bugün
- nervio'nun asıl benzediği ünlü10
- pirizade ismed molla balizade kafadumanevi5
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom6
- taksim delisi cenk5
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- anın görüntüsü24
- kabak tatlısını sevenler8
- nat rothschild4
- kihkih yuzır2
- kafanın çok büyük olması8
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- erecto kral reyiz3
- ismet gurbuz 20244
- bir sözlük yazarını kerhaneye götürmek3
- 20043
- göksel in memeleri3
- boyun ağrısı2
- 1 doların 50 tl olması3
- fenerbahçe11
- oğuz tezmen2
- ismed ibni semiz cincihocaevi efendi2
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- android için televizyon uygulaması yapılmalı2
- kimse beslenmesine dikkat etmiyor2
- nervio'nun gerçek yüzü4
- 8 kasım 2026 rizespor erzurumspor maçı4
- allah vardır diyenlerin kanıtları2
- elektrik2
- nervio34
- elmas bey birader dönsün2
- barış alper yılmaz4
- devlet2
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- en sevilen ibrahim tatlıses sözleri6
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü6
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- bafra pidesi3
- halef dizisinin final yapması2
- yalnız çirkin asosyal erkek5
- bırak kolumu acıtıyorsun4
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- alanyaspor2
- birçok kadın evliliğini eskort hizmeti gibi yapıyo3
- 2019 tasarımı4
- kaan girgin'in son hali2
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam6
- duygu özaslan6
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı23
- bir can kurtaran tüm insanları kurtarmış gibi olur2
tehlikeli bir rakamdir. bir adet scud on bin dolar etmekte.
şu an olsa, karşılığında on bin tane takla atacağım para miktarı. *
kağıt üzerinde dahi olmayan, nasıl bölüşüldüğü dahi dikkat konusu edilmeye değmez ütopik rakam,
dikkate değer tarafı bu 'kıymeti kendinden menkul' öngörüye gösterilen teveccüh ve henüz doğmamamış çocuğa dahi yalakalık ihtiyacı.
edit: kasıt ahmet altan ve şürekasıdır, yoksa hükümet bile siyasi abartma hakkına sahiptir en az diğerleri kadar.
dikkate değer tarafı bu 'kıymeti kendinden menkul' öngörüye gösterilen teveccüh ve henüz doğmamamış çocuğa dahi yalakalık ihtiyacı.
edit: kasıt ahmet altan ve şürekasıdır, yoksa hükümet bile siyasi abartma hakkına sahiptir en az diğerleri kadar.
eric cartman ın ölünce cennete giden her insana verileceğini sandığı para miktarı.
kağıt üzerinde gerçekleşecek kişi başına düşen milli gelir.
*milli gelir onbin dolara çıktı,bu seçimde de tabi ki akp. inadına akp.
-ulen cebinde bin doların yok senin inadına aptal.
*milli gelir onbin dolara çıktı,bu seçimde de tabi ki akp. inadına akp.
-ulen cebinde bin doların yok senin inadına aptal.
milli gelirin nasıl bölüşüldüğünden dikkati uzak tutan ekonomik veri.
imkansız dahi olsa siyasi bir partinin hedef olarak ortaya koyması normal rakam,
henüz hiçbir ipucu dahi görünmeden bir liberal * yazarın 'bakın irticacı dediniz ama adamlar ülkeyi refaha kavuşturacak' siyasi tespiti için ise,
soros un makale başına verdiği ücreti akla getirebilecek rakamdır.
siyasi mesaj kaygısından uzak değerlendirme için;
--spoiler--
http://www.referansgazete...ZR_KOD=161&ForArsiv=1
--spoiler--
henüz hiçbir ipucu dahi görünmeden bir liberal * yazarın 'bakın irticacı dediniz ama adamlar ülkeyi refaha kavuşturacak' siyasi tespiti için ise,
soros un makale başına verdiği ücreti akla getirebilecek rakamdır.
siyasi mesaj kaygısından uzak değerlendirme için;
--spoiler--
http://www.referansgazete...ZR_KOD=161&ForArsiv=1
--spoiler--
hükümetin önümüzdeki 5 yıl içinde kişi başına düşen milli gelir için koyduğu hedeftir.
konuyla ilgili ahmet altan'ın güzel bir yazısı;
--spoiler--
On bin dolar...
Hayat, birbirine dolanan zincirler gibi ilerliyor, her bir halka bir sonraki halkayı belirliyor.
AKP, içerde ordunun antidemokratik baskısından kurtulup gerçek bir iktidar olmak için, aslında pek de yürekten istemediği halde, Avrupa Birliği üyeliği için ciddi çaba gösterdi.
Bu adım, benim görebildiğim kadarıyla hiç beklenmedik bir başka adımın hazırlığı oldu.
Avrupalılarla sık sık karşılaşıp konuşarak çağımızın gerçeklerini diğer bütün siyasi hareketlerden daha iyi öğrendi AKP.
Siyasetin "somut" neticelerle ilgilenen bir uğraş olduğunu anladı.
Somut hedeflere yöneldi.
iktidarının ilk beş yılında milli geliri ikiye katladı.
ikinci iktidar döneminde de "on bin dolarlık" bir hedef koydu.
Bu ulaşılması zor bir hedef ama bir hedef.
Görebildiğim kadarıyla da açıkça belirtilmiş somut bir hedefi olan tek parti de AKP.
Şimdi bir parti, "ben milli geliri on bin dolara çıkartacağım" dediği zaman, bunun cevabı:
"Sen irticacısın," olamaz.
O, "on bin dolar" dediğinde sen, "ben cumhurbaşkanına selam vermeyeceğim" cevabını veremezsin.
Şöyle bir siyasi konuşma olmaz:
- On bin dolar.
- Türbanı kaldırtmam.
- On bin dolar.
- Cumhurbaşkanını sevmedim.
- On bin dolar.
- Apo'yu asalım.
- On bin dolar.
- PKK'ya terörist demeyiz.
Somut hedefler koyan AKP, orduyu da, CHP'yi de, MHP'yi de, DTP'yi de siler siyasetten.
Çünkü diğer siyasi güçlerin hiçbiri toplumsal bir hedef, bir amaç, somut bir proje koymuyor ortaya.
On yıl önce, yirmi yıl önce söylediklerini aynen tekrar ediyorlar.
Avara kasnak dönen bir siyaset onlarınki ve halk bundan sıkıldı.
Laf çakıştırarak siyaset yapmak bitti.
AKP'ye karşı olan, onun yönetim tarzından, alaturkalığından, özellikle alt kadrolarında ortaya çıkan bağnazlığından hoşlanmayanlar, bu partinin din vurgusunun başımıza dert açacağından korkanlar AKP'yi siyaset alanında yenebilmek için mutlaka somut hedefler bulmak zorundalar.
Ne laiklik CHP'yi kurtardı, ne milliyetçilik MHP'yi, ne de "Kürtlük" DTP'yi kurtardı.
Kurtarmaz da...
Halk ne ordunun cumhurbaşkanını sevmemesiyle, ne türbanla, ne Apo'yu asma kavgasıyla ne de DTP'nin "PKK'ya ne diyeceği" ile ilgili.
Artık bizim halk da, bütün halklar gibi aynı soruyu soruyor.
- Benim daha iyi yaşamam için ne yapacaksın?
Bu soruya AKP'den başka ciddi bir cevap veren yok.
Bu "cevapsızlık" AKP'yi çok güçlendiriyor.
Ve, AKP kadroları bu kadar büyük bir "gücü" yönetebilme konusunda her zaman da çok ümit vermiyor.
AKP'nin siyasi gücünün bir başka siyasi güçle dengelenmesi gerekiyor.
Bunun için de "lafazanlığa" sığınan tembel siyasetçilerin yerine projeler üreten çalışkan siyasetçiler sahneye çıkmalı.
AKP'nin hedefini benimsemeli, bu hedefe AKP'ninkinden daha akıllı bir siyasetle nasıl ulaşacağını halka söylemeli.
Ya da "bu on bin dolara şu nedenlerden dolayı beş yıl içinde ulaşamayız", ya da "on bin dolara şu yöntemle ulaşırız" ya da "biz on bin dolardan daha fazlasına şu projelerle varacağız" gibi somut cevaplar vermeli.
Yoksa biz saçma sapan bir diyalog içinde AKP'nin her gün biraz daha güçlendiğini izleriz:
- On bin dolar.
- Cumhurbaşkanının eşi türbanlı.
- On bin dolar.
- Apo'yu asalım.
- On bin dolar.
- PKK'ya terörist demem.
Ve AKP alır başını gider.
--spoiler--
http://www.gazetem.net/ahmetaltan.asp
konuyla ilgili ahmet altan'ın güzel bir yazısı;
--spoiler--
On bin dolar...
Hayat, birbirine dolanan zincirler gibi ilerliyor, her bir halka bir sonraki halkayı belirliyor.
AKP, içerde ordunun antidemokratik baskısından kurtulup gerçek bir iktidar olmak için, aslında pek de yürekten istemediği halde, Avrupa Birliği üyeliği için ciddi çaba gösterdi.
Bu adım, benim görebildiğim kadarıyla hiç beklenmedik bir başka adımın hazırlığı oldu.
Avrupalılarla sık sık karşılaşıp konuşarak çağımızın gerçeklerini diğer bütün siyasi hareketlerden daha iyi öğrendi AKP.
Siyasetin "somut" neticelerle ilgilenen bir uğraş olduğunu anladı.
Somut hedeflere yöneldi.
iktidarının ilk beş yılında milli geliri ikiye katladı.
ikinci iktidar döneminde de "on bin dolarlık" bir hedef koydu.
Bu ulaşılması zor bir hedef ama bir hedef.
Görebildiğim kadarıyla da açıkça belirtilmiş somut bir hedefi olan tek parti de AKP.
Şimdi bir parti, "ben milli geliri on bin dolara çıkartacağım" dediği zaman, bunun cevabı:
"Sen irticacısın," olamaz.
O, "on bin dolar" dediğinde sen, "ben cumhurbaşkanına selam vermeyeceğim" cevabını veremezsin.
Şöyle bir siyasi konuşma olmaz:
- On bin dolar.
- Türbanı kaldırtmam.
- On bin dolar.
- Cumhurbaşkanını sevmedim.
- On bin dolar.
- Apo'yu asalım.
- On bin dolar.
- PKK'ya terörist demeyiz.
Somut hedefler koyan AKP, orduyu da, CHP'yi de, MHP'yi de, DTP'yi de siler siyasetten.
Çünkü diğer siyasi güçlerin hiçbiri toplumsal bir hedef, bir amaç, somut bir proje koymuyor ortaya.
On yıl önce, yirmi yıl önce söylediklerini aynen tekrar ediyorlar.
Avara kasnak dönen bir siyaset onlarınki ve halk bundan sıkıldı.
Laf çakıştırarak siyaset yapmak bitti.
AKP'ye karşı olan, onun yönetim tarzından, alaturkalığından, özellikle alt kadrolarında ortaya çıkan bağnazlığından hoşlanmayanlar, bu partinin din vurgusunun başımıza dert açacağından korkanlar AKP'yi siyaset alanında yenebilmek için mutlaka somut hedefler bulmak zorundalar.
Ne laiklik CHP'yi kurtardı, ne milliyetçilik MHP'yi, ne de "Kürtlük" DTP'yi kurtardı.
Kurtarmaz da...
Halk ne ordunun cumhurbaşkanını sevmemesiyle, ne türbanla, ne Apo'yu asma kavgasıyla ne de DTP'nin "PKK'ya ne diyeceği" ile ilgili.
Artık bizim halk da, bütün halklar gibi aynı soruyu soruyor.
- Benim daha iyi yaşamam için ne yapacaksın?
Bu soruya AKP'den başka ciddi bir cevap veren yok.
Bu "cevapsızlık" AKP'yi çok güçlendiriyor.
Ve, AKP kadroları bu kadar büyük bir "gücü" yönetebilme konusunda her zaman da çok ümit vermiyor.
AKP'nin siyasi gücünün bir başka siyasi güçle dengelenmesi gerekiyor.
Bunun için de "lafazanlığa" sığınan tembel siyasetçilerin yerine projeler üreten çalışkan siyasetçiler sahneye çıkmalı.
AKP'nin hedefini benimsemeli, bu hedefe AKP'ninkinden daha akıllı bir siyasetle nasıl ulaşacağını halka söylemeli.
Ya da "bu on bin dolara şu nedenlerden dolayı beş yıl içinde ulaşamayız", ya da "on bin dolara şu yöntemle ulaşırız" ya da "biz on bin dolardan daha fazlasına şu projelerle varacağız" gibi somut cevaplar vermeli.
Yoksa biz saçma sapan bir diyalog içinde AKP'nin her gün biraz daha güçlendiğini izleriz:
- On bin dolar.
- Cumhurbaşkanının eşi türbanlı.
- On bin dolar.
- Apo'yu asalım.
- On bin dolar.
- PKK'ya terörist demem.
Ve AKP alır başını gider.
--spoiler--
http://www.gazetem.net/ahmetaltan.asp
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com