bugün
- bardak ticareti7
- herkese garip size normal gelen şeyler8
- arkadaşlar iyi geceler7
- 2045 yılında ucan arabalar olacak mı sorunsalı4
- online kişi sayısının artık gözükmemesi4
- kale3112'nin gece de artılaması5
- şuan sözlükte fingirdeyen yazarlar7
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması13
- nervio4
- aklınıza gelen şarkı sözü8
- sosyal olarak başarısız insanlar5
- gece 3 te yatıp sabah 8 de işe gitmek3
- cinler bizim alemimize nasıl geçebiliyorlar4
- hikayenin kötü adamı olmak4
- ahbap derneğine para kaptırıp elfida dinlemek3
- 00 00 da entrylerin sıfırlanma saçmalığı5
- siber istihbaratta teknik derinlik4
- arkadaşlar ben sarhoş oldum3
- fingirdek erkek2
- şişman olmak istemeyenlere tavsiyeler7
- ekşi sözlük referans19
- çok kitap okuyanı eleştirmek6
- düğünde yemek yiyen davetliden para isteyen damat6
- gece gece yarım ekmek sucuklu tost gömmek3
- perseid göktaşı yağmuru3
- tomşak dudaklı kezo4
- çerçeve yasa31
- kızlar çabuk bakar mısınız4
- sözlük kızlarının çok sıkıcı olması3
- birazdan yer yerinden oynayacak10
- türbede dua etmenin şirk olması13
- ipsala vs kapıkule3
- acıktım lan3
- recep ivedik'in yoga yapması2
- arkadaşlar aranızda rüya tabiri yapabilen var mı3
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- eve yarasa girmesi3
- ona bir şey söyle4
- memleketime şiir3
- g i l d e d l i l y10
- casperlar daltonlar redkitler şirinler6
- kitap okuma alışkanlığı4
- birazdan geliyorum2
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması9
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- bir kadın tarafından hükmedilmeyi istemek4
- sokakta öpüşmek7
- yurt dışı çıkış harcı8
- backrooms3
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
zazacada gece kelebeği anlamına gelmektedir. bu isimle haydar karataş 'ın dersimde 37-38 yıllarında yaşanan büyük insanlık dramını anlattığı bir roman vardır.
romanın tanıtım yazısı:
Alın ve okuyun. Okuyup bitirdiğiniz zaman, Haydar Karataş'ın bu romanının, Yaşar Kemal ve Cengiz Aytmatov’un romanları ayarında bir roman olduğunu göreceksiniz. Büyük bir insanlık trajedisini roman tadında okumak istiyorsanız, yine alın, okuyun derim. Hayatta beni üç roman ağlattı. Biri, 1965 yılında, on dokuz yaşındayken okuduğum, John Steinbeck'in Gazap Üzümleri romanı, ikincisi, dört-beş yıl önce okuduğum ve tanıtımını yaptığım, Robert Sabatier'in isveç Kibritleri; üçüncüsü ise, şu anda elinizde tuttuğunuz Perperık-a Söe.
Gün Zileli
Bir yanıyla acılı bir yurt... bir yanıyla da sanki sürekli bir yurtsuzluk hali; Müthiş yoksulluk... kahredici imkânsızlık, Derininden zonklayan yara; Umursamayan merkezin dağlayan zulmü... ve çaresiz kalan dil... Bütün bunları anlamaya çalışan yaşlılar... yetişkinler... çocuklar... ve onların &#çocuk ölümleri... işte bunlarla karşılaşacak, işte bunlarla yaşayacaksınız Perperık-a Söe'de. Olağanüstü diliyle baştan başa bir çığlık... baştan başa bir ağıt bu roman. Şaşırarak okudum; bu denli yoğun acı, bu denli koyu keder meğer böyle ballandırılır, meğer böyle anlatılırmış.
Sina Akyol
Sanki Yüzyıllık Yalnızlık ile Lessing'in Mara ve Dann'ı arasında gezinen, çok kuvvetli bir bileşim ortaya koyuyor... Coğrafyanın, zorlu tabiatın, yoksunluğun, o yoksunlukla başa çıkma gayretinin anlatılışı, tüyler ürpertici bir manzaraya vesile oluyor... Adeta Dersim'de değil de, nükleer savaşın vurduğu bir dünyada, Kum insanları'nın arasında geziniyoruz...
Murat Uyurkulak
kaynak:iletişim yayınları web sitesi.
http://www.iletisim.com.tr
romanın tanıtım yazısı:
Alın ve okuyun. Okuyup bitirdiğiniz zaman, Haydar Karataş'ın bu romanının, Yaşar Kemal ve Cengiz Aytmatov’un romanları ayarında bir roman olduğunu göreceksiniz. Büyük bir insanlık trajedisini roman tadında okumak istiyorsanız, yine alın, okuyun derim. Hayatta beni üç roman ağlattı. Biri, 1965 yılında, on dokuz yaşındayken okuduğum, John Steinbeck'in Gazap Üzümleri romanı, ikincisi, dört-beş yıl önce okuduğum ve tanıtımını yaptığım, Robert Sabatier'in isveç Kibritleri; üçüncüsü ise, şu anda elinizde tuttuğunuz Perperık-a Söe.
Gün Zileli
Bir yanıyla acılı bir yurt... bir yanıyla da sanki sürekli bir yurtsuzluk hali; Müthiş yoksulluk... kahredici imkânsızlık, Derininden zonklayan yara; Umursamayan merkezin dağlayan zulmü... ve çaresiz kalan dil... Bütün bunları anlamaya çalışan yaşlılar... yetişkinler... çocuklar... ve onların &#çocuk ölümleri... işte bunlarla karşılaşacak, işte bunlarla yaşayacaksınız Perperık-a Söe'de. Olağanüstü diliyle baştan başa bir çığlık... baştan başa bir ağıt bu roman. Şaşırarak okudum; bu denli yoğun acı, bu denli koyu keder meğer böyle ballandırılır, meğer böyle anlatılırmış.
Sina Akyol
Sanki Yüzyıllık Yalnızlık ile Lessing'in Mara ve Dann'ı arasında gezinen, çok kuvvetli bir bileşim ortaya koyuyor... Coğrafyanın, zorlu tabiatın, yoksunluğun, o yoksunlukla başa çıkma gayretinin anlatılışı, tüyler ürpertici bir manzaraya vesile oluyor... Adeta Dersim'de değil de, nükleer savaşın vurduğu bir dünyada, Kum insanları'nın arasında geziniyoruz...
Murat Uyurkulak
kaynak:iletişim yayınları web sitesi.
http://www.iletisim.com.tr
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar