bugün
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek10
- en çok ihanet eden burçlar7
- sözlüğe renk katan yazarlar6
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor23
- sarı poşet kudurtması15
- götünden tanırım seni5
- her konuda bilgisi olanı ukala diyerek hor görmek5
- iyiliğin yan etkileri4
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler4
- oğlak burcu kadını4
- evliliği ayakta tutan güçler13
- y o r u l d u m5
- true nickli yazar13
- türkiye de muhalefet var mı10
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- arkadaşlar grup açıyorum gelmek ister misiniz5
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- inşaat mühendislerindeki dayanılmaz çekicilik4
- bik bik'in neden bu kadar tatlı olması7
- manisada okul saldırısı17
- iş hayatında takılan maskeler5
- kış geliyor6
- yılbaşında marketler havai fişek satmalı3
- celal şengör'ün burç yorumu4
- kutsi2
- erkeklerin bir kızda aradığı kriterler5
- siyaset üstü yazarlar9
- tai lung10
- kova burçlari bakar misiniz4
- z kuşağı9
- beyaz torosta büyümüş kaltaklar4
- beleş tuvalet kağıdı ve beleş sıvı sabun3
- evlatlığın eşiyle cinsel ilişkiye girmek yasaktır2
- çok hastayım sözlük2
- pkk lılar ermeni dölüdür deyince hırttıran hırt9
- eski arkadaşlarınızın fotoğrafları2
- dr serkan aygın2
- kendinden bile sakladığın şey4
- atatürk'e tapmak'ya da reis tapmak3
- derin düşüncelere dalmış görünen insan4
- sözlükte herkesin kavga edecek bir şey bulması5
- sahipsiz çocuklara ne olur2
- tayyip ölünce başa kim geçecek sorunsalı3
- berbere gidince söylenenler5
- husiler yüzünden gemilerin 15 gün gecikmesi8
- sözlüğümde siyaset istemiyorum kampanyası8
- halk tv haberciliği5
- selvi boylu mal yazmalım2
- türkiye bir kedi cumhuriyetine nasıl dönüştü8
- mel mel abi dün neden bira içmeye gelmedin6
onarilamayan, oldurulamayan manası taşır.
ümitsiz.
güzel bir yılmaz erdoğan şiiri.
iyileşmez hiçbir yara bilirsin!
tortusu kalır.
hangi ses unutturabilir,
ilk bıçağın yankısını?
sende rehin kalmıştır;
gecenin saplantısı...
hiçbir yara,
hiçbir zaman iyileşmez bilirsin!
saklısı kalır ,
yel esince sızılanır.
su susunca ikindilerde...
herşey vakitsizce gelişir,
birine sevişirsin,
ötekini düşünürken!
sabahları zordur korsan sevişmelerin,
eski yaraların ağrır.
oysa ne bir iz görünür teninde;
ne şiiri ses verir orta kulağında,
yalnız bir yürüme isteği vardır;
eski yaraların eski yerinde...
kahvaltısı zordur olmasaydı bir sevişmenin,
ve hep ten tuzu basmaktır;
eski yaraların eski yerlerine...
hiçbir yara
tam olarak iyileşmez bilirsin!
hangi bakış unutturabilir,
ilk bıçağın ışıltısını?
karanlıktaki...
şairden bir bok olmaz sabaha karşı...
sebepsiz hüzünler yazar ehliyetinde.
ve ne söylese yalandır
alkol kontrolünde...
sevmek bizahiti yaralanmaktır!
ve yaralar hiçbir zaman iyileşmez teninde!
yanlış vurulmuş bir aşıdan sızar da,
diriltir solgun baharları.
şiire sebep istemez,
şairden bir bok olmaz ve
hiçbir yara
hiçbir zaman tam olarak iyileşmez!
bardaklarda dudak izleri birikir,
sahnede eğri büğrü sesler,
ve sade bir yürümek isteği tek başına;
eski bir yaranın artık gözle görülmeyen izinde...
çünkü hiçbir yara hiçbir zaman tam olarak iyileşmez!
çünkü en hızlı hatırlanandır;
en eski unutulan...
ondan gelen ıtırlar olur yellerde,
her esinti bir acılı kokuyu taşır hassas burunlara.
savrulur gidersin;
çok eski çok acıtan bir ağustosa...
nasıl kıyısında kalmıştık;
yapış yapış bir yazın?
daha başkaydı hani yüzünde,
herkese aynı oranda bulaşan tuz.
yolların açmazıydı enginlikle kabaran,
ve bütün yanlışları dalga dalga saklayan...
şarkılıktan usanmış deniz
ve denizi herşeye benzeten şiirler
ve kıstırılmış istridyelerde kullanılmış inci taneleri...
çünkü bilirsin;
hiçbir yara hiçbir zaman
tam olarak iyileşmez!
iyileşmez hiçbir yara bilirsin!
tortusu kalır.
hangi ses unutturabilir,
ilk bıçağın yankısını?
sende rehin kalmıştır;
gecenin saplantısı...
hiçbir yara,
hiçbir zaman iyileşmez bilirsin!
saklısı kalır ,
yel esince sızılanır.
su susunca ikindilerde...
herşey vakitsizce gelişir,
birine sevişirsin,
ötekini düşünürken!
sabahları zordur korsan sevişmelerin,
eski yaraların ağrır.
oysa ne bir iz görünür teninde;
ne şiiri ses verir orta kulağında,
yalnız bir yürüme isteği vardır;
eski yaraların eski yerinde...
kahvaltısı zordur olmasaydı bir sevişmenin,
ve hep ten tuzu basmaktır;
eski yaraların eski yerlerine...
hiçbir yara
tam olarak iyileşmez bilirsin!
hangi bakış unutturabilir,
ilk bıçağın ışıltısını?
karanlıktaki...
şairden bir bok olmaz sabaha karşı...
sebepsiz hüzünler yazar ehliyetinde.
ve ne söylese yalandır
alkol kontrolünde...
sevmek bizahiti yaralanmaktır!
ve yaralar hiçbir zaman iyileşmez teninde!
yanlış vurulmuş bir aşıdan sızar da,
diriltir solgun baharları.
şiire sebep istemez,
şairden bir bok olmaz ve
hiçbir yara
hiçbir zaman tam olarak iyileşmez!
bardaklarda dudak izleri birikir,
sahnede eğri büğrü sesler,
ve sade bir yürümek isteği tek başına;
eski bir yaranın artık gözle görülmeyen izinde...
çünkü hiçbir yara hiçbir zaman tam olarak iyileşmez!
çünkü en hızlı hatırlanandır;
en eski unutulan...
ondan gelen ıtırlar olur yellerde,
her esinti bir acılı kokuyu taşır hassas burunlara.
savrulur gidersin;
çok eski çok acıtan bir ağustosa...
nasıl kıyısında kalmıştık;
yapış yapış bir yazın?
daha başkaydı hani yüzünde,
herkese aynı oranda bulaşan tuz.
yolların açmazıydı enginlikle kabaran,
ve bütün yanlışları dalga dalga saklayan...
şarkılıktan usanmış deniz
ve denizi herşeye benzeten şiirler
ve kıstırılmış istridyelerde kullanılmış inci taneleri...
çünkü bilirsin;
hiçbir yara hiçbir zaman
tam olarak iyileşmez!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar