bugün

2011 çıkışlı sinan özen parçası. Sözleri çok vurucu...

Sözlerini de yazayım tam olsun

Senden sonra başka birini sevmek
Günah işlemek gibiydi
Söktün süslerini hayatımdan giderken
Seninle yaşadığımız başka bir şeydi

Pişman oldum seni tanıdığıma
Sövdüm bazen kara bahtıma
Sonra şükrettim Allaha seni yaşadığıma

Bu şehir ne kadar küçükmüş bu aşkın yanında
Sensiz saniyeler bile asır bana şu anda
Gözümde iki damla yaş ve o iki söz dudağımda
Kimseye seni seviyorum demedim senden sonra
senden sonra
Birkaç an ve
kahkaha yaşındayım.
senden sonra
kadehler tozlandı
ciğerler katran.
senden sonra
yıkım kararı aldılar hislerime
Göcük altında kalsam da hala iyi niyetindeyim enkazın.
her kadında bir yanın kaldı
sarışında, esmerde, kumralda
kiminde dudakların
kiminde gözlerin
kiminde bakışların

senden sonra saymadım yaşadıklarımı
her birinde farklı bir tat
hepsinde aynı ad ve sen
sert bakarlardı
ve masumlardı
cemal süraya'yı gördüm yolda
edip cansever, ilhan berk'i
yürümedik belki aynı davada
görmeseydim seni karşımda
girmezdim belki hiçbir günaha seni sevdiğim kadar

sayısını hatırlamıyorum kırdıklarımın
camların, canların, kalplerin
dostların ve arkadaşların
çizik çeksemde geçmişe
dayanamıyorum işte
dün yine seni gördüm
belki sen değildin
nabzım durdu sandım
eğildim yere
senden sonra tutmadım hayatın ellerinden, gözlerinden, kollarından
hiçbir günah senin kadar büyük olmadı
ve cezam karşılıksız kalmasın.

hüseyin ataoğlu
Frekanslar arasında ne kadar çok koştursan da eninde sonunda seni yakalayan rafet el roman parçası.

'Yaram ne kanar ne kabuk bağlar' diyor şarkının sözleri ama rafet tam olarak öyle söyleyemiyor. Sorarım arkadaşım benim mi içim fesat? yoksa rafet harbiden 'yarram' demiyor mu?
senden sonra
şarap şişesine denizler hapsettim
içtikçe boğuyor.
senden sonra "gelen gideni aratır" genellemesinin ne kadar doğru olduğunu binlerce kez anladım
senden sonra değişti,
hayatım.
kadehler devrildi elimden,
unutamadım.
redd parcasidir.
dilime takilmis kokun yuzunden,
ismin silinmez olmus terli tenimden.
filme cekmisim dudaklarindaki susu,
kalbim yirtilir sanki nefes alirken.
senden sonra geriye hayat mi kaldi...
senden sonra
hayatımın kırılma noktası fazla kırıldı
etrafa savruldu düşünceler.
senden sonra
ayrıldığımız istasyonu da kaldırdılar,
yaşanılanlar toz duman.
redd'in hayat kaçık bir uykudur albümünden bir şarkıdır.

--spoiler--

senden sonra geriye hayat mı kaldı

--spoiler--
rafet el roman ın, başı yaraam la başlayan şarkısı.
yukarıda sayılanlara ek olarak bir de yeni redd şarkısıdır. ne çok senden sonra diye şarkı yapılmış, ilginç. redd olanı güzeldir. hayat kaçık bir uykudur'un en güzel şarkılarından biridir. ayrılık sonrası dinlenmemesi gerektiği kanaatindeyim.
nasıl bir şiir ağlattı beni bu saatte çok iyi.
Her şey çok kolay oldu
Ne sızlandım ne de ağladım
Ani bir ölüm yada bir kalp krizi gibi kolay
Bütün şehir üstüme gelicek
Dünyam yıkılacak sanırdım ama olmadı bitti işte
Bir süre gelen gidenler oldu
Beni anlamaya çalıştılar bir işe yaramadı
Sıkıcı ve kasvetliydim
Bazen bütün gün yorganı başımdan aşığı çekim uyudum
Bazende ucuz filmler seyrettim
Günler böyle geçip gitti
Şimdi iyiyim
Sen utanç gecelerinde ben burda
Hepsi bu kadar sonrası yok
Unuttum gitti geberik, unuttum gitti, unuttum gitti.

not: nazan öncelin bırak seveyim rahat edeyim adlı şarkısından. daha nasıl anlatılır, tüyler başka nasıl böyle diken diken olur bilemiyorum.
anemi'nin şu an dinlesem ders çalışmaya çalışmayı bıraktırıp beni efkarlara sürükleyecek şarkısı.
senden sonra
sesinden uçurtmalar yaptım
hepsi yırtık.
bağırarak isyan ederek söylenen şarkıdır.
şarkıyı zaten beğenirdim rafet el romanda yorumlayınca daha bir hoş olmuş sanki.
cidden iyi bir şarkıdır.
(bkz: dinlenilesi dinletilesi)
klasik rafet el roman yorumudur.
ölemedim.
Evet..
Biraz değiştim,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar…
Değiştim,
Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
Ben benimle savaşıyorum,
Seninle değil!
Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın
Ne kazanabileni ne de kaybedeniyim,
Sorun değil!

Elbet alışırım,
Biraz alıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Alıştım,
Varlığını istemediğim tüm eksik yanlarıma,
Ve çokluğunu da yokluğunu da istemediğim bu iki arada bir derede duyguya alışıyorum,
Bir yanım bırak diyor bir yanım –ma,
Kesin değil!

Henüz tanıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Tanıdığımı sandığım bana daha da yakınım artık,
Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda,
Ve aynalara ağlarken gördüklerim kendi tarafımda…
Bir yanım memnun oldum diyor, bir yanım tanıyamadım daha,
Samimi değil!

Bir hayli kırıldım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime,
Gözlerimden tut da ciğerime kadar kırgınım!
Aslında ne sana, ne olanlara…
Kendime kırgınım…
Maziye hiç değil, an’a kırgınım.
Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına,
Dinlediğim şarkılarda bana seni anlatan şarkıcılara,
Beni anlamadığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşlarına…
Bir hayli kırgınım…
Beni ben kırdım oysa,
iyi değil!

Galiba yoruldum,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Kendime kalbimi kanıtlamaktan,
Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan,
Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum.
© copyright 2005 - 2026