bugün
- velvet31
- kim kimin fakesi belli olmayan sözlük5
- kemal kılıçdaroğlu18
- bik bik abla vs vurduranlar11
- uludağ sözlük bir ailedir5
- arkadaşlar tost yapamıyorum5
- erectoton7
- ayda 589 bin tl götüme sokuyorum iyi mi yapıyorum6
- arkadaşlar böyle biri beni takip etmeye başladı5
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı10
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması12
- ali hamaney'in cenaze töreni4
- her 3 kadından 1 inin bedava yemek için buluşması6
- arkadaşlar makarna yapamıyorum5
- arkadaşlar suşi yapamıyorum3
- deniz göktaş'ın babasının thko mensubu olması8
- gizli artı vermek6
- diamond bosphorus12
- hdi2
- kavgalar yüzünden fotomun arka planda kalması3
- yine geliyorum yilanoglu3
- durduk yere size kafayı takan yazarlar6
- araya adam sokup yazar banlatmak5
- 1 milyon verseler sözlük hesabınızı satar mısınız8
- sgk'nın gözlük camı için 130 tl karşılaması5
- mehdi ismet ise deccal kim2
- motor inecek abi4
- tai lung30
- gocu9
- beyler lütfen hlzaya gelin2
- sözlüğün mal dolması5
- mony tontana5
- suca suruklenen cocuk silik yesin kampanyası2
- neşeli pozitif komik ve tatlı kadın2
- deniz göktaş31
- metro 20333
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği27
- sözlükte seviye ve üslup yoksunu yazarlar7
- yeğen3
- 6 temmuz 2026 portekiz ispanya maçı4
- arkadaşlar pilav yapamıyorum2
- bütün biraderlere hükmeden birader3
- ciddi ciddi aşure seven insan6
- iremga8
- kadın siniri5
- 4 temmuz 2026 arjantin yeşil burun adaları maçı5
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı4
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı4
- ömründe hiç büyük musibetle imtihan edilmemiş tip6
- çok yorgun olmak2
iranli bir yönetmen tarafından çekilen filmmiş , düm gördük , izledik , beğendik . filmde kör bir çocuk var , çocugun görememsine inat film o kadar canlı o kadar güzel renklerle bezenmiş ki , gidip iranda yaşayasınız geliyor. rengarenk bir film , başrol oyuncusu göremese de.
asıl adı tanrının rengi olan iran yapımı, kör bir çocuğun hayatını çarpıcı bir şekilde anlatan bir film. 1999 yapımı.
iran sineması ile tanışmama vesile olmuş başyapıt.
müzikler harika, konu mükemmel, oyunculuk muhteşem, işleniş harikulade.
sanıyorum ki hayatımda bundan daha fazla övebileceğim bir film olamaz.
müzikler harika, konu mükemmel, oyunculuk muhteşem, işleniş harikulade.
sanıyorum ki hayatımda bundan daha fazla övebileceğim bir film olamaz.
kalbi olanın izlememesi gereken, insanda mahcubiyet uyandıran bir film.
mükemmel bir film. başroldeki çocuk ''oyunculuk nedir, nasıl uygulanır?'' ın dersini veriyor.
konu falan iyi de müzik olmayınca film çok cansız duruyor.
türkçe'ye cennetin rengi olarak çevrilmiş ama asıl çevirisi allah'ın rengi olan ve majid majidi'nin başka bir başyapıtı.
--spoiler--
muhammed'in yuvasından düşen yavru kuşu duyarak, hissederek bulması ve bulmaya çalışırken de onu kediden koruması sonrasında da ağaca tırmanıp onu tekrar yuvasına koyması ve suratındaki gülümseme filmin hemen başlarında ekrana kilitliyor. sonrası da tam bir şiir gibi akıp gidiyor zaten. muhammed'in köyüne döndükten sonra ninesi ve kardeşleriyle o yemyeşil alanlarda koşup oynaması, kuşlarla konuşmaya çalışması her şeyden soyutluyor filmi izlerken. marangozhanedeki konuşmasıysa filmin bütün özeti aslında. babaannesinin ölüme gittiği ve tabi ki muhammed'in son sahnede allah'ı hissetmesi ve ona gitmesi boğazları düğümlüyor.
--spoiler--
--spoiler--
Hiç kimse sevmiyor beni...Kör olduğum için kaçıyorlar benden...Öğretmenimiz; Allah'ın, göremedikleri için körleri daha çok sevdiğini söylüyor. Ama ben de ona, eğer öyle olsaydı O'nu göremeyelim diye bizi kör yapmazdı, dedim. O da bana - Allah görünmezdir. O her yerdedir. O'nu hissedebilirsin. O'nu parmak uçlarınla görebilirsin, dedi...Şimdi, ellerimin O'na dokunacağı güne kadar, her yerde Allah'a uzanacağım ve O'na her şeyi anlatacağım, kalbimdeki bütün sırları bile..."
--spoiler--
--spoiler--
muhammed'in yuvasından düşen yavru kuşu duyarak, hissederek bulması ve bulmaya çalışırken de onu kediden koruması sonrasında da ağaca tırmanıp onu tekrar yuvasına koyması ve suratındaki gülümseme filmin hemen başlarında ekrana kilitliyor. sonrası da tam bir şiir gibi akıp gidiyor zaten. muhammed'in köyüne döndükten sonra ninesi ve kardeşleriyle o yemyeşil alanlarda koşup oynaması, kuşlarla konuşmaya çalışması her şeyden soyutluyor filmi izlerken. marangozhanedeki konuşmasıysa filmin bütün özeti aslında. babaannesinin ölüme gittiği ve tabi ki muhammed'in son sahnede allah'ı hissetmesi ve ona gitmesi boğazları düğümlüyor.
--spoiler--
--spoiler--
Hiç kimse sevmiyor beni...Kör olduğum için kaçıyorlar benden...Öğretmenimiz; Allah'ın, göremedikleri için körleri daha çok sevdiğini söylüyor. Ama ben de ona, eğer öyle olsaydı O'nu göremeyelim diye bizi kör yapmazdı, dedim. O da bana - Allah görünmezdir. O her yerdedir. O'nu hissedebilirsin. O'nu parmak uçlarınla görebilirsin, dedi...Şimdi, ellerimin O'na dokunacağı güne kadar, her yerde Allah'a uzanacağım ve O'na her şeyi anlatacağım, kalbimdeki bütün sırları bile..."
--spoiler--
şu anda trt 1 ekranlarında yayınlanan iran yapımı başyapıt.
Bir Majid Majidi filmi, gözleri görmeyen Mohammed isimli bir çocuğun hikayesini anlatır, yakar.
(bkz: reng-i hüda)
(bkz: Majid Majidi)
(bkz: reng-i hüda)
(bkz: Majid Majidi)
BiREBiR ANLAMI "tanrının rengi" iken "cennetin rengi" ismiyle gösterilmiştir.. uluslararası vizyon ismi ise "the color of paradise"dır.
iran sineması'nın en ünlü yönetmenlerinden majid majidi'nin filmi olup, yönetmenin bununla birlikte diğer filmlerinin de izlenmesini şiddetle tavsiye ederim.
(bkz: cennetin çocukları)
(bkz: serçelerin şarkısı)
iran sineması'nın en ünlü yönetmenlerinden majid majidi'nin filmi olup, yönetmenin bununla birlikte diğer filmlerinin de izlenmesini şiddetle tavsiye ederim.
(bkz: cennetin çocukları)
(bkz: serçelerin şarkısı)
gözleri görmeyen çocuk mu yoksa biz miyiz dedirten film. ağlayamama hastalığım var oysa hıçkıra hıçkıra ağlamak isterdim.Ağlayamayınca daha fena oluyor insan.
mohamed' in ağladığı sahnede ağlamayan bizden değildir.
bugün 3. kez izlemiş oldum bu filmi. bu seferki biraz özeldi. film 1 buçuk saat ama biz 5 saatte, sahneleri, hikayeyi, oyuncuları, tiplemeleri, manayı didikleyerek doya doya izledik. izlerken tartıştık. biraz daha öğrendik. hayretim ve hayranlığım bir kat daha arttı muhterem mecid mecidi beye. o yaşayan usta yönetmenlerden. kıymetini bilmek lazım. memleketini, insanını, dinini, sınırlarını, kültürünü bu kadar çok seven bir insana hele ki ince ve latif ruhlu bir insana ancak bu kadar kaliteli bir film yaptırılabilirdi. bazı sahneler vardı ki adamın değil başka alemin sahnesiydi. sanki adama yazdırılmış gibi. sanatın ve ilhamın kardeş olduğunu ispatlayan nadide örneklerden. toprağı bol olsun bir de tarkovski vardı. onu da anmadan olmayacak. bu filmi bir daha izleyeceğim. bir daha. bir daha..
en az 10 defa izlenmesi lazım olan ve teknik, teorik ve sanatın ruhuna dair birçok bilgi aktaran nadide sanat eserlerinden biri.
" Öğretmenimiz dedi ki: ‘Allah görünmezdir.’ O her yerdedir, O'nu hissedebilirsin.O'nu parmağının uçlarını kullanarak hissedebilirsin. Allah'ı bulana kadar ellerimle her yere dokunacağım ve bulduğumda da kalbimin bütün sırları dahil her şeyi anlatacağım."(Rang e Khoda )
-cennetin rengi-
"Kör olduğum için herkes benden kaçıyor. Eğer görebilseydim diğer çocuklarla birlikte köy okuluna devam edebilirdim ama ta dünyanın öbür ucundaki körler okuluna gitmek zorundayım. Öğretmenimiz, Allah’ın bizleri diğer kullarından daha çok sevdiğini söylüyor ama ben diyorum ki madem öyle bizi kör yaratmazdı ki. Böylece Onu görebilelim. Öğretmenimiz dedi ki allah görünmezdir. O her yerdedir. Onu hissedebilirsin. Onu parmak uçlarını kullanarak görebilirsin. Allah’ı bulana kadar ellerimle her yere dokunacağım ve bulduğumda da, kalbimin bütün sırları dâhil, her şeyi anlatacağım."
görsel
muhammed'in sesiyle yavru kuşu fark edip ağaca tırmanarak onu yuvaya koyması filmin başında aldı.
Bir haftadır sözlük yazarlarının fiziksel kusurları diye bir başlığı okuyorum ve de sözlük yazarlarının zaafları gibi şeyleri aynaya bakıp düşünüyorum. Çok cevabım oluyor aslında. ne bileyim cüceyim sanırım, dudağım bence fazla büyük, uzağı net göremiyorum, insanların elleri ve bileklerine takılıp kalıyorum.
Gözleriyle görmeden doğayı benden daha çok duyumsayabilen insanları film olarak konu aldıklarında tüm egom, kusurlarım çöp oluyor. Acıtan şey ise yaptığım bir anlık empatiyi ömür boyu yaşayan insanlar var. Sanıyorum ki en büyük zaafım bu. doğa tasvirimde kelimelerim hep bi' eksik kalacak.
"Kör olduğum için herkes benden kaçıyor. Eğer görebilseydim diğer çocuklarla birlikte köy okuluna devam edebilirdim ama ta dünyanın öbür ucundaki körler okuluna gitmek zorundayım. Öğretmenimiz, Allah’ın bizleri diğer kullarından daha çok sevdiğini söylüyor ama ben diyorum ki madem öyle bizi kör yaratmazdı ki. Böylece Onu görebilelim. Öğretmenimiz dedi ki allah görünmezdir. O her yerdedir. Onu hissedebilirsin. Onu parmak uçlarını kullanarak görebilirsin. Allah’ı bulana kadar ellerimle her yere dokunacağım ve bulduğumda da, kalbimin bütün sırları dâhil, her şeyi anlatacağım."
görsel
muhammed'in sesiyle yavru kuşu fark edip ağaca tırmanarak onu yuvaya koyması filmin başında aldı.
Bir haftadır sözlük yazarlarının fiziksel kusurları diye bir başlığı okuyorum ve de sözlük yazarlarının zaafları gibi şeyleri aynaya bakıp düşünüyorum. Çok cevabım oluyor aslında. ne bileyim cüceyim sanırım, dudağım bence fazla büyük, uzağı net göremiyorum, insanların elleri ve bileklerine takılıp kalıyorum.
Gözleriyle görmeden doğayı benden daha çok duyumsayabilen insanları film olarak konu aldıklarında tüm egom, kusurlarım çöp oluyor. Acıtan şey ise yaptığım bir anlık empatiyi ömür boyu yaşayan insanlar var. Sanıyorum ki en büyük zaafım bu. doğa tasvirimde kelimelerim hep bi' eksik kalacak.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar