bugün
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı36
- çalmaşur4
- paranın devrinin bitmesi8
- sarma saran kaslı sözlük erkekleri13
- fatma betül sayan kaya44
- izmirin diğer büyükşehirlere göre çok geri olması13
- teomancalmasur3
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek14
- yasak cinsel ilişkiler15
- bir sözlük erkeğine yürüyüp karşılık bulamamak11
- sarma saramayan kız10
- beyza3
- futbol13
- sözlük erkeğine cin musallat etmek7
- teoman çamaşır2
- sevgilinin filmine rastlamak2
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- özgürlük vs eşitlik5
- karlı havada ormanda tek başına kalmak3
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi21
- türkiye28
- osmanlı'nın yıkılma sebepleri5
- gocu'nun 2 günde unutulması13
- italya12
- true'nun çaylak olması7
- eski sevgilinin saçmalıkları5
- bir sözlük erkeğine sarma tenceresiyle saldırmak7
- siktir et be teoman abi2
- online listesinin yine gelmesi6
- true nickli yazar26
- izmir'i yönetemeyip ülkeyi yöneteceğini sanan tip6
- asrın soygunu13
- arkadaşlar bişe dicem ya7
- belçika10
- trt tarafsız olmalı2
- 2090 yılında hepimiz ölmüş olacağız4
- yaki kadafi2
- abberline ın yeni hesabı11
- romanya53
- bir sözlük erkeğine sarma sarmak6
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis16
- altay bayındır6
- selamın aleyküm arkadaşlar4
- yağmurlu gece6
- pazartesi4
- amına koyduğumun orospusu4
- rapunzel'in bitli bir çingene olması4
- orkun kökçü6
- hamburger4
- gece vakti sözlüğe girenler3
anılmak istediği gibi söylersek, tam bir doğabilimci. kaçınılmaz olan disipliner bilimsel tutumun bazı açmazlarına kafa göz dalmış, istatistikten jeolojiye, kronolojiden astrofiziğe dek bir dizi alanda çalışmış, evreni bütüncül kavramanın olanaklarını genişletmiş muteber bilimci. natural history'deki köşesiyle keyfle okunan sıkı makalelere imza atmıştır. dilimize de çevrilen 'darwin ve sonrası: doğa tarihi üzerine düşünceler' kitabı evrim teorisini kolay okunurluk ve yetkinlik bakımından anlaşılır kılan ender kitaplardandır. bir diğeri için (bkz: kör saatçi)*
binyılı sorgulamak ve ayrıca Umberto Eco, Jean-Claude Carriere, Jean Delumeau gibi isimlerle birlikte zamanların sonu üstüne söyleşiler kitabı vardır ki okunmaya değer; millennium üzerine yapılan spekülatif tartışmalara ayar kıvamındadır.
evrim teorisine en önemli katkısı ise kesikli denge ya da tedrici evrimdir.
saygıyla anıyoruz...
http://www.stephenjaygould.org/
binyılı sorgulamak ve ayrıca Umberto Eco, Jean-Claude Carriere, Jean Delumeau gibi isimlerle birlikte zamanların sonu üstüne söyleşiler kitabı vardır ki okunmaya değer; millennium üzerine yapılan spekülatif tartışmalara ayar kıvamındadır.
evrim teorisine en önemli katkısı ise kesikli denge ya da tedrici evrimdir.
saygıyla anıyoruz...
http://www.stephenjaygould.org/
celal şengör* son zamanlarda oldukça popüler olan richard dawkins'le kıyaslamış bu zatı:
''19. yüzyılın en büyük tartışmalarından biri doğal seleksiyonda kimin seçileceği konusundaydı. Richard Dawkins'e kadar biyologlar ve paleontologlar belli fikirlere sahiptiler. Dawkins bireyin seçildiğini iddia etti. Bir şekilde değişiyorsun ve bu değişiklik yararlıysa yola devam ediyorsun. Neyin seçileceğine gen karar veriyor. Seçilen kendini korumayı başarabilen, çevre koşullarıyla en iyi başa çıkabilendir. Gen kendini korumak için ne gerekiyorsa yapacaktır, dolayısıyla 'Gen Bencildir'! Gen organizmayı umursamaz. Organizmayı ancak, organizma o gen ile hayatına devam ediyorsa ve nesiller boyunca devam edecekse umursar. ikisi de, evrimci olmasına rağmen bilimsel açıdan Dawkins'in düşmanı olan Stephen Jay Gould ise seçilenin popülasyon olduğunu söyler. Ona göre evrimin bu şekilde işlemesi mümkün değildir, çünkü o zaman bütün bir popülasyonun ortaya çıkışını veya yok oluşunu, zıplayan evrim eğrisini gözlemleyemeyiz. Jeolojik zaman açısından. Gould ile Dawkins arasında anlaşmazlık buradadır. Dawkins biyolog olarak bakar, hücre seviyesinde genler açısından inceler; Gould paleolontolog olarak, popülasyon açısından.''
bu kıyaslamanın ardından şengör'ün yargısı şöyle:
''Bana göre, iki centilmen de haklı. Ama ikisinin de unuttuğu üçüncü bir faktör var, o da çevre.''
''19. yüzyılın en büyük tartışmalarından biri doğal seleksiyonda kimin seçileceği konusundaydı. Richard Dawkins'e kadar biyologlar ve paleontologlar belli fikirlere sahiptiler. Dawkins bireyin seçildiğini iddia etti. Bir şekilde değişiyorsun ve bu değişiklik yararlıysa yola devam ediyorsun. Neyin seçileceğine gen karar veriyor. Seçilen kendini korumayı başarabilen, çevre koşullarıyla en iyi başa çıkabilendir. Gen kendini korumak için ne gerekiyorsa yapacaktır, dolayısıyla 'Gen Bencildir'! Gen organizmayı umursamaz. Organizmayı ancak, organizma o gen ile hayatına devam ediyorsa ve nesiller boyunca devam edecekse umursar. ikisi de, evrimci olmasına rağmen bilimsel açıdan Dawkins'in düşmanı olan Stephen Jay Gould ise seçilenin popülasyon olduğunu söyler. Ona göre evrimin bu şekilde işlemesi mümkün değildir, çünkü o zaman bütün bir popülasyonun ortaya çıkışını veya yok oluşunu, zıplayan evrim eğrisini gözlemleyemeyiz. Jeolojik zaman açısından. Gould ile Dawkins arasında anlaşmazlık buradadır. Dawkins biyolog olarak bakar, hücre seviyesinde genler açısından inceler; Gould paleolontolog olarak, popülasyon açısından.''
bu kıyaslamanın ardından şengör'ün yargısı şöyle:
''Bana göre, iki centilmen de haklı. Ama ikisinin de unuttuğu üçüncü bir faktör var, o da çevre.''
bu bilimadamı bir evrim biyologudur.'insanoğlu önce ayağa kalktı,daha sonra akıllandı'diye bilim çevrelerinde sıkça tartışılmış bir sözü vardır.
evrenin sırf bizim huzurlu bir yuvamız olsun diye milyarlarca yıldır var oluşunu sürdürdüğünü iddia etmek, nuh nebi'den kalma kibrin ne boyutlara vardığını gayet iyi gösterir. yaşam dünyasını bu kadar göz alıcı, bu kadar cazip kılan rastlantı ve olumsallıktır. hayatta olduğum, burada oturduğum için mutluyum; "neden ben?" sorusunun gayet makul bir sebebi olduğundan adım gibi eminim. bütün dünya sularla kaplı olsaydı bir ahtapot, çocuklarına, her şeyi yaratan sekiz bacaklı tanrının kafadanbacaklılar için neden bu kadar kusursuz bir dünya yarattığını anlatacaktı. bu dünyaya uygun olduğumuza şüphe yok. zaten uymasaydık şimdi burada olmazdık. ama dünya sırf bizim için oluşmadı ve kuşkusuz biz olmadan da yoluna devam edecek."
cümlesi ile hayat görüşüme bir merdiven daha eklemiştir.
cümlesi ile hayat görüşüme bir merdiven daha eklemiştir.
''Eğer bana boş bir kağıt ve boş bir banka çeki verseydiniz, size Ambulocetus'un olduğundan daha iyi bir ara basamak çizemezdim. Söz ebeliğiyle beyazı siyah, siyahı beyaz yapan o dogmatizm köleleri Ambulocetus'un, teori içerisinde olabilmesi 'imkansız' olarak göstermeye çalıştıkları, o aradıkları ara tür olduğuna asla ikna olmayacaklar. '' sözlerinin sahibi olan bilim adamı.
(d. 10 Eylül 1941 - ö. 20 Mayıs 2002), Amerikan paleontolog, jeolog, zoolog, taksonom ve bilim tarihçisi. Kendi dilinin ve kendi kuşağının en çok okunan popüler bilim yazarlarından birisidir. Yaşamının önemli bir bölümünü Harvard Üniversitesi'nde ders vererek ve New York'taki Amerikan Doğa Tarihi Müzesi'nde çalışarak geçirmiştir.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Stephen_Jay_Gould
https://tr.wikipedia.org/wiki/Stephen_Jay_Gould
yeni ve modern darwinciliğin en önemli simalarından birisi olan amerikalı evrimsel biyolog ve doğa tarihçisi.
gould'a göre dünyanın hakimi bakterilerdir.
pandanın baş parmağı, canlıların çeşitliliği, darwin sonrası gibi önemli kitapları vardır.
(bkz: neo darwinizm)
gould'a göre dünyanın hakimi bakterilerdir.
pandanın baş parmağı, canlıların çeşitliliği, darwin sonrası gibi önemli kitapları vardır.
(bkz: neo darwinizm)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar