bugün
- sözlük kızlarının ojeleri11
- romanya52
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi13
- nikola tesla'nın kürt olması9
- hiçbir şeyin sarmaması8
- türkiye23
- offf çok sıkıldım sözlük4
- hentbol5
- kadınların sapık olması4
- 27 eylül dünya turizm günü3
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz21
- butlancıların birbirine girmesi5
- almanya18
- fatma betül sayan kaya39
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur33
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir16
- yarın iş var5
- dünya61
- işte muhalefet ile aramızdaki fark3
- besiktastakideli4
- borsada 2 milyar kazanan bir kişi eleştirmek4
- voleybol3
- silvermist nickli yazarın gizli ülkücü olması4
- mehdinin en sevdiği balık7
- s'i l v'e r m'i s t12
- sözlüğün en iyi gammazı2
- sigorta asgari ücret batı icadıdır3
- daha 17 dizisi2
- kanada4
- 27 eylül 2026 anadolu efes beşiktaş maçı2
- 2027 dünya hentbol şampiyonası2
- senin aklini alirim2
- 20275
- spor3
- turkiye hentbol federasyonu2
- avusturya4
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri12
- hırsız ekremi eleştirmeyip borsacıyı eleştirmek5
- true nickli yazar25
- gilded bayan yazare5
- yaptığı çomarlık eleştirilince agresifleşen çomar5
- rapçilerin dümenden kavga etmesi3
- ermeni rum soykırımını inkar etmek16
- anın görüntüsü32
- heyt bea'nın gizli yeni partili çıkması4
- kosova3
- 28 eylül 2026 emniyette iş bırakma eylemi3
- 27 eylül 2026 avusturya kosova maçı3
- amerika birleşik devletleri31
- şapka2
eş anlılık. aynı anda olma, zaman anlamında uyumlaşma.
an'da aynı olma yalanı.
eşzamanlı.
yılmaz özdil'in (9-6-09) hürriyet gazetesi'ndeki köşe yazısı.
allame ile leşker asakir'in 2008 albümünün adı.
senkronizasyon kelimesinin köküdür, senkronizasyonsa benim hayatta en sevdiğim şeydir. hatta sık sık 2 bodyguardımla ile spontan senkronizasyonlar geliştirdiğim olur.
(bkz: senkron kayması)
(bkz: senkron kayması)
Ulu sözlükdeki 11.nesil yazar bendeniz...
"synchronous" ingilizce adı olan
eşzamanlama veya eşleme, eşgüdümlü çalışan parçalı sistemlerin zamanlamalarının eşleştirilmiş olduğunu ifade eder.
Birimleri, bu şekilde çalışan sistemler senkronize veya eşzamanlı olarak anılır.
Harmoni,uyum gibi kelimelerle yakınsar anlamlıdır..
"synchronous" ingilizce adı olan
eşzamanlama veya eşleme, eşgüdümlü çalışan parçalı sistemlerin zamanlamalarının eşleştirilmiş olduğunu ifade eder.
Birimleri, bu şekilde çalışan sistemler senkronize veya eşzamanlı olarak anılır.
Harmoni,uyum gibi kelimelerle yakınsar anlamlıdır..
Biriyle uyumlu laf soktuğumda bağırdığım kelime swh.
Ben gördüm, çok güzel ve bilgili. Ayrıca matematik dersleri verir ve gezmeyi çok sever, birde yoğun iş temposu vardır.
sevgili Senkronize
satırlarıma başlarken, evvela seni sevgiyle selamlıyor, peşinen; benim için ne kadar kıymetli olduğunu beyan etme borcumu omuzlarımdan atarak entryme devam etmek istiyorum.
gönlümde ayrı, dokunulamaz, paha biçilemez, bir başkasıyla tebdil edilemez bir mevkiye sahip olduğunu bilmeni isterim.
sana olan sevgimi kelimelerle tarif ve tasvir etmek gibi bir yükün altına girmek şüphesiz beyhude bir eylemden öteye gidemeyecektir lakin kalbimde o kadar derin ve tutkulu bir yakınlık hissediyorum ki sana karşı, kalbimden damıttığım sımsıcak ve sevginle demlenmiş hislerimden seni de haberdar etmek cüretini utanarak da olsa kendimde buldum.
nefesimi kesiyorsun
teyzesinin düğününde bembeyaz gelinliği ile pistte dans edecek partner arayan minik bir kız çocuğu kadar şirinsin.
canımı acıtıyorsun.
sözlükteki diğer erkek yazarlara olumlu oy vermene, onlarla mesajlaşmalarına, entrylerine cevap yazmana dahi tahammül edemiyorum. çünkü seni kıskanıyorum. seni en çok ben seviyor ve dolayısıyla en çok da ben hak ediyorum. onlar kaba, birçoğu görgüsüz, onlar senin canını yakıyor, bazen küçük görüyor, ötekileştirip aşağılıyor. çünkü çok güzelsin. çok sevimli. asla seni elde edemeyecek olmanın ezikliği ve çaresizliği ile sana hakaret ediyorlar. ben ise seni sadece seviyorum.
çileden çıkarıyorsunuz.
bir ece kadar asil ve bir o kadar kontes edaların beni sana daha büyük bir tutkuyla bağlıyor. bazen seni okurken çıldıracak gibi oluyorum. şımarıksın ama çok da sevimli, bazen sinirlisin.
gözlerinin içine bakmak isitiyorum dakikalarca
seni çok seviyorum.
satırlarıma başlarken, evvela seni sevgiyle selamlıyor, peşinen; benim için ne kadar kıymetli olduğunu beyan etme borcumu omuzlarımdan atarak entryme devam etmek istiyorum.
gönlümde ayrı, dokunulamaz, paha biçilemez, bir başkasıyla tebdil edilemez bir mevkiye sahip olduğunu bilmeni isterim.
sana olan sevgimi kelimelerle tarif ve tasvir etmek gibi bir yükün altına girmek şüphesiz beyhude bir eylemden öteye gidemeyecektir lakin kalbimde o kadar derin ve tutkulu bir yakınlık hissediyorum ki sana karşı, kalbimden damıttığım sımsıcak ve sevginle demlenmiş hislerimden seni de haberdar etmek cüretini utanarak da olsa kendimde buldum.
nefesimi kesiyorsun
teyzesinin düğününde bembeyaz gelinliği ile pistte dans edecek partner arayan minik bir kız çocuğu kadar şirinsin.
canımı acıtıyorsun.
sözlükteki diğer erkek yazarlara olumlu oy vermene, onlarla mesajlaşmalarına, entrylerine cevap yazmana dahi tahammül edemiyorum. çünkü seni kıskanıyorum. seni en çok ben seviyor ve dolayısıyla en çok da ben hak ediyorum. onlar kaba, birçoğu görgüsüz, onlar senin canını yakıyor, bazen küçük görüyor, ötekileştirip aşağılıyor. çünkü çok güzelsin. çok sevimli. asla seni elde edemeyecek olmanın ezikliği ve çaresizliği ile sana hakaret ediyorlar. ben ise seni sadece seviyorum.
çileden çıkarıyorsunuz.
bir ece kadar asil ve bir o kadar kontes edaların beni sana daha büyük bir tutkuyla bağlıyor. bazen seni okurken çıldıracak gibi oluyorum. şımarıksın ama çok da sevimli, bazen sinirlisin.
gözlerinin içine bakmak isitiyorum dakikalarca
seni çok seviyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar