bugün
- yeni biriyle tanışmak5
- hep kendini suçlamak12
- kılıçdarı destekleyen sanatçılar9
- son 20 yılın en gıcık lafı14
- winamp msn messenger half life windows 983
- hangi manifest kızısın10
- lgs de 5 yanlış yapan kızı annesinin zorbalaması5
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- yks'ye öylesine girmek2
- ona bir şey söyle18
- hazır mantı6
- kabe'deki skandal izdiham görüntüsü2
- havalar da ısındı9
- sözlük içi etkileşimin düşük olması3
- devlet bahçeli4
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak6
- eşini aldatan birini görünce yapılması gereken şey2
- maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek3
- yalnız yaşamak12
- güne bir şarkı bırak6
- sigarayı tersten yakmak4
- yapay zeka ile kod yazmanın getirdiği tembellik2
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı10
- kıyametin yaklaşıyor olduğu gerçeği6
- ergenlikten kişilik analizi2
- adolf hitler'in 6 milyon yahudi öldürdüğü yalanı4
- true'ya arkadan sahip olmak16
- araplaşmış türkler3
- kuran-ı kerim2
- eyüpsultan'da cookie dağıtan kız2
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı13
- türkçe ezana kuduran türk3
- şapka2
- dandik üniversite mezunlarının ortak özellikleri4
- merhaba arkadaşlar ben geldim2
- götü büyük kadın3
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- baygın koku2
- yanlız o hareketi yalnış yapıyorsun4
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- güne bir söz bırak2
- 16 haziran 2026 iran yeni zelanda maçı10
- çelenk2
- paşa gönlüm bilir2
- sadece bayan entrylerini okumak4
- pizzanın kenarını yememek4
- vazgeçmek3
- bir avukatın suçlu olduğu bilinen kişiyi savunması3
- uysaljakoben11
- bir limon yarım dolar avrupadan pahalı4
Bedeni etkin kılan canlılık ilkesi, bedenin yaşama gücü, yaşama soluğu.
birde zekalisi var bunun.
(bkz: ruhsal zeka)
(bkz: ruhsal zeka)
necip fazıl kısakürek okumayanların, sevmeyenlerin bile okuması gerektiğini dü$ündüğüm inanılmaz hisleri ya$atan, "ruh" kelimesini satırlarda, kelimeden ibaret olmaktan çıkaran $iiri.
Ya bin yıl, ya bin asır sonra o gün gelecek.
Koklarken küllerimi mezarımda bir böcek
O kadar yanacak ki, bir yüksüklük toprağım,
Yerden bir damar gibi kopup fışkıracağım!
Ve birden bakacağım, her tarafım bitişmiş,
Başım, toprak altında bir maden gibi pişmiş.
Nefesten daha ince bir ipek kumaş derim;
Fosfordan daha parlak, ince uzun ellerim.
Dalacağım kendimin hayran seyrine,
Diyeceğim: Bu dönen şeyler eski yerine,
Benim diye baktığım şeyler miydi bir zaman?
Külümün rüyası mı yoksa gördüğüm?.. Aman!
Başımda açılacak fanilerin seması
Ve onların taprağa gerçek diye teması,
Bir tatlı vehim gibi içimi bayıltacak;
Toprağın, koşacağım, üzerine yalnayak;
Şehrin, dolaşacağım kuş gibi etrafında;
Bir beyaz hayaletim upuzun çarşafında,
Gezeceğim, doğduğum evin odalarını,
Geceleyin, koskoca şehrin lambalarını,
Bir keksin üfleyişim söndürmeye yetecek;
Korku, şehrin çelikten sesini tüketecek.
Herşey susacak o an, çalınacak kapılar;
Kiremitleri yaprak yaprak alan bir rüzgâr,
Ağzamdan haykıracak, uzun, gizli, çapraşık...
Erişilmez fikir ki, düğüm düğüm dolaşık...
Sarıldıkça boşanan yumak, çözülen demet;
Başı görünmez hayal, sonu gelmez nedamet
Ya bin yıl, ya bin asır sonra o gün gelecek.
Koklarken küllerimi mezarımda bir böcek
O kadar yanacak ki, bir yüksüklük toprağım,
Yerden bir damar gibi kopup fışkıracağım!
Ve birden bakacağım, her tarafım bitişmiş,
Başım, toprak altında bir maden gibi pişmiş.
Nefesten daha ince bir ipek kumaş derim;
Fosfordan daha parlak, ince uzun ellerim.
Dalacağım kendimin hayran seyrine,
Diyeceğim: Bu dönen şeyler eski yerine,
Benim diye baktığım şeyler miydi bir zaman?
Külümün rüyası mı yoksa gördüğüm?.. Aman!
Başımda açılacak fanilerin seması
Ve onların taprağa gerçek diye teması,
Bir tatlı vehim gibi içimi bayıltacak;
Toprağın, koşacağım, üzerine yalnayak;
Şehrin, dolaşacağım kuş gibi etrafında;
Bir beyaz hayaletim upuzun çarşafında,
Gezeceğim, doğduğum evin odalarını,
Geceleyin, koskoca şehrin lambalarını,
Bir keksin üfleyişim söndürmeye yetecek;
Korku, şehrin çelikten sesini tüketecek.
Herşey susacak o an, çalınacak kapılar;
Kiremitleri yaprak yaprak alan bir rüzgâr,
Ağzamdan haykıracak, uzun, gizli, çapraşık...
Erişilmez fikir ki, düğüm düğüm dolaşık...
Sarıldıkça boşanan yumak, çözülen demet;
Başı görünmez hayal, sonu gelmez nedamet
Insanın bedeninde onu yaşatan bir ruhun bulunduğu kabul edilir. Genellikle, insandaki bu ruhun bilinç taşıdığı ve insanın kişiliğiyle ilgili her şeyin bu ruhta bulunduğu kabul edilir. Ruh kişinin içindeki öz varlığını oluşturarak, düşünür, hisseder, sever, nefret eder, karar verir. Bu şekilde, ruh insanın öz kişiliği olup, beden yalnızca ruha giydirilmiş bir elbise gibidir. insandaki bu ruhun ölümsüz olduğuna ve insan öldüğünde bedeninden ayrılarak çeşitli adlarla belirtilen bir başka âleme geçtiği inanılır.
Dünya üzerindeki neredeyse tüm inanışlarda Tanrının özü(Tanrının bir parçası) olduğu düşünülen ve canclı-cansız her türlü varlığa varolma sebebi/imkanı veren kavramdır.
varlığı üzerine çok düşünülmüş ama henüz ne varlığı ne de yokluğu kanıtlanamamış varlıktır. şu anda bilim bizim çoğu zihinsel faaliyetimizin beynimizdeki merkezler, bu merkezleri oluşturan nöronlar tarafından sağlandığını gösteriyor. bütün zihnimizin, algımızın, bilincimizin beynimizin fiziksel ve kimyasal reaksiyonları olduğu söyleniyor. uyuşturucu ve uyarıcı ilaçların bilincimiz ve algımızdaki etkileri bu gerçeği de günlük yaşamda doğruluyor.
fakat bazı bilim adamları da bütün bu zihin dediğimiz oluşumun sadece hücrelerin reaksiyonlarından oluşamayacağını da söylüyorlar. subjektif bir bilincin, benlik duygusunun fiziksel olamayacağı söyleniyor. qualia gibi beynimiz içinde oluşan görüntünün fiziksel olamayacağı söyleniyor.
bütün bunların dışında kim bilebilir bir matrix içinde olmadığımızı. belki de bütün gördüklerimiz bir yanılgı, bir simülasyon. ama ben sanırım ruhun varlığına inanıyorum.
fakat bazı bilim adamları da bütün bu zihin dediğimiz oluşumun sadece hücrelerin reaksiyonlarından oluşamayacağını da söylüyorlar. subjektif bir bilincin, benlik duygusunun fiziksel olamayacağı söyleniyor. qualia gibi beynimiz içinde oluşan görüntünün fiziksel olamayacağı söyleniyor.
bütün bunların dışında kim bilebilir bir matrix içinde olmadığımızı. belki de bütün gördüklerimiz bir yanılgı, bir simülasyon. ama ben sanırım ruhun varlığına inanıyorum.
toplumsal bilincimizin kaybettiği.
ingilizcesi (bkz: soul)olan kelimedir.
Tanrının maddesel dünyaya can veren parçası, her canlıda var...
21 gram olması kadar ironik bir durum var mıdır bilinmez ama garip bir tüketicidir. bedenimin pencerelerinden dünyayı seyreder. bedenimin içinde saklanmıştır. uçmaktan korkar belli ki. bazen çok acır, bazen saldırır, bazen çocuk gibidir. içine kaç tane hayat sığdırır. beynimle bir olup bazen rezil ederler. mantıktan destek alınca şımarır, böbürlenir "kızım biz mantıklı iş yapıyoruz burda" der ve göz atar bana. istediğini yapmadan duramam. korkarım yine de bedenimi bırakınca ne olur diye. ne yapar diye. uçar belki ama görünmez olur o zaman diye. öpemez olur hayatları, hayalleri diye.
varlığı sarıp sarmalayan renksiz tabaka.
(bkz: ghostbusters)
(bkz: tin)
Bazı insanlar peygamber efendimize ruhu sordular. Cevap vermeyip, vahyi bekledi. Gelen ayet gayet netti: "o, rabbimin emrindendir, de." Ruhun varlığı tasdik ediliyor, fakat mahiyeti açıklanmıyordu. Çünkü, muhatapların söyleneni anlamasına imkan yoktu. Akıl, "emir aleminden" olan bir varlığı kavrayacak kapasitede değildi.
yaşlanmayan ve tabi ölümsüz olan tek şey... elbette bulunduğu bedene bağlı ölmez belki ama çürütülebilir. hayattaki en büyük mücadelede bize en taze en temiz şekliyle bırakılan ruhumuzu en sağlam şekilde koruyabilmek... nekadarı yitirilmiş ve nekadarı sağlam kalmış...
aslında şuanda bedenimde olmayan oluşum.
f. Yanak, yüz, çehre. * Arabçada: Efsânevi bir kuş. (Bak: Ruhsâr)RUH : Can, nefes, canlılık. * Öz, hülâsa, en mühim nokta. * His. * Kur'an. * isa (A.S.). * Cebrail (A.S.). * Korkmak. (Bak: Vicdan)(Ruh, bir kanun-u zivücud-u haricîdir. Bir namus-u zişuurdur. Sabit ve dâim fıtrî kanunlar gibi, ruh dahi âlem-i emirden, sıfat-ı iradeden gelmiş, kudret ona vücud-u hissî giydirmiştir. Bir seyyale-i lâtifeyi o cevhere sadef etmiştir. Mevcud ruh, mâkul kanunun kardeşidir. ikisi hem dâimî, hem âlem-i emirden gelmişlerdir. Şâyet, nevilerdeki kanunlara kudret-i ezeliye bir vücud-u haricî giydirseydi, ruh olurdu. Eğer ruh, şuuru başından indirse yine lâyemut bir kanun olurdu. H.)(Ruha bir derece müşabih ve ikisi de âlem-i emirden ve iradeden geldiklerinden masdar itibariyle ruha bir derece muvafık, fakat yalnız vücud-u hissî olmayan nevilerde hükümran olan kavânine dikkat edilse ve o namuslara bakılsa görünür ki: Eğer o kanun-u emrî, vücud-u haricî giyse idi, o nevilerin birer ruhu olurdu. Halbuki o kanun dâima bakidir. Dâima müstemir, sabittir. Hiçbir tegayyürat ve inkılâbat, o kanunların vahdetine te'sir etmez, bozmaz. Meselâ: Bir incir ağacı ölse, dağılsa; onun ruhu hükmünde olan kanun-u teşekkülâtı, zerre gibi bir çekirdeğinde ölmeyerek baki kalır. işte madem en âdi ve zaif emrî kanunlar dahi böyle beka ile devam ile alâkadardır. Elbette ruh-u insanî, değil yalnız beka ile, belki ebed-ül âbâd ile alâkadar olmak lâzım gelir. Çünki: Ruh dahi Kur'an'ın nassı ile: $ ferman-ı celili ile âlem-i emirden gelmiş bir kanun-u zişuur ve bir namus-u zihayattır ki: Kudret-i Ezeliyye, ona vücud-u haricî giydirmiş. Demek, nasılki sıfat-ı iradeden ve âlem-i emirden gelen şuursuz kavânin, dâima veya ağleben baki kalıyor. Aynen onların bir nevi kardeşi ve onlar gibi sıfat-ı iradenin tecellisi ve âlem-i emirden gelen ruh, bekaya mazhar olmak daha ziyade kat'idir, lâyıktır. Çünki: Zivücuddur, hakikat-ı hariciye sahibidir. Hem onlardan daha kavidir, daha ulvidir. Çünki: Zişuurdur. Hem onlardan daha daimîdir, daha kıymetdardır. Çünki: Zihayattır. S.)
--spoiler--
"üçüncü menba: ruh, zîhayat, zîşuur, nuranî vücud-u haricî giydirilmiş, câmi, hakikattar, külliyet kesb etmeye müstaid bir kanun-u emrîdir. halbuki, en zayıf olan kavânîn-i emriye, sebat ve bekaya mazhardırlar. çünkü, dikkat edilse, maruz-u tagayyür olan bütün nevilerde birer hakikat-i sabite vardır ki, bütün tagayyürat ve inkılâbat ve etvâr-ı hayat içinde yuvarlanarak suretler değiştirip, ölmeyerek, yaşayarak bâki kalıyor."
"işte, herbir şahs-ı insanî, mahiyetinin câmiiyetiyle ve küllî şuuruyla ve umumî tasavvurâtıyla, bir şahıs iken bir nev' hükmüne geçmiştir. bir nev'e gelen ve câri olan kanun, o şahs-ı insanîde dahi câridir."
"madem fâtır-ı zülcelâl, insanı câmi bir ayna ve küllî bir ubudiyetle ve ulvî bir mahiyetle yaratmıştır. her fertteki hakikat-i ruhiye, yüz binler suret değiştirse, izn-i rabbânî ile ölmeyecek, yaşayarak geldiği gibi gidecek. öyleyse, o şahs-ı insanînin hakikat-i zîşuuru ve unsur-u zîhayatı olan ruhu dahi, allah'ın emriyle, izniyle ve ibkasıyla, daima bâkidir.
--spoiler--
"üçüncü menba: ruh, zîhayat, zîşuur, nuranî vücud-u haricî giydirilmiş, câmi, hakikattar, külliyet kesb etmeye müstaid bir kanun-u emrîdir. halbuki, en zayıf olan kavânîn-i emriye, sebat ve bekaya mazhardırlar. çünkü, dikkat edilse, maruz-u tagayyür olan bütün nevilerde birer hakikat-i sabite vardır ki, bütün tagayyürat ve inkılâbat ve etvâr-ı hayat içinde yuvarlanarak suretler değiştirip, ölmeyerek, yaşayarak bâki kalıyor."
"işte, herbir şahs-ı insanî, mahiyetinin câmiiyetiyle ve küllî şuuruyla ve umumî tasavvurâtıyla, bir şahıs iken bir nev' hükmüne geçmiştir. bir nev'e gelen ve câri olan kanun, o şahs-ı insanîde dahi câridir."
"madem fâtır-ı zülcelâl, insanı câmi bir ayna ve küllî bir ubudiyetle ve ulvî bir mahiyetle yaratmıştır. her fertteki hakikat-i ruhiye, yüz binler suret değiştirse, izn-i rabbânî ile ölmeyecek, yaşayarak geldiği gibi gidecek. öyleyse, o şahs-ı insanînin hakikat-i zîşuuru ve unsur-u zîhayatı olan ruhu dahi, allah'ın emriyle, izniyle ve ibkasıyla, daima bâkidir.
--spoiler--
ruh harici vücut giydirilmiş bir kanundur. yerçekimi, suyun kaynama noktası gibi, hayat için bir kanundur.
bedense o ruhun evidir, elbisesi değil. ruh bedenin içinde barınır.
bedense o ruhun evidir, elbisesi değil. ruh bedenin içinde barınır.
21 gram olduğu iddia edilen metafizik öğesi.
ruh hayatın bağrına saplanan hayattır.
nietzsche
nietzsche
fantastik bi arkadaş anlattı. rüya görürken ruhumuz bedenimizden çıkıyormuş. sonra rüyalar aleminde dolanıp durup uyanmamıza yakın hop geri dönüyormuş. hatta bazı sabahlar çok yorgun kalkıyormuşuz ya hani, işte o ruhumuz içimize, oyh, ruhumuz bedenimize yeni girdiğinden oluyormuş. aslında gayet mantıklı. kuş beyinli güvercinler bile dönüp dolaşıp aynı yere gelebiliyor, koskoca ruh niye gelmesin. ama bedenimize nasıl girdiği bir muamma. yani sen kıvrılmış uyuyorsun, sonra ruhun geliyor, girecek yer filan bulamıyor bir türlü, tam girecek sana, hop yan dönüyorsun, sonra alarm çalıyor; ruhsuz ruhsuz işe gidiyorsun. ruhun bütün gün peşinde, rica ederim bi sabit dur da gireyim filan diyor. duymuyorsun tabi, ondan sonra eğer futbolcuysan mesela taraftar ruhsuz ibneler ruhsuz ibneler diye bağırıyor. neden? çünkü uyandığın için ruhun sana giremedi. işte bu yüzden biz türk bedenegire derneği olarak üyelerimize erken uyanmamayı ve bol bol uyumayı tavsiye ediyoruz. dikkat ederseniz dünyada büyük işlere imza atmış insanların hepsinin çok uyuduğunu görürsünüz. hemen bir örnek vererek pekiştirmem gerekirse cinderella diyebilirim. kendisi bütün bir masal boyunca mal mal uyumuş olmasına rağmen oldukça meşhurdur ve prens öpünce uyanan pamuk prenses miydi cinderella mıydı. selena da olabilir gerçi. hepsi birbirine benziyor ayırt edemiyorum ki .mına koduklarımı *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar