bugün
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması4
- fahriye evcen3
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- kız arkadaşın 4 gündür mesaj atmaması4
- ilk buluşmada öpmeye çalışan kız3
- manifest dinleyen erkek10
- tofaş2
- evlenilmeyecek 4 erkek11
- mohamed salah ghaly13
- türkiye7
- gocu4
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- trabzonspor7
- falkland yasası3
- murphy yasası2
- ona bir şey söyle7
- birleşik krallık3
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- insan zamandan ibarettir3
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- mauro icardi3
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması9
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi6
- yaz yemekleri5
- scooter'a 6 kişi binmek5
- almanya5
- taksici muhabbeti5
- dost2
- ispanya7
- spiderman mi döver batman mi5
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi15
- hırvatistan16
- avusturya3
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- mesele ne senin benden ayrılman2
- fransa3
- gulmekicinyaratilmis11
- stres yönetimi6
- deprem2
- muğla2
- marmaris2
- gocu bay bey birader3
- gram altın4
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- elalem ne der4
- doğuda yaşayan yazarlar5
- opel alman arabası mı sorunsalı6
onarilamayan, oldurulamayan manası taşır.
ümitsiz.
güzel bir yılmaz erdoğan şiiri.
iyileşmez hiçbir yara bilirsin!
tortusu kalır.
hangi ses unutturabilir,
ilk bıçağın yankısını?
sende rehin kalmıştır;
gecenin saplantısı...
hiçbir yara,
hiçbir zaman iyileşmez bilirsin!
saklısı kalır ,
yel esince sızılanır.
su susunca ikindilerde...
herşey vakitsizce gelişir,
birine sevişirsin,
ötekini düşünürken!
sabahları zordur korsan sevişmelerin,
eski yaraların ağrır.
oysa ne bir iz görünür teninde;
ne şiiri ses verir orta kulağında,
yalnız bir yürüme isteği vardır;
eski yaraların eski yerinde...
kahvaltısı zordur olmasaydı bir sevişmenin,
ve hep ten tuzu basmaktır;
eski yaraların eski yerlerine...
hiçbir yara
tam olarak iyileşmez bilirsin!
hangi bakış unutturabilir,
ilk bıçağın ışıltısını?
karanlıktaki...
şairden bir bok olmaz sabaha karşı...
sebepsiz hüzünler yazar ehliyetinde.
ve ne söylese yalandır
alkol kontrolünde...
sevmek bizahiti yaralanmaktır!
ve yaralar hiçbir zaman iyileşmez teninde!
yanlış vurulmuş bir aşıdan sızar da,
diriltir solgun baharları.
şiire sebep istemez,
şairden bir bok olmaz ve
hiçbir yara
hiçbir zaman tam olarak iyileşmez!
bardaklarda dudak izleri birikir,
sahnede eğri büğrü sesler,
ve sade bir yürümek isteği tek başına;
eski bir yaranın artık gözle görülmeyen izinde...
çünkü hiçbir yara hiçbir zaman tam olarak iyileşmez!
çünkü en hızlı hatırlanandır;
en eski unutulan...
ondan gelen ıtırlar olur yellerde,
her esinti bir acılı kokuyu taşır hassas burunlara.
savrulur gidersin;
çok eski çok acıtan bir ağustosa...
nasıl kıyısında kalmıştık;
yapış yapış bir yazın?
daha başkaydı hani yüzünde,
herkese aynı oranda bulaşan tuz.
yolların açmazıydı enginlikle kabaran,
ve bütün yanlışları dalga dalga saklayan...
şarkılıktan usanmış deniz
ve denizi herşeye benzeten şiirler
ve kıstırılmış istridyelerde kullanılmış inci taneleri...
çünkü bilirsin;
hiçbir yara hiçbir zaman
tam olarak iyileşmez!
iyileşmez hiçbir yara bilirsin!
tortusu kalır.
hangi ses unutturabilir,
ilk bıçağın yankısını?
sende rehin kalmıştır;
gecenin saplantısı...
hiçbir yara,
hiçbir zaman iyileşmez bilirsin!
saklısı kalır ,
yel esince sızılanır.
su susunca ikindilerde...
herşey vakitsizce gelişir,
birine sevişirsin,
ötekini düşünürken!
sabahları zordur korsan sevişmelerin,
eski yaraların ağrır.
oysa ne bir iz görünür teninde;
ne şiiri ses verir orta kulağında,
yalnız bir yürüme isteği vardır;
eski yaraların eski yerinde...
kahvaltısı zordur olmasaydı bir sevişmenin,
ve hep ten tuzu basmaktır;
eski yaraların eski yerlerine...
hiçbir yara
tam olarak iyileşmez bilirsin!
hangi bakış unutturabilir,
ilk bıçağın ışıltısını?
karanlıktaki...
şairden bir bok olmaz sabaha karşı...
sebepsiz hüzünler yazar ehliyetinde.
ve ne söylese yalandır
alkol kontrolünde...
sevmek bizahiti yaralanmaktır!
ve yaralar hiçbir zaman iyileşmez teninde!
yanlış vurulmuş bir aşıdan sızar da,
diriltir solgun baharları.
şiire sebep istemez,
şairden bir bok olmaz ve
hiçbir yara
hiçbir zaman tam olarak iyileşmez!
bardaklarda dudak izleri birikir,
sahnede eğri büğrü sesler,
ve sade bir yürümek isteği tek başına;
eski bir yaranın artık gözle görülmeyen izinde...
çünkü hiçbir yara hiçbir zaman tam olarak iyileşmez!
çünkü en hızlı hatırlanandır;
en eski unutulan...
ondan gelen ıtırlar olur yellerde,
her esinti bir acılı kokuyu taşır hassas burunlara.
savrulur gidersin;
çok eski çok acıtan bir ağustosa...
nasıl kıyısında kalmıştık;
yapış yapış bir yazın?
daha başkaydı hani yüzünde,
herkese aynı oranda bulaşan tuz.
yolların açmazıydı enginlikle kabaran,
ve bütün yanlışları dalga dalga saklayan...
şarkılıktan usanmış deniz
ve denizi herşeye benzeten şiirler
ve kıstırılmış istridyelerde kullanılmış inci taneleri...
çünkü bilirsin;
hiçbir yara hiçbir zaman
tam olarak iyileşmez!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar