bugün
- özelden gelen saçma mesajlar8
- arkadaşlar bu nedir sizce9
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması10
- üsküdar da cumhur ittifakı başkanvekili seçimi7
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- kim bu erzincanlı7
- arkadaşlar hayırlı olsun der misiniz lütfen9
- clemence baptista17
- karıncalar da rüya görür mü3
- fantezi iç giyim mağazasını dualarla açmak6
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker10
- sözlükten 50 kişi çıkarırsam yazacak kimse kalmaz5
- uzaylıların dünyaya tatile gelirken döviz bozdrmsı3
- beni geçmişimle yargılama diyen kızın geçmişi3
- ayrılınca hediyelerimi geri ver diyen erkek6
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi11
- birbirini tanıdıkça sevmemek2
- spk başkanı mahmut sütcü'nün istifası7
- ben hariç herkes salak3
- bugünün işini öbürsü güne bırakmak2
- arkadaşlar hoşçakalın sizi terk ediyorum7
- yol geçecek diye dünyanın istimlak edilmesi olayı2
- 12 inci nesil olmanın çok ayıp olması3
- ilk buluşmada tandır lavaşla tulum peyniri yemek8
- çoğunluk oyuyla kim deli karar vermek2
- fon vurgunu30
- s'i l v'e r m'i s t15
- kylie jenner2
- tuvaletteyken bir eliyle kapıyı tutan adam2
- kahvaltım güzel mi8
- ayrıldıktan 1 ay sonra başkasına aşkım diyebilmek3
- fakirliğin orta sınıfa yükselmesi2
- kendi kendine konuşmak2
- usualsuspects'in ayağı16
- çiçek mırıldamaları arasında yürümek2
- spor salonu kokusu5
- azerbaycan sünni ülkesiymiş gibi algı yapmak8
- ioçk'nın motorla gezdirmesi4
- kolye140
- sözlükten ayrılacağını bildiren yazar modeli2
- ismet gurbuz 20249
- kale3112 ifşa9
- aradığınız gerçek islama 1400 yıldır ulaşılamıyor2
- doğmadan önceki hayatını özlemek2
- ojeli el fotoğrafı4
- fake hesaplara göz yuman uludağ sözlük moderasyonu5
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata18
- eski sevgilinin hala hayatta olmasına şaşırmak2
1 Haziran 1909 da istanbul un Fatih semtinde doğdu. Babası jandarma subayı Selim Sırrı Bey, annesi Şadiye Hanımdır. Babasının görevi nedeniyle, 1914-1918 yılları arasında Akdeniz bölgesinin bir çok bölgesini gezdi. Ortaokulu Çanakkale de * (1924), Liseyi istanbul da(1928) tamamladı. 1930 yılında Milliyet gazetesinde adliye muhabiri olarak gazeteciliğe başladı.Sonra sırasıyla, Vakit, haber, Son Dakika, Bugün (Adana), Cumhuriyet ve Yeni istanbul gazetelerinde çalıştı. Son görev yeri Anadolu Ajansıdır. Reşat Enis in ilk öyküleri, Servet-i Fünun un devamı olan Uyanış dergisinde yayınlandı(1930). Aynı yıl basılan öykü kitabından sonra, bir daha bu alana dönmeyerek, edebiyatla ilişkisini 1984 yılındaki ölümüne dek roman alanında sürdürdü
gerçekci yazıları ve yasaklı romanlarıyla türk edebiyatına şaheserlerini bırakan ama hayata gözlerini yummuş önemli bir yazarımız.
Bir jandarma subayının oğlu olan Reşat Enis, I. Dünya Savaşı sırasında ailesiyle birlikte Anadolu kent ve kasabalarında yaşadı. Ortaokulu Çanakkale'de (1924); liseyi istanbul Erkek Lisesi'nde okudu (1928). Yüksek Ticaret Mektebindeki yükseköğrenimini yarım bıraktı. Gazeteciliğe adliye röportajları yaparak başladı (1930); Milliyet, Vakit, Haber, Son Dakika gazetelerinde çalıştı. Adana'da çıkan Bugün gazetesini yönetti. istanbul'a dönüşte Cumhuriyet, Yeni istanbul gibi gazetelerde röportaj, fıkra yazarlığını sürdürdü.
ilk romanı Kanun Namına (1932) tipik bir örnek olmak üzere, öteki bütün romanlarında da toplumsal ve bireysel olguların deşilmemiş yüzlerini çizen Reşat Enis, natüralizm akımından yararlanmış bir
yazardır. Yer yer Anadolu'ya açılan sayfalarında memleket edebiyatının yıkımlarla örülü, pek işlenmemiş bir bölümünü, bir dönem, neredeyse tek başına kaleme getirmiştir. 1930-1940 arası yoğun olmak üzere, çoğu dergilerde, gazetelerde kalmış hikâyelerindeyse istanbul'un kıyı köşe semtlerini, buralarda yaşanan çok acıklı olayları, kara hayat hikâyelerini, yoksulluğun ve yönetimce terk edilmişliğin sorunlarını kaleme almıştır.
Gonk Vurdu (1933), Gece Konuştu (1935), Afrodit Buhurdanında Bir Kadın (1939), Toprak Kokusu (1944), Ekmek Kavgamız (1947), Ağlama Duvarı (1949), Yolgeçen hanı (1952), Despot (1957), San it (1968) romanları, istanbul'dan Anadolu'ya gelgitlerle, kendine özgü, biraz dağınık örgülü, savruk ifadeli, bununla birlikte, yer yer çok canlı, içte sarsıntılar yaratan eserlerdir. Düşkünler, örgütsüz, sendikasız işçiler, aylaklar, yoldan çıkmışlar, bu romanlarda istanbul'un, özellikle alaturka töreyi korumuş yoksul, bayındırlıktan uzak semtlerinde ayakta kalma mücadelesi verirler.
10 ocak 1984'te bir düşme sonucunda geçirdiği rahatsızlık sonucu hastaneye kaldırılır ve orada hayata veda eder. cenazesinde çok az kişi vardır bu isimlerden biri olan yaşar kemal, "reşat enis ölümünde de yalnız kaldı. hiçbir ünlü yazar, benim bildiğim onun kadar yalnızlığa gömülmedi." der.
ilk romanı Kanun Namına (1932) tipik bir örnek olmak üzere, öteki bütün romanlarında da toplumsal ve bireysel olguların deşilmemiş yüzlerini çizen Reşat Enis, natüralizm akımından yararlanmış bir
yazardır. Yer yer Anadolu'ya açılan sayfalarında memleket edebiyatının yıkımlarla örülü, pek işlenmemiş bir bölümünü, bir dönem, neredeyse tek başına kaleme getirmiştir. 1930-1940 arası yoğun olmak üzere, çoğu dergilerde, gazetelerde kalmış hikâyelerindeyse istanbul'un kıyı köşe semtlerini, buralarda yaşanan çok acıklı olayları, kara hayat hikâyelerini, yoksulluğun ve yönetimce terk edilmişliğin sorunlarını kaleme almıştır.
Gonk Vurdu (1933), Gece Konuştu (1935), Afrodit Buhurdanında Bir Kadın (1939), Toprak Kokusu (1944), Ekmek Kavgamız (1947), Ağlama Duvarı (1949), Yolgeçen hanı (1952), Despot (1957), San it (1968) romanları, istanbul'dan Anadolu'ya gelgitlerle, kendine özgü, biraz dağınık örgülü, savruk ifadeli, bununla birlikte, yer yer çok canlı, içte sarsıntılar yaratan eserlerdir. Düşkünler, örgütsüz, sendikasız işçiler, aylaklar, yoldan çıkmışlar, bu romanlarda istanbul'un, özellikle alaturka töreyi korumuş yoksul, bayındırlıktan uzak semtlerinde ayakta kalma mücadelesi verirler.
10 ocak 1984'te bir düşme sonucunda geçirdiği rahatsızlık sonucu hastaneye kaldırılır ve orada hayata veda eder. cenazesinde çok az kişi vardır bu isimlerden biri olan yaşar kemal, "reşat enis ölümünde de yalnız kaldı. hiçbir ünlü yazar, benim bildiğim onun kadar yalnızlığa gömülmedi." der.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar