bugün
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- akepe dönemi8
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu10
- nasılsınız8
- felsefe ile ilgileneceğine kadın programı izlemek8
- nerede ne yenir7
- uludağ sözlük te çok karı kız var diyorlar5
- eski sevgilinin bıraktığı iz15
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- öyle bir dünya yok3
- fransa da yağmalanan apple mağazası8
- engineer2820
- duvarı nem yiğidi gam öldürürmüş3
- la loba21
- eski yazarlar geri gelsin12
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı57
- saçı sıfıra vurup bıyıkları ve sakalları kesmek3
- nickin yanında yaş da yazsın16
- nervio'nun ayakları17
- migros ta etleri yiyen kedi5
- anın görüntüsü27
- akp liler2
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan12
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- uzak mesafe ilişki5
- ajdar grup kursa muhtemel diğer üyeler9
- menemen yiyen erkek13
- didem arslan yılmaz'ın programındaki 3 karakter4
- hastane acil bölümü2
- recep tayyip erdoğan13
- ben geldim naneler6
- lille osc6
- sabah sabah metrobüste yaşanan gürültü kirliliği6
- gizli bakınız kullanan erkek gizli eşcinseldir3
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması7
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları12
- dörtlü yakınca her yer otopark sanan zihniyet6
- victoria secret mankenlerinin çokda güzel olmaması3
- çirkin şansı5
- uefa şampiyonlar ligi5
- cm 01 024
- benzini ayın birinde alın çünküüüü5
- ukraynalı kızlar gelecek mi beyler7
- hesabını gizleyen erkek yazar22
- öldüreni öldürmek14
- şanlıurfa da gece hayatı3
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- arabanın ön koltuğuna t shirt giydirmek11
yaşlı kadınlardan korkan adam duyduktan sonra hepsine inanacağım korkulardır.
Dutchofobi: Hollandalılardan korkma
Androfobi: Erkeklerden korkma
Caligynefobi: Güzel kadınlardan korkma
Chrometofobi: Paradan korkma
Kathisofobi: Oturmaktan korkma
Telephonofobi: Telefondan korkma
Dutchofobi: Hollandalılardan korkma
Androfobi: Erkeklerden korkma
Caligynefobi: Güzel kadınlardan korkma
Chrometofobi: Paradan korkma
Kathisofobi: Oturmaktan korkma
Telephonofobi: Telefondan korkma
Arachibutirofobi: fıstık ezmesi yerken damağına yapışmasından korkma
Eisoptrofobi: ayna korkusu ya da kendini aynada görme korkusu
Mnemofobi: Anılardan korkma
Sinistrofobi: Solak olmaktan korkma**
Eisoptrofobi: ayna korkusu ya da kendini aynada görme korkusu
Mnemofobi: Anılardan korkma
Sinistrofobi: Solak olmaktan korkma**
(bkz: psikanaliz)
korku; bir şeyden, bir olay sonucu etkilenmek ve bunun mevzubahis şeyi görmek, hakkında bir şeyler duymak sonucu tetiklenme ve tepki vermedir. fobi ise, bunun bir üst derecesidir, yani korkunun hastalık halini almasıdır.
zaten insan doğasında olmayan bir şey, özellikle normal standartlarda tanımlanmış psikolojiye göre basit korkuların ya da korkulmayacak şeylerin hastalık halini alması haliyle "normal olmayan, farklı" yani anormal durum oluyor. bu çerçeve içinde bakıldığında fobi haline gelen ve standartların dışındaki tüm korkular ilginç sayılabilir. yoksa farklı algılama sonucunda pek çok kişi için pek çok farklı korku ilginç görülebilir, bunun psikolojiyle alakası yok, algılamayla alakası var.
zaten insan doğasında olmayan bir şey, özellikle normal standartlarda tanımlanmış psikolojiye göre basit korkuların ya da korkulmayacak şeylerin hastalık halini alması haliyle "normal olmayan, farklı" yani anormal durum oluyor. bu çerçeve içinde bakıldığında fobi haline gelen ve standartların dışındaki tüm korkular ilginç sayılabilir. yoksa farklı algılama sonucunda pek çok kişi için pek çok farklı korku ilginç görülebilir, bunun psikolojiyle alakası yok, algılamayla alakası var.
boncofbokhobia: bokunda boncuk bulma korkusu.
beni şahsen üç şey tedirgin eder. birincisi vapurlardan inişlerdir ki, bunca yıllık istanbulluyum ne yapsam ne etsem başkalarının o lakayıt, ben bunu gözüm kapalı, iki elim arkada ve de sekerek yaparım tercümeli umarsızlıklarına eremedim.
zaten normalde rahatsız olduğum bir ortam. içeri desen boğunuk, mecburen açık iskeleye kuruluyorsun. tam ohh, pufur pufur eser nefis, temiz hava diyecekken 10 yüzbin kişi aynı anda, senkronize bi şekilde sigaralarını yakar ki, görsen bunlara vapur dışında sigara yasağı var sanırsın. almak istediğin hava, suratına %70 oranında nikotin olarak çarparken kız kulesi, boğaz, topkapı teselli olur.
ikincisi imza atarkendir ki, şaşırmayın ayıplamayın ne zaman resmi bir evrağa, alışveriş sonrası fişe hatta sınav kağıdına imza atacak olsam; ulan, şimdi imzam öncekilere benzemezse tutarsız durumuna düşer resmi haklarımı kayıp mı ederim şeklinde işkillenirim. bi çırpıda hızla atacaksın. yarı yolda "i" nin üstünde bi kere yavaşladın mı, bi daha aynı frekansı zor yakalarsın. hele çalıştığım işte, yeni yeni imza yetkisi denen angaryayı da bana yüklediler ki evlere şenlik. meğer noterden imza beyannamesi istemelerinin arkasında bu tuzak yatıyormuş. noter dedim de, o anki halim fotoğraflıktı. balıktan korkan adama bi kova yeni yakalanmış balık verip, hadi çıkar ağızlarındaki kancaları denmesi gibi. birbirinin aynı 12 imza istediler. hayır, normalde çizimi şahane adamım, bakarak mona lisa bile çizerim ama bi attığım imzayı bi daha atamıyom arkadaş ya! neyse böyle perspektif atıp, hafif gölgelendirmeler felan verdim de farklılıklar biraz yumuşadıydı.
üçüncüsü de kan vermektir. hayır, grubum zaten ab rh- bi kere bakarsın olur biter, dünya üstünde kan grubu değiştiren adam da görmedim, ısrarla istenen kan grubu kartı nedir, neye yarar? zaten gruptan bahtsız doğmuşuz. yarın öbür gün lazım olsa verecek zerre adam tanımıyom. kendim iki kere verdim ama. verdikten sonra isim, tel ve adreslerini aldım hemman. bugün sana yarın bana, zaten ab rh- topu topu kaç kişiyiz şu ülkede.
her biri zaten ayrı ayrı bela. allahım nolur, vapurda kan verirken imza atmamı gerektirecek bir durum yaratma. amin.
ha, bir de yürüyen merdivenlerin zemindeki düzlükle birleştiği kısım var ki ondan zaten herkes tedirgin. bütün insanlar tam orada ileri bakarmış gibi yapıp çaktırmadan ayak uçlarını kestiklerinden, kendimde utanılacak bir durum görmüyorum.
zaten normalde rahatsız olduğum bir ortam. içeri desen boğunuk, mecburen açık iskeleye kuruluyorsun. tam ohh, pufur pufur eser nefis, temiz hava diyecekken 10 yüzbin kişi aynı anda, senkronize bi şekilde sigaralarını yakar ki, görsen bunlara vapur dışında sigara yasağı var sanırsın. almak istediğin hava, suratına %70 oranında nikotin olarak çarparken kız kulesi, boğaz, topkapı teselli olur.
ikincisi imza atarkendir ki, şaşırmayın ayıplamayın ne zaman resmi bir evrağa, alışveriş sonrası fişe hatta sınav kağıdına imza atacak olsam; ulan, şimdi imzam öncekilere benzemezse tutarsız durumuna düşer resmi haklarımı kayıp mı ederim şeklinde işkillenirim. bi çırpıda hızla atacaksın. yarı yolda "i" nin üstünde bi kere yavaşladın mı, bi daha aynı frekansı zor yakalarsın. hele çalıştığım işte, yeni yeni imza yetkisi denen angaryayı da bana yüklediler ki evlere şenlik. meğer noterden imza beyannamesi istemelerinin arkasında bu tuzak yatıyormuş. noter dedim de, o anki halim fotoğraflıktı. balıktan korkan adama bi kova yeni yakalanmış balık verip, hadi çıkar ağızlarındaki kancaları denmesi gibi. birbirinin aynı 12 imza istediler. hayır, normalde çizimi şahane adamım, bakarak mona lisa bile çizerim ama bi attığım imzayı bi daha atamıyom arkadaş ya! neyse böyle perspektif atıp, hafif gölgelendirmeler felan verdim de farklılıklar biraz yumuşadıydı.
üçüncüsü de kan vermektir. hayır, grubum zaten ab rh- bi kere bakarsın olur biter, dünya üstünde kan grubu değiştiren adam da görmedim, ısrarla istenen kan grubu kartı nedir, neye yarar? zaten gruptan bahtsız doğmuşuz. yarın öbür gün lazım olsa verecek zerre adam tanımıyom. kendim iki kere verdim ama. verdikten sonra isim, tel ve adreslerini aldım hemman. bugün sana yarın bana, zaten ab rh- topu topu kaç kişiyiz şu ülkede.
her biri zaten ayrı ayrı bela. allahım nolur, vapurda kan verirken imza atmamı gerektirecek bir durum yaratma. amin.
ha, bir de yürüyen merdivenlerin zemindeki düzlükle birleştiği kısım var ki ondan zaten herkes tedirgin. bütün insanlar tam orada ileri bakarmış gibi yapıp çaktırmadan ayak uçlarını kestiklerinden, kendimde utanılacak bir durum görmüyorum.
tematik yapılası korkulardır.
aviofobi: uçuş korkusu
batofobi: derinlik korkusu, yüksek binaların yanından geçmekten korkma
belonefobi: iğnelerden korkma
bibliyofobi: kitaplardan korkma
filofobi: sevmekten, aşık olmaktan korkma
fobofobi: korkmaktan korkma
koulrofobi: palyaçolardan korkma
plakofobi: mezar taşlarından korkma
tripanofobi: aşı ya da iğne olmaktan korkma
venüstrafobi: güzel kadınlardan korkma
gibi değişik biçimleri vardır.
batofobi: derinlik korkusu, yüksek binaların yanından geçmekten korkma
belonefobi: iğnelerden korkma
bibliyofobi: kitaplardan korkma
filofobi: sevmekten, aşık olmaktan korkma
fobofobi: korkmaktan korkma
koulrofobi: palyaçolardan korkma
plakofobi: mezar taşlarından korkma
tripanofobi: aşı ya da iğne olmaktan korkma
venüstrafobi: güzel kadınlardan korkma
gibi değişik biçimleri vardır.
kuş'tan korkan koca bir kadın
kelebekten korkan genç bir kız dı.
bu ikisini tanıdıktan sonra kimsenin hiç bir korkusuna şaşırmıyorum.
kuştan korkan kelebekten korkmuyordu üstelik.
kelebekten korkanın kuştan korkmadığı gibi!
yadırgamam hiç bir korkuyu ben.
kelebekten korkan genç bir kız dı.
bu ikisini tanıdıktan sonra kimsenin hiç bir korkusuna şaşırmıyorum.
kuştan korkan kelebekten korkmuyordu üstelik.
kelebekten korkanın kuştan korkmadığı gibi!
yadırgamam hiç bir korkuyu ben.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar