bugün
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması35
- fiziği güzel sözlük kızları46
- günaydın aşk çiçeğim mesajı atmayan erkek5
- süresiz nafaka8
- ibne9
- yeni uyanmış kadın güzelliği11
- arap aksanı5
- nervio13
- iş yerinde sinir krizi geçirmek3
- seviştikten sonra teşekkür etmekk11
- başkanlık sistemi4
- ucuz et3
- sözlük erkeklerinin memeleri2
- ilk adımı kadın atmalı2
- 1 euro 55 68 tl2
- recep tayyip erdoğan20
- bilime göre türkçenin konuşulan en eski dil olması7
- ups boobs'un yeni nicki2
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaklı olay4
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak13
- ispanya da maricarmen isyanı3
- devlet hastaneleri2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- çanakkale savaşı5
- memeleri kafam kadar kız21
- sabaha bir şarkı bırak2
- evlenme teklifi bekleyen erkek2
- işe giderken beslenme çantası götürmek5
- artvin de 30 yıllık cinayetin aydınlanması4
- fatma betül sayan kaya58
- 30 eylül 20262
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek18
- 29 eylül 2026 slovakya kazakistan maçı4
- 29 eylül 2026 ispanya hırvatistan maçı4
- kazada otomobil ikiye bölündü haberindeki otomobil11
- konyada engelli bireyin gözlerinin oyulması5
- 29 eylül 2026 lüksemburg izlanda maçı3
- venüs ve mars'ın ıssız olması5
- küçük memeli sözlük erkekleri12
- çaylaklar bizi okuyor mu sorunsalı2
- çiftlik bank4
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı12
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- serenay sarıkaya'yı beğenmeyen erkek13
- yine uyanmış olmak2
- cabrio araba2
- sözlüğün tek ve mutlak hakimi8
- afyon civarı pasif var mı7
- sözlük yazarlarının benzediği ünlü sayısı8
- metroda osuran adam2
zazacada gece kelebeği anlamına gelmektedir. bu isimle haydar karataş 'ın dersimde 37-38 yıllarında yaşanan büyük insanlık dramını anlattığı bir roman vardır.
romanın tanıtım yazısı:
Alın ve okuyun. Okuyup bitirdiğiniz zaman, Haydar Karataş'ın bu romanının, Yaşar Kemal ve Cengiz Aytmatov’un romanları ayarında bir roman olduğunu göreceksiniz. Büyük bir insanlık trajedisini roman tadında okumak istiyorsanız, yine alın, okuyun derim. Hayatta beni üç roman ağlattı. Biri, 1965 yılında, on dokuz yaşındayken okuduğum, John Steinbeck'in Gazap Üzümleri romanı, ikincisi, dört-beş yıl önce okuduğum ve tanıtımını yaptığım, Robert Sabatier'in isveç Kibritleri; üçüncüsü ise, şu anda elinizde tuttuğunuz Perperık-a Söe.
Gün Zileli
Bir yanıyla acılı bir yurt... bir yanıyla da sanki sürekli bir yurtsuzluk hali; Müthiş yoksulluk... kahredici imkânsızlık, Derininden zonklayan yara; Umursamayan merkezin dağlayan zulmü... ve çaresiz kalan dil... Bütün bunları anlamaya çalışan yaşlılar... yetişkinler... çocuklar... ve onların &#çocuk ölümleri... işte bunlarla karşılaşacak, işte bunlarla yaşayacaksınız Perperık-a Söe'de. Olağanüstü diliyle baştan başa bir çığlık... baştan başa bir ağıt bu roman. Şaşırarak okudum; bu denli yoğun acı, bu denli koyu keder meğer böyle ballandırılır, meğer böyle anlatılırmış.
Sina Akyol
Sanki Yüzyıllık Yalnızlık ile Lessing'in Mara ve Dann'ı arasında gezinen, çok kuvvetli bir bileşim ortaya koyuyor... Coğrafyanın, zorlu tabiatın, yoksunluğun, o yoksunlukla başa çıkma gayretinin anlatılışı, tüyler ürpertici bir manzaraya vesile oluyor... Adeta Dersim'de değil de, nükleer savaşın vurduğu bir dünyada, Kum insanları'nın arasında geziniyoruz...
Murat Uyurkulak
kaynak:iletişim yayınları web sitesi.
http://www.iletisim.com.tr
romanın tanıtım yazısı:
Alın ve okuyun. Okuyup bitirdiğiniz zaman, Haydar Karataş'ın bu romanının, Yaşar Kemal ve Cengiz Aytmatov’un romanları ayarında bir roman olduğunu göreceksiniz. Büyük bir insanlık trajedisini roman tadında okumak istiyorsanız, yine alın, okuyun derim. Hayatta beni üç roman ağlattı. Biri, 1965 yılında, on dokuz yaşındayken okuduğum, John Steinbeck'in Gazap Üzümleri romanı, ikincisi, dört-beş yıl önce okuduğum ve tanıtımını yaptığım, Robert Sabatier'in isveç Kibritleri; üçüncüsü ise, şu anda elinizde tuttuğunuz Perperık-a Söe.
Gün Zileli
Bir yanıyla acılı bir yurt... bir yanıyla da sanki sürekli bir yurtsuzluk hali; Müthiş yoksulluk... kahredici imkânsızlık, Derininden zonklayan yara; Umursamayan merkezin dağlayan zulmü... ve çaresiz kalan dil... Bütün bunları anlamaya çalışan yaşlılar... yetişkinler... çocuklar... ve onların &#çocuk ölümleri... işte bunlarla karşılaşacak, işte bunlarla yaşayacaksınız Perperık-a Söe'de. Olağanüstü diliyle baştan başa bir çığlık... baştan başa bir ağıt bu roman. Şaşırarak okudum; bu denli yoğun acı, bu denli koyu keder meğer böyle ballandırılır, meğer böyle anlatılırmış.
Sina Akyol
Sanki Yüzyıllık Yalnızlık ile Lessing'in Mara ve Dann'ı arasında gezinen, çok kuvvetli bir bileşim ortaya koyuyor... Coğrafyanın, zorlu tabiatın, yoksunluğun, o yoksunlukla başa çıkma gayretinin anlatılışı, tüyler ürpertici bir manzaraya vesile oluyor... Adeta Dersim'de değil de, nükleer savaşın vurduğu bir dünyada, Kum insanları'nın arasında geziniyoruz...
Murat Uyurkulak
kaynak:iletişim yayınları web sitesi.
http://www.iletisim.com.tr
gece kelebeği.
dersim katliamını anlatan ölümsüz eser. türkiye'de ki en büyük haksızlıklardan ve mezalimlerden biri olan dersim katliamını, dersimli olmasına rağmen tarafsızca yazar haydar karataş. kitap; 1938'de dersim'de bir anne ile kızının hayatta kalmak adına yaşadıkları mutlak kaçışın hikayesini anlatır.
kitaptan alıntılar;
''kaçmaktan melek' in annesinin memeleri kurumuş. çocuk durmayınca ağlamaktan, başparmağını bebenin ağzına koymuş, çocuk emip emip ölmüş. melek çocuk emdikçe güldüğünü görünce sanıyormuş ki karnına süt gidiyor. umutsuz insan ağlarmış, ağlayan insanı susturmak için ona umut verecekmişsin.''
dersim katliamını anlatan ölümsüz eser. türkiye'de ki en büyük haksızlıklardan ve mezalimlerden biri olan dersim katliamını, dersimli olmasına rağmen tarafsızca yazar haydar karataş. kitap; 1938'de dersim'de bir anne ile kızının hayatta kalmak adına yaşadıkları mutlak kaçışın hikayesini anlatır.
kitaptan alıntılar;
''kaçmaktan melek' in annesinin memeleri kurumuş. çocuk durmayınca ağlamaktan, başparmağını bebenin ağzına koymuş, çocuk emip emip ölmüş. melek çocuk emdikçe güldüğünü görünce sanıyormuş ki karnına süt gidiyor. umutsuz insan ağlarmış, ağlayan insanı susturmak için ona umut verecekmişsin.''
belki de uzun zaman sonra, aslında tol'dan sonra türkçe edebiyat adına en güzel, en umut verici eser perperik a söe'dir. haydar karataş geldiği toprağı ve annesinin hüzünlü hikayesini ilmek ilmek işliyor kağıda, sessiz bir ağıt bırakıyor size. ön yargılardan arınıp mutlaka okunmalı.
sessiz bir ağıttan ziyade usul usul yazılmış bir ağıt daha doğru bir ifade olur. tasvir yerine diyalog ile anlatım yolunu seçmiştir yazar. bu denli başarılı bir diyalog yazımı sadece büyük edebiyatçılarda görülebilecek haslettir. arındığızı hissedeceksiniz, okuyun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar