1. 1.
    27 Mayıs 1960 darbesiyle Ağrı , Dersim ve doğu - güney doğu illerinde sürekli isyan çıkaran kürt halkına karşı nazilerin toplama kamplarını andıran ve nazi ss subaylarını aratmayan generallerin bizzat katliamları kendi elleriyle yönettikleri kürtleri değişik illere sürmek ve doğu'daki isyanları bastırmak adına oluşturulan kampın adıdır.

    Kemalist generallere ve siyaset adamlarına göre doğudaki karışıklığın sebebi aşiretlere bağlı kürtlerin ve aşiret ağalarının buradaki kürt halkı kışkırtmasıdır.Demişler ki kardeşim ne yapalım sürelim çıban başlarını , ayıralım bunları topraklarından sorun çözülür.

    Ancak döneme ışık tutan kaynaklar sivas kampına kapatılan 485 kişiden sadece 55'inin burada bekletildiğini diğerlerinin ise generallerin homurtularına rağmen 2 yıl sonra serbest bırakıldığını söylemektedir. Dahası bu tehlikeli sayılan 55 ağa babasının içinde geçimini çamaşır yıkayarak ve hiçbir şekilde siyasal bir parti ya da örgütle ilişkisi bulunmayan çoğu toprak ağaları tarafından sömürülen kürt köylülerinden ibaret. Haksızlık edilmesin şu demokrasi çığırtkanı Akp'nin bakanı Dengir Mir Mehmet Fırat'ın dedesi ve Şeyh Sait'in 2 torunu ve dönemin sağ fraksiyonlarına ait siyasi aşiret ağalarından araya da yanlışla katılmışlar da vardır. Bucak ailesi , Ensarioğulları ailesi ve diğer entellektüel aşiret üyeleri... Bu adamları böyük devleti bölmekle suçlayan devlet adamları kürt sorunu ki o zamanlar kürt sorunu da değildi bu doğu ve güney doğu anadolu topraklarında kalkınma ve iktisadi problem sayılan ve kürtlerin dağlı türk olarak kabul edildiği , ziya gökalp'lerle türk faşizminin azgın sularında çırpınan bir bölge olarak ele alınmaktaydı , bu 55 kişiyi ortadan kaldırdıktan sonra yok edeceklerine inanmışlardı herhalde.

    Bu adamların başına da iki tane cellat dikmiş olan böyük hökümet adları Muharrem Kızıloğlu ve Ragıp Gümüşpala olan iki faşist ordu mensubu ile çaktırmadan kürtleri temizlemeye , ülkeyi refah ortamına sokmaya başlamışlardı.
    ilk bakışta kemalist ordu darbesinin demokrat partili siyasileri hedef aldığı görüntüsü yaratılsa da bu 55 kişinin içinden yalnızca bir tanesi demokrat partili diğerlerinin ortak kaderi ise kürt olmalarıydı.

    Babam şarkın celladıydı ben de sizin celladınız olacağım diyen faşist kızıloğlu'nun milli birlik komitesinden aldığı yetkiyle ss-subayı arkadaşı Mustafa Muğlalı ile beraber kürtleri katletmede hiç gecikmediler. 1943 Yılında Milan aşiretinin koyunlarını koyunlarını iran'a kaçıracağı haberini alan askeri birlikler koyunların kaçırılışına engel olamazlar. SS subayımız Muğlalı buna çok kızar ve ağzında fışkırmasını engeleyemediği salya ile Van'ın Özalp ilçesinde bu işe yardım ettiklerini idda ettikleri 33 köylüyü sınıra götürür iki asteğmeni ile beraber kurşuna dizer.

    Velhasıl bölgedeki ezilen kürt ulusunu görmeden , dilleri ve kültürleri ile varolmalarını savunmadan olayı sırf ekonomik paketlerle ve Gap'larla çözmeye çalışmak tarihten gelen Şeyh Sait'in isyanından günümüz terör sorununa kadar geçirilen süreci sömüren kapitalist egemen ulus milliyetçiliğinin gözlere kapattığı bantı açmadan , kürt kimliğini tanımadan ne terör sorunu çözülecektir ne de işçi sınıfı bu ülkede sosyalist bir devrim yapabilecektir.
    (bkz: Ulusların Kaderlerini Tayin Hakkı)
    (bkz: Lenin)
    1 -4 ... nekrofili
  2. 2.
    Sivas'ın dinci-faşistler için işkencenin ve katliamın fetiş ili olmasını 2 Temmuz 1993'teki Sivas Katliamı sonucunda kesinleştirmiş olan kamptır.
    Faşistlerin katliam yapmak için fetiş bellediği diğer doğu ilimiz ise ünlü japon pilotu pardon ilk kadın pilotumuz Sabiha Gökçen'in bombaladığı dersim civarları yani Tunceli'dir.
    2 -1 ... nekrofili
  3. 3.
    (bkz: #10383201)
    ... sadaeke
  4. 4.
    gözümde canlanır koskoca nazi
    ... tenete