bugün
- hindistanlı kızlar5
- ciguli kral3
- balıkesir denince akla ilk gelenler4
- mony tontana3
- öbür sözlükten hep erkek yazar gelmesi2
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı19
- en güzel kahve2
- gazete arşivi3
- 35 yaşından sonra aşık olmanın imkansızlaşması3
- tomris uyar'ın üç şairi topaca çevirmesi6
- arkadaşlar beni özlediniz mi2
- cehaletln cazibesi11
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak10
- uludagsozluk32
- aykolik'in ayak bastığı şehirler2
- yeni insanlarla tanışmak istememek13
- eş değiştirme nedeniyle travma yaşayan kadın3
- buz gibi süt içmek3
- allah atatürk ten razı olsun4
- ciddi ciddi uludağsözlükte aktif olmak3
- işten istifa edip yeni bir şehre taşınmak3
- kiremit rengi ruj2
- pandela4
- bütün meseleleri harikulade saptırmak2
- ismail kartal13
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı24
- sekerlivanilinn4
- cemil tugay'ın chp'den istifa etmesi3
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması9
- kağıt toplayan çocuklar3
- komşunun çaya davet etmesi3
- yunan kültürü vs türk kültürü8
- hazreti musa israillileri görse ne derdi2
- memur olma umuduyla üniversite okumak2
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- edip cansever okumak4
- emeklilik sisteminin artık sürdürülememesi3
- saygılı olmak3
- zeytin salatası2
- devletin görev ve sorumlulukları2
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek16
- edip cansever in daktilosu3
- ona bir şey söyle17
- 18 haziran 2026 cemil tugay'ın chp den istifası3
- 18 haziran 2026 çekya güney afrika maçı3
- kilo verdiren gıda7
- 18 haziran 2026 isviçre bosna hersek maçı2
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler14
- yalnızlıktan keyif almak4
- uludede2
nesnelcilik. Nesnel gerçekliğe, değerlendirmeden, eleştirmeden ve yansızlıkla bakılmasını öneren dünya görüşüdür. Bilimi de bu anlamda yansız sayar. Metafizik düşünce sisteminin ürünü olan bu tek yanlı ve bilim dışı yansızlık anlayışı gerçekte düşünceciliği destekler ve bilinemezciliğe varır. Bilim gerçekte, eleştirmeler ve değerlendirmelerle gelişmiştir ve felsefi taraflı yorumlarla biçimlenmiştir.
asubjektif
nasubjektif
nasubjektif
(bkz: objektivist)
Objektivizm felsefenin bir dalına ait açıklamalarda bulunan (epistemoloji, etik vs.) bir bakış açısı değildir. Aksine felsefenin her alanını değiştirmeye yönelik bir harekettir. Öncelikle objektivizm 20. yüzyılın ilk yarısında esen altruizm rüzgarına direnebilmek için kurulmuş bir felsefedir. Objektivizm bugün hala özellikle postmodern diye tabir edilen ideolojilerde görülen hemen herşeyin subjektif oldugu, herkesin kendi hikayesi dahilinde haklı oldugu, doğru ile yanlışın ve objektif ile subjektifin insanlar tarafından ayırt edilemeyeceği gibi düşüncelerine savaş açan bir ideolojidir. Bu ideolojinin ana alt başlıkları "Objektif doğrusallık", "Mantık", "Bireysel çıkar" ve "Kapitalizm" olarak sıralanabilir. Bu başlıklar sırasıyla felsefenin metafizik, epistemoloji, etik ve politik alanlarda karşılaşılan temel sorunlara verilen cevaplardır.
Kurucusu Ayn Rand'a göre insan doğadaki varlıklar arasında oldukça farklı ve üstün özelliklere sahiptir. insanın elinde tuttuğu bu kudret onun doğayı baştan başa değiştirmesine ve insanoğlunun tüm evrene hükmetmesine aracı olabilecek kadar büyüktür. Ancak birçok zincirinden(din, monarşi vs.) kurtulmayı başarabilmiş insan bütün zincirlerini kırıp mevcudiyetinin, aidiyetinin ve bilincinin tamamen farkına varmalıdır. işte bu farkına varma ve mevcudiyet-aidiyet-bilinç üçlüsünün insan tarafından aksiyomlar, yani her türlü üst bilginin sorgulanamaz kaynağı, olarak kabul etme işlemine objektif doğrusallık denmektedir. Bu aksiyomları kabul eden insanların bu aksiyomlar üzerine inşa edeceği üst bilgi yapısı belirli bir metodoloji kullanılarak oluşturulmalı; böylece insan kendini yeniden zincirlere vurmamalıdır. işte bu metodoloji yani epistemoloji mantığın ve nedenselliğin ta kendisidir. Dışarıdan gelen veri bombardımanı sınanmadan, gözlenmeden ve mantıkla ve nedensellikle açıklanmadan içeri alınmamalıdır. Tüm bu bireysel işlemler gerçekleşirken toplum halinde yaşayan insanları düzenleyecek olan kuralların temeli ise bireysel çıkar ilkesi olmalıdır. Bu ilkeye göre insanlar kendilerinin kendi başlangıçları ve kendi sonları olduğunun farkına varıp bu ilkenin herkes için de doğru olduğu düsturuyla hareket etmelidirler. Ve son olarak da tamamen serbest piyasayı ve liberteryen bir anlayışla bireysel özgürlükler savunan bir kapitalizm bu ideolojiye en uygun işletim sistemidir. Kendi ideolojisi bağlamında bir önceki cümlede belirtilen tarzda kapitalizm(ki bu tarz bir kapitalizm maalesef kapitalizmin beşiği denen ülkelerde dahi mevcut değildir) insana en yakışan, en onurlu sistemdir.
Objektivizm'i tek başına sadece Ayn Rand okuyarak yorumlamak oldukça yüzeysel ve soyut bir durum yaratacaktır ki objektivizmin özü felsefenin tamamiyle somut olup insana hizmet etmesi anlayışıdır. Bu yüzden ilgilenenlerin daha yeni olaylara karşı tutumlar ve yeni açılımlarla ilgili olarak geçtiğimiz yaz vefat eden Richard Rorty'i ve http://www.aynrand.org 'daki makaleleri okumalarını tavsiye ederim.
Kurucusu Ayn Rand'a göre insan doğadaki varlıklar arasında oldukça farklı ve üstün özelliklere sahiptir. insanın elinde tuttuğu bu kudret onun doğayı baştan başa değiştirmesine ve insanoğlunun tüm evrene hükmetmesine aracı olabilecek kadar büyüktür. Ancak birçok zincirinden(din, monarşi vs.) kurtulmayı başarabilmiş insan bütün zincirlerini kırıp mevcudiyetinin, aidiyetinin ve bilincinin tamamen farkına varmalıdır. işte bu farkına varma ve mevcudiyet-aidiyet-bilinç üçlüsünün insan tarafından aksiyomlar, yani her türlü üst bilginin sorgulanamaz kaynağı, olarak kabul etme işlemine objektif doğrusallık denmektedir. Bu aksiyomları kabul eden insanların bu aksiyomlar üzerine inşa edeceği üst bilgi yapısı belirli bir metodoloji kullanılarak oluşturulmalı; böylece insan kendini yeniden zincirlere vurmamalıdır. işte bu metodoloji yani epistemoloji mantığın ve nedenselliğin ta kendisidir. Dışarıdan gelen veri bombardımanı sınanmadan, gözlenmeden ve mantıkla ve nedensellikle açıklanmadan içeri alınmamalıdır. Tüm bu bireysel işlemler gerçekleşirken toplum halinde yaşayan insanları düzenleyecek olan kuralların temeli ise bireysel çıkar ilkesi olmalıdır. Bu ilkeye göre insanlar kendilerinin kendi başlangıçları ve kendi sonları olduğunun farkına varıp bu ilkenin herkes için de doğru olduğu düsturuyla hareket etmelidirler. Ve son olarak da tamamen serbest piyasayı ve liberteryen bir anlayışla bireysel özgürlükler savunan bir kapitalizm bu ideolojiye en uygun işletim sistemidir. Kendi ideolojisi bağlamında bir önceki cümlede belirtilen tarzda kapitalizm(ki bu tarz bir kapitalizm maalesef kapitalizmin beşiği denen ülkelerde dahi mevcut değildir) insana en yakışan, en onurlu sistemdir.
Objektivizm'i tek başına sadece Ayn Rand okuyarak yorumlamak oldukça yüzeysel ve soyut bir durum yaratacaktır ki objektivizmin özü felsefenin tamamiyle somut olup insana hizmet etmesi anlayışıdır. Bu yüzden ilgilenenlerin daha yeni olaylara karşı tutumlar ve yeni açılımlarla ilgili olarak geçtiğimiz yaz vefat eden Richard Rorty'i ve http://www.aynrand.org 'daki makaleleri okumalarını tavsiye ederim.
ayn rand 'a göre objektivizm, kendisinin belirttiği üzere şöyledir.
Objektivizm, felsefi bir akımdır. Politika, felsefenin bir dalı olduğuna göre, objektivizm de belirli politik ilkeleri savunur. Özellikle " laissez-faire kapitalizm ", objektivizmin temel felsefi ilkesidir.
Felsefe, insanın doğasına ve varlığına ilişkin ; üç ayrı felsefi disipline dayalıdır. Metafizik, Epistemoloji ve Ahlak...
Objektivistler, " muhafazakar " değil, kapitalizmin radikal savunucularıdır ve asıl amaçları politika veya ekonomi değil,insanın doğasını ve varlık nedenini incelemektir.
Objektivizm, felsefi bir akımdır. Politika, felsefenin bir dalı olduğuna göre, objektivizm de belirli politik ilkeleri savunur. Özellikle " laissez-faire kapitalizm ", objektivizmin temel felsefi ilkesidir.
Felsefe, insanın doğasına ve varlığına ilişkin ; üç ayrı felsefi disipline dayalıdır. Metafizik, Epistemoloji ve Ahlak...
Objektivistler, " muhafazakar " değil, kapitalizmin radikal savunucularıdır ve asıl amaçları politika veya ekonomi değil,insanın doğasını ve varlık nedenini incelemektir.
insanların duygularını, hayallerini, taleplerini, çıkarlarını görmezlikten gelen bir felsefe akımı olduğu için yokolup gitmiş ve tarih olmuştur. ama bunca anlamsızlığına rağmen, şu an bu akımın izlerini pekçok ülkenin yönetim kademelerinde görebilirsiniz, özellikle de güney amerikada.
iktisadi yöntem açısından, friedrich august von hayek'e göre, insan düşüncesinin ürünü olan kategorilerin gerçekler olarak ele alınmasıdır.
1940'lı yıllardan itibaren ABD sağlık çevrelerinde gelişmeye başlamış bir psiko-terapi yöntemi.
ahlak objektif bir gerçeklik midir yoksa subjektif bir lüks müdür sorusunu soran felsefi akımdır.
(bkz: atlas shrugged)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar