bugün
- akp iktidarının yaptığı en önemli hizmet7
- mel melin palavra sıkması9
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu13
- sözlüğe taze kan ihtiyacı3
- ismet'in domuz çukulatası getirmesi8
- intihar edenler hiç korkmuyor mu4
- nihavent gerizekalısı3
- mantıklı mantıklı konuşup can sıkmak5
- ihtiyar yazar6
- çerçeve yasa18
- türkiyeye gelmiş en iyi yabancı kaleci6
- abdullah öcalan'ın paşa olmasını isteyen akp li4
- en güzel reçel6
- abdullah öcalan'ı paşa yapmak6
- herkesle iyi geçinmek7
- poğaca ile kahvaltı yapmak8
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı3
- nihoş4
- yazilimcilarin flort sorunu3
- türkiyeye gelmiş en büyük yıldız5
- ekonomisi kötü olan ülkelerde ahlaksızlık artar3
- ingilisçe konuşan kezo2
- ameliyattan önce imzalatılan kağıt2
- evleneceği kadının geçmişini merak etmeyen erkek2
- true'nun sözlüğe küsmesi2
- game of thrones taki kerhaneci4
- gelecekten entry3
- yeni parti8
- dağlara çikacağum eşkiya olacağum2
- ultravesti tiribün liderinin gözaltına alınması2
- ismail alpen vs muhammed salah2
- kainattaki madde nasıl varlıkta kalıyor2
- my name is buck2
- ulusalcı türkçü ve beton kemalist tayfa2
- pkk'nın silah ile bitmeyeceğini anlamayan cahil2
- ayşen gruda6
- heyt bea2
- birikim3
- apo piçtir piç kalacak6
- romatizmaya iyi gelen şeyler2
- özgür özel11
- çerçeve yasaya hayır diyenler askerliğe alınsın4
- yaşlı almanın altını almak2
- 80 yaşında sözlük yazarı olmaz4
- özgürlük3
- anın görüntüsü12
- adana3
- yaşlı izlenimi veren isimler5
- yalçın çakır3
- gitme isteği2
7. nesil yazar. geniş aile seyircisi. hoşgelmiş.
buradan "bu kıyağımı da unutma" diye seslenmek istediğim yazar, çok sevilen insan. hoş geldin lan.
(bkz: so fuck you anyway)
yeni bir yazar hoş gelmiş. mutluluk veren bir tesadüfü de beraberinde getirmiş kişidir.
insan ilkokul öğretmenini unutmaz asla. ben ilkokul öğretmenimle birlikte ilkokuldaki beden eğitimi öğretmenimi de unutmuyorum hiç.
15-20 sene öncesi. ilkokulu bitirme arifesindeyiz.
varoş bir mahallede sıradan bir ilkokula gidiyorum, hatice salih okulun adı. -o zamanlar daha 8 yıllık eğitim yürürlükte değil-
bütün derslere sınıf öğretmeni giriyor okulda, bi tek din dersi hariç. sınıf öğretmeninin anamız babamız gibi olduğu dönemler işte. fındık, süt gibi devlet eşantiyonları sık sık ceplerimizde kendine yer buluyor.
bu dönemlerde müstakil bir ders öğretmeni olarak beden eğitimi öğretmeni geliyor okula ilk kez.
yakışıklı, sıcak,neşeli ve bilgili bir adam.
turgut anşin.
zeki ve iletişimi güçlü bir öğrenci olarak hemen gözüne giriyorum hocanın.
voleybol takımı, atletizim takımı hatta halk oyunları...futbola yeteneğim olsa oraya da dahil edecek beni. alıp yürüyorum. maddi konjoktür el verse kayak olayına bile gireceğiz, o derece yani...
trafik kontrolörü bile olmuştum hoca sayesinde. eski evrakları kurcalarken kontrolör kartına geçenlerde rastladım duruyor hala, insan trafik polisi gibi hisseder mi bu kart sayesinde. ediyor o zamanlar işte.
kısacası spora dair bildiğim, yaşadığım ne varsa büyük pay onun sayesinde başlıyor.
hafta sonları "bursanın ufak tefek taşları" şarkısı eşliğinde halk oyunları oynuyoruz, oynamaya çalışıyoruz. olmayınca bir kaç hafta sonra bırakıyoruz-şimdi oldukça garip geliyor halk oyunu-
beyaz mazda bir arabası var hocanın, plakası 06. bir gün soruyorum;
- hocam ankaralı mısınız? plaka 06?
--yok bingöllüyüm, bingöl plaka dikkat çekmesin diye 06 aldım.
o zaman daha bilmiyoruz bingöl plaka bir aracın neden olumsuzluk arz edeceğini, memleketin politik çarpıklıklarına dair kirlenmemiş bünyemiz, harddisk pırıl pırıl daha-
neyse ilkokulu bitiriyoruz, ali kemal diye bir arkadaşım var. ilkokul dönemi kankam. o da halk oyunları dahil bütün sporlarda benimle beraber iştigal ediyor hatta o futbolda da var.
bayram oluyor, aynı sokakta oturuyoruz ayrıca.
diyorum ki;
-aga turgut hoca'ya gidelim mi?
--gidelim aga...
telefon falan buluyoruz evi, yıldırımda biryerlerde oturuyor hayalmeyal hafızamda. baklava neyin yiyoruz muhabbet gırla (bi hoca 6. sınıf öğrencisi ile ne muhabbet edecekse artık)kalk
orda hocanın iki güzel kızını görüyoruz, ali kemalle ikimizin içinde "kaç yaşındalar acaba, kaça gidiyorlar" diye bir merak uyanıyor ergen romantikliği ile...
çok geçmeden hayat herkesi farklı yerlere savuruyor. hoca ile bağımız bu bayram ziyareti ile son buluyor.
yıllar sonra sözlükte bir tesadüf eseri adını soy adını öğreniyorum bu yazarın. ve soruyorum
--"turgut anşin'i tanır mısın" diye
--"babam olur kendisi" cevabı derinden şaşırtıyor ben anlıyorum ki o bayram günü gördüğümüz iki güzel kızdan birisiymiş o...
bizim meslekte sık kullanılan bir deyim aklıma geliyor "bahriye küçük kucak büyük"
gerçekten de dünya son derece küçük.
insan ilkokul öğretmenini unutmaz asla. ben ilkokul öğretmenimle birlikte ilkokuldaki beden eğitimi öğretmenimi de unutmuyorum hiç.
15-20 sene öncesi. ilkokulu bitirme arifesindeyiz.
varoş bir mahallede sıradan bir ilkokula gidiyorum, hatice salih okulun adı. -o zamanlar daha 8 yıllık eğitim yürürlükte değil-
bütün derslere sınıf öğretmeni giriyor okulda, bi tek din dersi hariç. sınıf öğretmeninin anamız babamız gibi olduğu dönemler işte. fındık, süt gibi devlet eşantiyonları sık sık ceplerimizde kendine yer buluyor.
bu dönemlerde müstakil bir ders öğretmeni olarak beden eğitimi öğretmeni geliyor okula ilk kez.
yakışıklı, sıcak,neşeli ve bilgili bir adam.
turgut anşin.
zeki ve iletişimi güçlü bir öğrenci olarak hemen gözüne giriyorum hocanın.
voleybol takımı, atletizim takımı hatta halk oyunları...futbola yeteneğim olsa oraya da dahil edecek beni. alıp yürüyorum. maddi konjoktür el verse kayak olayına bile gireceğiz, o derece yani...
trafik kontrolörü bile olmuştum hoca sayesinde. eski evrakları kurcalarken kontrolör kartına geçenlerde rastladım duruyor hala, insan trafik polisi gibi hisseder mi bu kart sayesinde. ediyor o zamanlar işte.
kısacası spora dair bildiğim, yaşadığım ne varsa büyük pay onun sayesinde başlıyor.
hafta sonları "bursanın ufak tefek taşları" şarkısı eşliğinde halk oyunları oynuyoruz, oynamaya çalışıyoruz. olmayınca bir kaç hafta sonra bırakıyoruz-şimdi oldukça garip geliyor halk oyunu-
beyaz mazda bir arabası var hocanın, plakası 06. bir gün soruyorum;
- hocam ankaralı mısınız? plaka 06?
--yok bingöllüyüm, bingöl plaka dikkat çekmesin diye 06 aldım.
o zaman daha bilmiyoruz bingöl plaka bir aracın neden olumsuzluk arz edeceğini, memleketin politik çarpıklıklarına dair kirlenmemiş bünyemiz, harddisk pırıl pırıl daha-
neyse ilkokulu bitiriyoruz, ali kemal diye bir arkadaşım var. ilkokul dönemi kankam. o da halk oyunları dahil bütün sporlarda benimle beraber iştigal ediyor hatta o futbolda da var.
bayram oluyor, aynı sokakta oturuyoruz ayrıca.
diyorum ki;
-aga turgut hoca'ya gidelim mi?
--gidelim aga...
telefon falan buluyoruz evi, yıldırımda biryerlerde oturuyor hayalmeyal hafızamda. baklava neyin yiyoruz muhabbet gırla (bi hoca 6. sınıf öğrencisi ile ne muhabbet edecekse artık)kalk
orda hocanın iki güzel kızını görüyoruz, ali kemalle ikimizin içinde "kaç yaşındalar acaba, kaça gidiyorlar" diye bir merak uyanıyor ergen romantikliği ile...
çok geçmeden hayat herkesi farklı yerlere savuruyor. hoca ile bağımız bu bayram ziyareti ile son buluyor.
yıllar sonra sözlükte bir tesadüf eseri adını soy adını öğreniyorum bu yazarın. ve soruyorum
--"turgut anşin'i tanır mısın" diye
--"babam olur kendisi" cevabı derinden şaşırtıyor ben anlıyorum ki o bayram günü gördüğümüz iki güzel kızdan birisiymiş o...
bizim meslekte sık kullanılan bir deyim aklıma geliyor "bahriye küçük kucak büyük"
gerçekten de dünya son derece küçük.
şu sıralar yeni işine adapte olmaya çalışan güzel mi güzel insan. mühendis hanım. tam bir (bkz: ikizler burcu kadını). ömür törpüsü ama şeytan tüyü var kesinlikle, çünkü sizi çoğunlukla çileden çıkarmasına rağmen, ondan bir türlü kopamıyor oluşunuzu başka türlü açıklayamıyorum ben. yeri gelir en çocuktan çocuk olur, şımarır da şımarır, nazının geçtiği insanların tepesine çıkar. bazen de çocuksu halinden arınmış bir şekilde, en ciddi tavrı ile hakkını savunmak adına patronuyla ağız dalaşına girer. kimseye eyvallahı yoktur. lafını esirgemez. tanrı nefret ettiği insanları onun gazabından korusun. ancak değer verdiği insanlar içinse yapmayacağı iyilik, göstermeyeceği fedakarlık yoktur. sizin yattığınız kliniğe ameliyat öncesi gizlice girerek, moralinizi yerine getirmeye çalıştığı bir gün doktorlara yakalanmasıyla okkalı bir fırça yiyerek dışarı çıkarıldığı da görülmüştür. saftır. çok defa kazıklanmıştır ancak kin tutmaz.
genç yaşına rağmen tecrübe ettiği o en büyük acısını bile kimseye hissettirmeden kendi başına atlatmaya çabalamış ve başarmıştır da. güçlüdür. hayatın ne getireceği bilinmez ama umarım onun için bundan sonrası hep mutluluk olur. yüzündeki o muzip gülümseyişini hiç kaybetmez. iyi ki varsın, iyi ki hayatımızdasın. seni çok seviyorum.
genç yaşına rağmen tecrübe ettiği o en büyük acısını bile kimseye hissettirmeden kendi başına atlatmaya çabalamış ve başarmıştır da. güçlüdür. hayatın ne getireceği bilinmez ama umarım onun için bundan sonrası hep mutluluk olur. yüzündeki o muzip gülümseyişini hiç kaybetmez. iyi ki varsın, iyi ki hayatımızdasın. seni çok seviyorum.
Buralar yakında entry dolacak. Harika yazıyor. Eline sağlık.
karması benimkinin altı katı olan nesildaşım. çünkü o çok zeki biri. çünkü biz twitter, tumblr, blogspot ve benzeri siteleri okumak ve yazmak için kullanıyoruz. "başka nasıl kullanılır?"ın cevabı bu başlığın sahibinde saklı. biraz ısrar ederseniz kırmaz sizi belki. işte sonra bir gün geliyor süper yazan insanlar görüyoruz, buralar entry doluyor falan. * *
7. nesil yazar.
(bkz: kadınların kadınları sinir eden özellikleri/#10338099)
(bkz: türk kızları gitsin rus kızları gelsin/#9462078)
ikisini yazan karakter aynı olamaz. şizofreni ?
(bkz: kadınların kadınları sinir eden özellikleri/#10338099)
(bkz: türk kızları gitsin rus kızları gelsin/#9462078)
ikisini yazan karakter aynı olamaz. şizofreni ?
güzel entrylere imza atmış yazar. son entrysini 8 ay önce yazmış.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar