bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri47
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- claudian clouds33
- sözlük yazarlarının kombinleri18
- yaşanmamışların yası6
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- insan ne ister5
- sözlük kızlarının kekleri24
- yazarların akşam yemekleri6
- en iyi vampir filmi4
- cok da abartmaya gerek uok6
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- intihar etmek4
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- kadınlar7
- en iyi kurt adam filmi3
- kuran2
- kültür2
- anın görüntüsü25
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- meriç dükalığı8
- intothenirvana2
- true'nun engelli olması6
- okan buruk9
- islamda namaz yoktur30
- sevdiğiniz yazarlar8
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- allah11
- sarapci koala hatayi33
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- fusya semsiyeli yabanci22
- kürdistan10
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- dantelli sütyen takan erkek12
- gary oldman2
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- the crow2
- çirkin2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- ölümden korkuyor musunuz17
- true ile tatlı sert3
- galatahahahahahaha3
- annem2
- ermeni alfabesi2
- tai lung8
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- günün sözü16
theseus' un öldürdüğü mitolojik karakterdir.
günümüzün Prokrustesi modern tıbbın ta kendisidir.tansiyonun,kolesterolün,kan şekerin,vücut kitle endeksin şu olacak,şunu yeme,bunu içme denmekte ve bir tür sağlıklı insan profili çizilmektedir.modern tıp Prokrustes den dahada acımasızdır eski ölçüler sürekli değişmekte dünün sağlıklı insanları ertesi gün hasta kabul edilebilmektedir.
“kişinin sahip olduğu tek şey çekiç ise; çevresindekileri çivi gibi görmeye başlar.”
“dayatma”nın mitolojik hikâyesidir.
tek biçimciliğin, tek boyutluluğun, dogmatizmin ve mutlak gerçek dayatmacı anlayışın antik çağlardan günümüze gelen sembol örneği.
poseidon'un oğlu olduğu düşünülen prokrustes, attika'nın tepelerinde taverna işleten ve tarihte bilinen ilk seri katil olan mitsel bir yaratıkmış.
bu yaratık, daha sonradan metafora dönüşecek nevi şahsına münhasır bir “misafirperverlik” anlayışına sahipmiş.
şöyle ki; prokrustes, bu tepelerde yolculuk yapıp tavernasına gelenleri evine davet eder, hoş bir muhabbetten sonra onları, alamet-i farikası olan ve kendi boyuna uygun boyutlardaki yatağına yatırırmış.
bu yatak onun gözünde mükemmel boyutlara sahip, standart, ideal ve mutlak bir form olduğundan; kendisi için ideal olanın herkes için yani tüm misafirleri için de ideal ve değişmez olduğunu düşünürmüş.
böylece misafirleri yatağa yattığında, her birinin yatağın bu boyutuna uyması gerekirmiş.
bu nedenle de boyu yatağa uzun gelip sığmayan misafirlerinin kollarının, bacaklarının, ayaklarının dışarı taşan kısımlarını; bıçağıyla, kılıcıyla, çekiciyle ve balyozuyla bağırta çağırta kısaltıp keserek yatağın boyuna uygun hale getirirmiş.
buna karşılık eğer misafirlerin boyu kısa gelirse de, yatağa bağladığı bu kişileri mengene ile gererek uzatır yahut kısa gelen uzuvlarını yatağa uyacak şekilde eze eze inceltip boylarını uzatırmış.
bazen de; boyu uzun gelenlerin uzuvlarından kestiği parçaları, çeke çeke yeterince uzatamadığı kısa uzuvları olanlara dikermiş.
insanoğlu dışarıdan elde ettiği yeni bir veriyi yani bir olayı, fikri ya da neden-sonuç ilişkilerini anlamak için; zihnindeki mevcut hazır kalıpları kullanır ve tıpkı prokrustes'in kurbanlarını yatağın boyuna uydurması gibi, çok boyutlu gerçekleri eğip büküp, uzatıp kısaltır ve daha az boyuta indirgeyip sadeleştirir.
bunun sonucunda da genelde zihninde gerçekle alakası kalmamış bir suret, bir klişe ortaya çıkar.
kişi, yalnızca kendi hayatını değil, aynı zamanda içinde bulunduğu coğrafyanın ve kültürün de hayatını yaşar.
“tektipleştirme”nin bazen devlet, bazen dini otoriteler, bazen de toplum aracılığıyla gerçekleştirildiğini görürüz. toplumun bireyleri belirli bir norma ve ideale zorla uydurulmaya çalışılır.
kuzey kore halkının saç kesimi bir prokrustes'in yatağı örneğidir mesela. bu ülkede erkekler 10, kadınlar ise 18 farklı saç kesim modeli dışında saçlarına farklı bir kesim uygulayamazlar.
düşünürseniz farkedersiniz ki; prokrustes'in ruhuna sahip günümüz yöneticileri, çoğumuzu hoş sözleriyle davet edip, ziyafetler verip, kalmaya ikna ettiler evlerinde.
ve ardından prokrustes maskelerini takıp; onları, çoğu zaman zorla olsa da, artık farkında olmadıkları bir uysallıkla o yatağa yatırıp ölçülere uyduruyorlar.
böylece ortaya; cellâdına âşık ve prokrustes'in yatağını sürekli yanıbaşında taşıyıp hatta üzerinden hiç kalkmayan, - nietzsche'nin deyimiyle - “sürü insanları” çıkmış oldu.
“dayatma”nın mitolojik hikâyesidir.
tek biçimciliğin, tek boyutluluğun, dogmatizmin ve mutlak gerçek dayatmacı anlayışın antik çağlardan günümüze gelen sembol örneği.
poseidon'un oğlu olduğu düşünülen prokrustes, attika'nın tepelerinde taverna işleten ve tarihte bilinen ilk seri katil olan mitsel bir yaratıkmış.
bu yaratık, daha sonradan metafora dönüşecek nevi şahsına münhasır bir “misafirperverlik” anlayışına sahipmiş.
şöyle ki; prokrustes, bu tepelerde yolculuk yapıp tavernasına gelenleri evine davet eder, hoş bir muhabbetten sonra onları, alamet-i farikası olan ve kendi boyuna uygun boyutlardaki yatağına yatırırmış.
bu yatak onun gözünde mükemmel boyutlara sahip, standart, ideal ve mutlak bir form olduğundan; kendisi için ideal olanın herkes için yani tüm misafirleri için de ideal ve değişmez olduğunu düşünürmüş.
böylece misafirleri yatağa yattığında, her birinin yatağın bu boyutuna uyması gerekirmiş.
bu nedenle de boyu yatağa uzun gelip sığmayan misafirlerinin kollarının, bacaklarının, ayaklarının dışarı taşan kısımlarını; bıçağıyla, kılıcıyla, çekiciyle ve balyozuyla bağırta çağırta kısaltıp keserek yatağın boyuna uygun hale getirirmiş.
buna karşılık eğer misafirlerin boyu kısa gelirse de, yatağa bağladığı bu kişileri mengene ile gererek uzatır yahut kısa gelen uzuvlarını yatağa uyacak şekilde eze eze inceltip boylarını uzatırmış.
bazen de; boyu uzun gelenlerin uzuvlarından kestiği parçaları, çeke çeke yeterince uzatamadığı kısa uzuvları olanlara dikermiş.
insanoğlu dışarıdan elde ettiği yeni bir veriyi yani bir olayı, fikri ya da neden-sonuç ilişkilerini anlamak için; zihnindeki mevcut hazır kalıpları kullanır ve tıpkı prokrustes'in kurbanlarını yatağın boyuna uydurması gibi, çok boyutlu gerçekleri eğip büküp, uzatıp kısaltır ve daha az boyuta indirgeyip sadeleştirir.
bunun sonucunda da genelde zihninde gerçekle alakası kalmamış bir suret, bir klişe ortaya çıkar.
kişi, yalnızca kendi hayatını değil, aynı zamanda içinde bulunduğu coğrafyanın ve kültürün de hayatını yaşar.
“tektipleştirme”nin bazen devlet, bazen dini otoriteler, bazen de toplum aracılığıyla gerçekleştirildiğini görürüz. toplumun bireyleri belirli bir norma ve ideale zorla uydurulmaya çalışılır.
kuzey kore halkının saç kesimi bir prokrustes'in yatağı örneğidir mesela. bu ülkede erkekler 10, kadınlar ise 18 farklı saç kesim modeli dışında saçlarına farklı bir kesim uygulayamazlar.
düşünürseniz farkedersiniz ki; prokrustes'in ruhuna sahip günümüz yöneticileri, çoğumuzu hoş sözleriyle davet edip, ziyafetler verip, kalmaya ikna ettiler evlerinde.
ve ardından prokrustes maskelerini takıp; onları, çoğu zaman zorla olsa da, artık farkında olmadıkları bir uysallıkla o yatağa yatırıp ölçülere uyduruyorlar.
böylece ortaya; cellâdına âşık ve prokrustes'in yatağını sürekli yanıbaşında taşıyıp hatta üzerinden hiç kalkmayan, - nietzsche'nin deyimiyle - “sürü insanları” çıkmış oldu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar