bugün
- azerilerce tokatlanan akpli4
- uludağ sözlüğün kapanma vaktinin geldiği gerçeği4
- içine cin giren insan nasıl kurtulur10
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler73
- iphone almak için neden6
- yogartiksen36
- öbür sözlükte kızlar teklif ediyormuş3
- sözlükteki yazar olabilme kriterleri ve süreci5
- nervio adlı yazara uyarı9
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- sözlükteki aptallar3
- kolye24
- yavşak ulu sözlük moderasyonu2
- ilkokul bebesine türbanı savunmak66
- dincileri niçin öldürmeliyiz2
- saçma başlık açıp altına forumvari entry girmek2
- sözlüğün ölmek üzere olduğunu gösteren işaretler3
- aptalca başlık açan yazarlara prim vermek3
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- tutmayınca entry silmek6
- cips cola5
- queen ravenna büyücülük okulu20
- malmö3
- sözlüğün ölmüş olması3
- bileklik11
- kaplan11
- zürafa13
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek49
- kalp14
- sözlüğün ölü haline bakmak2
- sözlüğün ölü vaziyeti2
- karton toplayan cocuk vs yogartiksen13
- eskorta para verecek kadar düşmek7
- dincilerin yaptığı katliamlar2
- kızlar evlenmeden sakın vermeyin3
- aslan9
- verginin hırsızlık olup olmaması6
- opera tarayıcı3
- türkiye15
- ibrahim tatlıses vs müslüm gürses3
- kanal 12 on4 tv kudüs tv2
- sözlüğün tat vermemesi12
- sinem dedetaş'ın ahında boğulacaksınız20
- arap adam olsaydı7
- 17 ekim 2026 istanbul yağmuru2
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı84
- yılmaz güney adamlığı12
- sözlükteki bölücüler16
- kartal5
- ağlıyorum sözlük20
istanbul'a bağlı fakat istanbul'la pek bağlantısı olmayan ilçe.
merkezi olan fatih bulvarı'nı ümraniye'deki alemdağ caddesine benzettiğim istanbul ilçesi.
Yopyobaz ilçe.
Akp hdp koalisyonu. Bol bol hırt ve yobaz bulundurur. istanbul'un en sikko ilçelerinden biri. Zaten malum parti ve malum ırkın egemen olduğu bir yer en fazla ne olabilir ? Cizre, Hakkari gibi gelişmemiş yerler.
maltepe'nin kuzeydoğusunda bulunan istanbul ilçesi.
belediye başkanı akp'li ali tombaş olan istanbul ilçesi.
esenler'in anadolu yakası versiyonu işte, uzak durun yeter.
Öncelikle: Sultanbeyli, istanbul ilinin bir ilçesidir. ilin Anadolu yakasında yer alır. Sultanbeyli ilçesi; güneybatıda Kartal, doğuda Pendik, kuzeybatıda Sancaktepe ilçelerine komşudur.
ilçedeki çoğu kişi doğma büyüme Sultanbeylili değil. Hatta hiç öyle birisini görmedim. Başka illerden iş bulma amacıyla gelmiş yurdumun bazı güzel (belki de çirkin, herkes muhteşem diyemem ya da çok kötü – buradaki çoğu kişinin yaptığı gibi) ama sizin “cahil, eğitimsiz, kültürsüz” diyebileceğiniz insanlar işte yıllar önce buralara gelmişler. Gerek inşaatta gerek başka işlerde çalışıp yıllarca rahat bir yaşam sürmeye çalışmışlar. Yani bayağı, sadece çalıştılar. Olmadı çünkü.
Genelde eski apartmanlar aile apartmanlarıdır; çünkü köyden ailecek göç etmiştir çoğu kişi. ilçe yıllar geçtikçe değişmiştir. Gelişti mi, bilinmez.
Sultanbeyli’deki insanların yapabilecekleri tek şey, merkezinde dolaşıp iki AVM’sinden birinde zaman geçirmektir. Şeyleri de ekleyeyim: Yeni açılmış, dehşet-ül afet Sultan Korusu vardır. Oraya da gidebilir, mangal falan yaparlar. Köfte-ekmek pişirebilecekleri yerler var. Asgari ücret malum; kıyma alıp yapmak yerine markette satılan hazır köftelerden alırlar. Bir de ekmek… Ekmek de pahalı aslında.
Ekmek demişken, Sultanbeyli’de ekmek almak da çok sıkıcıdır. Sabah annenizin “Kalk, iki ekmek de al gel” demesiyle yatağınızda mutasyon geçirdikten sonra kalkar, camdan dışarı bakarsınız. Mis gibi petrol kokusunu içinize çeker, çıkarsınız. Sonra anneniz çıkarken elinize çöpleri tutuşturur.
Sultanbeyli’de çöp atmak da çok zordur. Çünkü kapınızın yakınında çöp atacak bir yer bulmak zordur. Kollarınız kopana kadar taşıdıktan sonra en sonunda atacak bir yer bulursunuz. Ama Sultanbeyli’de çoğu insan çöplerini rastgele bir yere atar. Bir de bağlar ağzını; diğerleri de onun yanına koyar. Orası artık “çöp koyma yeridir”. Çünkü birisi koyduysa herkes koyabilir.
Ama siz koyun olmayın. Çöplerinizi yerine atın. Ayaklanıp yürüyemiyorlar gözlemlerime göre.
Sultanbeyli’de çalışacak yerler vardır ama daha iyi çalışma imkânları için insanlar genelde çevre illere giderler. Haftanın 6 günü çalışıp bir gün tatil yaparlar.
Sultanbeyli çok mu kötü? Yahu çok kötü mü? Bilmem de, biraz parıltıları da vardır. Türkiye’nin neresinde olursan ol, orası gibidir Sultanbeyli de. Orada yaşayanlar “aptal, cahil, muhafazakâr” mıdır? Cidden bilinmez. Ama oradakiler de yurdunun insanıdır. Senin benim gibidir.
“Yurdumun insanı” demişken, bazı mahallelerde hâlâ kapının önünde oturup çay içme kültürü vardır ki tatlıdır da.
Kaldırımları da yolları da çıtırından bozuktur. Trafikte insanı sinirlidir, karamsardır biraz Sultanbeyli. Biraz da parıltılıdır. Onun sebebi de orada da yurdumun insanı vardır, ondandır.
Yaw ne drama yaptın karı, Sultanbeyli işte
ilçedeki çoğu kişi doğma büyüme Sultanbeylili değil. Hatta hiç öyle birisini görmedim. Başka illerden iş bulma amacıyla gelmiş yurdumun bazı güzel (belki de çirkin, herkes muhteşem diyemem ya da çok kötü – buradaki çoğu kişinin yaptığı gibi) ama sizin “cahil, eğitimsiz, kültürsüz” diyebileceğiniz insanlar işte yıllar önce buralara gelmişler. Gerek inşaatta gerek başka işlerde çalışıp yıllarca rahat bir yaşam sürmeye çalışmışlar. Yani bayağı, sadece çalıştılar. Olmadı çünkü.
Genelde eski apartmanlar aile apartmanlarıdır; çünkü köyden ailecek göç etmiştir çoğu kişi. ilçe yıllar geçtikçe değişmiştir. Gelişti mi, bilinmez.
Sultanbeyli’deki insanların yapabilecekleri tek şey, merkezinde dolaşıp iki AVM’sinden birinde zaman geçirmektir. Şeyleri de ekleyeyim: Yeni açılmış, dehşet-ül afet Sultan Korusu vardır. Oraya da gidebilir, mangal falan yaparlar. Köfte-ekmek pişirebilecekleri yerler var. Asgari ücret malum; kıyma alıp yapmak yerine markette satılan hazır köftelerden alırlar. Bir de ekmek… Ekmek de pahalı aslında.
Ekmek demişken, Sultanbeyli’de ekmek almak da çok sıkıcıdır. Sabah annenizin “Kalk, iki ekmek de al gel” demesiyle yatağınızda mutasyon geçirdikten sonra kalkar, camdan dışarı bakarsınız. Mis gibi petrol kokusunu içinize çeker, çıkarsınız. Sonra anneniz çıkarken elinize çöpleri tutuşturur.
Sultanbeyli’de çöp atmak da çok zordur. Çünkü kapınızın yakınında çöp atacak bir yer bulmak zordur. Kollarınız kopana kadar taşıdıktan sonra en sonunda atacak bir yer bulursunuz. Ama Sultanbeyli’de çoğu insan çöplerini rastgele bir yere atar. Bir de bağlar ağzını; diğerleri de onun yanına koyar. Orası artık “çöp koyma yeridir”. Çünkü birisi koyduysa herkes koyabilir.
Ama siz koyun olmayın. Çöplerinizi yerine atın. Ayaklanıp yürüyemiyorlar gözlemlerime göre.
Sultanbeyli’de çalışacak yerler vardır ama daha iyi çalışma imkânları için insanlar genelde çevre illere giderler. Haftanın 6 günü çalışıp bir gün tatil yaparlar.
Sultanbeyli çok mu kötü? Yahu çok kötü mü? Bilmem de, biraz parıltıları da vardır. Türkiye’nin neresinde olursan ol, orası gibidir Sultanbeyli de. Orada yaşayanlar “aptal, cahil, muhafazakâr” mıdır? Cidden bilinmez. Ama oradakiler de yurdunun insanıdır. Senin benim gibidir.
“Yurdumun insanı” demişken, bazı mahallelerde hâlâ kapının önünde oturup çay içme kültürü vardır ki tatlıdır da.
Kaldırımları da yolları da çıtırından bozuktur. Trafikte insanı sinirlidir, karamsardır biraz Sultanbeyli. Biraz da parıltılıdır. Onun sebebi de orada da yurdumun insanı vardır, ondandır.
Yaw ne drama yaptın karı, Sultanbeyli işte
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar