bugün
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi10
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz10
- uzay neyin içerisinde genişliyor4
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam4
- karanlık kafese inen ruh kuşu3
- yazarlara verilmiş lakaplar9
- kadınların daha hayvansever olduğu gerçeği3
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu3
- sizce ben güzel miyim3
- güzel satranç oynayan kız var mıdır3
- ai analizin tavsiyelerine kulak vermek2
- recep tayyip erdoğanı sevmiyorum5
- taksici arkadaşın anlattığı enteresan hikayeler5
- son kitaptan öncekiler bozulsun diye mi yaratıldı3
- başlıkların silinme sebepleri3
- alttaki yazar ile kafes dövüşü yapıyoruz2
- polisin ters kelepçe takabileceği durumlar4
- sıla türkoğlu2
- evlendikten sonra 100 kiloyu geçen kadınlar2
- sen pipittinoğulları gelinisin unutma2
- kemal kılıçdaroğlu11
- pandela44
- ali haydar fırat2
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek16
- malum sözlük2
- 35 yaşında ölmek6
- izafiyet teorisi2
- ben geldim naneler19
- sözlükte flörtleşmek18
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek8
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- ferdi özbeğen9
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması7
- x in memeleri5
- iplenmeyen yazarlar2
- iphone kullanan insan2
- sözlük kullanma amacım2
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- devlet kim lan7
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- wednesdayin annesi8
- azgın türbanlı10
- 32 yaş altı yazarlar uçurulsun kampanyası2
- sözlüğün kahve olması13
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı7
- pandela tarzı entry gir6
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz6
siyasetle ilk karşılaşmam evde babamın kitapları ve haberleri yorumlayış biçiminde oldu. ve bu zamanlar ben yedi sekiz yaşlarındaydım.
lisedeyken duvara siyasetle ilgili yazılar yazdığımda on beş yaşındaydım ve uzaklaştırma aldım.
ilk sokağa çıkıp yumruğumu havaya kaldırdığımda ise on altı.
üniversitede kollektif partilerin hangisinin bana hitap edeceğini merak ettiğimden bir yıl araştırdım. aileme ise daha iyi bir üniversite için tekrar hazırlandığımı söyledim.
bir yıl sonra kendimi bulacağım üniversitedeydim: odtü. günlerim sokakta elimde broşürler ile gectiginde on dokuz yaşındaydım. insanların en güzel yaşaması, sömürülmemesi için toplantılara katıldığımda ise yirmi.
okudum, en siktiriboktan kitabı. okudum, en ağır kitabı. okumaktan beynim ağrıyordu. bir şeyleri değiştirmek için çeşitli grevlerde bulunduğumda hep en son yalnız dönüyordum.
ve artık anladım. siyaset, özgürlük, mutluluk. o kadar saçma ki o kadar boş ki. bizler olmayını, varmış bir zamanlar ama kaybetmişız gibi davranıyorduk.
okulu bırakıyorum, daha çok kitap ve içki için çalışıyorum sadece. artık siyaset adına hiçbir bok duymak ya da görmek istemiyorum. bu yüzden gözümü gökyüzüne, kulağımı müziğe veriyorum. ölen insanlar ise dolabın arkasında isimleri hep var olacak. ama onlar için sokağa çıkıp, bağırmayacağım. ve inanın dostlar ne kadar toplanırsanız toplanın, bu dünyanın sizi dağıtacak kirli elleri vardır.
hiç bir insan ölmesin ve sömürülmesin diye verdiğim bedenimi toparlayıp siktirip gideceğim.
ha soğuktu bizi tıkıp dövdükleri odalar, ailemin artık ailem gibi olmadığını anladığım zamanlar. kaç arkadaşımı kaybettiğimi artık saymıyorum.
bu dünya sizin, istediğiniz yerde yaşarsınız fakat anladım ki en sonunda yaşam, insanlığa en uzak ve en son.
siyasetin olmadığı, belki de soyut olan her şeyin, hiçbir zaman somutlaştırılmayacağı yerde.
lisedeyken duvara siyasetle ilgili yazılar yazdığımda on beş yaşındaydım ve uzaklaştırma aldım.
ilk sokağa çıkıp yumruğumu havaya kaldırdığımda ise on altı.
üniversitede kollektif partilerin hangisinin bana hitap edeceğini merak ettiğimden bir yıl araştırdım. aileme ise daha iyi bir üniversite için tekrar hazırlandığımı söyledim.
bir yıl sonra kendimi bulacağım üniversitedeydim: odtü. günlerim sokakta elimde broşürler ile gectiginde on dokuz yaşındaydım. insanların en güzel yaşaması, sömürülmemesi için toplantılara katıldığımda ise yirmi.
okudum, en siktiriboktan kitabı. okudum, en ağır kitabı. okumaktan beynim ağrıyordu. bir şeyleri değiştirmek için çeşitli grevlerde bulunduğumda hep en son yalnız dönüyordum.
ve artık anladım. siyaset, özgürlük, mutluluk. o kadar saçma ki o kadar boş ki. bizler olmayını, varmış bir zamanlar ama kaybetmişız gibi davranıyorduk.
okulu bırakıyorum, daha çok kitap ve içki için çalışıyorum sadece. artık siyaset adına hiçbir bok duymak ya da görmek istemiyorum. bu yüzden gözümü gökyüzüne, kulağımı müziğe veriyorum. ölen insanlar ise dolabın arkasında isimleri hep var olacak. ama onlar için sokağa çıkıp, bağırmayacağım. ve inanın dostlar ne kadar toplanırsanız toplanın, bu dünyanın sizi dağıtacak kirli elleri vardır.
hiç bir insan ölmesin ve sömürülmesin diye verdiğim bedenimi toparlayıp siktirip gideceğim.
ha soğuktu bizi tıkıp dövdükleri odalar, ailemin artık ailem gibi olmadığını anladığım zamanlar. kaç arkadaşımı kaybettiğimi artık saymıyorum.
bu dünya sizin, istediğiniz yerde yaşarsınız fakat anladım ki en sonunda yaşam, insanlığa en uzak ve en son.
siyasetin olmadığı, belki de soyut olan her şeyin, hiçbir zaman somutlaştırılmayacağı yerde.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar