bugün
- osuruktan şiirler33
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz4
- küçük sürprizler yapmak4
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener3
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- sözlükten soğuma nedenleri15
- tai lung4
- velvet'in aylık geliri4
- türbanlı bir kadınla evlenir misiniz2
- yobazlık belirtileri2
- karınıza haşema giydirir misiniz2
- devletin temeli adalettir3
- beyaz tenli gotik kız2
- herkesi yakalayan falcı yalanları2
- ben geldim kerkenezler18
- bir gün uludağda kapanacak3
- yazarların özel mesaj sayıları5
- uludağ sözlükte yazma hevesini kaybetmek3
- claudian clouds22
- kısır9
- çocukluğun son günü2
- iyi parti17
- normal taklidi yapmak4
- 777 diyen erkolar8
- uludağ sözlük evreni13
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- gece yolda sessizce yürüyen esrarengiz adam2
- yapay zekaya entry yazdıran yazar6
- simko315
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- akrep burcu kini8
- hayatının başrolünü başkasına vermek3
- uzaylıların dünyayı düşük puanlayıp gitmesi2
- kanal ayarlama 1500 lira2
- gollumun gözü yüzükte6
- iyi bir insan olmak3
- sevgiliye sorulan ilginç sorular5
- saçını pembeye boyayan erkek6
- hoppili gillini ve ömer yıldırım4
- perdeyi küfür eder gibi çeken karşı komşu2
- sözlük yazarlarını bugün mutlu eden şeyler2
- mehdi aleyhisselam6
- fenerbahçe küme düşer mi3
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- alttaki yazara motto ver16
- gece araba lastiğine ateş eden yabancı2
manisa'da bir ilçe.
küçükken ''soba'' diye bilirdim soma'yı.
her gittiğimizde babama ''baba burası çok dağınık hiç izmir'e benzemiyor.'' derdim.
sevmezdim açıkçası, çok sık gitmek mecburiyetinde olurduk baba manisa'nın epey eskilerinden olunca.
izmir'de büyümüşsün soma'dan gelen arkadaşların var, hep senden farklı onlar.
senin ayakkabıların hep en kalitelisinden onlarınki senin yüzüne bakmadığın ayakkabılardan.
onlar senden çok farklı, senin baban dizinin dibinde ol diye seni herhangi bir liseye yollamış onun babası kazandığı biraz parayla onu kilometrelerce uzaktaki o iyi okula yollamış, ''orayı kazandı okusun çocuğum, ben çalışırım ben okuturum onu'' diye yollamış izmir'e.
öyle mülayim, öyle temiz ki o baba da, onun yetim kalan evladı da.
şimdi o evlatlardan birisi eczacı olacak, birisi benimle ikinci senesinde sınava hazırlanıyor.
kaza oldu. 1 gün önce görüşmüştük en son. hiç aklımda değil babasının, amcasının orada olduğu.
soma, evet bildiğin tanıdığın insanlar ama kimse gelmiyor aklına.
o kadar insanı madende ki, hangisi tanıdığın hiç aklına gelmiyor bile. sadece izliyorsun haberlerde.
allah kolaylık versin, allah yardımcı olsun diye dua edip duruyorsun televizyon karşısında haberleri izliyorsun an ve an.
ertesi gün oluyor 14 mayıs.
soma, soma, soma hayatının birçok evresinde olan soma bu sefer arkadaşının babası için ayrı bir soma oluyor gözünde.
gitmiş. madenden naaşını çıkarmışlar...
donup kalıyorsun ilk başta.
ben bu adamla çay içtim, elini öptüm ramazanda diyorsun.
o kadar tuhafsın ki o an. direkt gözünün önünde ''baba burası çok dağınık'' lafın geliyor. yıllar önce o güneşin altında söylediğim o laf.
dağınık soma çok dağınık, o an benim için onun için ayrı bir paramparça dağınık.
soma değil artık, başka.
bildiğin ''soba''. yanıyor 3. günde gidip görüyorsun ki yanıyor soma, soba gibi. kasvetli...
indiğinde merkezde madene dahi gelmeden için tuhaf oluyor, bacakların o kadar titriyor ki.
o koku, o kalabalık, o sesler, ambulanslar soma değil orası.
başka bir yer.
soma değil artık, kimse için soma değil.
gidip o kokuyu o kalabalığı görünce anlıyorsun ki çok değişmiş...
saatlerce donup kalıyorsun, herkes her yerde her şey her yerde. darmaduman olmuş.
havada o psikolojik kömür kokusu her yer kömür kokuyor.
bildiğin gördüğün esnaf acı içinde.
senin bir allah'ın kulu akraban dahi yok ama o soma senin için de bitmiş artık.
insanlar travma yaşıyor, yakını olan ya da olmayan herkes şu günlerde soma'da can çekişiyor.
tek geçim kaynağı ''maden'' tek maaş ''maden'' olan o soma hiç görmediğin kadar kalabalık.
hayatında hiç cenaze görmemiş insanlar onlarca tabut cenaze görüyor farkındayım...
bir başsağlığı dilemen saatler sürüyor çünkü öyle kalabalık ev herkes herkesin akrabası.
sarıldım o gün o çocuğa, o anneye. o tertemiz babanın o adam gibi evladına ilk kez sarıldım. ağladım kardeşim gibi ağladım babamı kaybetmişim gibi. başın sağ olsun kardeşim diyebildim. muhtemelen beni çoğu kez ağlarken gördü.
ama ben onu ömrümde ilk defa ağlarken gördüm, hiç unutmayacağım da o anı.
yemin ederim ki 20 yaşında değildi o an, babasını kaybetmiş küçük bir çocuktu. olması gerektiği gibi...
dayanamadım duramadım soma'da. gelişi güzel bir fatiha okudum hepsine, hepsi için o sayısını dahi bilemediğimiz hepsi için...
soma benim içimi yaktı, küçükken de bildiğim gibi ''soba oluşu'' ile yaktı.
ben elim, benim akrabam yok. benim canım öyle yandı ki o ortamı görünce.
soma halki şimdi ne yapacak? ben yabancı halimle bin defa yandım orada. o madeni görünce nefesim kesildi.
bu adamlar yıllarca yaşayacak bunu bu adamlar her allah'ın günü görecek o madeni...
soma artık her gün yanacak, soma artık ciddi anlamda ''baba burası çok dağınık''.
paramparça soma.
kömür gibi yanıyor artık, yanacak da.
eski soma değil o artık ''soba''.
küçükken ''soba'' diye bilirdim soma'yı.
her gittiğimizde babama ''baba burası çok dağınık hiç izmir'e benzemiyor.'' derdim.
sevmezdim açıkçası, çok sık gitmek mecburiyetinde olurduk baba manisa'nın epey eskilerinden olunca.
izmir'de büyümüşsün soma'dan gelen arkadaşların var, hep senden farklı onlar.
senin ayakkabıların hep en kalitelisinden onlarınki senin yüzüne bakmadığın ayakkabılardan.
onlar senden çok farklı, senin baban dizinin dibinde ol diye seni herhangi bir liseye yollamış onun babası kazandığı biraz parayla onu kilometrelerce uzaktaki o iyi okula yollamış, ''orayı kazandı okusun çocuğum, ben çalışırım ben okuturum onu'' diye yollamış izmir'e.
öyle mülayim, öyle temiz ki o baba da, onun yetim kalan evladı da.
şimdi o evlatlardan birisi eczacı olacak, birisi benimle ikinci senesinde sınava hazırlanıyor.
kaza oldu. 1 gün önce görüşmüştük en son. hiç aklımda değil babasının, amcasının orada olduğu.
soma, evet bildiğin tanıdığın insanlar ama kimse gelmiyor aklına.
o kadar insanı madende ki, hangisi tanıdığın hiç aklına gelmiyor bile. sadece izliyorsun haberlerde.
allah kolaylık versin, allah yardımcı olsun diye dua edip duruyorsun televizyon karşısında haberleri izliyorsun an ve an.
ertesi gün oluyor 14 mayıs.
soma, soma, soma hayatının birçok evresinde olan soma bu sefer arkadaşının babası için ayrı bir soma oluyor gözünde.
gitmiş. madenden naaşını çıkarmışlar...
donup kalıyorsun ilk başta.
ben bu adamla çay içtim, elini öptüm ramazanda diyorsun.
o kadar tuhafsın ki o an. direkt gözünün önünde ''baba burası çok dağınık'' lafın geliyor. yıllar önce o güneşin altında söylediğim o laf.
dağınık soma çok dağınık, o an benim için onun için ayrı bir paramparça dağınık.
soma değil artık, başka.
bildiğin ''soba''. yanıyor 3. günde gidip görüyorsun ki yanıyor soma, soba gibi. kasvetli...
indiğinde merkezde madene dahi gelmeden için tuhaf oluyor, bacakların o kadar titriyor ki.
o koku, o kalabalık, o sesler, ambulanslar soma değil orası.
başka bir yer.
soma değil artık, kimse için soma değil.
gidip o kokuyu o kalabalığı görünce anlıyorsun ki çok değişmiş...
saatlerce donup kalıyorsun, herkes her yerde her şey her yerde. darmaduman olmuş.
havada o psikolojik kömür kokusu her yer kömür kokuyor.
bildiğin gördüğün esnaf acı içinde.
senin bir allah'ın kulu akraban dahi yok ama o soma senin için de bitmiş artık.
insanlar travma yaşıyor, yakını olan ya da olmayan herkes şu günlerde soma'da can çekişiyor.
tek geçim kaynağı ''maden'' tek maaş ''maden'' olan o soma hiç görmediğin kadar kalabalık.
hayatında hiç cenaze görmemiş insanlar onlarca tabut cenaze görüyor farkındayım...
bir başsağlığı dilemen saatler sürüyor çünkü öyle kalabalık ev herkes herkesin akrabası.
sarıldım o gün o çocuğa, o anneye. o tertemiz babanın o adam gibi evladına ilk kez sarıldım. ağladım kardeşim gibi ağladım babamı kaybetmişim gibi. başın sağ olsun kardeşim diyebildim. muhtemelen beni çoğu kez ağlarken gördü.
ama ben onu ömrümde ilk defa ağlarken gördüm, hiç unutmayacağım da o anı.
yemin ederim ki 20 yaşında değildi o an, babasını kaybetmiş küçük bir çocuktu. olması gerektiği gibi...
dayanamadım duramadım soma'da. gelişi güzel bir fatiha okudum hepsine, hepsi için o sayısını dahi bilemediğimiz hepsi için...
soma benim içimi yaktı, küçükken de bildiğim gibi ''soba oluşu'' ile yaktı.
ben elim, benim akrabam yok. benim canım öyle yandı ki o ortamı görünce.
soma halki şimdi ne yapacak? ben yabancı halimle bin defa yandım orada. o madeni görünce nefesim kesildi.
bu adamlar yıllarca yaşayacak bunu bu adamlar her allah'ın günü görecek o madeni...
soma artık her gün yanacak, soma artık ciddi anlamda ''baba burası çok dağınık''.
paramparça soma.
kömür gibi yanıyor artık, yanacak da.
eski soma değil o artık ''soba''.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar