bugün
- sinek as'ın sözlüğe vedası18
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek7
- yarın sabah işe gidecek olmak5
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- sevgi vs aşk3
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- salçalı makarna10
- rojin hevin berivan rojda gülizar rojbin gülistan5
- ümit kocasakal4
- fırında tavuk4
- çin8
- sözlükteki çiftçi yazarlar3
- hareket edebilen canlılar4
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- soyak goztepe sitesi3
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek8
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- evrende hareket nasıl oluyor3
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor2
- taylanda damat gitmek3
- starbucks'a giden andaval2
- somali2
- 25 ekim 2026 göztepe çorum maçı2
- karısını aldatmayan tırcı3
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- devletin galatasaray a stad yapması5
- dünya4
- oktay saral4
- arkadaşlar ben tekele gidiyorum bir şey lazım mı3
- yaşlıların folklifte portif demesi7
- futbol13
- ismet gürbüz uzaylı mı2
- mekan sınırsız mıdır3
- türkiye9
- filistin4
- balık yanına en yakışan çorba9
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın16
- süper lig3
- sizin seksten başka derdiniz yok mu aq5
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak6
- endonezyaya damat gitmek2
- ismail kartal vs okan buruk4
- kol saati12
- pazardan ananas aldırdım deyip gülen mal nesil3
- artık haberler almanya da 16 30 da başlıyor2
- elektronların içindeki gezegenler2
- hindistana gelin gitmek2
- yuzırların yumrukları3
- türk kahvesi2
türkiye'de içine sıçılan şey.
türkiyede mahalle karılarının kazanı.
(bkz: yalancı çoban)
dünya binlerce bilinmeyenli bir denklemse, bu bilgilerin tamamına sahip bir insan yok, olamaz. sahip olduğumuz sınırlı bilgiyle yorum yapıyoruz. akademisyenler, siyaset bilimciler bile bu binlerce denklemin tamamına sahip değil. ancak 60 70 yaşlarında falan olmak gerekiyor, okuyup tamamını hazmetmek için. ama o şekilde de, sadece yazılabilir, yayınlanabilir şeyleri biliyor olma durumunuz var.
hayattan soğuma sebebi.
Yıllar geçtikce çirkinleşen şeylerden biri.
örgütlerde istediğiniz düzeni kurma ve kendi düşüncelerinizi benimsetme yollarıdır, insanları kendi istediğiniz doğrultuda yönlendirebilmektir.
bir şeyi söylerken farklı yollardan söyleyen, yani bir nevi doğru söyleyerek kandıran kişi günümüz şartlarında iyi bir siyasetçi olabilir.
örneğin; "şarkıyı kapat" demek yerine "şarkı da bayağı uzunmuş" demek.
bir şeyi söylerken farklı yollardan söyleyen, yani bir nevi doğru söyleyerek kandıran kişi günümüz şartlarında iyi bir siyasetçi olabilir.
örneğin; "şarkıyı kapat" demek yerine "şarkı da bayağı uzunmuş" demek.
Türkiye de siyaset yapan insanın haysiyeti, şerefi kalmaz.
hammaddesi yalan üzerine doğan bir toplumun ebeveyni olarak siyaset, doğurduğu sürüyü, dilediğince öldürür, dilediğince süründürür.
bunu açıklamak için önce bikaç şeyin tanımı yapılmalıdır.
1)parlamento: boş konuşulan yer (latince)
2)parlamenter: boş konuşan insan (latince)
3)kabine: tuvalet (latince)
buna bağlı olarak siyaset, boş insanların tuvalette boş konuşması demektir.
1)parlamento: boş konuşulan yer (latince)
2)parlamenter: boş konuşan insan (latince)
3)kabine: tuvalet (latince)
buna bağlı olarak siyaset, boş insanların tuvalette boş konuşması demektir.
Allah'ın sadece bazı kullarına bunu iyi yapabilmesi için yetenek ve olanak bahşettiği hede. Büyük kazanmak istiyorsanız yada ne istediğiniz konusunda her zaman ısrarcı bir insansanız anahtar kelime siyaset. Çünkü siyaset hep güçle beraber var olmuştur ama güç hiçbir zaman tek başına hedefe ulaştırmamış, sorunları çözmemiştir. Her güzel gibi bununda bir bedeli var tabiki. Çok yorar o kadar çok yorarki kendinizden bile şüphelenmeye başlarsınız. iyi ve pürüzsüz bir Siyaset sadece karakteri çok güçlü ne istediğini iyi bilen daha önemlisi çalışan insanların işidir.
iyi yalan soyleme sanatidir .
islamda da yeri olan araç..
bir hobidir çünkü kavga etmek istiyorsan al karşına karşı taraftan birini birbirinize laf atın. beş dakika sonra gözler mor.
bir hobidir çünkü kavga etmek istiyorsan karşına karşı taraftan birini birbirinize laf atın. beş dakika sonra gözler mor.
siyasetle ilk karşılaşmam evde babamın kitapları ve haberleri yorumlayış biçiminde oldu. ve bu zamanlar ben yedi sekiz yaşlarındaydım.
lisedeyken duvara siyasetle ilgili yazılar yazdığımda on beş yaşındaydım ve uzaklaştırma aldım.
ilk sokağa çıkıp yumruğumu havaya kaldırdığımda ise on altı.
üniversitede kollektif partilerin hangisinin bana hitap edeceğini merak ettiğimden bir yıl araştırdım. aileme ise daha iyi bir üniversite için tekrar hazırlandığımı söyledim.
bir yıl sonra kendimi bulacağım üniversitedeydim: odtü. günlerim sokakta elimde broşürler ile gectiginde on dokuz yaşındaydım. insanların en güzel yaşaması, sömürülmemesi için toplantılara katıldığımda ise yirmi.
okudum, en siktiriboktan kitabı. okudum, en ağır kitabı. okumaktan beynim ağrıyordu. bir şeyleri değiştirmek için çeşitli grevlerde bulunduğumda hep en son yalnız dönüyordum.
ve artık anladım. siyaset, özgürlük, mutluluk. o kadar saçma ki o kadar boş ki. bizler olmayını, varmış bir zamanlar ama kaybetmişız gibi davranıyorduk.
okulu bırakıyorum, daha çok kitap ve içki için çalışıyorum sadece. artık siyaset adına hiçbir bok duymak ya da görmek istemiyorum. bu yüzden gözümü gökyüzüne, kulağımı müziğe veriyorum. ölen insanlar ise dolabın arkasında isimleri hep var olacak. ama onlar için sokağa çıkıp, bağırmayacağım. ve inanın dostlar ne kadar toplanırsanız toplanın, bu dünyanın sizi dağıtacak kirli elleri vardır.
hiç bir insan ölmesin ve sömürülmesin diye verdiğim bedenimi toparlayıp siktirip gideceğim.
ha soğuktu bizi tıkıp dövdükleri odalar, ailemin artık ailem gibi olmadığını anladığım zamanlar. kaç arkadaşımı kaybettiğimi artık saymıyorum.
bu dünya sizin, istediğiniz yerde yaşarsınız fakat anladım ki en sonunda yaşam, insanlığa en uzak ve en son.
siyasetin olmadığı, belki de soyut olan her şeyin, hiçbir zaman somutlaştırılmayacağı yerde.
lisedeyken duvara siyasetle ilgili yazılar yazdığımda on beş yaşındaydım ve uzaklaştırma aldım.
ilk sokağa çıkıp yumruğumu havaya kaldırdığımda ise on altı.
üniversitede kollektif partilerin hangisinin bana hitap edeceğini merak ettiğimden bir yıl araştırdım. aileme ise daha iyi bir üniversite için tekrar hazırlandığımı söyledim.
bir yıl sonra kendimi bulacağım üniversitedeydim: odtü. günlerim sokakta elimde broşürler ile gectiginde on dokuz yaşındaydım. insanların en güzel yaşaması, sömürülmemesi için toplantılara katıldığımda ise yirmi.
okudum, en siktiriboktan kitabı. okudum, en ağır kitabı. okumaktan beynim ağrıyordu. bir şeyleri değiştirmek için çeşitli grevlerde bulunduğumda hep en son yalnız dönüyordum.
ve artık anladım. siyaset, özgürlük, mutluluk. o kadar saçma ki o kadar boş ki. bizler olmayını, varmış bir zamanlar ama kaybetmişız gibi davranıyorduk.
okulu bırakıyorum, daha çok kitap ve içki için çalışıyorum sadece. artık siyaset adına hiçbir bok duymak ya da görmek istemiyorum. bu yüzden gözümü gökyüzüne, kulağımı müziğe veriyorum. ölen insanlar ise dolabın arkasında isimleri hep var olacak. ama onlar için sokağa çıkıp, bağırmayacağım. ve inanın dostlar ne kadar toplanırsanız toplanın, bu dünyanın sizi dağıtacak kirli elleri vardır.
hiç bir insan ölmesin ve sömürülmesin diye verdiğim bedenimi toparlayıp siktirip gideceğim.
ha soğuktu bizi tıkıp dövdükleri odalar, ailemin artık ailem gibi olmadığını anladığım zamanlar. kaç arkadaşımı kaybettiğimi artık saymıyorum.
bu dünya sizin, istediğiniz yerde yaşarsınız fakat anladım ki en sonunda yaşam, insanlığa en uzak ve en son.
siyasetin olmadığı, belki de soyut olan her şeyin, hiçbir zaman somutlaştırılmayacağı yerde.
bilimsel anlamda gayet zevkli ve uğraşılası bir alan olmakla birlikte uygulama alanı olan yerel yönetimlerde ve meclis çatısı altında hiçte özenilesi bir tarafı olmayan yönetme - yönetilme sanatı. gündemi belirlememesi ve hayatın içine fazlaca müdahil olmaması gerektiğini düşündüğüm sosyal bilimlerin en güzidesi.
sazında ve sözünde anadolu insanının yüreğini, kederini aynı zamanda sevincini de taşıyan mütevazı bir halk ozanıdır.
yüreğinden döktüğü bozlaklarıyla dinleyenlerin içini titreten ve her daim halkının temsilcisi olabilmeyi başarmış uzun soluklu bir özgünlüğe sahip, bozkırın tezenesi, gönül dağıdır.
yüreğinden döktüğü bozlaklarıyla dinleyenlerin içini titreten ve her daim halkının temsilcisi olabilmeyi başarmış uzun soluklu bir özgünlüğe sahip, bozkırın tezenesi, gönül dağıdır.
hayata, insanlara, çevreye farklı ve nükteli bakabilmeyi öğreten, bunu da kitaplarında gerçekleştiren, türkiye'nin nevi şahsına münhasır yazarlarından biridir. ruhi mücerret ve korkma ben varım adlı kitaplarıyla bende derin izler bırakmış, her yaştan insana hitab edebilen mütevazı insan.
bu da şeytanın bir fitne aracıdır. Zira bilen vardır: ''şeytanın ve siyasetin şerrinden Allah'a (c.c.) sığınırım.'' denmiştir.
seyis kelimesinden türemiştir.at eğitimi anlamına gelen arapça kökenli kelime.
Bildigim tek şey siyaset bilmeyenle münakaşaya girme .
türkiyede boş beleş bir sistemi olupyine boş beleş konuşulan ideoloji .
arapça 'siyasa' kökünden gelir. yani seyislik demektir. türkçesi at bakiciligidir. ikinci anlami ise yonetmektir.
bilip bilmeyen herkesin uğraştığı alandır. artık o kadar basit bir hal aldı ki herkes siyaset yapıyor. adam bir kitap bile okumamış , bir düşünceyi körü körüne yalan yanlış savunuyor. anlatmaya çalıştığı şeyin doğrusunu açıklarsın , hayır öyle değil der. anlattıklarını inkar eder. bana göre siyasetle ilgilenen ya da tartıştığın kişinin fazla bilgili olması lazım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar