1. 1.
    Sanat doğadan çıkarılan bir soyuttur..der..
    Paul Gauguin
    "eserleri,tamamen hayal gücüne dayanıyordu. Perspektifi bırakmış, tablolarını, renkli lekelerin koyu ve kalın bir çizgiyle sınırlandığı geniş, tek boyutlu düzeyler olarak yapmağa başlamıştı. Sonunda, Tahiti Adası'na gitmeyi başardı. Orada tam bir adalı gibi yaşıyor, güzel kadınlar resimlerinin esin kaynağı oluyordu. Gauguin'in resimlerinde bu kadınlar, sağlam ve yapılı vücutlarıyla pembe, mor, mavi karışımı sıcak ve pırıltılı renk tonları içinde yüzer."
    1 ... witch is back
  2. 2.
    Modern sanatın öncülerinden olan Gauguin, 1848 yılında orta halli bir ailenin çocuğu olarak Paris'te dünyaya gelmiştir. Üç yaşındayken ailesiyle birlikte Güney Amerika'ya gitmiş ve yedi yaşına kadar Peru'da yaşamıştır. Belki de, çocukluğunda yaşadığı bu tecrübe nedeniyle hayatı boyunca uzaklara özlem duyacaktır. Paris'e döndükten sonra, 1865 yılında deniz kuvvetlerine katılmış, 1871 yılında buradan ayrılarak borsada çalışmaya başlamıştır.
    Başarılı bir kariyer ve düzenli bir aile hayatına sahip olan Gauguin, bu sırada izlenimci ressamların eserlerini toplamaya başlamıştır. Ancak onun resme duyduğu ilgi, bir koleksiyoner olmakla sınırlı kalmayacak; hafta sonlarını resim yapmaya ayırarak başladığı bu amatör uğraşı, onun sanat tarihinin en dikkat çekici isimlerinden birisi olmasına yol açacaktır.
    1876 yılında, izlenimcilerin bilge büyüğü Pissarro'yla tanışmış ve aynı yıl Salon sergisine bir resmini yollamıştır. Nihayet, 1883'de sadece resim yapmaya yoğunlaşabilmek için mesleğini terketmiştir. Bu dönemde Monet, Sisley ve Pissarro etkisi altında izlenimci resimler üreten Gauguin, 1880- 1886 arasındaki izlenimci sergilerin dördüne katılmıştır. Ancak, resim tutkusu ailesinin geçimini sağlamasına yeterli olmayınca işinden sonra ailesini de terketmek zorunda kalmış ve 1886 yılında Kuzey Fransa'ya Pont Aven'e giderek burada uygarlıktan ve şehrin karmaşasından uzakta resim üretmeye yoğunlaşmıştır. 1888 tarihli Yakup'un Melekle Mücadelesi bu döneme ait önemli çalışmalarından birisidir.
    Pont Aven'de genç sanatçı Emile Bernard ile birlikte sentetizm adını verdikleri yeni bir resim üslubunu geliştirmiştir. Bu; iki boyutlu resimde üç boyut hissini vermek için kullanılan göz aldatıcı teknikleri bir yana bırakan dekoratif bir üsluptur. "Renk iki boyutlu bir tabaka olarak imgenin kapladığı alanı örtecek biçimde sürülüyor ve kalın dış çizgilerle sınırlanıyordu." [RiCHARD, L.; Ekspresyonizm Sanat Ansiklopedisi, s.24]
    Breton resimleri Gauguin'in sanatında yeni bir dönemi ortaya koyar ve onun halk sanatı ve ilkel sanata olan ilgisini yansıtır. Dönemin diğer önemli sanatçılarıyla da arkadaşlıklar kuran Gauguin, 1888'de Arles'a giderek bir süre Van Gogh'un yanında çalışmış ancak iki sanatçının arasındaki uyuşmazlıklar üst seviyeye çıkınca buradan ayrılmıştır. Sembolist edebiyat ve resim çevresiyle ilişki içerisinde olan Gauguin, bir süre Paris'te kaldıktan sonra tekrar Breton bölgesine dönmüş ve bu dönemde, baş yapıtlarından birisi olan Sarı isa'yı gerçekleştirmiştir.
    Bu arada uzak dünyalara olan özlemi giderek artmaktadır. Nihayet, 1891 yılında Tahiti'ye gitmek üzere Fransa'dan ayrılır.
    Uygarlıktan uzak bu cennette Gauguin, yerli halk ile birlikte yaşamış ve sanatsal üretimine yoğunlaşmıştır. Konusunu yerli halkın günlük yaşamından alan resimlerinde üslupsal gelişimini, klasik bir anlatım biçimine dönüştürmüştür. Nereden Geliyoruz? Kimiz? Nereye Gidiyoruz? (1897) adlı resminde sanatçı yaşamın kökenini, aşkın ve ölümün anlamını sorgulamaktadır.
    1893 Temmuz'unda Paris'e dönen Gauguin'i, 1895'de yeniden Tahiti'de görürüz. Burada çok sayıda resim ve ahşap heykel üretmeye devam etmiştir. Resimleriyle 20.yüzyıl sanatını derinden etkileyen Gauguin, 1903 yılında yaşlı kıtadan çok uzaklarda, uygarlığın henüz kirletmediği bir yeryüzü köşesinde yaşama veda etmiştir.

    kaynak:http://www.lebriz.com/v3_...px?sanID=2906&lang=TR
    1 ... mulayim
  3. 3.
    değişik bir tahiti takıntısı vardır, öyle ki ressimlerinin çoğu tahitili kadınlardan oluşur.* * demek gördüğünü çizyordu ama picasso der ki "ben gördüğümü değil bildiğimi çiziyorum." e bu da farklarıdır işte. (bkz: serbest çağrışım)
    ... rapunzel
  4. 4.
    gerçeğin izlenimci nosyonunu takip edip, yaşam deneyimlerini direkt olarak kullandı; resimlerinde güney denizlerinin ilkel insanlarının büyülü ayinlerini yapmıştır.
    ... lanetlizeynep
  5. 5.
    Nereden Geliyoruz? Kimiz? Nereye Gidiyoruz?", "Altın Vücutlar" gibi yapıtlarıyla ünlü Fransız ressam.
    ... linka
  6. 6.
    Panama Kanalı'nın açılma çalışmalarında işçi olarak çalışmıştır.

    niye eksiliyorsunuz la?
    -2 ... delicious
  7. 7.
    van gogh ile arkadaşlıkları varmış bir dönem. van gogh henüz o sıra ( ölümünden sonra üne kavuşan sanatçılardandı ) takdir gören bir ressam değilken, gauguin ünlü bir ressamdı. ikisinin aynı evi paylaştığı dönemlerde van gogh bunun kendisini önemsemediğini, pek iplemediğini düşündüğü için jiletle kendisine saldırmış, ardından bir geneleve saklanmış kaçarak, akşamına da kulağını kesip genelevde çalışan bir fahişeye teslim etmiş gazeteye sararak.
    ... horrible secret
  8. 8.
    Vincent Van Gogh'un iyi bir arkadaşı olan Paul Gauguin, resim,heykel,seramik,baskı ve daha fazla medya üzerinden çalışan başarılı bir sanatçıdır. Gauguin, yanı sıra sembolizm gelişiminde ve post-empresyonist hareketin de gelişiminde rol oynamıştır.Ancak bir süre sonra intihar girişiminde bulunan Fransız sanatçı,aynı zamanda zayıflatıcı depresyon ilaçları almış ve şiddetli nöbetler geçirmiştir.
    2 ... atlasshrugged
  9. 9.
    uzun süre ağır depresyon geçirdiği bir hayat sürmüş olan ve laudanum adlı kimyasalı içerek sonunda hayatına son verdiği iddia edilen ünlü ressam.
    ... legend of the stranger
  10. 10.
    ünlü ressam paul gauguin, tahiti'de yaptığı resimlerle bir sergi açmış. Sergiyi gezen meraklılardan biri, ressama ''üstat, ruhları bekleyen yerli kızın korkusunu ne güzel belirtmişsiniz!'' diyerek ona beğenisini belli etmiş. gauguin ise ''evet, konu o ama ben o resimde maviyle yeşilin uyumunu göstermek istedim'' demiş.
    2 ... bedreddin