bugün
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- manifest dinleyen erkek7
- aşk acısı çekiyorum sözlük18
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- 7 ağustos 20012
- yaz yemekleri5
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi6
- scooter'a 6 kişi binmek5
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- taksici muhabbeti5
- gocu bay bey birader3
- spiderman mi döver batman mi5
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması9
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- gammazların çok kötü insanlar olması3
- can kolukısa4
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- petrol4
- evlenilmeyecek 4 erkek10
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı3
- solcu dövmek2
- elalem ne der4
- gram altın3
- türkiye5
- stres yönetimi6
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- yüz yaşından büyük binada yaşamak3
- doğuda yaşayan yazarlar5
- stres3
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- david bowie yi tanımayan insan2
- bu saatte bu kadar sıcak mı olur lan2
- gulmekicinyaratilmis11
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- taksim delisi cenk2
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı3
- aylık 449 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- tai lung9
- fenerbahçe7
- yeni parti tüzüğü2
- rüşvet5
- kuran ı kerim meali6
- 26000 entry2
- 1 50 boyundaki kızın benden kork demesi4
- mekke ortak savunma anlaşması2
- ekşi mayalı tam buğday ekmeği4
- almanya4
- sözlüğü 3 kelime ile anlatın2
- bilgesu erenus2
hükümetin önümüzdeki 5 yıl içinde kişi başına düşen milli gelir için koyduğu hedeftir.
konuyla ilgili ahmet altan'ın güzel bir yazısı;
--spoiler--
On bin dolar...
Hayat, birbirine dolanan zincirler gibi ilerliyor, her bir halka bir sonraki halkayı belirliyor.
AKP, içerde ordunun antidemokratik baskısından kurtulup gerçek bir iktidar olmak için, aslında pek de yürekten istemediği halde, Avrupa Birliği üyeliği için ciddi çaba gösterdi.
Bu adım, benim görebildiğim kadarıyla hiç beklenmedik bir başka adımın hazırlığı oldu.
Avrupalılarla sık sık karşılaşıp konuşarak çağımızın gerçeklerini diğer bütün siyasi hareketlerden daha iyi öğrendi AKP.
Siyasetin "somut" neticelerle ilgilenen bir uğraş olduğunu anladı.
Somut hedeflere yöneldi.
iktidarının ilk beş yılında milli geliri ikiye katladı.
ikinci iktidar döneminde de "on bin dolarlık" bir hedef koydu.
Bu ulaşılması zor bir hedef ama bir hedef.
Görebildiğim kadarıyla da açıkça belirtilmiş somut bir hedefi olan tek parti de AKP.
Şimdi bir parti, "ben milli geliri on bin dolara çıkartacağım" dediği zaman, bunun cevabı:
"Sen irticacısın," olamaz.
O, "on bin dolar" dediğinde sen, "ben cumhurbaşkanına selam vermeyeceğim" cevabını veremezsin.
Şöyle bir siyasi konuşma olmaz:
- On bin dolar.
- Türbanı kaldırtmam.
- On bin dolar.
- Cumhurbaşkanını sevmedim.
- On bin dolar.
- Apo'yu asalım.
- On bin dolar.
- PKK'ya terörist demeyiz.
Somut hedefler koyan AKP, orduyu da, CHP'yi de, MHP'yi de, DTP'yi de siler siyasetten.
Çünkü diğer siyasi güçlerin hiçbiri toplumsal bir hedef, bir amaç, somut bir proje koymuyor ortaya.
On yıl önce, yirmi yıl önce söylediklerini aynen tekrar ediyorlar.
Avara kasnak dönen bir siyaset onlarınki ve halk bundan sıkıldı.
Laf çakıştırarak siyaset yapmak bitti.
AKP'ye karşı olan, onun yönetim tarzından, alaturkalığından, özellikle alt kadrolarında ortaya çıkan bağnazlığından hoşlanmayanlar, bu partinin din vurgusunun başımıza dert açacağından korkanlar AKP'yi siyaset alanında yenebilmek için mutlaka somut hedefler bulmak zorundalar.
Ne laiklik CHP'yi kurtardı, ne milliyetçilik MHP'yi, ne de "Kürtlük" DTP'yi kurtardı.
Kurtarmaz da...
Halk ne ordunun cumhurbaşkanını sevmemesiyle, ne türbanla, ne Apo'yu asma kavgasıyla ne de DTP'nin "PKK'ya ne diyeceği" ile ilgili.
Artık bizim halk da, bütün halklar gibi aynı soruyu soruyor.
- Benim daha iyi yaşamam için ne yapacaksın?
Bu soruya AKP'den başka ciddi bir cevap veren yok.
Bu "cevapsızlık" AKP'yi çok güçlendiriyor.
Ve, AKP kadroları bu kadar büyük bir "gücü" yönetebilme konusunda her zaman da çok ümit vermiyor.
AKP'nin siyasi gücünün bir başka siyasi güçle dengelenmesi gerekiyor.
Bunun için de "lafazanlığa" sığınan tembel siyasetçilerin yerine projeler üreten çalışkan siyasetçiler sahneye çıkmalı.
AKP'nin hedefini benimsemeli, bu hedefe AKP'ninkinden daha akıllı bir siyasetle nasıl ulaşacağını halka söylemeli.
Ya da "bu on bin dolara şu nedenlerden dolayı beş yıl içinde ulaşamayız", ya da "on bin dolara şu yöntemle ulaşırız" ya da "biz on bin dolardan daha fazlasına şu projelerle varacağız" gibi somut cevaplar vermeli.
Yoksa biz saçma sapan bir diyalog içinde AKP'nin her gün biraz daha güçlendiğini izleriz:
- On bin dolar.
- Cumhurbaşkanının eşi türbanlı.
- On bin dolar.
- Apo'yu asalım.
- On bin dolar.
- PKK'ya terörist demem.
Ve AKP alır başını gider.
--spoiler--
http://www.gazetem.net/ahmetaltan.asp
konuyla ilgili ahmet altan'ın güzel bir yazısı;
--spoiler--
On bin dolar...
Hayat, birbirine dolanan zincirler gibi ilerliyor, her bir halka bir sonraki halkayı belirliyor.
AKP, içerde ordunun antidemokratik baskısından kurtulup gerçek bir iktidar olmak için, aslında pek de yürekten istemediği halde, Avrupa Birliği üyeliği için ciddi çaba gösterdi.
Bu adım, benim görebildiğim kadarıyla hiç beklenmedik bir başka adımın hazırlığı oldu.
Avrupalılarla sık sık karşılaşıp konuşarak çağımızın gerçeklerini diğer bütün siyasi hareketlerden daha iyi öğrendi AKP.
Siyasetin "somut" neticelerle ilgilenen bir uğraş olduğunu anladı.
Somut hedeflere yöneldi.
iktidarının ilk beş yılında milli geliri ikiye katladı.
ikinci iktidar döneminde de "on bin dolarlık" bir hedef koydu.
Bu ulaşılması zor bir hedef ama bir hedef.
Görebildiğim kadarıyla da açıkça belirtilmiş somut bir hedefi olan tek parti de AKP.
Şimdi bir parti, "ben milli geliri on bin dolara çıkartacağım" dediği zaman, bunun cevabı:
"Sen irticacısın," olamaz.
O, "on bin dolar" dediğinde sen, "ben cumhurbaşkanına selam vermeyeceğim" cevabını veremezsin.
Şöyle bir siyasi konuşma olmaz:
- On bin dolar.
- Türbanı kaldırtmam.
- On bin dolar.
- Cumhurbaşkanını sevmedim.
- On bin dolar.
- Apo'yu asalım.
- On bin dolar.
- PKK'ya terörist demeyiz.
Somut hedefler koyan AKP, orduyu da, CHP'yi de, MHP'yi de, DTP'yi de siler siyasetten.
Çünkü diğer siyasi güçlerin hiçbiri toplumsal bir hedef, bir amaç, somut bir proje koymuyor ortaya.
On yıl önce, yirmi yıl önce söylediklerini aynen tekrar ediyorlar.
Avara kasnak dönen bir siyaset onlarınki ve halk bundan sıkıldı.
Laf çakıştırarak siyaset yapmak bitti.
AKP'ye karşı olan, onun yönetim tarzından, alaturkalığından, özellikle alt kadrolarında ortaya çıkan bağnazlığından hoşlanmayanlar, bu partinin din vurgusunun başımıza dert açacağından korkanlar AKP'yi siyaset alanında yenebilmek için mutlaka somut hedefler bulmak zorundalar.
Ne laiklik CHP'yi kurtardı, ne milliyetçilik MHP'yi, ne de "Kürtlük" DTP'yi kurtardı.
Kurtarmaz da...
Halk ne ordunun cumhurbaşkanını sevmemesiyle, ne türbanla, ne Apo'yu asma kavgasıyla ne de DTP'nin "PKK'ya ne diyeceği" ile ilgili.
Artık bizim halk da, bütün halklar gibi aynı soruyu soruyor.
- Benim daha iyi yaşamam için ne yapacaksın?
Bu soruya AKP'den başka ciddi bir cevap veren yok.
Bu "cevapsızlık" AKP'yi çok güçlendiriyor.
Ve, AKP kadroları bu kadar büyük bir "gücü" yönetebilme konusunda her zaman da çok ümit vermiyor.
AKP'nin siyasi gücünün bir başka siyasi güçle dengelenmesi gerekiyor.
Bunun için de "lafazanlığa" sığınan tembel siyasetçilerin yerine projeler üreten çalışkan siyasetçiler sahneye çıkmalı.
AKP'nin hedefini benimsemeli, bu hedefe AKP'ninkinden daha akıllı bir siyasetle nasıl ulaşacağını halka söylemeli.
Ya da "bu on bin dolara şu nedenlerden dolayı beş yıl içinde ulaşamayız", ya da "on bin dolara şu yöntemle ulaşırız" ya da "biz on bin dolardan daha fazlasına şu projelerle varacağız" gibi somut cevaplar vermeli.
Yoksa biz saçma sapan bir diyalog içinde AKP'nin her gün biraz daha güçlendiğini izleriz:
- On bin dolar.
- Cumhurbaşkanının eşi türbanlı.
- On bin dolar.
- Apo'yu asalım.
- On bin dolar.
- PKK'ya terörist demem.
Ve AKP alır başını gider.
--spoiler--
http://www.gazetem.net/ahmetaltan.asp
imkansız dahi olsa siyasi bir partinin hedef olarak ortaya koyması normal rakam,
henüz hiçbir ipucu dahi görünmeden bir liberal * yazarın 'bakın irticacı dediniz ama adamlar ülkeyi refaha kavuşturacak' siyasi tespiti için ise,
soros un makale başına verdiği ücreti akla getirebilecek rakamdır.
siyasi mesaj kaygısından uzak değerlendirme için;
--spoiler--
http://www.referansgazete...ZR_KOD=161&ForArsiv=1
--spoiler--
henüz hiçbir ipucu dahi görünmeden bir liberal * yazarın 'bakın irticacı dediniz ama adamlar ülkeyi refaha kavuşturacak' siyasi tespiti için ise,
soros un makale başına verdiği ücreti akla getirebilecek rakamdır.
siyasi mesaj kaygısından uzak değerlendirme için;
--spoiler--
http://www.referansgazete...ZR_KOD=161&ForArsiv=1
--spoiler--
milli gelirin nasıl bölüşüldüğünden dikkati uzak tutan ekonomik veri.
kağıt üzerinde gerçekleşecek kişi başına düşen milli gelir.
*milli gelir onbin dolara çıktı,bu seçimde de tabi ki akp. inadına akp.
-ulen cebinde bin doların yok senin inadına aptal.
*milli gelir onbin dolara çıktı,bu seçimde de tabi ki akp. inadına akp.
-ulen cebinde bin doların yok senin inadına aptal.
eric cartman ın ölünce cennete giden her insana verileceğini sandığı para miktarı.
kağıt üzerinde dahi olmayan, nasıl bölüşüldüğü dahi dikkat konusu edilmeye değmez ütopik rakam,
dikkate değer tarafı bu 'kıymeti kendinden menkul' öngörüye gösterilen teveccüh ve henüz doğmamamış çocuğa dahi yalakalık ihtiyacı.
edit: kasıt ahmet altan ve şürekasıdır, yoksa hükümet bile siyasi abartma hakkına sahiptir en az diğerleri kadar.
dikkate değer tarafı bu 'kıymeti kendinden menkul' öngörüye gösterilen teveccüh ve henüz doğmamamış çocuğa dahi yalakalık ihtiyacı.
edit: kasıt ahmet altan ve şürekasıdır, yoksa hükümet bile siyasi abartma hakkına sahiptir en az diğerleri kadar.
şu an olsa, karşılığında on bin tane takla atacağım para miktarı. *
tehlikeli bir rakamdir. bir adet scud on bin dolar etmekte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar