bugün
- dokuzuncu nesil yazar karizması9
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz8
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı29
- paraya onem vermemek4
- arkadaşlar zall gitti4
- azerbaycan a yerleşmek4
- erkek döven kadın4
- gocu29
- bilgi içerikli entry giren ezik yazar3
- gocu abiyi akşamki boks maçına hazırlamak8
- ekşi sözlük7
- fiat ın en iyi arabası4
- usualsuspects ve mel mel bakan gibson ikilisi2
- seks yapmak vs 31 çekmek2
- borçsuz kirasız iyi paradır2
- gömü bulmak8
- sözlüğü sevmeyip yine de sözlükte yazmak2
- bir milyon dolarim olsaydi4
- melih gökçek'e soruşturma açılması8
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı6
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı9
- karton toplama arabasıyla yokuş aşağı kaymak3
- yokuş yukarı arabayı geri kaçıran erkek3
- uludağ sözlük entry kotası3
- virginia'dan arizona'ya gitmek3
- yaşlı insanlar neden huysuz olur6
- sincan uygur özerk bölgesi3
- sesli kitap dinlemek4
- aç karnına kahve içmek8
- rehberdeki bütün kadınlara toplu mesaj atan erkek2
- dövüşlü film izleyip gaza gelmek5
- bu koyden olsam ne olacak20
- claudian clouds9
- anayasanın ilk 3 maddesi3
- abi dizisi2
- sarapci koala79
- yazarların sevdiği sözler3
- kendinden biz diye bahsetmek6
- hayatının yavaş yavaş düzene girmesi3
- ibrahim ethem hacıosmanoğlu3
- denizde isyan davası filmi2
- dinlerin yalan olması17
- çi çi çi çiçeğum çiçeğum da çiçeğum3
- ford explorer2
- aslında 1999 yılında olmamız4
- şive şakası4
- iş yerinde entry girmek2
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası10
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- sarı torba8
olmak kelimesi herhangi bir durumda bulunmak, bir durumdan başka bir duruma geçmek ve daha bir çok anlama gelir.
"Hamdım, piştim, yandım elhamdülillah" dizesinde yanmak eyleminin isim hali. Ne ki olduramasan da olursun. Öldüremesen de ölürsün gibi.
Olmak fiili tek başına sonradan meydana gelmek gibi bir anlam taşısa da bir çok fiil ve kelime gibi birlikte kullanıldığı kelimelerle anlamı değişir.bir durumu üstünde taşımak gibi de kullanılabilir mesela.yani sadece dümdüz bakmayıp ahkam kesmemek gerekir bu hayatta.
nitelik kazanmak anlamıyla oldukça sıkıntılı kelime. doğulu olmak veya batılı olmak birer niteliktir. burada imlenen şey genelleştirilmiş bir zümreye indirgenmek yani basitleştirilmektir.
internetin hayalarımıza girmesiyle birlikte bir ütopya haline dönüşmüş olan kelime, kavram... Şöyle ki herkes bir şey, biri olmanın telaşında; güzel olmak, yakışıklı olmak, aykırı olmak, popüler olmak, sevimli olmak vs... Elbette çoğaltılabilir bunlar. Peki bunca "gerçekleşmek" isteyişin amacı nedir? Daha doğrusu ne oldu da insanlar böylesine "gerçekleşmek" istiyorlar? Hem de sanal bir düzlemde... Olan şu; olmak Godot'un kendisine dönüştü ve bizler onu bekliyoruz. Hiçliği var kılıyoruz halbu ki... Hayatların alternatifi yokluk olabilir mi? Olabilirmiş...
Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler.
mevlana
mevlana
Bir özelliği kazanma hâlini belirtmeye yarayan Türkçe fiildir.
Misâl; uzun süre bir konuda informal eğitim alan çırağa ustası şöyle der: "Oldun sen artık."
Misâl; uzun süre bir konuda informal eğitim alan çırağa ustası şöyle der: "Oldun sen artık."
mesele olmak yada olmamak . buda meselenin bir bölümü.
aslında olmaya başladığını sanmak. olmaya ramak kalmak. olmamak... tekrar denemek, tekrar başlamak ve sonra olduğunu sandığın an sadece sanmış olduğunu anlamak. hiç bir zaman olmayacağını anlamak ve bundan mutlu olmak...
çünkü hayatının devam ettiğini ispatlar olmayışın. bu yüzden sevindirir insanı. kim olmak ister ki? "ben oldum" ... "ben öldüm"... aydı anlama gelir. zaten kafadan olmuş da sayılırsın öldüğünde. "olmuşla ölmüşe çare yok". bu lafda burdan gelir belki. ikisi de son. ama biraz olmak ister insan. ölmeden görmek ister olduğunu. tüm seviyeleri tamamlayıp, sonu bir görmek ister. olmak nasıl, olmamak nasıl? hepsi bir yana durup baktığında en kötüsü "olmamak" değil de "olamamaktır".
çünkü hayatının devam ettiğini ispatlar olmayışın. bu yüzden sevindirir insanı. kim olmak ister ki? "ben oldum" ... "ben öldüm"... aydı anlama gelir. zaten kafadan olmuş da sayılırsın öldüğünde. "olmuşla ölmüşe çare yok". bu lafda burdan gelir belki. ikisi de son. ama biraz olmak ister insan. ölmeden görmek ister olduğunu. tüm seviyeleri tamamlayıp, sonu bir görmek ister. olmak nasıl, olmamak nasıl? hepsi bir yana durup baktığında en kötüsü "olmamak" değil de "olamamaktır".
edilgen halinin kullanımıyla birçok şiir ve yazı yazılabilecek fiil.
(bkz: oldurmak)
(bkz: olduramamak)
(bkz: oldurmak)
(bkz: olduramamak)
olgunlaşmak.
inglizce de be ve become kelimelerinin karşılığı
o cook meshur to be or not bo be cumlesinin olmazsa olmazı.
o cook meshur to be or not bo be cumlesinin olmazsa olmazı.
ingilizcedeki karşılığı:be
dikkat edilmesi gereken. olamamış düş; yaşanmayacak yarın, yitirilmiş umuttur. kızarmış yeşil domatesler gibi.
Büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu. Kanadı yok
umutsuzluğun, akşam vakti deniz kıyısında bir taraçada,
toplanmış bir sofrada kalayım demiyor. Umutsuzluk bu, o bir
sürü olayların dönüşü değil bu, tıpkı akşam karanlığında bir
karıktan öbürüne giden tohumlar gibi. Bir taşın üstündeki
yosun ya da su bardağı değil o. Kardan elenmiş bir gemi o, ya
da düşen kuşlara benzetebilirsiniz, ama kanlarının en küçük
bir kalınlığı yok. Büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu.
Başa takılan süslerle çevrilmiş küçük bir şey o. Umutsuzluk o.
Kopçası bulunamayan inci gerdanlık, bir ipe gelmez, böyle bir
şey işte umutsuzluk. Gerisinden, ondan hiç söz etmeyelim.
Başlamışsak bitiremeyiz umutsuzluğu. Saat dört sularında
avizeden umutsuzlanırım ben, gece yarısına doğru da
yelpazeden umudumu keserim, tutukluların cigaralarından
umutsuzlanırım. Büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu.
Yüreği yoktur umutsuzluğun, el umutsuzlukta hep soluk
soluğa kalır, umutsuzlukta kalır öyle aynalar, bize asla ölüp
ölmediklerini söyleyemezler. Beni büyüleyen umutsuzluğu
gördüm ben. Yıldızların türkü söyledikleri vakit gökyüzünde
uçan bu mavi sineği seviyorum. Şaşılacak, o uzun dolu
tanelerine benzeyen umutsuzluğu, o kendini beğenmiş o öfke
küpü umutsuzluğu büyük çizgileriyle tanıyorum. Her gün
herkesler gibi kalkıyorum, kollarımı çiçekli bir kâğıda
uzatıyorum, hiçbir şeycikler hatırlamıyorum, ama hep
umutsuzluğun yardımıyla o geceden koparılmış güzelim
ağaçları görüyorum. Odanın havası davul tokmakları gibi
güzel. Zaman içinde zaman bu. Büyük çizgileriyle tanıyorum
umutsuzluğu. Bana bir sırık uzatan perdenin rüzgârı gibi o.
Böylesi bir umutsuzluk akla gelir mi! Yangın var! Ah yine
geliyorlar... imdat! işte merdivenlere düştüler... Ve o gazete
ilanları, o kanal boyunca ışıklı reklamlar. Kum yığını, git, pis
kum yığını! Büyük çizgileriyle önemli değil umutsuzluk. Bir
orman yapmaya giden angarya ağaçlar, bir gün daha yapmaya
giden bir yıldız angaryası, ömrümü uzatan bir angarya günleri
daha.
André BRETON
umutsuzluğun, akşam vakti deniz kıyısında bir taraçada,
toplanmış bir sofrada kalayım demiyor. Umutsuzluk bu, o bir
sürü olayların dönüşü değil bu, tıpkı akşam karanlığında bir
karıktan öbürüne giden tohumlar gibi. Bir taşın üstündeki
yosun ya da su bardağı değil o. Kardan elenmiş bir gemi o, ya
da düşen kuşlara benzetebilirsiniz, ama kanlarının en küçük
bir kalınlığı yok. Büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu.
Başa takılan süslerle çevrilmiş küçük bir şey o. Umutsuzluk o.
Kopçası bulunamayan inci gerdanlık, bir ipe gelmez, böyle bir
şey işte umutsuzluk. Gerisinden, ondan hiç söz etmeyelim.
Başlamışsak bitiremeyiz umutsuzluğu. Saat dört sularında
avizeden umutsuzlanırım ben, gece yarısına doğru da
yelpazeden umudumu keserim, tutukluların cigaralarından
umutsuzlanırım. Büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu.
Yüreği yoktur umutsuzluğun, el umutsuzlukta hep soluk
soluğa kalır, umutsuzlukta kalır öyle aynalar, bize asla ölüp
ölmediklerini söyleyemezler. Beni büyüleyen umutsuzluğu
gördüm ben. Yıldızların türkü söyledikleri vakit gökyüzünde
uçan bu mavi sineği seviyorum. Şaşılacak, o uzun dolu
tanelerine benzeyen umutsuzluğu, o kendini beğenmiş o öfke
küpü umutsuzluğu büyük çizgileriyle tanıyorum. Her gün
herkesler gibi kalkıyorum, kollarımı çiçekli bir kâğıda
uzatıyorum, hiçbir şeycikler hatırlamıyorum, ama hep
umutsuzluğun yardımıyla o geceden koparılmış güzelim
ağaçları görüyorum. Odanın havası davul tokmakları gibi
güzel. Zaman içinde zaman bu. Büyük çizgileriyle tanıyorum
umutsuzluğu. Bana bir sırık uzatan perdenin rüzgârı gibi o.
Böylesi bir umutsuzluk akla gelir mi! Yangın var! Ah yine
geliyorlar... imdat! işte merdivenlere düştüler... Ve o gazete
ilanları, o kanal boyunca ışıklı reklamlar. Kum yığını, git, pis
kum yığını! Büyük çizgileriyle önemli değil umutsuzluk. Bir
orman yapmaya giden angarya ağaçlar, bir gün daha yapmaya
giden bir yıldız angaryası, ömrümü uzatan bir angarya günleri
daha.
André BRETON
türkçede daha en çok sayıda anlamı bulunan sözcük olsa gerek..
1-olgunlaşmak: sen oldun düş:)
2-meydana gelmek: sen nerden oldun yaaa?
3-hale gelmek: sen böyle değildin sonradan oldun...
hazır hale gelmek: yemek olduuu..
4-razı olmak anlamındadır: olllddduuuu!...
2-meydana gelmek: sen nerden oldun yaaa?
3-hale gelmek: sen böyle değildin sonradan oldun...
hazır hale gelmek: yemek olduuu..
4-razı olmak anlamındadır: olllddduuuu!...
çok mühimdir çok. tastamam gibidir misal; olursa tamam olur, olmazsa tas alimallah.
(bkz: olmayinca olmuyor)
(bkz: olmayinca olmuyor)
olmamak ile birlikte meselenin tumumu olusturan durum.
meselenin bir bölümü.
yaşar kurt şiiri. göndermeler albümünün kapağında da vardı bu şiir.
Olmak
Ya da olmus gibi gostermek herseyi
Bir renkli gozluk cami gibi ince
Siyahin en korkuncu kadar kustah
Sanirim ayrilik kadar acidir tekrar gorusmek
Yeniden ayrilacagini bilerek
Ancak sayilabilecek kadar cok zaman var
Konusacak hicbir sey kalmayincaya dek
Güne düsmüs yarasalar gibi
Aptal ve saskin bir halde bakismak
Olmasini istemek
Keske olsaydi demekten
Baska care kalmamis
Olmak
Ya da olmus gibi gostermek herseyi
Bir renkli gozluk cami gibi ince
Siyahin en korkuncu kadar kustah
Sanirim ayrilik kadar acidir tekrar gorusmek
Yeniden ayrilacagini bilerek
Ancak sayilabilecek kadar cok zaman var
Konusacak hicbir sey kalmayincaya dek
Güne düsmüs yarasalar gibi
Aptal ve saskin bir halde bakismak
Olmasini istemek
Keske olsaydi demekten
Baska care kalmamis
bir olgunun ya da bir eylemin soyut ya da somut değerlerin meydana gelmesi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar