bugün
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler73
- kolye24
- içine cin giren insan nasıl kurtulur7
- ilkokul bebesine türbanı savunmak66
- sözlüğün ölmüş olması3
- dincilerin yaptığı katliamlar2
- sözlükteki aptallar2
- tutmayınca entry silmek5
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- aptalca başlık açan yazarlara prim vermek2
- karton toplayan cocuk vs yogartiksen14
- 17 ekim 2026 istanbul yağmuru2
- queen ravenna büyücülük okulu20
- bileklik11
- kaplan11
- zürafa13
- kanal 12 on4 tv kudüs tv2
- yogartiksen33
- kalp14
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek49
- aslan9
- malmö2
- arap adam olsaydı7
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı74
- türkiye15
- sözlüğün tat vermemesi12
- sinem dedetaş'ın ahında boğulacaksınız20
- kartal5
- nervio adlı yazara uyarı7
- aşk9
- timsah5
- yılmaz güney adamlığı12
- amin güzelmiş diyen tip9
- sözlükteki bölücüler16
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı84
- ağlıyorum sözlük20
- souvlaki2
- yazarların sahip olmak istedikleri süper güçler5
- sözlüğün artık ciddiyetini yitirmesi9
- cezaevine girmek için rte'ye hakaret eden adam11
- goku gel olm muç muç muç2
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı21
- köpek bakımı2
- exlerle arkadaş kalmak8
- heyt bea2
- eskorta para verecek kadar düşmek6
- sabah 6 00 da nervionun resmine bakarak rakı içmek2
- güçlü kadın4
- sen farklısın diyen erkek20
- dua5
dünyadaki gerçek entelektüellerden..
bilinçüstü ara$tırma ve geli$tirme uzmanı.
anne'de $öyle der aurobindo: "insan dünün yaratımı... dinlerin devri bitti.."
okuyunuz, seviniz bu adamı.
bilinçüstü ara$tırma ve geli$tirme uzmanı.
anne'de $öyle der aurobindo: "insan dünün yaratımı... dinlerin devri bitti.."
okuyunuz, seviniz bu adamı.
(bkz: supermind philosophy)
1872 yılında Kalküta'da doğan şair, filozof, devrimci, yogi. Sri Aurobindo, Hindistan tarihinin en renkli, en enteresan ve en tartışılan şahsiyetlerinden biri oldu. Yedi yaşında öğrenimi için ingiltere'ye gitti, Aurobindo 12 yaşında Londra'da St.Paul okulununa girer. O esnada hem Latinceyi hem de Fransızcayı çok iyi bilmektedir. Daha sonra Dante ve Goethe'yi özgün dilinde okuyabilecek kadar Almanca ve italyanca öğrenir. 1890'da Cambridge'deki King's College'den burs kazanır. Katıldığı Yunanca ve Latince şiir yarışmalarında ödüller kazanır. Aynı yıllarda artık Hindistan'ın bağımsızlığını düşünmeye başlar. Cambridge'de Hintli öğrenciler derneği indian Majlis'in sekreteri olur, devrimci söylevler vermeye başlar.1893'te ingiltere'den ayrılır, Hindistan'a döner.
Yıllarca ayrı kalmanın getirdiği merak ve özlemle Hint kültürünü öğrenirken, bir yandan da Baroda Maharajasının yanında devlet memuru olarak çalışmaya başlamıştı. Halkının yaşadığı sefilliği, acizliği, çaresizliği gördükçe içindeki ingiliz düşmanlığı önlenemez bir şekilde artıyordu. Sessiz direnişi bir gün kelimelere döküldü. Yazdığı ateşli yazılar, kendi kaderine hakim olmak isteyen bir milletin başkaldırışını haykırıyordu...
Sonunda tutuklandı. Suçu, bomba yapımında kullanılan kimyasal maddeleri teröristlere temin etmekti. Hapiste geçirdiği bir yıllık süreç, spiritüel bir inisiyasyona dönüşmüş, kendi tabiriyle, "ingiliz hükümetinin gazabı Tanrı'yı bulmaya," yaramıştı.
Artık baktığı her yerde Tanrı'nın ışığını görebiliyor, kin ve nefretle kararmış kalplerde bile ilahî şefkatin varlığını hissedebiliyordu. 1910 yılında Pondicharry'ye giderek, insanlığın içindeki tanrısal potansiyeli ortaya çıkartacak, sınırsızlığını ve sonsuzluğunu hatırlatıp, yaşatacak,
"Integral yoga" adını verdiği kadim bilgilere dayalı yeni bir öğretiyi geliştirdi. Hindistan'dan tüm insanlığa akacak bu öğreti, dünyaya yayılabilmek için son ögesini bekliyordu...
o da Asıl adı Mirra Alfassa olan the mother idi. 1878 yılında Paris'te doğmuştu. Babası, Edirne'den Mısır'a, oradan da Fransa'ya göç etmiş zengin bir bankacıydı. Yıllar sonra, The Mother olarak çağrılmaya başlandığında, babasından kalan mirasını Aurobindo'nun aşramını kurmak ve yaşatmak için kullanacaktı.
1926 yılında Aurobindo inzivaya çekilerek, aşramın maddi manevi yöneticiliğini The Mother'a bıraktı.
Aurobindo 1950 yılında bedeninden sıyrılıp, kaynağına geri döndüğünde, ruhsal yoldaşı şöyle diyordu: "O, gerçeği anlayabilmek için dünyayı terk etmemiz gerekmediğini; ruhu bulabilmek için yaşamdan feragat etmemize gerek kalmadığını öğretti. Zira Tanrı, her yerde ve her şeyde. Eğer saklanıyorsa, o da zahmet edip onu keşfetmeye gayret etmediğimizdendir." ***
--spoiler--
duyular için dünyanın güneşin etrafında döndüğü her zaman doğrudur; ama akıl için yanlıştır. akıl için; dünyanın güneşin etrafında döndüğü her zaman doğrudur; ama yüce görüş için yanlıştır. ne dünya hareket eder ne de güneş; sadece güneşin bilincinde oluş ve dünyanın bilincinde oluş ikilisinde bir değişiklik vardır.
--spoiler--
--spoiler--
tanrı'nın kadın olduğunu anladıktan sonra, aşk hakkında şöyle böyle bir şeyler öğrendim; ama ancak kadın olduktan sonra, efendime yarime hizmet ettikten sonra aşkı iyi bildim.
--spoiler--
--spoiler--
büyücüye inanıyor diye vahşiye gülüyoruz; peki doktora inanan uygar bir insan nasıl daha az batıl inançlı oluyor ki? vahşi belli bir büyü okunup tekrarlandığında sıkça belli bir hastalığın geçtiğini fark ediyor, inanıyor. uygar hasta belli bir reçeteye göre belli miktar ilaç aldığında sıkça belli bir hastalığın geçtiğini fark ediyor, inanıyor. ne fark var?
--spoiler--
--spoiler--
asyalılar katledince bu iğrenç bir canavarlık oluyor; avrupalılar katledince bu askeri gereklilik oluyor. farkı takdir et ve dünyanın erdemlerini iyice düşün.
--spoiler--
--spoiler--
her yara tedavi edilir, yaranı anlıyorsan, tum doğallığında,anneye gidecek olan yolculuk başlar.*
--spoiler--
Yıllarca ayrı kalmanın getirdiği merak ve özlemle Hint kültürünü öğrenirken, bir yandan da Baroda Maharajasının yanında devlet memuru olarak çalışmaya başlamıştı. Halkının yaşadığı sefilliği, acizliği, çaresizliği gördükçe içindeki ingiliz düşmanlığı önlenemez bir şekilde artıyordu. Sessiz direnişi bir gün kelimelere döküldü. Yazdığı ateşli yazılar, kendi kaderine hakim olmak isteyen bir milletin başkaldırışını haykırıyordu...
Sonunda tutuklandı. Suçu, bomba yapımında kullanılan kimyasal maddeleri teröristlere temin etmekti. Hapiste geçirdiği bir yıllık süreç, spiritüel bir inisiyasyona dönüşmüş, kendi tabiriyle, "ingiliz hükümetinin gazabı Tanrı'yı bulmaya," yaramıştı.
Artık baktığı her yerde Tanrı'nın ışığını görebiliyor, kin ve nefretle kararmış kalplerde bile ilahî şefkatin varlığını hissedebiliyordu. 1910 yılında Pondicharry'ye giderek, insanlığın içindeki tanrısal potansiyeli ortaya çıkartacak, sınırsızlığını ve sonsuzluğunu hatırlatıp, yaşatacak,
"Integral yoga" adını verdiği kadim bilgilere dayalı yeni bir öğretiyi geliştirdi. Hindistan'dan tüm insanlığa akacak bu öğreti, dünyaya yayılabilmek için son ögesini bekliyordu...
o da Asıl adı Mirra Alfassa olan the mother idi. 1878 yılında Paris'te doğmuştu. Babası, Edirne'den Mısır'a, oradan da Fransa'ya göç etmiş zengin bir bankacıydı. Yıllar sonra, The Mother olarak çağrılmaya başlandığında, babasından kalan mirasını Aurobindo'nun aşramını kurmak ve yaşatmak için kullanacaktı.
1926 yılında Aurobindo inzivaya çekilerek, aşramın maddi manevi yöneticiliğini The Mother'a bıraktı.
Aurobindo 1950 yılında bedeninden sıyrılıp, kaynağına geri döndüğünde, ruhsal yoldaşı şöyle diyordu: "O, gerçeği anlayabilmek için dünyayı terk etmemiz gerekmediğini; ruhu bulabilmek için yaşamdan feragat etmemize gerek kalmadığını öğretti. Zira Tanrı, her yerde ve her şeyde. Eğer saklanıyorsa, o da zahmet edip onu keşfetmeye gayret etmediğimizdendir." ***
--spoiler--
duyular için dünyanın güneşin etrafında döndüğü her zaman doğrudur; ama akıl için yanlıştır. akıl için; dünyanın güneşin etrafında döndüğü her zaman doğrudur; ama yüce görüş için yanlıştır. ne dünya hareket eder ne de güneş; sadece güneşin bilincinde oluş ve dünyanın bilincinde oluş ikilisinde bir değişiklik vardır.
--spoiler--
--spoiler--
tanrı'nın kadın olduğunu anladıktan sonra, aşk hakkında şöyle böyle bir şeyler öğrendim; ama ancak kadın olduktan sonra, efendime yarime hizmet ettikten sonra aşkı iyi bildim.
--spoiler--
--spoiler--
büyücüye inanıyor diye vahşiye gülüyoruz; peki doktora inanan uygar bir insan nasıl daha az batıl inançlı oluyor ki? vahşi belli bir büyü okunup tekrarlandığında sıkça belli bir hastalığın geçtiğini fark ediyor, inanıyor. uygar hasta belli bir reçeteye göre belli miktar ilaç aldığında sıkça belli bir hastalığın geçtiğini fark ediyor, inanıyor. ne fark var?
--spoiler--
--spoiler--
asyalılar katledince bu iğrenç bir canavarlık oluyor; avrupalılar katledince bu askeri gereklilik oluyor. farkı takdir et ve dünyanın erdemlerini iyice düşün.
--spoiler--
--spoiler--
her yara tedavi edilir, yaranı anlıyorsan, tum doğallığında,anneye gidecek olan yolculuk başlar.*
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar