bugün
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz14
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması14
- arkadaşlar nasılsınız9
- sözlük yazarlarına bir şey söyle7
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi18
- bir erkeğe en çok yakışan şey3
- kendine bir soru sor5
- sokakta kavga teknikleri2
- sözlük yazarlarının 1999 yılından beklentileri4
- arkadaşlar önce soğan mı kavrulur yoksa biber mi3
- cansever18
- bana gel film izleriz diyen erkek11
- gratisin içini merak etmek4
- recep tayyip erdoğan3
- yeni parti pkk için imza atarsa nah oy alır3
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları15
- insan sevmemek6
- merfulu2
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler3
- pkklı anaları3
- sözlüğün kırbacı5
- mekke anlaşması10
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- kitabını sikerim2
- kafamın içindeki sesler5
- tavuk pilav4
- simko317
- küçük bir ilçede yaşamak2
- gece yolda yürürken çöpten fırlayan adam2
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- nick vermeden bir yazara seslen3
- hewal ebo9
- muzlu süt içen erkeğin namusu3
- behzat ç şule2
- bazı boklar yenildi2
- sarapci koala7
- futbol24
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- victor osimhen9
- kek yiyen erkek3
- günlük tutan erkek13
- ümit özdağ6
- en sevdiği şehir istanbul olan insan3
- samsunspor4
- tai lung16
- öldükten sonra hiçbir şey olmama inancı3
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- kamos5
- gemini2
eş anlılık. aynı anda olma, zaman anlamında uyumlaşma.
an'da aynı olma yalanı.
eşzamanlı.
yılmaz özdil'in (9-6-09) hürriyet gazetesi'ndeki köşe yazısı.
allame ile leşker asakir'in 2008 albümünün adı.
senkronizasyon kelimesinin köküdür, senkronizasyonsa benim hayatta en sevdiğim şeydir. hatta sık sık 2 bodyguardımla ile spontan senkronizasyonlar geliştirdiğim olur.
(bkz: senkron kayması)
(bkz: senkron kayması)
Ulu sözlükdeki 11.nesil yazar bendeniz...
"synchronous" ingilizce adı olan
eşzamanlama veya eşleme, eşgüdümlü çalışan parçalı sistemlerin zamanlamalarının eşleştirilmiş olduğunu ifade eder.
Birimleri, bu şekilde çalışan sistemler senkronize veya eşzamanlı olarak anılır.
Harmoni,uyum gibi kelimelerle yakınsar anlamlıdır..
"synchronous" ingilizce adı olan
eşzamanlama veya eşleme, eşgüdümlü çalışan parçalı sistemlerin zamanlamalarının eşleştirilmiş olduğunu ifade eder.
Birimleri, bu şekilde çalışan sistemler senkronize veya eşzamanlı olarak anılır.
Harmoni,uyum gibi kelimelerle yakınsar anlamlıdır..
Biriyle uyumlu laf soktuğumda bağırdığım kelime swh.
Ben gördüm, çok güzel ve bilgili. Ayrıca matematik dersleri verir ve gezmeyi çok sever, birde yoğun iş temposu vardır.
sevgili Senkronize
satırlarıma başlarken, evvela seni sevgiyle selamlıyor, peşinen; benim için ne kadar kıymetli olduğunu beyan etme borcumu omuzlarımdan atarak entryme devam etmek istiyorum.
gönlümde ayrı, dokunulamaz, paha biçilemez, bir başkasıyla tebdil edilemez bir mevkiye sahip olduğunu bilmeni isterim.
sana olan sevgimi kelimelerle tarif ve tasvir etmek gibi bir yükün altına girmek şüphesiz beyhude bir eylemden öteye gidemeyecektir lakin kalbimde o kadar derin ve tutkulu bir yakınlık hissediyorum ki sana karşı, kalbimden damıttığım sımsıcak ve sevginle demlenmiş hislerimden seni de haberdar etmek cüretini utanarak da olsa kendimde buldum.
nefesimi kesiyorsun
teyzesinin düğününde bembeyaz gelinliği ile pistte dans edecek partner arayan minik bir kız çocuğu kadar şirinsin.
canımı acıtıyorsun.
sözlükteki diğer erkek yazarlara olumlu oy vermene, onlarla mesajlaşmalarına, entrylerine cevap yazmana dahi tahammül edemiyorum. çünkü seni kıskanıyorum. seni en çok ben seviyor ve dolayısıyla en çok da ben hak ediyorum. onlar kaba, birçoğu görgüsüz, onlar senin canını yakıyor, bazen küçük görüyor, ötekileştirip aşağılıyor. çünkü çok güzelsin. çok sevimli. asla seni elde edemeyecek olmanın ezikliği ve çaresizliği ile sana hakaret ediyorlar. ben ise seni sadece seviyorum.
çileden çıkarıyorsunuz.
bir ece kadar asil ve bir o kadar kontes edaların beni sana daha büyük bir tutkuyla bağlıyor. bazen seni okurken çıldıracak gibi oluyorum. şımarıksın ama çok da sevimli, bazen sinirlisin.
gözlerinin içine bakmak isitiyorum dakikalarca
seni çok seviyorum.
satırlarıma başlarken, evvela seni sevgiyle selamlıyor, peşinen; benim için ne kadar kıymetli olduğunu beyan etme borcumu omuzlarımdan atarak entryme devam etmek istiyorum.
gönlümde ayrı, dokunulamaz, paha biçilemez, bir başkasıyla tebdil edilemez bir mevkiye sahip olduğunu bilmeni isterim.
sana olan sevgimi kelimelerle tarif ve tasvir etmek gibi bir yükün altına girmek şüphesiz beyhude bir eylemden öteye gidemeyecektir lakin kalbimde o kadar derin ve tutkulu bir yakınlık hissediyorum ki sana karşı, kalbimden damıttığım sımsıcak ve sevginle demlenmiş hislerimden seni de haberdar etmek cüretini utanarak da olsa kendimde buldum.
nefesimi kesiyorsun
teyzesinin düğününde bembeyaz gelinliği ile pistte dans edecek partner arayan minik bir kız çocuğu kadar şirinsin.
canımı acıtıyorsun.
sözlükteki diğer erkek yazarlara olumlu oy vermene, onlarla mesajlaşmalarına, entrylerine cevap yazmana dahi tahammül edemiyorum. çünkü seni kıskanıyorum. seni en çok ben seviyor ve dolayısıyla en çok da ben hak ediyorum. onlar kaba, birçoğu görgüsüz, onlar senin canını yakıyor, bazen küçük görüyor, ötekileştirip aşağılıyor. çünkü çok güzelsin. çok sevimli. asla seni elde edemeyecek olmanın ezikliği ve çaresizliği ile sana hakaret ediyorlar. ben ise seni sadece seviyorum.
çileden çıkarıyorsunuz.
bir ece kadar asil ve bir o kadar kontes edaların beni sana daha büyük bir tutkuyla bağlıyor. bazen seni okurken çıldıracak gibi oluyorum. şımarıksın ama çok da sevimli, bazen sinirlisin.
gözlerinin içine bakmak isitiyorum dakikalarca
seni çok seviyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar