bugün
- kürtçe zorunlu ders olmalıdır14
- alfa erkek5
- yunanlıların neşet ertaş'ı çalması4
- kelebeklerin bir boka yaramaması8
- kadınlar mı daha zeki erkekler mi sorunu6
- erkek yazara özel mesaj atan erkek yazar3
- makyaj yapan kadın çirkindir3
- sokakta dayak yiyen kadına yardım etmek9
- en gey özelliğiniz8
- gece havlayan köpek3
- tatilbudur tercih etmeyin3
- osmanlıca sözcükler5
- herkes kendi başlık açıp kendi konuşuyor4
- artı oy alamayınca üzülen yazar modeli3
- sivrisineklerin şerefsiz olması4
- sözlük erkeklerinin kıskanç ve kompleksli olması3
- depresyonun en kötü hali5
- aslan2
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- baden württemberg2
- daniel günther2
- nasreddinhoca2
- birader beyler bay beylerdir2
- odadaki en zeki kişi olmak2
- hayal kurmak2
- aleyna tilki nin ayakları3
- sözlük kızlarına çok kırgın olmak3
- bu koyden olsam ne olacak5
- sözlükteki yapay zekaya pandik atmak4
- türkiye de siyaset2
- yağmurcu neden akpli13
- kitap kelimesinin arapça çekimleri2
- laiklik elden gidiyah2
- tantuni6
- kabusname2
- tai lung8
- lahmacunu çatal bıçakla yemek3
- kadınların bir şeyleri abartması2
- yakışıklı seri katil3
- sözlük içi güzel renkler4
- ioçk'nın mutfağı6
- en güzel bisküvinin probis olması3
- yemek yapan erkek2
- kedi kumu4
- tarhana yapmayı bilen kız3
- sözlüğü canlandıramamak3
- kürdün dinsizi2
- radikal karar almak5
- vahşi doğada hayatta kalmak3
- velvet10
bir ses getirdi rüzgar kulağıma
gel diyordu uzaklardan uzaklara
fırladım koştum karanlığa
ışığın yeter seni bulmaya...
gel diyordu uzaklardan uzaklara
fırladım koştum karanlığa
ışığın yeter seni bulmaya...
Çıkarın ! kalplerinizi koyun önünüze
Sevda dan bir sınav yapacağız
Başlayabilirsiniz istediğiniz yerden sevmeye
Her zaman ki gibi kalacaksınız.
Sevda dan bir sınav yapacağız
Başlayabilirsiniz istediğiniz yerden sevmeye
Her zaman ki gibi kalacaksınız.
(bkz: ömer hayyam)
kader defterimi yeniden yazabilseydim
kendime gönlümce bir hayat seçerdim;
bütün dertleri siler atardım dünyamızdan
sevinçten göklere uçardı düşüncelerim.
kendime gönlümce bir hayat seçerdim;
bütün dertleri siler atardım dünyamızdan
sevinçten göklere uçardı düşüncelerim.
nazım hikmet ran'ın rubailerinden bazıları:
2
Ruhum ne ondan önce vardı, ne ondan ayrı bir sırrın kemâlidir,
ruhum onun, o dışımdaki âlemin bende akseden hayâlidir.
Ve aslından en uzak ve aslına en yakın hayâl
bana ışığı vuran yârimin cemâlidir...
3
Sevgilimin hayâli dile geldi aynanın üzerinde :
'' O yok, ben varım'' dedi bana günün birinde.
Vurdum, düştü parçalandı ayna, kayboldu hayâl
ve lâkin çok şükür sevgilim duruyor yerli yerinde...
5
Sarılıp yatmak mümkün değil bende senden kalan hayâle.
Halbuki sen orda, şehrimde gerçekten varsın etinle kemiğinle
ve balından mahrum edildiğim kırmızı ağzın, kocaman gözlerin gerçekten var
ve âsi bir su gibi teslim oluşun ve beyazlığın ki dokunamıyorum bile...
6
Öptü beni : '' Bunlar, kâinat gibi gerçek dudaklardır'' dedi.
«Bu ıtır senin icâdın değil, saçlarımdan uçan bahardır,» ; dedi.
«ister gökyüzünde seyret, ister gözlerimde :
«körler onları görmese de, yıldızlar vardır,» dedi...
7
Bu bahçe, bu nemli toprak, bu yasemin kokusu, bu mehtaplı gece
pırıldamakta devâmedecek ben basıp gidince de,
çünkü o ben gelmeden, ben geldikten sonra da bana bağlı olmadan vardı
ve bende bu aslın sureti çıktı sadece...
10
Balla dolu petek
yani gözlerin güneşle dolu...
Gözlerin, sevgilim, gözlerin toprak olacak yarın,
bal başka petekleri doldurmakta devâmedecek...
13
Aramızda sadece bir derece farkı var,
işte böyle kanaryam,
sen kanatları olan, düşünemeyen kuşsun,
ben elleri olan, düşünebilen adam...
iKiNCi BÖLÜM
1
'' Şarapla doldur tasını, tasın toprakla dolmadan'' dedi Hayyam.
Baktı ona gül bahçesinin yanından geçen uzun burunlu, yırtık pabuçlu adam :
'' Ben, bu nimetleri yıldızlarından çok olan dünyada açım'' dedi,
«şaraba değil, ekmek almaya bile yetmiyor param...»
2
Ölümü, ömrün kısalığını tatlı bir kederle düşünerek
şarap içmek lâle bahçesinde, ayın altında...
Bu tatlı keder doğduk doğalı nasibolmadı bize :
bir kenar mahallede, simsiyah bir evde, zemin katında...
3
Ömür gelip geçiyor, vakti ganimet bil uyanılmaz uykulara varmadan :
yâkut şarabı billûr kadehe doldur, seher vaktidir ey delikanlı uyan...
Perdesiz, buz gibi odasında uyandı delikanlı,
gecikmeyi affetmeyen fabrikanın canavar düdüğüydü uğuldayan...
4
Geçmiş günün hasretini çekmem
'' yalnız bir yaz gecesi bir yana''
ve gözümün son mavi pırıltısı bile
gelecek günün müjdesini verecek sana...
5
Ben, bir insan,
ben, Türk şairi komünist Nâzım Hikmet ben,
tepeden tırnağa iman,
tepeden tırnağa kavga, hasret ve ümitten ibâret ben...
6
Ben, spiker, konuştum,
sesim bir tohum gibi ağır ve çıplak :
Kalbimin saat ayarını veriyorum,
gonga tam şafak vakti vurulacak.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
1
insan
ya hayrandır sana, ya düşman.
Ya hiç yokmuşsun gibi unutulursun
ya bir dakka bile çıkmazsın akıldan...
2
Çürüksüz ve cam gibi berrak bir kış günü
sımsıkı etini dişlemek sıhhatli, beyaz bir elmanın.
Ey benim sevgilim, karlı bir çam ormanında nefes almanın
bahtiyarlığına benzer seni sevmek...
3
Kim bilir belki bu kadar sevmezdik birbirimizi
uzaktan seyredemeseydik ruhunu birbirimizin.
Kim bilir felek ayırmasaydı bizi birbirimizden
belki bu kadar yakın olmazdık birbirimize...
4
Gün iyiden iyiye ışıdı artık,
tortusu dibe çöken bir su gibi duruldu, berraklaştı ortalık.
Sevgilim, sanki seninle yüz yüze geldim birdenbire :
aydınlık, alabildiğine aydınlık...
2
Ruhum ne ondan önce vardı, ne ondan ayrı bir sırrın kemâlidir,
ruhum onun, o dışımdaki âlemin bende akseden hayâlidir.
Ve aslından en uzak ve aslına en yakın hayâl
bana ışığı vuran yârimin cemâlidir...
3
Sevgilimin hayâli dile geldi aynanın üzerinde :
'' O yok, ben varım'' dedi bana günün birinde.
Vurdum, düştü parçalandı ayna, kayboldu hayâl
ve lâkin çok şükür sevgilim duruyor yerli yerinde...
5
Sarılıp yatmak mümkün değil bende senden kalan hayâle.
Halbuki sen orda, şehrimde gerçekten varsın etinle kemiğinle
ve balından mahrum edildiğim kırmızı ağzın, kocaman gözlerin gerçekten var
ve âsi bir su gibi teslim oluşun ve beyazlığın ki dokunamıyorum bile...
6
Öptü beni : '' Bunlar, kâinat gibi gerçek dudaklardır'' dedi.
«Bu ıtır senin icâdın değil, saçlarımdan uçan bahardır,» ; dedi.
«ister gökyüzünde seyret, ister gözlerimde :
«körler onları görmese de, yıldızlar vardır,» dedi...
7
Bu bahçe, bu nemli toprak, bu yasemin kokusu, bu mehtaplı gece
pırıldamakta devâmedecek ben basıp gidince de,
çünkü o ben gelmeden, ben geldikten sonra da bana bağlı olmadan vardı
ve bende bu aslın sureti çıktı sadece...
10
Balla dolu petek
yani gözlerin güneşle dolu...
Gözlerin, sevgilim, gözlerin toprak olacak yarın,
bal başka petekleri doldurmakta devâmedecek...
13
Aramızda sadece bir derece farkı var,
işte böyle kanaryam,
sen kanatları olan, düşünemeyen kuşsun,
ben elleri olan, düşünebilen adam...
iKiNCi BÖLÜM
1
'' Şarapla doldur tasını, tasın toprakla dolmadan'' dedi Hayyam.
Baktı ona gül bahçesinin yanından geçen uzun burunlu, yırtık pabuçlu adam :
'' Ben, bu nimetleri yıldızlarından çok olan dünyada açım'' dedi,
«şaraba değil, ekmek almaya bile yetmiyor param...»
2
Ölümü, ömrün kısalığını tatlı bir kederle düşünerek
şarap içmek lâle bahçesinde, ayın altında...
Bu tatlı keder doğduk doğalı nasibolmadı bize :
bir kenar mahallede, simsiyah bir evde, zemin katında...
3
Ömür gelip geçiyor, vakti ganimet bil uyanılmaz uykulara varmadan :
yâkut şarabı billûr kadehe doldur, seher vaktidir ey delikanlı uyan...
Perdesiz, buz gibi odasında uyandı delikanlı,
gecikmeyi affetmeyen fabrikanın canavar düdüğüydü uğuldayan...
4
Geçmiş günün hasretini çekmem
'' yalnız bir yaz gecesi bir yana''
ve gözümün son mavi pırıltısı bile
gelecek günün müjdesini verecek sana...
5
Ben, bir insan,
ben, Türk şairi komünist Nâzım Hikmet ben,
tepeden tırnağa iman,
tepeden tırnağa kavga, hasret ve ümitten ibâret ben...
6
Ben, spiker, konuştum,
sesim bir tohum gibi ağır ve çıplak :
Kalbimin saat ayarını veriyorum,
gonga tam şafak vakti vurulacak.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
1
insan
ya hayrandır sana, ya düşman.
Ya hiç yokmuşsun gibi unutulursun
ya bir dakka bile çıkmazsın akıldan...
2
Çürüksüz ve cam gibi berrak bir kış günü
sımsıkı etini dişlemek sıhhatli, beyaz bir elmanın.
Ey benim sevgilim, karlı bir çam ormanında nefes almanın
bahtiyarlığına benzer seni sevmek...
3
Kim bilir belki bu kadar sevmezdik birbirimizi
uzaktan seyredemeseydik ruhunu birbirimizin.
Kim bilir felek ayırmasaydı bizi birbirimizden
belki bu kadar yakın olmazdık birbirimize...
4
Gün iyiden iyiye ışıdı artık,
tortusu dibe çöken bir su gibi duruldu, berraklaştı ortalık.
Sevgilim, sanki seninle yüz yüze geldim birdenbire :
aydınlık, alabildiğine aydınlık...
Yarısı seni aramakla geçti hayatımın
yarısı seni unutmanın acısını teskin
yarısı hala senin için çarpar kalbimin
yarısı sende kaldı üstünde kaldıu ayrılığın...
yarısı seni unutmanın acısını teskin
yarısı hala senin için çarpar kalbimin
yarısı sende kaldı üstünde kaldıu ayrılığın...
Dünyada akla değer veren yok madem,
Aklı az olanın parası çok madem,
Getir şu şarabı, alın aklımızı:
Belki böyle beğenir bizi el alem!
Aklı az olanın parası çok madem,
Getir şu şarabı, alın aklımızı:
Belki böyle beğenir bizi el alem!
öyle vakitlice ölürüm ki ben
ne ben şikayetci olurum ecelden
aklımda bir soru belirir aniden
ben ölünce ne kalır geriye senden.
ne ben şikayetci olurum ecelden
aklımda bir soru belirir aniden
ben ölünce ne kalır geriye senden.
elimde kaldı kelebeğin kanatları
soramadan daha kafamdaki soruları.
oysa neler söyleyecektim sana kelebek
suskunluğum yin e de bu ömre yetecek.
soramadan daha kafamdaki soruları.
oysa neler söyleyecektim sana kelebek
suskunluğum yin e de bu ömre yetecek.
bana hep sonbahar yakışırdı.
yaprak yaprak dökülürdü yüzüm.
güneş parıldardı hala tepemde ama
Nedense ölümü hatırlatırdı.
yaprak yaprak dökülürdü yüzüm.
güneş parıldardı hala tepemde ama
Nedense ölümü hatırlatırdı.
ne zaman sensizlik desem
içimde bir benlik var oluyor
şimdi bunu sana söylesem
kibrin tavana vuruyor.
içimde bir benlik var oluyor
şimdi bunu sana söylesem
kibrin tavana vuruyor.
içimde karıncalanan şiir var senden gelen,
dilimde bir sen var; benden öte benden ziyade...
aklıma durup durup hatta garip garip düşmesen,
anlatılmıyor sözden öte histen ziyade...
dilimde bir sen var; benden öte benden ziyade...
aklıma durup durup hatta garip garip düşmesen,
anlatılmıyor sözden öte histen ziyade...
ölmek kolay gelirdi bana
bir darağacı kurup yokluğuna
atlamış olurdum en fazla
kara toprağın koynuna.
bir darağacı kurup yokluğuna
atlamış olurdum en fazla
kara toprağın koynuna.
ve hala gülüyorsa gözlerin
sahi adın neydi ki senin
suçu neydi ki sevmenin
acısı kaldı gitmelerin.
sahi adın neydi ki senin
suçu neydi ki sevmenin
acısı kaldı gitmelerin.
Beni bulduğunda
aşklıktan ölmek üzereydim.
sonra bir yudum sen verdin
neyi sevsem doymuyorum.
aşklıktan ölmek üzereydim.
sonra bir yudum sen verdin
neyi sevsem doymuyorum.
sevgili, seninle ben pergel gibiyiz
iki başımız var, bir tek bedenimiz
ne kadar dönersem döneyim çevrende
er geç baş başa verecek değil miyiz?
iki başımız var, bir tek bedenimiz
ne kadar dönersem döneyim çevrende
er geç baş başa verecek değil miyiz?
umudumu koydum ellerine,
düşürüp kırma!
gülüşümü doldurdum ceplerine,
sıkıca sarıl kaybetme!.
düşürüp kırma!
gülüşümü doldurdum ceplerine,
sıkıca sarıl kaybetme!.
Bir ömrü sildim saçlarına
Umudu sürdüm dudaklarına
Sevgili büyük ihtimalle
Bir sevdayı tamamladım seninle.
Umudu sürdüm dudaklarına
Sevgili büyük ihtimalle
Bir sevdayı tamamladım seninle.
seninle kuracağım gelecek
ölürken bir peçetenin üstünde
TEk düşünebildiğim şey
Gözümü yakan acı sabun..
ölürken bir peçetenin üstünde
TEk düşünebildiğim şey
Gözümü yakan acı sabun..
"Hem sana el değdirmeğe elim varmaz,
Hem sensiz aldığım nefes, nefes olmaz:
Bir garip dert bu, kimseye de açılmaz:
Bir zehir zakkum ki tadına da doyulmaz."
ömer hayyam
Hem sensiz aldığım nefes, nefes olmaz:
Bir garip dert bu, kimseye de açılmaz:
Bir zehir zakkum ki tadına da doyulmaz."
ömer hayyam
Yapma kadın! şiire vurursun beni.
ben de çıkarır, şiirle vururum seni!
zaten yemişiz aşktan müebbeti,
hele biraz da mısralar deştimi,
Yapma kadın! şiirle vurursun beni.
ben de çıkarır, şiirle vururum seni!
zaten yemişiz aşktan müebbeti,
hele biraz da mısralar deştimi,
Yapma kadın! şiirle vurursun beni.
ne ben kaybederim!
ne sen kazanırsın...
öyle güzel yalan söylerim.
benden çok inanırsın!
ne sen kazanırsın...
öyle güzel yalan söylerim.
benden çok inanırsın!
ömer hayyam'ın rubailerinden oluşan eserdir.
hayyam, devrinin matematik ve astronomi bilginidir. fakat ona sevgim astronomi bilgisinden kaynaklanmıyor. hayyam çok güzel farsça rubailer söylemiş. ona sevgim şiirinden de kaynaklanmıyor. hayyam bilgin şair iyi kalpli hem kendi dinini hem bütün insanlığı seven fakat bütün samimi iyi insanlar gibi sahtekar ve sözde iyi insanları görünce hadlerini bildiren bir bilge. benim hayyam'a sevgim bu özelliklerinin bütününden kaynaklanıyor.
hayyam, devrinin matematik ve astronomi bilginidir. fakat ona sevgim astronomi bilgisinden kaynaklanmıyor. hayyam çok güzel farsça rubailer söylemiş. ona sevgim şiirinden de kaynaklanmıyor. hayyam bilgin şair iyi kalpli hem kendi dinini hem bütün insanlığı seven fakat bütün samimi iyi insanlar gibi sahtekar ve sözde iyi insanları görünce hadlerini bildiren bir bilge. benim hayyam'a sevgim bu özelliklerinin bütününden kaynaklanıyor.
belki güzeldir onlar
züleyha ayarınca
züleyha da güzeldir.
senle kıyaslanmazsa
züleyha ayarınca
züleyha da güzeldir.
senle kıyaslanmazsa
bak bağırıyor ölüler, dinle!
gününü gün et! sevdiceğinle,
vaktimiz geçiyor dövünmekle,
ye,iç, eğlen! fırsat elinde
gününü gün et! sevdiceğinle,
vaktimiz geçiyor dövünmekle,
ye,iç, eğlen! fırsat elinde
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar