bugün
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim12
- fusya semsiyeli yabanci27
- mehdi olmayı düşünmek5
- macron koşacak diye park kapatan akepe29
- bezelye yemeği9
- oruç açı anlamak içinse açlar neden oruç tutar5
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması34
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları9
- sözlük hatunlarının nefsimi kabartması sorunsalı10
- ilahi bir gücün sizi frenlediği düşüncesi7
- akp bitince ne olacak18
- ekşi sözlükteki başlıkları uludağ sözlükte görmek7
- alaçatı da hayır lokmasını talan eden teyzeler8
- uzun zamandır yapmadığınız şeyler10
- otel odasında ölü bulunmak12
- vajina sıcaklığı6
- akrabalarla tüm alakayı kesmek4
- sözlükte emoji olmasın mı3
- kol saati takmanın anlamsızlığı15
- ölümün en iyi tanımı17
- 6 aydır üstüne çalıştığım ktç taklidim5
- ciguli kral20
- futbol22
- çocuk istememe nedenleri2
- normal sözlükten gelenler için çalışma kampı2
- gocu nickli şahıs buraya bak arslanım9
- evlenince seni çalıştırmam diyen erkek10
- sözlük yazarlarının lahmacunları10
- iran'ın makatından kan alan abd savunma bakanı2
- true denilen yazar3
- 12 temmuz 2026 arjantin isviçre maçı9
- lahmacun4
- nato zirvesine sızan kedi4
- kadınların erkek jinekolog tercihi5
- yanık denizli yoğurdu2
- uludağ sözlük hatunlarının taş gibi olması7
- resim ogretmeni4
- size nasıl yardımcı olabilirim3
- 2026 dünya kupası26
- ayak saati4
- her gün söylenen ufak tefek yalanlar9
- lex luthor karizması2
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler9
- abd'nin kucağında siyaset yapmak8
- murat yakın6
- şiki şiki baba dinleyip iddia kuponu doldurmak3
- tefsiriyle okusak ülkenin yarısı dinden çıkar3
- yiyecek başlığı açmayın orçolar3
- ikinci el otomobil piyayası rezaleti2
- günün şiiri25
istanbul'a bağlı fakat istanbul'la pek bağlantısı olmayan ilçe.
merkezi olan fatih bulvarı'nı ümraniye'deki alemdağ caddesine benzettiğim istanbul ilçesi.
Yopyobaz ilçe.
Akp hdp koalisyonu. Bol bol hırt ve yobaz bulundurur. istanbul'un en sikko ilçelerinden biri. Zaten malum parti ve malum ırkın egemen olduğu bir yer en fazla ne olabilir ? Cizre, Hakkari gibi gelişmemiş yerler.
maltepe'nin kuzeydoğusunda bulunan istanbul ilçesi.
belediye başkanı akp'li ali tombaş olan istanbul ilçesi.
esenler'in anadolu yakası versiyonu işte, uzak durun yeter.
Öncelikle: Sultanbeyli, istanbul ilinin bir ilçesidir. ilin Anadolu yakasında yer alır. Sultanbeyli ilçesi; güneybatıda Kartal, doğuda Pendik, kuzeybatıda Sancaktepe ilçelerine komşudur.
ilçedeki çoğu kişi doğma büyüme Sultanbeylili değil. Hatta hiç öyle birisini görmedim. Başka illerden iş bulma amacıyla gelmiş yurdumun bazı güzel (belki de çirkin, herkes muhteşem diyemem ya da çok kötü – buradaki çoğu kişinin yaptığı gibi) ama sizin “cahil, eğitimsiz, kültürsüz” diyebileceğiniz insanlar işte yıllar önce buralara gelmişler. Gerek inşaatta gerek başka işlerde çalışıp yıllarca rahat bir yaşam sürmeye çalışmışlar. Yani bayağı, sadece çalıştılar. Olmadı çünkü.
Genelde eski apartmanlar aile apartmanlarıdır; çünkü köyden ailecek göç etmiştir çoğu kişi. ilçe yıllar geçtikçe değişmiştir. Gelişti mi, bilinmez.
Sultanbeyli’deki insanların yapabilecekleri tek şey, merkezinde dolaşıp iki AVM’sinden birinde zaman geçirmektir. Şeyleri de ekleyeyim: Yeni açılmış, dehşet-ül afet Sultan Korusu vardır. Oraya da gidebilir, mangal falan yaparlar. Köfte-ekmek pişirebilecekleri yerler var. Asgari ücret malum; kıyma alıp yapmak yerine markette satılan hazır köftelerden alırlar. Bir de ekmek… Ekmek de pahalı aslında.
Ekmek demişken, Sultanbeyli’de ekmek almak da çok sıkıcıdır. Sabah annenizin “Kalk, iki ekmek de al gel” demesiyle yatağınızda mutasyon geçirdikten sonra kalkar, camdan dışarı bakarsınız. Mis gibi petrol kokusunu içinize çeker, çıkarsınız. Sonra anneniz çıkarken elinize çöpleri tutuşturur.
Sultanbeyli’de çöp atmak da çok zordur. Çünkü kapınızın yakınında çöp atacak bir yer bulmak zordur. Kollarınız kopana kadar taşıdıktan sonra en sonunda atacak bir yer bulursunuz. Ama Sultanbeyli’de çoğu insan çöplerini rastgele bir yere atar. Bir de bağlar ağzını; diğerleri de onun yanına koyar. Orası artık “çöp koyma yeridir”. Çünkü birisi koyduysa herkes koyabilir.
Ama siz koyun olmayın. Çöplerinizi yerine atın. Ayaklanıp yürüyemiyorlar gözlemlerime göre.
Sultanbeyli’de çalışacak yerler vardır ama daha iyi çalışma imkânları için insanlar genelde çevre illere giderler. Haftanın 6 günü çalışıp bir gün tatil yaparlar.
Sultanbeyli çok mu kötü? Yahu çok kötü mü? Bilmem de, biraz parıltıları da vardır. Türkiye’nin neresinde olursan ol, orası gibidir Sultanbeyli de. Orada yaşayanlar “aptal, cahil, muhafazakâr” mıdır? Cidden bilinmez. Ama oradakiler de yurdunun insanıdır. Senin benim gibidir.
“Yurdumun insanı” demişken, bazı mahallelerde hâlâ kapının önünde oturup çay içme kültürü vardır ki tatlıdır da.
Kaldırımları da yolları da çıtırından bozuktur. Trafikte insanı sinirlidir, karamsardır biraz Sultanbeyli. Biraz da parıltılıdır. Onun sebebi de orada da yurdumun insanı vardır, ondandır.
Yaw ne drama yaptın karı, Sultanbeyli işte
ilçedeki çoğu kişi doğma büyüme Sultanbeylili değil. Hatta hiç öyle birisini görmedim. Başka illerden iş bulma amacıyla gelmiş yurdumun bazı güzel (belki de çirkin, herkes muhteşem diyemem ya da çok kötü – buradaki çoğu kişinin yaptığı gibi) ama sizin “cahil, eğitimsiz, kültürsüz” diyebileceğiniz insanlar işte yıllar önce buralara gelmişler. Gerek inşaatta gerek başka işlerde çalışıp yıllarca rahat bir yaşam sürmeye çalışmışlar. Yani bayağı, sadece çalıştılar. Olmadı çünkü.
Genelde eski apartmanlar aile apartmanlarıdır; çünkü köyden ailecek göç etmiştir çoğu kişi. ilçe yıllar geçtikçe değişmiştir. Gelişti mi, bilinmez.
Sultanbeyli’deki insanların yapabilecekleri tek şey, merkezinde dolaşıp iki AVM’sinden birinde zaman geçirmektir. Şeyleri de ekleyeyim: Yeni açılmış, dehşet-ül afet Sultan Korusu vardır. Oraya da gidebilir, mangal falan yaparlar. Köfte-ekmek pişirebilecekleri yerler var. Asgari ücret malum; kıyma alıp yapmak yerine markette satılan hazır köftelerden alırlar. Bir de ekmek… Ekmek de pahalı aslında.
Ekmek demişken, Sultanbeyli’de ekmek almak da çok sıkıcıdır. Sabah annenizin “Kalk, iki ekmek de al gel” demesiyle yatağınızda mutasyon geçirdikten sonra kalkar, camdan dışarı bakarsınız. Mis gibi petrol kokusunu içinize çeker, çıkarsınız. Sonra anneniz çıkarken elinize çöpleri tutuşturur.
Sultanbeyli’de çöp atmak da çok zordur. Çünkü kapınızın yakınında çöp atacak bir yer bulmak zordur. Kollarınız kopana kadar taşıdıktan sonra en sonunda atacak bir yer bulursunuz. Ama Sultanbeyli’de çoğu insan çöplerini rastgele bir yere atar. Bir de bağlar ağzını; diğerleri de onun yanına koyar. Orası artık “çöp koyma yeridir”. Çünkü birisi koyduysa herkes koyabilir.
Ama siz koyun olmayın. Çöplerinizi yerine atın. Ayaklanıp yürüyemiyorlar gözlemlerime göre.
Sultanbeyli’de çalışacak yerler vardır ama daha iyi çalışma imkânları için insanlar genelde çevre illere giderler. Haftanın 6 günü çalışıp bir gün tatil yaparlar.
Sultanbeyli çok mu kötü? Yahu çok kötü mü? Bilmem de, biraz parıltıları da vardır. Türkiye’nin neresinde olursan ol, orası gibidir Sultanbeyli de. Orada yaşayanlar “aptal, cahil, muhafazakâr” mıdır? Cidden bilinmez. Ama oradakiler de yurdunun insanıdır. Senin benim gibidir.
“Yurdumun insanı” demişken, bazı mahallelerde hâlâ kapının önünde oturup çay içme kültürü vardır ki tatlıdır da.
Kaldırımları da yolları da çıtırından bozuktur. Trafikte insanı sinirlidir, karamsardır biraz Sultanbeyli. Biraz da parıltılıdır. Onun sebebi de orada da yurdumun insanı vardır, ondandır.
Yaw ne drama yaptın karı, Sultanbeyli işte
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar