bugün
- yazarların en sevdiği şeyler16
- kürtlerin galatasaray sempatisi3
- birleşik krallık'ın yok olması6
- pazarcıların seçtirmemesi9
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı8
- 13 eylül 2026 kocaelispor'a verilecek kırmızı kart3
- kadınların güçlü erkek tercihi7
- mekke anlaşması3
- irmik helvası6
- islamda namaz yoktur17
- kurtlar vadisi ekibinin ifadeye çağırılması2
- abd'li eşcinsel solculardan medet ummak7
- sözlük yazarlarının boydan fotoları4
- ekşi sözlük7
- sigaralar ucuzlamalı6
- sevgilinin içine işemek3
- hangi ünlüye benzetiliyorsun6
- yozgatlı uzman çavuş2
- kavgaya çağırılacak yazarlar2
- abdullah öcalan ın cinsel ihtiyaçları7
- bütün yapay zekaların yahudi olması2
- facebook whatsapp instagram yahudilere ait2
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz40
- 2026 ekonomik krizi3
- libidosu yükselen erkek neden sarılmak ister8
- ekrem imamoğlu5
- tinder da algoritma açıklamak3
- sıradan bir insan olduğunu anlama eşiği7
- beni özlediniz mi sözlük2
- youtuberların ideolojileri9
- başı kapalı ama her şeyi torpilli tipler3
- tuğberk imamoğlu gemisinin denizde kaza yapması2
- son dönemde yaşadıklarımız şaka mı3
- efes pilsen2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak16
- taliban9
- iştah oburluk ve açgözlülük şeytandan gelir6
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri27
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik9
- silvermist'in mutfağına konuk olmak20
- youtube'un en güzel özelliği2
- özgür özel5
- islamcılık cihat cariyelik ve seks köleliği5
- katılımevim3
- sözlüğün bugün çok sıkıcı olması2
- pkklı anaları3
- hem maddi dünyaya tapmak hem de mesih'i istemek5
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri34
- flörtöz erkek iticiliği12
- insanların aptal olması2
beni aşırı derecede kahreden 13 mayıstaki olaydan önce, çok az kişi tarafından bilinen yerdir..
bilinmesi, ciddiye alınması için ille böyle bir olayın mı olması lazımdır!!
bilinmesi, ciddiye alınması için ille böyle bir olayın mı olması lazımdır!!
tomalarin bir insani korudugu vahim olayin tasandigi yerdir.
ölüm kusan kara kuyu. sehit evlatlarına bakmayan devletin bi taraflarına vergiler tek tek girsin.
Akp'nin bi sonraki seçimlerde 1. çıkacağı yerdir. Reyhanlıdaki olay gibi.
bugün 2 arkadaşımla gittik.
ilçe ölümü her zerresine kadar tatmış.
istemsizce gülen biri kendine gelip yine bir hüzne bürünüyor. bankada işimiz var gişedeki görevli kadın 2 sefer soruyor her soruyu özür dileyerek. yakınını kaybetmiş o da!
her sokakta çevik kuvvet.
madene doğru yol alıyoruz. daha evvel seneler evvel geçtiğim bir bölge. giriş yasak uzaktan bakmamıza bile izin çıkmadı. geri dönüyoruz şehir merkezinde fazla durmadan madenci şehitliğine geçiyoruz.
ve insan neden cenazede gözlük takar anlıyorum. dağ gibi adamları gencecik fidanları toprağın altına ip gibi sıra sıra dizmişler.
fazla söze gerek yok.
(bkz: unutma)
ilçe ölümü her zerresine kadar tatmış.
istemsizce gülen biri kendine gelip yine bir hüzne bürünüyor. bankada işimiz var gişedeki görevli kadın 2 sefer soruyor her soruyu özür dileyerek. yakınını kaybetmiş o da!
her sokakta çevik kuvvet.
madene doğru yol alıyoruz. daha evvel seneler evvel geçtiğim bir bölge. giriş yasak uzaktan bakmamıza bile izin çıkmadı. geri dönüyoruz şehir merkezinde fazla durmadan madenci şehitliğine geçiyoruz.
ve insan neden cenazede gözlük takar anlıyorum. dağ gibi adamları gencecik fidanları toprağın altına ip gibi sıra sıra dizmişler.
fazla söze gerek yok.
(bkz: unutma)
bazılarına şimdiden bıkkınlık vermeye başlayan lakin acısını ömür boyu hafızalarımızdan silemeyeceğimiz maden faciasının olduğu ilçe.
bir kaç gün sonra unutulacak olan insanlık faciasıdır.
yine unutuldu.
madenlerde mesai başladı.
bu mu adalet?
neden bu maden kapatılmadı?!
neden maden sahibi yargılanmadı?!
yazık...
madenlerde mesai başladı.
bu mu adalet?
neden bu maden kapatılmadı?!
neden maden sahibi yargılanmadı?!
yazık...
Toprağın altında can veren 300 vatan evladının ölümünün ardından bana ne kadar kıt düşünceli arkadaşlarım olduğunu göstermiş kara bahtlı ilçe.
her haltı hükümete darbe gibi görüp hükümeti zerre eleştimeyen,
Hükümeti pir ü pak zanneden,
iktidara babasından bile daha çok güvenen,
vatandaşı tekmeleyen ve tokatlayan kişileri savunan,
Her ölümü ve her protestoyu iktidarı aklamak adına "koç, chp, cemaat... yapmıştır" deme rezilliğine düşen,
Komplo teorileriyle her sabah beynini bir daha bir daha yıkayan,
iktidarın baskısı kendisine ve çevresine uğrayacağı ana kadar o baskıyı görmeyen, inanmayan ve gafillik eden,
Müslümanlığı göz göre göre kendisine göre şekillendirenleri "bunlar müslüman" deyip, islama verdikleri zararı göremeyenlere hayret ediyorum!
her haltı hükümete darbe gibi görüp hükümeti zerre eleştimeyen,
Hükümeti pir ü pak zanneden,
iktidara babasından bile daha çok güvenen,
vatandaşı tekmeleyen ve tokatlayan kişileri savunan,
Her ölümü ve her protestoyu iktidarı aklamak adına "koç, chp, cemaat... yapmıştır" deme rezilliğine düşen,
Komplo teorileriyle her sabah beynini bir daha bir daha yıkayan,
iktidarın baskısı kendisine ve çevresine uğrayacağı ana kadar o baskıyı görmeyen, inanmayan ve gafillik eden,
Müslümanlığı göz göre göre kendisine göre şekillendirenleri "bunlar müslüman" deyip, islama verdikleri zararı göremeyenlere hayret ediyorum!
Derine, hep derine kazıyoruz...
nerde, çağımızın o altın kalbi.
çağımızın altın kalbini arıyoruz
üzerimizde ağır bir yeryüzü
gökyüzünden uzakta...
çok uzakta....
derine , hep derine kazıyoruz...
nerde, çağımızın o altın kalbi.
çağımızın, altın, kalbini arıyoruz...
boş yere yanan her ampul, harcanan her elektrik artık gözümde büyüyor.
her bir priz deliğinden kan akıyor...
her bir bacadan yanan hayatların hayalleri uçuşuyor göğe, suya düşmüş hayal misali..
babasız çocukların umutları onlar.
artık hiçbir şey eskisi gibi gelmiyor.
ne basit şeylere neleri feda ediyoruz.
yazık.
gerçekten çok yazık.
birileri ölüyor da, birileri konuşuyor hep. her zaman da böyle olacak galiba.
sizi öldürenler de en az filistini vuranlar, ırak'ı yerle bir edenler, bağdatlı bebekleri yakanlar, halepçeyi bombalayanlar kadar katil, işte bunu biliyoruz.
güle güle yüzlerce maden emekçisi. güle güle canlar, güneşiniz bol olsun
nerde, çağımızın o altın kalbi.
çağımızın altın kalbini arıyoruz
üzerimizde ağır bir yeryüzü
gökyüzünden uzakta...
çok uzakta....
derine , hep derine kazıyoruz...
nerde, çağımızın o altın kalbi.
çağımızın, altın, kalbini arıyoruz...
boş yere yanan her ampul, harcanan her elektrik artık gözümde büyüyor.
her bir priz deliğinden kan akıyor...
her bir bacadan yanan hayatların hayalleri uçuşuyor göğe, suya düşmüş hayal misali..
babasız çocukların umutları onlar.
artık hiçbir şey eskisi gibi gelmiyor.
ne basit şeylere neleri feda ediyoruz.
yazık.
gerçekten çok yazık.
birileri ölüyor da, birileri konuşuyor hep. her zaman da böyle olacak galiba.
sizi öldürenler de en az filistini vuranlar, ırak'ı yerle bir edenler, bağdatlı bebekleri yakanlar, halepçeyi bombalayanlar kadar katil, işte bunu biliyoruz.
güle güle yüzlerce maden emekçisi. güle güle canlar, güneşiniz bol olsun
Bu mayıs baharın gelmediği yerdir. Allah yardımcıları olsun.
öyle ölüler vardır ki, ben onların öldüklerini düsündükce, vakit olur yasadığımdan utanırım. *
yaz sezonunda tursitlerin akınına uğraması beklenen ihmal-i cinayetle canların uçmağa vardığı * manisa ilçesidir.
Kömürden daha kara burada yaşananlar. Gördüğüm hersey ve konuştuğum her insandan sonra utanıyorum insanlıgimdan.
Allah rahmet eylesin. Yancı medya da 301 şehit olarak verilse de , 600'den fazla şehidimizin olduğu maden kazasının gerçekleştiği maden ocağını içinde barındıran, manisa ilimizin bir ilçesidir.
facia unutuldu... insanlar yine döndü ''karı - kız'' peşine...
insanlık ölmüş (!)
başımız sağ olsun soma !
insanlık ölmüş (!)
başımız sağ olsun soma !
Kömür madenleri ile meşhur ve kalbimizde derin bir yara açan bir ilçe olarak anılmaktadır.
büyük ihtimal ölen madenci sayısının gizlendiği maden ocağı.
daha önce ali tezel içeride işçilerin olduğunu ve bunların açıklanmayıp gizlendiğini söylemişti. kurtarma görevlisi bir madenci de cüneyt özdemir'e tezel'i doğrulayan açıklama yaptı.
kazanın ilk zamanlarında da ölü sayısı gizlenmişti, şimdi de sağlıklı açıklamalar yapılmıyor. bu iddialar büyük ihtimal doğru gibi.
örneğin şimdiye kadar madende kayıtlı işçi sayısı kurtarılanlar ve içeride kalanlar ile ilgili bir liste çok kolay yapılabilirdi, ve anlık güncellemeler yansıtılırdı. eğer bize söylenen 300 saysı doğru ise.
maalesef yüzyılın en büyük maden felaketlerinden biri oldu soma. ve vatandaşın zihninde bu felaketin sonuçlarının gizlendiği şüphesi var...
daha önce ali tezel içeride işçilerin olduğunu ve bunların açıklanmayıp gizlendiğini söylemişti. kurtarma görevlisi bir madenci de cüneyt özdemir'e tezel'i doğrulayan açıklama yaptı.
kazanın ilk zamanlarında da ölü sayısı gizlenmişti, şimdi de sağlıklı açıklamalar yapılmıyor. bu iddialar büyük ihtimal doğru gibi.
örneğin şimdiye kadar madende kayıtlı işçi sayısı kurtarılanlar ve içeride kalanlar ile ilgili bir liste çok kolay yapılabilirdi, ve anlık güncellemeler yansıtılırdı. eğer bize söylenen 300 saysı doğru ise.
maalesef yüzyılın en büyük maden felaketlerinden biri oldu soma. ve vatandaşın zihninde bu felaketin sonuçlarının gizlendiği şüphesi var...
kalbimizin yandigi yerdir Allah yardimcimiz olsun .
80 bin nüfuslu küçücük memleketim. Hep coğrafya kitaplarında ismi geçerdi ama çoğu arkadaşım bilmezdi somayı. Hatta çoğu zaman benimle 'somali' diye dalga geçerlerdi. Somanın tanınmamasına da bazen üzülmüyor değildim. Memleket sonuçta insan mutlu oluyordu bilenler olduğunda. Ne olduysa 3 gün önce oldu, (hepiniz ne olduğunu biliyorsunuz) artık ülkedeki herkes biliyor. Daha da ötesi dünya biliyor somayı. Ama bu sefer ben artık somalı olmaya tahammül edemiyorum. Her radyoda, televizyonda, belediye otobüsünde ne bileyim gazetelerde esnaflar arasında soma konuşuluyor. Illa ki konuşulcak zaten ama ben her soma duyduğumda ölen 290 (keşke sayı bu olsaydı, ama babam, arkadaşlarım, kardeşim dediğim kişiler en az 600den bahsediyor) kişi geliyor aklıma gözyaşlarım görünmese de ağlıyorum. Somalı olmanın en zor olduğu günleri yaşıyorum.
Sadece Kırkağaçta 284 cenaze ailelerine teslim edilmiştir. Bir çalışan söyledi bunu.
Somada şehit sayısı malesef 600den fazla.
Medya yalan söylüyor...
Somada şehit sayısı malesef 600den fazla.
Medya yalan söylüyor...
manisa'da bir ilçe.
küçükken ''soba'' diye bilirdim soma'yı.
her gittiğimizde babama ''baba burası çok dağınık hiç izmir'e benzemiyor.'' derdim.
sevmezdim açıkçası, çok sık gitmek mecburiyetinde olurduk baba manisa'nın epey eskilerinden olunca.
izmir'de büyümüşsün soma'dan gelen arkadaşların var, hep senden farklı onlar.
senin ayakkabıların hep en kalitelisinden onlarınki senin yüzüne bakmadığın ayakkabılardan.
onlar senden çok farklı, senin baban dizinin dibinde ol diye seni herhangi bir liseye yollamış onun babası kazandığı biraz parayla onu kilometrelerce uzaktaki o iyi okula yollamış, ''orayı kazandı okusun çocuğum, ben çalışırım ben okuturum onu'' diye yollamış izmir'e.
öyle mülayim, öyle temiz ki o baba da, onun yetim kalan evladı da.
şimdi o evlatlardan birisi eczacı olacak, birisi benimle ikinci senesinde sınava hazırlanıyor.
kaza oldu. 1 gün önce görüşmüştük en son. hiç aklımda değil babasının, amcasının orada olduğu.
soma, evet bildiğin tanıdığın insanlar ama kimse gelmiyor aklına.
o kadar insanı madende ki, hangisi tanıdığın hiç aklına gelmiyor bile. sadece izliyorsun haberlerde.
allah kolaylık versin, allah yardımcı olsun diye dua edip duruyorsun televizyon karşısında haberleri izliyorsun an ve an.
ertesi gün oluyor 14 mayıs.
soma, soma, soma hayatının birçok evresinde olan soma bu sefer arkadaşının babası için ayrı bir soma oluyor gözünde.
gitmiş. madenden naaşını çıkarmışlar...
donup kalıyorsun ilk başta.
ben bu adamla çay içtim, elini öptüm ramazanda diyorsun.
o kadar tuhafsın ki o an. direkt gözünün önünde ''baba burası çok dağınık'' lafın geliyor. yıllar önce o güneşin altında söylediğim o laf.
dağınık soma çok dağınık, o an benim için onun için ayrı bir paramparça dağınık.
soma değil artık, başka.
bildiğin ''soba''. yanıyor 3. günde gidip görüyorsun ki yanıyor soma, soba gibi. kasvetli...
indiğinde merkezde madene dahi gelmeden için tuhaf oluyor, bacakların o kadar titriyor ki.
o koku, o kalabalık, o sesler, ambulanslar soma değil orası.
başka bir yer.
soma değil artık, kimse için soma değil.
gidip o kokuyu o kalabalığı görünce anlıyorsun ki çok değişmiş...
saatlerce donup kalıyorsun, herkes her yerde her şey her yerde. darmaduman olmuş.
havada o psikolojik kömür kokusu her yer kömür kokuyor.
bildiğin gördüğün esnaf acı içinde.
senin bir allah'ın kulu akraban dahi yok ama o soma senin için de bitmiş artık.
insanlar travma yaşıyor, yakını olan ya da olmayan herkes şu günlerde soma'da can çekişiyor.
tek geçim kaynağı ''maden'' tek maaş ''maden'' olan o soma hiç görmediğin kadar kalabalık.
hayatında hiç cenaze görmemiş insanlar onlarca tabut cenaze görüyor farkındayım...
bir başsağlığı dilemen saatler sürüyor çünkü öyle kalabalık ev herkes herkesin akrabası.
sarıldım o gün o çocuğa, o anneye. o tertemiz babanın o adam gibi evladına ilk kez sarıldım. ağladım kardeşim gibi ağladım babamı kaybetmişim gibi. başın sağ olsun kardeşim diyebildim. muhtemelen beni çoğu kez ağlarken gördü.
ama ben onu ömrümde ilk defa ağlarken gördüm, hiç unutmayacağım da o anı.
yemin ederim ki 20 yaşında değildi o an, babasını kaybetmiş küçük bir çocuktu. olması gerektiği gibi...
dayanamadım duramadım soma'da. gelişi güzel bir fatiha okudum hepsine, hepsi için o sayısını dahi bilemediğimiz hepsi için...
soma benim içimi yaktı, küçükken de bildiğim gibi ''soba oluşu'' ile yaktı.
ben elim, benim akrabam yok. benim canım öyle yandı ki o ortamı görünce.
soma halki şimdi ne yapacak? ben yabancı halimle bin defa yandım orada. o madeni görünce nefesim kesildi.
bu adamlar yıllarca yaşayacak bunu bu adamlar her allah'ın günü görecek o madeni...
soma artık her gün yanacak, soma artık ciddi anlamda ''baba burası çok dağınık''.
paramparça soma.
kömür gibi yanıyor artık, yanacak da.
eski soma değil o artık ''soba''.
küçükken ''soba'' diye bilirdim soma'yı.
her gittiğimizde babama ''baba burası çok dağınık hiç izmir'e benzemiyor.'' derdim.
sevmezdim açıkçası, çok sık gitmek mecburiyetinde olurduk baba manisa'nın epey eskilerinden olunca.
izmir'de büyümüşsün soma'dan gelen arkadaşların var, hep senden farklı onlar.
senin ayakkabıların hep en kalitelisinden onlarınki senin yüzüne bakmadığın ayakkabılardan.
onlar senden çok farklı, senin baban dizinin dibinde ol diye seni herhangi bir liseye yollamış onun babası kazandığı biraz parayla onu kilometrelerce uzaktaki o iyi okula yollamış, ''orayı kazandı okusun çocuğum, ben çalışırım ben okuturum onu'' diye yollamış izmir'e.
öyle mülayim, öyle temiz ki o baba da, onun yetim kalan evladı da.
şimdi o evlatlardan birisi eczacı olacak, birisi benimle ikinci senesinde sınava hazırlanıyor.
kaza oldu. 1 gün önce görüşmüştük en son. hiç aklımda değil babasının, amcasının orada olduğu.
soma, evet bildiğin tanıdığın insanlar ama kimse gelmiyor aklına.
o kadar insanı madende ki, hangisi tanıdığın hiç aklına gelmiyor bile. sadece izliyorsun haberlerde.
allah kolaylık versin, allah yardımcı olsun diye dua edip duruyorsun televizyon karşısında haberleri izliyorsun an ve an.
ertesi gün oluyor 14 mayıs.
soma, soma, soma hayatının birçok evresinde olan soma bu sefer arkadaşının babası için ayrı bir soma oluyor gözünde.
gitmiş. madenden naaşını çıkarmışlar...
donup kalıyorsun ilk başta.
ben bu adamla çay içtim, elini öptüm ramazanda diyorsun.
o kadar tuhafsın ki o an. direkt gözünün önünde ''baba burası çok dağınık'' lafın geliyor. yıllar önce o güneşin altında söylediğim o laf.
dağınık soma çok dağınık, o an benim için onun için ayrı bir paramparça dağınık.
soma değil artık, başka.
bildiğin ''soba''. yanıyor 3. günde gidip görüyorsun ki yanıyor soma, soba gibi. kasvetli...
indiğinde merkezde madene dahi gelmeden için tuhaf oluyor, bacakların o kadar titriyor ki.
o koku, o kalabalık, o sesler, ambulanslar soma değil orası.
başka bir yer.
soma değil artık, kimse için soma değil.
gidip o kokuyu o kalabalığı görünce anlıyorsun ki çok değişmiş...
saatlerce donup kalıyorsun, herkes her yerde her şey her yerde. darmaduman olmuş.
havada o psikolojik kömür kokusu her yer kömür kokuyor.
bildiğin gördüğün esnaf acı içinde.
senin bir allah'ın kulu akraban dahi yok ama o soma senin için de bitmiş artık.
insanlar travma yaşıyor, yakını olan ya da olmayan herkes şu günlerde soma'da can çekişiyor.
tek geçim kaynağı ''maden'' tek maaş ''maden'' olan o soma hiç görmediğin kadar kalabalık.
hayatında hiç cenaze görmemiş insanlar onlarca tabut cenaze görüyor farkındayım...
bir başsağlığı dilemen saatler sürüyor çünkü öyle kalabalık ev herkes herkesin akrabası.
sarıldım o gün o çocuğa, o anneye. o tertemiz babanın o adam gibi evladına ilk kez sarıldım. ağladım kardeşim gibi ağladım babamı kaybetmişim gibi. başın sağ olsun kardeşim diyebildim. muhtemelen beni çoğu kez ağlarken gördü.
ama ben onu ömrümde ilk defa ağlarken gördüm, hiç unutmayacağım da o anı.
yemin ederim ki 20 yaşında değildi o an, babasını kaybetmiş küçük bir çocuktu. olması gerektiği gibi...
dayanamadım duramadım soma'da. gelişi güzel bir fatiha okudum hepsine, hepsi için o sayısını dahi bilemediğimiz hepsi için...
soma benim içimi yaktı, küçükken de bildiğim gibi ''soba oluşu'' ile yaktı.
ben elim, benim akrabam yok. benim canım öyle yandı ki o ortamı görünce.
soma halki şimdi ne yapacak? ben yabancı halimle bin defa yandım orada. o madeni görünce nefesim kesildi.
bu adamlar yıllarca yaşayacak bunu bu adamlar her allah'ın günü görecek o madeni...
soma artık her gün yanacak, soma artık ciddi anlamda ''baba burası çok dağınık''.
paramparça soma.
kömür gibi yanıyor artık, yanacak da.
eski soma değil o artık ''soba''.
maden ocağı faciasıyla hatırlanacak ilçe. ayrıca bana da yurdum insanının ne kadar garip huyları olduğunu göstermiştir. kazadan günler önce 1 mayısta iş güvenliği pankartı taşıyan gençleri bölücü olarak nitelendirenler, kazadan sonra profil karartıp siyah kurdele takıyorlar. bu nasıl bir samimiyetsizlik, bu nasıl bir ikiyüzlülük anlamış değilim. bundan sonra ne bok yersen ye, profil karartmayı bırak götüne kazık soksan ölen o işçiler geri dönmeyecek, işçilerin çocukları babasız büyüyecek, ne yaparsan yap o yüreği yanan insanların üzüntüsü bitmeyecek. sen ikiyüzlülüğüne devam ederken başka madenlerde zonguldak ta mesela o işçilerin hakları verilmeyecek, iş güvenlikleri sağlanmayacak, madenler denetlenilmeyecek. otobüste yanına oturan ter kokan işçilere yüzünü çevireceksin dışarıyı izleyeceksin. ikiyüzlüsün, şimdi üzülüp vicdanını rahatlatacaksın güya o insanların yerine kendini koyacaksın. vazgeç ikiyüzlülüğünden. belirli gün ve haftalar mantığından kurtul.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar