şey görmesine gerek yoktu. yedikule kahininin yegane gözüne de bu şekilde perde indi. ama kör olmasına rağmen hiçbir şey görmüyor değildi. gözlerinin ona gösterdiği yegane şey, o uçsuz bucaksız karanlıktı. tıpkı sessizliği dinleyen eflatun gibi, kahin de sustu. belki de susmak, gerçeği anlatmanın tek yoluydu...
--spoiler--
bunlar gibi daha birçok mükemmel sözlerin geçtiği kitaptır aynı zamanda. ayrıca eflatun ile ibrahim dede'nin arasında şöyle bir diyalog geçmiştir;
--spoiler--
eflatun: efendim beni siz mi çağırdınız?
ibrahim dede: biz insanlara "gel" diyenleriz, doğru yere geldin.
eflatun: peki beni niye çağırdınız, bir emriniz, bir ihtiyacınız mı var?
ibrahim dede: evet, senin temiz kalbine ihtiyacımız var. bazıları vardır ki, buraya gelip huzur bulur. bazıları da vardır ki, buraya gelince bizler onda huzur buluruz...
senin buraya gelmenin sebebi sadece bizim 'gel' dememiz değil, ayrıca onların sana 'git' demeleri. hiç kimseye 'kötüdür' deme. aslında onlar, bilmeden iyilik eden insanlardır.
--spoiler--
Seni en çok hak edene değil, sefil edene gidiyor bu yürek.
avuuukaat diyen irfanıyla,bilaliyle ahusuyla,ecevitiyle belki de taptığım ilk ve tek türk dizisi.keşke bitmeseydi.
bu diziye kadar ahmet kaya dinlemedim. ister ön yargı ister başka bir şey.
ama bu dizi bana ahmet kaya dinlettirdi sabahlara kadar.
çok iyi başlamıştı, iyi devam etti kötü bitti.
ama bu dizi bana ahmet kaya dinlettirdi sabahlara kadar.
çok iyi başlamıştı, iyi devam etti kötü bitti.
birinci sezonu harika geçirip harika bir finalle biteren sonraki sezon boka saran dizi. 1. sezon finali yerine final yapsaydı kral olarak bitirirdi.
ihsan oktay anar üstadın ustalık eseri ve en kalın kitabıdır.
diziye gelince; şu başlıkla birlikte olduğu için sürekli küfür ediyorum!
diziye gelince; şu başlıkla birlikte olduğu için sürekli küfür ediyorum!
çakma sleepers.
anlamıyo musun kimse senin gibi değil anlamıyo musun?
deli gibi ulan deli gibi seviyorum ben seni şu kadardan beri
ama artık istemiyorum anlamıyo musun
hayatım boyunca elini tutamayacağım bi kadını sevmek istemiyorum ben
34 yaşındayım bi seni sevdim çok saçma
çok saçma ulan burdasın ve dokunamıyorum çok saçma içim gidiyo sarılamıyorum çok saçma
seni bilmem ama ben artık dokunabileceğim bi insanı sevmek istiyorum
sabah onla uyanmak istiyorum ona sarılmak istiyorum öpmek istiyorum
ben seni sevmek istemiyorum.
ben seni uzaktan sevmekten yoruldum.
bende yaralar açan bi kadın istemiyorum ben
yaralarını saracağım birini istiyorum.
deli gibi ulan deli gibi seviyorum ben seni şu kadardan beri
ama artık istemiyorum anlamıyo musun
hayatım boyunca elini tutamayacağım bi kadını sevmek istemiyorum ben
34 yaşındayım bi seni sevdim çok saçma
çok saçma ulan burdasın ve dokunamıyorum çok saçma içim gidiyo sarılamıyorum çok saçma
seni bilmem ama ben artık dokunabileceğim bi insanı sevmek istiyorum
sabah onla uyanmak istiyorum ona sarılmak istiyorum öpmek istiyorum
ben seni sevmek istemiyorum.
ben seni uzaktan sevmekten yoruldum.
bende yaralar açan bi kadın istemiyorum ben
yaralarını saracağım birini istiyorum.
Türk dizi tarihinin kurtlar vadisi pusu ile birlikte yüz karası.
Edit; sevenlerinin eksi oy kullanabilme yeteneği bile var lan.
Edit; sevenlerinin eksi oy kullanabilme yeteneği bile var lan.
Türk TV kanallarnda oturup izlediğim ılk ve tek diziydi. Çok mu güzeldi hayır ama idare edıyodu.
aslında ikinci sezona hiç başlamamalıydı. resmen türk dizi sektörüne yem oldu. ilk 15 bölümü gerçekten efsaneydi. daha sonra zorla yürütmeye çalıştılar, malzeme iyiydi biraz yürüdü. tam ikinci sezona başladılar orda sıçtı.
*bizde zirvede bırakmak diye bir olay yok ki. adamlar para kazanma uğruna belki de türkiye'de çekilmiş en iyi dizi olma unvanını heba ettiler.
*bizde zirvede bırakmak diye bir olay yok ki. adamlar para kazanma uğruna belki de türkiye'de çekilmiş en iyi dizi olma unvanını heba ettiler.
-Ama öyle oluyor mu? Yakarak yani...
-Olsa da olmasa da...Duydun ondan geldin biliyorum, gitme de demeyeceksin onu da biliyorum. Zaten öyle bir şey beklemiyorum..
-Desem peki?
-Bir işe yaramaz..Ben kararımı verdim ama bile bile gidiyorum. Bir gün senin bana geri döneceğini bile bile gidiyorum ben.
-Ne demek o..?
-Her şeyin bir bedeli var, sen görmüyor musun gerçekten? Bir yığın seçimler yaptık, hatalar yaptık, bir şeyler kaybettik.. Senin kaybın benim. Senin bedelin benim..
-Daha ne kadar ödeyeceğim ben bu bedeli?
-Hayatının sonuna kadar.. Çünkü sen beni asla unutamayacaksın..
-Unuturum..
-Unutamazsın! Bir insanı bu kadar sevince koşulsuz bir de üstüne kavuşamazsan unutamazsın.. Ömrünün sonuna kadar unutamazsın.. Bizim senle hiç sabahımız olmadı, hiç beraber uyanmadık, gözümüzü açar açmaz birbirimizi hiç görmedik, hiç güzel günümüz olmadı, sıradan günümüz, insanlar gibi el ele sokaklarda biz hiç yürümedik seninle.. Bağıramadım seviyorum diye bağıramadım.. Kendimize bile söyleyemedik. Biz hiç senle böyle yakın bile olamadık biliyoruz.. Sen bilsen ki dünyanın en güzel sabahları senin, sen yine beni unutamazsın...
-Sen peki, unutabilecek misin beni?
-Sen benim kahramanımsın.. ilk aşk'ım.. ilk kalp ağrımsın, ilk hayalim ilk hayal kırıklığımsın.. Ben de seni asla unutamam.. Ama farketmez ki.. Sen beni kaybettin.. Hoşçakal..!
-Olsa da olmasa da...Duydun ondan geldin biliyorum, gitme de demeyeceksin onu da biliyorum. Zaten öyle bir şey beklemiyorum..
-Desem peki?
-Bir işe yaramaz..Ben kararımı verdim ama bile bile gidiyorum. Bir gün senin bana geri döneceğini bile bile gidiyorum ben.
-Ne demek o..?
-Her şeyin bir bedeli var, sen görmüyor musun gerçekten? Bir yığın seçimler yaptık, hatalar yaptık, bir şeyler kaybettik.. Senin kaybın benim. Senin bedelin benim..
-Daha ne kadar ödeyeceğim ben bu bedeli?
-Hayatının sonuna kadar.. Çünkü sen beni asla unutamayacaksın..
-Unuturum..
-Unutamazsın! Bir insanı bu kadar sevince koşulsuz bir de üstüne kavuşamazsan unutamazsın.. Ömrünün sonuna kadar unutamazsın.. Bizim senle hiç sabahımız olmadı, hiç beraber uyanmadık, gözümüzü açar açmaz birbirimizi hiç görmedik, hiç güzel günümüz olmadı, sıradan günümüz, insanlar gibi el ele sokaklarda biz hiç yürümedik seninle.. Bağıramadım seviyorum diye bağıramadım.. Kendimize bile söyleyemedik. Biz hiç senle böyle yakın bile olamadık biliyoruz.. Sen bilsen ki dünyanın en güzel sabahları senin, sen yine beni unutamazsın...
-Sen peki, unutabilecek misin beni?
-Sen benim kahramanımsın.. ilk aşk'ım.. ilk kalp ağrımsın, ilk hayalim ilk hayal kırıklığımsın.. Ben de seni asla unutamam.. Ama farketmez ki.. Sen beni kaybettin.. Hoşçakal..!
Renk tonundan mıdır nedir kendisine sinemavari bir hava katmış bir diziydi. Dram yönünden oldukça da güzel işlenmişti senaryo. Sarp akkaya nın sarı karakteri diziye ayrı bir zevk katmıştı. Kısa ve öz oldu. Devam etseydi bozar mıydı bilmem ama izlerdim herhalde yine de.
Nasıl bir diziydi yahu! Her bölümde ağlatan türden.. uzatmadan, tadında bırakarak bitirdiler. E sürekli ahmet kaya şarkıları çalması da ayrı olay ayrı güzellik.
ilk sezonuyla gönlümde taht kurmuş, ilk sezonun hatrına ikinci sezonu da izlettirmiş, yeni bölümünü dört gözle beklediğim ve tv de izlediğim son iki dizi diziden biri. Diğeri için (bkz: behzat ç).
Ilk sezonu müthişti. Görüntüde kullanılan efekt apayrı bir tat veriyor, apayrı bir hava katıyordu. Kamera teknikleri ve geçişleri de müthişti. Tabi bunlar teknik açıdan güzellikleriydi. Konusu da müthişti. Standart türk dizilerinden farklıydı. Normalde türk dizisi dedin mi aşırı derecede basit bir konu en az üç dört sezon boyunca boku çıkarılır. Üstelik en az 1.5 saatlik bölümlerle. Bu ise elindeki tüm malzemeyi ilk sezonda harcadı. Ikinci sezona malzeme kalmayınca farklı bir boyuta geçti. Tutmadı da. En sonunda bitirmediler bitirmek zorunda kaldılar.
Ilk sezonu yeter. Ikinci sezon boş.diziden soğumamak adına ikinci sezonu izlemeyin.
Ilk sezonu müthişti. Görüntüde kullanılan efekt apayrı bir tat veriyor, apayrı bir hava katıyordu. Kamera teknikleri ve geçişleri de müthişti. Tabi bunlar teknik açıdan güzellikleriydi. Konusu da müthişti. Standart türk dizilerinden farklıydı. Normalde türk dizisi dedin mi aşırı derecede basit bir konu en az üç dört sezon boyunca boku çıkarılır. Üstelik en az 1.5 saatlik bölümlerle. Bu ise elindeki tüm malzemeyi ilk sezonda harcadı. Ikinci sezona malzeme kalmayınca farklı bir boyuta geçti. Tutmadı da. En sonunda bitirmediler bitirmek zorunda kaldılar.
Ilk sezonu yeter. Ikinci sezon boş.diziden soğumamak adına ikinci sezonu izlemeyin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar