bugün
- manifestten hangi kızla sevişirdin13
- queen ravenna ve cinleri7
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı10
- sözlükte üzdüğüm yazarlar5
- saçını danaya yalatmak5
- bana onu sormayin7
- katatespizartmasi11
- kaşarlı sucuklu menemen8
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri4
- zenginler niye uzun yaşamak istiyor4
- sınırsız nafaka kaldırımı insan hakları ihlalidir4
- s'i l v'e r m'i s t36
- david rockefeller4
- queen ravenna2
- sözlük şifresinin uzaylılar tarafından çalınması2
- ak parti4
- queen ravennadan mesaj var11
- allah bir tanedir3
- sueda uluca silvermist benzerliği2
- üzülünce vücudun verdiği tepkiler4
- metal müziğin suçu ne2
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı11
- çalışmak istemek ama engellerin çıkması8
- birader pforzheim'a döndü mü sorunsalı2
- yıllardır hep 30 yaşında olan yazar5
- bir sözlük yazarına çıkma teklif etmek5
- gocu35
- babam dadaş annem alaman2
- el mümin2
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı18
- deli bakışlı erkekler5
- kız düşürmenin kısa yolu19
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü9
- anın görüntüsü25
- kademeli emeklilik sistemi4
- yeralti edebiyatcisi7
- uludağ sözlük size ne kattı27
- en son ne yediniz5
- natisii ve enayimik2
- fakir ekeği annesi sevsin8
- david lynch2
- damarsız tüysüz manisa yaprağı20
- birinin altında çalışmak4
- taze çanak enginar2
- nervio hamferdi10
- enayimiknatisii35
- kaos olmayınca sol frame'in boş kalması2
- günlük 935 lira6
- uludağ günlük3
- erkeklerin deldirmesinin hoş karşılanmaması2
türkiye'de içine sıçılan şey.
türkiyede mahalle karılarının kazanı.
(bkz: yalancı çoban)
dünya binlerce bilinmeyenli bir denklemse, bu bilgilerin tamamına sahip bir insan yok, olamaz. sahip olduğumuz sınırlı bilgiyle yorum yapıyoruz. akademisyenler, siyaset bilimciler bile bu binlerce denklemin tamamına sahip değil. ancak 60 70 yaşlarında falan olmak gerekiyor, okuyup tamamını hazmetmek için. ama o şekilde de, sadece yazılabilir, yayınlanabilir şeyleri biliyor olma durumunuz var.
hayattan soğuma sebebi.
Yıllar geçtikce çirkinleşen şeylerden biri.
örgütlerde istediğiniz düzeni kurma ve kendi düşüncelerinizi benimsetme yollarıdır, insanları kendi istediğiniz doğrultuda yönlendirebilmektir.
bir şeyi söylerken farklı yollardan söyleyen, yani bir nevi doğru söyleyerek kandıran kişi günümüz şartlarında iyi bir siyasetçi olabilir.
örneğin; "şarkıyı kapat" demek yerine "şarkı da bayağı uzunmuş" demek.
bir şeyi söylerken farklı yollardan söyleyen, yani bir nevi doğru söyleyerek kandıran kişi günümüz şartlarında iyi bir siyasetçi olabilir.
örneğin; "şarkıyı kapat" demek yerine "şarkı da bayağı uzunmuş" demek.
Türkiye de siyaset yapan insanın haysiyeti, şerefi kalmaz.
hammaddesi yalan üzerine doğan bir toplumun ebeveyni olarak siyaset, doğurduğu sürüyü, dilediğince öldürür, dilediğince süründürür.
bunu açıklamak için önce bikaç şeyin tanımı yapılmalıdır.
1)parlamento: boş konuşulan yer (latince)
2)parlamenter: boş konuşan insan (latince)
3)kabine: tuvalet (latince)
buna bağlı olarak siyaset, boş insanların tuvalette boş konuşması demektir.
1)parlamento: boş konuşulan yer (latince)
2)parlamenter: boş konuşan insan (latince)
3)kabine: tuvalet (latince)
buna bağlı olarak siyaset, boş insanların tuvalette boş konuşması demektir.
Allah'ın sadece bazı kullarına bunu iyi yapabilmesi için yetenek ve olanak bahşettiği hede. Büyük kazanmak istiyorsanız yada ne istediğiniz konusunda her zaman ısrarcı bir insansanız anahtar kelime siyaset. Çünkü siyaset hep güçle beraber var olmuştur ama güç hiçbir zaman tek başına hedefe ulaştırmamış, sorunları çözmemiştir. Her güzel gibi bununda bir bedeli var tabiki. Çok yorar o kadar çok yorarki kendinizden bile şüphelenmeye başlarsınız. iyi ve pürüzsüz bir Siyaset sadece karakteri çok güçlü ne istediğini iyi bilen daha önemlisi çalışan insanların işidir.
iyi yalan soyleme sanatidir .
islamda da yeri olan araç..
bir hobidir çünkü kavga etmek istiyorsan al karşına karşı taraftan birini birbirinize laf atın. beş dakika sonra gözler mor.
bir hobidir çünkü kavga etmek istiyorsan karşına karşı taraftan birini birbirinize laf atın. beş dakika sonra gözler mor.
siyasetle ilk karşılaşmam evde babamın kitapları ve haberleri yorumlayış biçiminde oldu. ve bu zamanlar ben yedi sekiz yaşlarındaydım.
lisedeyken duvara siyasetle ilgili yazılar yazdığımda on beş yaşındaydım ve uzaklaştırma aldım.
ilk sokağa çıkıp yumruğumu havaya kaldırdığımda ise on altı.
üniversitede kollektif partilerin hangisinin bana hitap edeceğini merak ettiğimden bir yıl araştırdım. aileme ise daha iyi bir üniversite için tekrar hazırlandığımı söyledim.
bir yıl sonra kendimi bulacağım üniversitedeydim: odtü. günlerim sokakta elimde broşürler ile gectiginde on dokuz yaşındaydım. insanların en güzel yaşaması, sömürülmemesi için toplantılara katıldığımda ise yirmi.
okudum, en siktiriboktan kitabı. okudum, en ağır kitabı. okumaktan beynim ağrıyordu. bir şeyleri değiştirmek için çeşitli grevlerde bulunduğumda hep en son yalnız dönüyordum.
ve artık anladım. siyaset, özgürlük, mutluluk. o kadar saçma ki o kadar boş ki. bizler olmayını, varmış bir zamanlar ama kaybetmişız gibi davranıyorduk.
okulu bırakıyorum, daha çok kitap ve içki için çalışıyorum sadece. artık siyaset adına hiçbir bok duymak ya da görmek istemiyorum. bu yüzden gözümü gökyüzüne, kulağımı müziğe veriyorum. ölen insanlar ise dolabın arkasında isimleri hep var olacak. ama onlar için sokağa çıkıp, bağırmayacağım. ve inanın dostlar ne kadar toplanırsanız toplanın, bu dünyanın sizi dağıtacak kirli elleri vardır.
hiç bir insan ölmesin ve sömürülmesin diye verdiğim bedenimi toparlayıp siktirip gideceğim.
ha soğuktu bizi tıkıp dövdükleri odalar, ailemin artık ailem gibi olmadığını anladığım zamanlar. kaç arkadaşımı kaybettiğimi artık saymıyorum.
bu dünya sizin, istediğiniz yerde yaşarsınız fakat anladım ki en sonunda yaşam, insanlığa en uzak ve en son.
siyasetin olmadığı, belki de soyut olan her şeyin, hiçbir zaman somutlaştırılmayacağı yerde.
lisedeyken duvara siyasetle ilgili yazılar yazdığımda on beş yaşındaydım ve uzaklaştırma aldım.
ilk sokağa çıkıp yumruğumu havaya kaldırdığımda ise on altı.
üniversitede kollektif partilerin hangisinin bana hitap edeceğini merak ettiğimden bir yıl araştırdım. aileme ise daha iyi bir üniversite için tekrar hazırlandığımı söyledim.
bir yıl sonra kendimi bulacağım üniversitedeydim: odtü. günlerim sokakta elimde broşürler ile gectiginde on dokuz yaşındaydım. insanların en güzel yaşaması, sömürülmemesi için toplantılara katıldığımda ise yirmi.
okudum, en siktiriboktan kitabı. okudum, en ağır kitabı. okumaktan beynim ağrıyordu. bir şeyleri değiştirmek için çeşitli grevlerde bulunduğumda hep en son yalnız dönüyordum.
ve artık anladım. siyaset, özgürlük, mutluluk. o kadar saçma ki o kadar boş ki. bizler olmayını, varmış bir zamanlar ama kaybetmişız gibi davranıyorduk.
okulu bırakıyorum, daha çok kitap ve içki için çalışıyorum sadece. artık siyaset adına hiçbir bok duymak ya da görmek istemiyorum. bu yüzden gözümü gökyüzüne, kulağımı müziğe veriyorum. ölen insanlar ise dolabın arkasında isimleri hep var olacak. ama onlar için sokağa çıkıp, bağırmayacağım. ve inanın dostlar ne kadar toplanırsanız toplanın, bu dünyanın sizi dağıtacak kirli elleri vardır.
hiç bir insan ölmesin ve sömürülmesin diye verdiğim bedenimi toparlayıp siktirip gideceğim.
ha soğuktu bizi tıkıp dövdükleri odalar, ailemin artık ailem gibi olmadığını anladığım zamanlar. kaç arkadaşımı kaybettiğimi artık saymıyorum.
bu dünya sizin, istediğiniz yerde yaşarsınız fakat anladım ki en sonunda yaşam, insanlığa en uzak ve en son.
siyasetin olmadığı, belki de soyut olan her şeyin, hiçbir zaman somutlaştırılmayacağı yerde.
bilimsel anlamda gayet zevkli ve uğraşılası bir alan olmakla birlikte uygulama alanı olan yerel yönetimlerde ve meclis çatısı altında hiçte özenilesi bir tarafı olmayan yönetme - yönetilme sanatı. gündemi belirlememesi ve hayatın içine fazlaca müdahil olmaması gerektiğini düşündüğüm sosyal bilimlerin en güzidesi.
sazında ve sözünde anadolu insanının yüreğini, kederini aynı zamanda sevincini de taşıyan mütevazı bir halk ozanıdır.
yüreğinden döktüğü bozlaklarıyla dinleyenlerin içini titreten ve her daim halkının temsilcisi olabilmeyi başarmış uzun soluklu bir özgünlüğe sahip, bozkırın tezenesi, gönül dağıdır.
yüreğinden döktüğü bozlaklarıyla dinleyenlerin içini titreten ve her daim halkının temsilcisi olabilmeyi başarmış uzun soluklu bir özgünlüğe sahip, bozkırın tezenesi, gönül dağıdır.
hayata, insanlara, çevreye farklı ve nükteli bakabilmeyi öğreten, bunu da kitaplarında gerçekleştiren, türkiye'nin nevi şahsına münhasır yazarlarından biridir. ruhi mücerret ve korkma ben varım adlı kitaplarıyla bende derin izler bırakmış, her yaştan insana hitab edebilen mütevazı insan.
bu da şeytanın bir fitne aracıdır. Zira bilen vardır: ''şeytanın ve siyasetin şerrinden Allah'a (c.c.) sığınırım.'' denmiştir.
seyis kelimesinden türemiştir.at eğitimi anlamına gelen arapça kökenli kelime.
Bildigim tek şey siyaset bilmeyenle münakaşaya girme .
türkiyede boş beleş bir sistemi olupyine boş beleş konuşulan ideoloji .
arapça 'siyasa' kökünden gelir. yani seyislik demektir. türkçesi at bakiciligidir. ikinci anlami ise yonetmektir.
bilip bilmeyen herkesin uğraştığı alandır. artık o kadar basit bir hal aldı ki herkes siyaset yapıyor. adam bir kitap bile okumamış , bir düşünceyi körü körüne yalan yanlış savunuyor. anlatmaya çalıştığı şeyin doğrusunu açıklarsın , hayır öyle değil der. anlattıklarını inkar eder. bana göre siyasetle ilgilenen ya da tartıştığın kişinin fazla bilgili olması lazım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar